7 Temmuz 2007 Cumartesi

Saçınızı nasıl boyayacaksınız..

Saçınızı nasıl boyayacaksınız..

Hemen her kadın hayatının bir döneminde saçlarını boyatmıştır. Kimisi modaya uymak için, kimisi de değişiklik olsun diye boyatır saçlarını. Sizin de saçlarınız boyalıysa ya da boyatmayı düşünüyorsanız aşağıdaki bilgilere bir göz atmanızı öneririz.

Boyanırken saç temiz mi yoksa kirli mi olmalı?


Saçınızın temiz ya da kirli olması farketmez. Her iki durumda da iyi sonuç alabilirsiniz. Ancak boya yapmadan önce saçınızda jöle, biryantin, sprey, köpük gibi saç şekillendiricileri varsa fırça yardımıyla temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın nüfuz etmesini engeller. Boyanın kalıcılığı kısa süreli olur.

Saç boyası saçı döker mi?

Boya, saçı dökmez. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, düzensiz beslenme gibi koşullar saçın dökülmesine neden olur.

Cilde bulaşan boyalar nasıl temizlenir?

Saç boyasını uygulamaya başlamadan önce saç diplerine nemlendirici krem uygulanabilir. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.

Kaş ve kirpik boyanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.

Boya ne kadar zamanda uygulanmalı?

Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.

Kına olanlar boya yapabilir mi?

Kına saçı kaplar ve saç üzerinde bir tabaka oluşturur. Kınayı saçtan çıkarmak ise mümkün değildir. Bu nedenle saçınızda kına varsa saç boyası kullanmayın.

Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?

Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en sağlıklı sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.

Saçınızın güzelliğiyle ilgili püf noktalar...

Saçınızın güzelliğiyle ilgili püf noktalar...

Saçlarımızın modeli konusunda hepimiz zaman zaman kararsız kalmışızdır. Acaba uzatsam mı, kısa bir model mi tercih etsem? Kıvırcık saç bana yakışır mı? Saçım çok kuru ne yapmalıyım? İşte bu sorularınızı cevaplamakta size yol gösterecek birkaç ipucu...

Günün modasına göre saçlarını kazıdılar, pudraladılar, peruk taktılar ya da boyadılar. Ancak bugün artık sağlıklı, güzel ve ışıl ışıl saçları elde etmenin dertsiz tasasız yolları da var.

Kuru saçlar

Kuru saçların neme ihtiyacı vardır, bu nedenle etkili bir saç kremi her şampuanın kesinlikle olmazsa olmazı. Saçınızın kökleri dışında her yanına boydan boya uygulayın. Yaklaşık üç dakika bekleyin, ardından kayganlığı gidinceye dek durulayın.

· Saç maskeleri ışıltıyı artırmak için muhteşem bir çözüm, ancak saçta beş dakikadan uzun süre bekletildiği takdirde işe yarar.

· Kimyasal maddeler ve saç kurutma makinesiyle aşırı derecede kurutma en aza indirilmeli. Öte yandan gölge ve renk, gereğince yapılırsa ışıltıyı ve saçın kalitesini artırabilir. Kullanılan ürünlerdeki peroksit düzeyinin de az olmasına dikkat edilmeli.

· Boyamadan sonra saç renginin korunması için, daima boyalı saçlar için geliştirilen ürünler kullanılmalı. Bu ürünler alkol içermez ve pH dengesini korur, böylece saçın fazla kurumasının önüne geçilir.

İnce ve cansız saçlar

Saç serumları kırılan uçları düzleştirmede son derece işe yarar. Parmaklarınızın arasına bir damla alarak yıpranmış saç uçlarına uygulayın.

· Hacimsiz saçlar çoğu zaman fazla ürünün, özellikle de saç kremlerinin kullanması sonucu ortaya çıkar. Daha hafif bir ürüne geçin ya da birkaç gün boyunca hiç kullanmayın.

· Saçlara hacim ve hareket kazandırmak amacıyla, saç diplerine (geri kalan yerlere değil) köpük sıkın. Saç kurutma makinesiyle şöyle bir kurutun.

