korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2007 Cumartesi

Seks, ilişkinizde hiç bitmesin!

Çıldıracağım, niye ben böyleyim? Aslında hayal kurabiliyorum, canım istiyor, keşke olsa diyorum, ama yatağa girince kaskatı kesiliyorum. Açıklayamadığım bir yabancılaşma oluyor kendimle! Bunu anlatamıyorum eşime, bana kızıyor, hatta sevmiyor beni onunla sevişmediğim için. Tam benim ondan bu konuda sevgi ve anlayış beklediğim bir zamanda kendimi bu garip ve korkutucu burukluk içinde yapayalnız bırakılmış hissediyorum. Ben de kızıyorum o zaman ona, beni anlamadığı için, bencil davrandığı için. O zaman eşim de "İşte sen zaten beni adam yerine koymuyorsun... Boş ver!" diyor ve hadi bakalım, gergin bir 3 hafta daha... Hep aynı şey, evlilik böyle geçip gidiyor. Bu muydu hepsi? Nedir bu? Ne oluyor?

Sorunların çoğu psikolojik

Hiçbir ciddi organik rahatsızlığınız (şeker, yüksek tansiyon ve tiroid gibi) olmadığını farz ederek yazıyorum. Kadınların - bilhassa Türkiye'de - çok sık yaşadığı ve ciddi boyutlarla büyük huzursuzluk, geçimsizlik, stres yaratan ve hatta depresyonlara sebep olan bir durum bu. Keyif alarak, güçlü bir şekilde arzu duyarak, hatta erkeklerin en büyük haz duyduğu, insiyatifi de ele alarak doya doya sevişebilmek birçok kadın için sadece bir hayal.

Birçok kereler iyi niyetle başlatılıp sonunda yine bir şekilde başarılamamış sevişme çabaları eşlerin her ikisini de umutsuzluğa düşürüyor ve tekrar deneme isteklerini azaltıyor. Sonunda eşler mecburen bu konu yokmuş gibi davranıyor. Ama konu, yani o birbirini tatmin edememe, tam anlamı ile cinselliği yaşayamamanın verdiği eksiklik sürekli yaşanıyor. Bunun devamında beliren "Acaba başka birine gider mi?" korkuları ve şüpheleri de buna eklenince evlilikte huzur gitgide zorlaşıyor ve yok oluyor.

Peki ne yapmalı?

Eşinizle diğer bilimum konularda ne kadar uyum ve doyum var bunlara bakmak gerekir. Bunlarda çözümlenmemiş kırgınlık veya öfke varsa, cinselliği yaşamak zorlaşır.

Aileden öğrenilmiş yasaklar, değer yargıları, suçluluk, korku gibi konular cinselliği en çok etkileyen faktörlerdir. Mutlaka birlikte bakılması gerekir.

Kişinin geçmişteki cinsel yaşamı, deneyimleri, cinsel konularda bilgisi ve inançları evlilikteki cinsel yaşamını direkt etkileyecektir. Yine bu duruma birlikte bakılması gerekir.

11 Mart 2007 Pazar

Vajinusmus

Neden: Basit; Korkuya bagli Vajen kaslarindaki kasilma
Sonuç: Agir; Cinsel iliskiye girememe (Tedavi edilmezse ömür boyu sürebilir)
Tedavi: Çogu zaman kolay

Vajinusmus cinsel iliski esnasinda kadin cinsel organinin (vajen) etrafindaki kaslarin kasilmasina bagli olarak cinsel iliskinin gerçeklestirilememesi durumudur. Burada kasilmalar cinsel iliskiden korkunun bir sonucu olarak istemsiz yani kadinin kontrolü disinda olmaktadir. Vajen etrafindaki kaslarin istemsiz kasilmasi yaninda genellikle tüm vücutta da bir gerginlik ve kasilma olur. Korku duygusunun eslik ettigi bu kasilmalar esnasinda kadin genellikle bacaklarini da sikica kapatir. Birçok aile trajedilerine yol açan bu sorun ülkemizde oldukça yaygindir.

Vajinusmus evliligin baslangicinda ilk cinsel girisim esnasinda ortaya çikar.ilk girisimdeki basarisizliktan sonra her iki çiftte genellikle sorunun geçici oldugunu ve çözülecegini düsünür. Daha sonraki girisimlerde de iliski gerçeklesmeyince kadinda sikinti, gerginlik , kadinliginda eksiklik oldugu düsüncesi ve suçluluk duygulari ortaya çikmaya baslar. Erkek ise yanlis olarak esi tarafindan istenmedigi, reddedildigi duygularina kapilmaya baslar. Erkegin duygulari siklikla öfke ve kirilganlik arasinda gidip gelir. Bazen de baslangiçta hiçbir sorun olmamasina karsin erkekte zamanla sertlesme yetersizligi ortaya çikmaktadir.