Yağlı saçlar

Saç derisinde biriken sebum adlı yağ hücrelerinin fazlalığı düzensiz şampuanlama, terleme ya da hormonal dengesizlikten kaynaklanıyor olabilir. Saç derisindeki bezlerden gelen salgılar saç tellerinin üzerini kaplar, toz ve kirler saçta toplanır, böylece saçınız yağlı, cansız ve donuk bir görünüme bürünür. Çaresi: saçınızı her gün arındırıcı bir şampuanla yıkayın. Krem içermeyen şampuanlardan kullanın.

Dalgalı saç

Saç türleri arasında en yaygın olanı budur. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı değişen oranlarda dalgalı saça sahiptir. Dalgalı saç genellikle kuru olur, bu nedenle nemlendirici içeren şampuan ve kremlere gerek vardır.

· Islak saça uygulanan serumlar saç tellerini yumuşatır.

· Serum ve köpükler saçtaki kıvrımları vurgular.

· Saçın ıslakken düz taranması, jöle sürülmesi ve kendi kendine kurumaya bırakılması da izlenebilecek başka bir yöntemdir.

Saçla ilgili önemli ipuçları

Saçınızın sağlığını yitirecek kadar kötüleşmesine izin vermeyin. Güneşten kaçının, özellikle de saçınız boyalıysa...

· Her zaman nazik şampuanlar ya da kremler kullanın. Saç tipinize ya da saçınızın durumuna uygun ürünler seçin.

· Saçınızı sert havlularla kurulamak dalgaları kıvırcık hale getirebilir.

· Saç tipinizden emin değilseniz kuaförünüze ya da uzman teşhisine başvurun.

Saç kesiminin önemi

İnce telli ve düz saçlar cesaret ister

Saçınızı omuzlarınızdan aşağıya uzatmayın; zekice kesilmiş katlar saçınızı daha kalın göstererek hareket kazandırır. Yüz şeklinize uygun bir perçem de iyi fikirdir.

Kalın ve sert saçlar

En kolay saç tipi, ama sürekli bakım ve kontrol gerektirir. Fazla kısa kesmeyin, yoksa çim adama benzersiniz.

Dalgalı saçlar

İnceden kalına doğru uzanır, bu yüzden kesim ve uzunluk tamamen yüz şekline bağlıdır. Ne kadar uzatırsanız, dalgaları o kadar azalır.

Kıvırcık saçlar

Bu saçların yapısı büyük çeşitlilik gösterir, ancak önünüzdeki seçenekler sınırlıdır. Doğal haliyle bırakın, iyi bakın ve örme, topuz gibi stil tekniklerini öğrenin ya da düz hale getirin. Bu sonuncusu kimyasal işlem gerektirdiğinden, saçınızı sağlıklı tutmak için sürekli bakım uygulamanız gerekecek. Düzleştirme işlemini profesyonellere bırakmanız en iyisi.

Cinsel ilişki takvimi


Cinsel ilişkinin gizli bir takvimi var. Çocuk doğurmak istemeyen kadınlar bile en doğurgan oldukları altı gün içinde daha fazla cinsel ilişki kuruyor.

Kadınların en doğurgan oldukları dönemde, diğer zamanlara göre daha fazla cinsel ilişkiye girdiği belirlendi. Amerikan Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü'nün araştırmasında kadınların doğurgan oldukları dönemde, yüzde 24 oranında daha fazla ilişki kurduğu görüldü.

Araştırmayı yürüten Prof. Allen Wilcox ve ekibi 68 kadını üç ay boyunca izledi. 'Human Reproduction' adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmada, spiralle hamile kalmaktan korunan kadınlar üzerinde yoğunlaşıldı. Çocuk yapma isteği içinde olmadıkları açık olan bu kadınların bile, en doğurgan oldukları altı günde daha fazla cinsel birleşme yaşadığı ortaya çıktı.

'Bir kereden bir şey olmaz' diyenleri uyaran Profesör Wilcox, "Normalde bir kadın hangi gün hamilelik şansının en yüksek olduğunu tam bilemez. Ama araştırmamız, kadınların en çok bugünlerde cinsel ilişkiye meyilli olduğunu gösterdi. Ama bunun ardındaki biyolojik nedenler hakkında çok az şey biliyoruz" dedi.
Birinci ihtimal yumurtlama öncesindeki beş gün ve yumurtlamanın gerçekleştiği gün boyunca kadınların libidosunun da yükselmesi. Diğer ihtimal, kadınların bu hassas dönemde daha fazla feremon (karşı tarafta cinsel istek yaratan özel kokular) üretmesi ya da tüm bu tahminlerin aksine, daha sık cinsel ilişkiye girmenin yumurtlama sürecini de hızlandırması.
Araştırmadan çıkan bir başka sonuç da, kadınların ortalama iki haftada iki kez, yani günde 0.29 kez cinsel ilişki kurması. En doğurgan altı gün boyunca ise bu oran günde 0.34'e yükseliyor.

Orgazm Beyinde Başlar


Biliyor musunuz ? Seksüel ilişki beyinde başlar. Cinsel isteğimizi ortaya koymak ya da tutmak konusunda beynimiz karar verir. Yani bir anlamda kapıyı tutar. Beynin cinselliğe açılan kapısını....
Biliyor musunuz ? Seksüel ilişki beyinde başlar. Cinsel isteğimizi ortaya koymak ya da tutmak konusunda beynimiz karar verir. Yani bir anlamda kapıyı tutar. Beynin cinselliğe açılan kapısını....


sevişme sırasında istemediğiniz şeylere zorlanıp zorlanmayacağınız gibi sorunlar olabilir. Beyniniz bu tür düşüncelerle meşgulse, orgazm olmayı beklemeyin.

Orgazm, ancak karşı tarafla ruhsal açıdan uyum içinde iseniz oluşabilir. Karşı tarafa güveniyor olmanız, orgazm için neredeyse bir ön koşuldur.


Ön sevişme ve oyunlarda ruhsal kıvılcımları unutmayın. Göz teması, bakışmak ve konuşmak, erotik kaynaşmaya doğru atılacak adımlardır. Konuşurken, yumuşak ve anlamlı bir masaj, beynin sevişmeye koyduğu frenleri kaldırmaya yardımcı olacaktır. Ruhsal düzeyde bir bağlantı olmaksızın, orgazma geçmek hemen hemen imkansızdır.
Bazen, sevişme sırasında beynimiz ilgisiz konulara kayar. Aniden, yapılması gereken şeyleri, borçları, ödemeleri, evde/ofiste yarın sabah bitirmemiz gereken işleri düşünmeye başlarız. Bu tür bir probleminiz varsa, ya da olduğunda, ya orgazma ulaşmayı unutmanız lazım ya da kafanızdakileri yok ederek, sevişmeye konsantre olmalısınız.


Tabi, söylemesi kolay diyeceksiniz. Biz de size tam olarak ne yapmanız gerektiğini söyleyemeyeceğiz. Çünkü, herkesin yöntemi farklıdır ama bir kaç örnek verelim. Bu tür düşüncelere saplandığında, Ayşe, erkek arkadaşının nefes almasına ve çıkardığı seslere konsantre olduğunu söylüyor. Sibel, o andaki yaşadığı öpülme, öpüşme ya da okşamalara yani hisset- tiklerine konsantre oluyor, Meltem ise hissettiklerini yüksek sesle söyleyerek başka şeyler düşünmekten kurtulduğunu söylüyor.

Sizin yönteminizi de siz bulmalısınız. Belki erotik hayaller kurmak bunlardan birisidir. Kararı siz verin. Hatta bu tür şeyleri belki eşinizle yüksek sesle paylaşıyor bile olabilirsiniz. Erkekler bu tür şeylerden hoşlanır ve daha kolay tahrik olurlar.
Bazı kadınlarda anotomik özellikler nedeniyle, orgazma ulaşmak uzun zaman alabilir. Bu da o kişiyi strese sokuyor olabilir. Unutmayın, uyumlu bir ilişkide erkekler, eşini memnun etmeyi herşeyin üstünde tutuyor olacaklardır. Yani korkmanız gereken birşey yok. Orgazm olmanızın ne kadar süre aldığı önemli değildir. Kendinizi bırakın. Yaşadıklarınızın zevkini almaya çalışın. Sizin sinirli olmanız ya da eşinizi sıktığınızı düşünmeniz, hiç de anlamlı değildir. Üstüne üstlük, onu da etkileyecek, yaşanacak güzel şeyleri engelleyecektir.

Birçok erkek, (eğer çok bencil değilse) eşini heyecanlandırmaktan ve bunu seyretmekten, aşırı zevk duyar. Bu nedenle, dikkatin sizin üzerinde olmasından ötürü suçluluk duymayın. Unutmayın, sevişmek zevk almak ve vermektir. Bunun ne tür olacağı, sevgilinizle sizin aranızdadır. Sizlerin zevk ve isteklerine kalmıştır ama beynin fonksiyonlarını hiç unutmayın.

Düşünmeyi bırakın. Sadece yaşayın

Erkekler Neden Göğüsleri Severler?

Erkekler Neden Göğüsleri Severler?


Erkekler neden göğüsleri severler? Hiç merak ettiniz mi? Ve kendi aralarında konuşurken, göğüsler hakkında neler söylerler?

Hemen hemen her kadın göğüsleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki göğsünün boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen “göğüslerim küçük” endişesi ile yaşar, bazen de tersine, “büyük olmasından rahatsızlık duyar”. Sonuçta göğüslerinden mutlu kadın azdır.

Peki ama erkekler ne düşünüyor? Erkeklerin göğüsleri sevdiğini genel olarak biliyoruz ama nasıl ve neden? Merak ettiniz mi? Bu konuda yapılmış araştırmaları inceledim ve sizin için toparladım. İşte erkekler neden göğüsleri seviyor;

Göğüsler Doğurganlığın ve Dişiliğin Sembolüdür

Aklınıza gelse de, gelmese de, hoşunuza gitse de, gitmese de, insanoğlunun bilinçaltında bir yerlerde üreme içgüdüsü yatıyor. Soyunu sürdürme içgüdüsü bundan yüzyıllar önce de vardı. Bugün evliliklerin gitgide azalmasına karşın, hala insanlar bir çocuk sahibi olmaktan heyecan duyuyor.

Yüzyıllar önce, nesli sürdüren bebeğin beslenmesi için çok önemli olan sütü sağlayan göğüsler, bugün emziren anne sayısı azalmasına karşın hala “bebeği besleme” fonksiyonu ile anılıyor. Yani ilkel içgüdüler bugünün modern erkeğini hala etkiliyor. Bu nedenle de Pamela Anderson göğüsleri erkeklere cazip gelebiliyor.

Charles Darwin’in evrim teorisine göre zamanı geldiğinde, bilinçaltımızdaki içgüdülerle “sağlıklı ve soyumuzu sürdürmeye uygun” eş seçiyoruz. Buna göre erkekler geniş kalçalı (çünkü doğurmaya müsait) ve büyük göğüslü (çünkü doğurduğunu besleyebiliyor) kadınlar seçiyor.

Göğüsler, Cinsel İlişkide Anahtar Role Sahiptir

Kadın göğsü, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de ..

Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.

Erkekler Göğüsleri Rahatlatıcı Bulur

Günlük hayatın zorlukları içinde, göğüsler yumuşak ve belki bebekliğimizi hatırlatan yumuşaklığı ve şekliyle, erkekleri rahatlatır. Uzmanlar, göğüslerin aynı zamanda erkeklere annelerinin, onları her şeyden koruduğu günleri hatırlattığını düşünüyorlar.

Büyüklük Önemli mi?

Gelelim en önemli KADIN sorusuna.. Göğsün büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük göğüslü olma endişesi yaşar. Hatta normal göğüslü olanlar da. Ancak göğüs büyüklüğü de, "zevkler ve renkler tartışılmaz" meselesidir. Yani bazı erkek büyük göğüs sever, bazısı ise küçük göğüs. Zaten çift olma aşamasında erkek olayın bu boyutunu da ölçüp, biçmiştir kafasında hiç merak etmeyin. Bu nedenle de göğsüm küçük-büyük endişesini bırakın. Hayatınızı endişesiz yaşayın!!!

Cinsel Göz kapakları ve dudaklar...

Cinsel Göz kapakları ve dudaklar...

Duyuların zenginliği! Sevgilinizin yüzünü avuçlarınızın içine alın. Emin olun sevgiliniz gözlerini kapatmış, ona bir öpücük vermenizi bekliyor olacaktır.


Ancak henüz dudaklarınızın dudaklarına değmesi için çok erken. İlk önce dudaklarınızı sevgilinizin göz kapaklarına dokundurun. Daha sonra yüzünün diğer bölgelerini öpün. Ağız bölgesine geldiğinizde dilinizle dudaklarının çevresini yalayın! Sevgiliniz ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz! Son olarak da beklenen buluşmayı gerçekleştirin: Dudaklarınız dudaklarına değsin!

Boyun...

Rahat olun! Sevgilinizin boynunuzdan öpmesini çok mu seviyorsunuz? Emin olun erkekler de en az kadınlar kadar boyunlarından öpülmekten hoşlanır. Ancak erkeklere biraz daha sert davranılması gerekiyor! Neden mi? Erkeklerin ense ve boyun bölgelerindeki deri daha kalındır. Bu yüzden de istediğiniz gibi davranabilirsiniz. Sevgilinizin boynunu ısırın, emin... Her şey serbest! Ancak bütün bunları yapabilmek için sevgilinizin size güveniyor olması gerekir. Aksi takdirde erkekler pek boyunlarının öpülmekten hoşlanmaz!

Göğüs...

Sevgilinize göğüs şöleni! Her zaman sevgiliniz göğüslerinizi sever! Ama şimdi sıra onda! Erkekler göğüslerinin öpülmesinden oldukça zevk alır. Ayrıca dil oyunları erkekleri çılgına çevirir. Sevgilinizin göğüs uçlarını ısırdığınızda, onun ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz!

Karın... Hassas mı hassas!

Karın oldukça hassas bir bölgedir. Aynı şekilde erkeklerde de! Bu nedenle çok nazik olmaya özen göstermelisiniz. Sevgiliniz karnının okşanmasından büyük bir zevk alacaktır!

Penis...

Dikkat patlayabilir! Hiç şüphesiz erkeklerin en hassas bölgeleri penistir.

Popo...

İstediğiniz kadar tırmalamak serbest! İşte popo bölgesinde istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz. Ayrıca erkekler sevişirken popolarının okşanmasından, hatta daha sert dokunuşlardan oldukça hoşlanır.

Eller...

Öpmekten çekinmeyin! Her nedense her zaman kadınların elleri öpülür. Ama erkekler de kadınlar kadar ellerinin öpülmesinden hoşlanır. Ayrıca parmaklarını ağzınıza alabilirsiniz. Bu onun ereksiyon olmasını sağlayacaktır!

Baldırlar...

Ateşli dokunuşlar! Kadınlar da olduğu gibi, erkekler de baldır bölgesinde hassastır. Özellikle baldırlarının iç bölgesinin öpülmesinden büyük bir zevk alırlar! Masaj yaparak da sevgilinizin ereksiyon olmasını sağlayabilirsiniz

Ayaklar...
Durmayın okşayın! Erkekler ayaklarının okşanmasından ve hatta öpülmesinden çok hoşlanır. Ancak bazı erkekler bu konuda hassas olabilir. Bu yüzden sevgilinizin yüz ifadesi yol göstericiniz olabilir!

BACAK GÜZELLİĞİ

Bacakların dış görünümü, fiziksel yapısı, doğanın kadına verdiği bir hediyedir. Her kadın sütun gibi bacaklara sahip olmak ister. Çarpık bir bacağı, estetik ameliyatla bile düzeltmek zordur. Düzgün bir bacak bakımla daha da güzelleştirilir, güzelliğini korur.

Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri, bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da yararlanabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmayı gerektirir. Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır.
Kasları çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir. Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir.
Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:

Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adaleler alıştıkça sertleşmelidir.

Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.

Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınıza da göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.

Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.

Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.

Dr. Serdar HEPGÜL

Template Design | Elque 2007