Sorun birincil olarak kadindan kaynaklandigi halde erkegin duygularindan bu kadar bahsediyor olmamizin önemli bir nedeni var. Vajinusmus her ne kadar kadindan kaynaklaniyor olsa da sonuçta çiftin sorunudur. Hem sorunu degerlendirme hem de tedavi asamasinda mutlaka erkegin de katilimi gerekir.

Ülkemizde vajinusmusun taninmasi ve tedavisiyle ilgili sorunlar Vajinusmus bizim toplumumuzda batili toplumlara göre daha yaygin bir sorundur. Bunun nedenleri cinsel egitimsizlik, kadinlarin evlilik öncesi cinsel iliskiyle ilgili yanlis bilgilendirilmeleri ve korkutulmalari ve diger kültürel etkenlerdir. Ama bizce ülkemizdeki asil sorun vajinusmusun yayginligindan çok bu çiftlerin gerekli danismanligi alamamalari ve tedavi edilememeleridir. Birçok psikolojik sorunda oldugu gibi vajinusmusda da çiftler bu sorunun yalnizca kendi baslarina geldigi gibi bir zanna kapilirlar. Bu durum bu tür sorunlarin baskalariyla paylasilmamasi ve sonuçta da bilinmemesinden kaynaklanmaktadir. Çiftler bu sorunlarin yaygin ve tedavi edilebilir oldugunu ögrendiklerinde rahatlamaktadirlar. Ama maalesef giderek yayginlasmakla beraber ülkemizde bu tür sorunlar için danismanlik ya da tedavi alinabilecek uzman kisiler ve merkezler yetersizdir. Bu sorunla karsilasan çiftler genellikle önce bir süre beklemekte, sorunun çözülmeyecegini kabul ettikten sonra da çare aramaya baslamaktadirlar. Bir kisim çiftler öncelikle tip disi alanlarda çare aramakta sonuç da beklendigi gibi basarisiz olmaktadir.

Çiftlerin büyük bölümü ise bir kadin dogum hekimine basvurmaktadir. Ne yazikki kadin dogum hekimlerinin aldiklari uzmanlik egitimi bu tür psikosomatik hastaliklarin anlasilmasi ve tedavisi açisindan yetersizdir. Dolayisiyla eger kadin dogum hekimi bu konuyla özel olarak ilgilenip kendini yetistirmemisse, girisimler sorunun çözümünden çok daha da pekismesine müzminlesmesine yol açmaktadir. Vajinusmus sorunu olan kadinlarin çogunda jinekolojik muayene ya hiç yapilamaz ya da çok güçlükle yapilabilir. Vaginal muayene girisiminde de de tipki cinsel iliski girisiminde oldugu gibi kadin korkuya kapilir ve vagina etrafindaki kaslar istemsiz olarak kasilir. Halk arasinda böyle bir soruna kizlik zarinin kalin olmasinin yol açtigi seklinde yanlis bir inanç vardir. Çiftlerinde talebiyle bazen kadin dogum uzmanlari bu hastalara hymenektomi uygulamaktadirlar. Ama hymenektomi, asil sorun korkuya bagli kas kasilmalari oldugundan sorunu çözmez hatta sorunu daha da pekistirir. Hiçbir ilaç ya da tibbi müdahale (genel anaestezi disinda) soruna yol açan vajen kaslarindaki kasilmayi çözmez. Genel anestezi altinda ise tüm vücut kaslarindaki gevsemeyle beraber vajen kaslarindaki kasilma da çözülür.

Bazi vajinusmuslu kadinlarin genel anestezi ile uyutularak esleri ile cinsel iliskiye girmeleri saglanmaktadir ki bu da sorunu çözücü bir girisim degildir. Çünkü kadin uyanik oldugu zaman cinsel iliskiden yine korkmakta ve girisimlere kasilarak tepki vermektedir. Daha da ötesi bilinci yerinde degilken kendisiyle cinsel iliskide bulunulmasi kadinlarin psikolojik durumlarini daha da bozabilmektedir. Sorunu daha iyi anlasilmasi için söyle bir örnek verebiliriz. Bazi insanlarda yükseklik korkusu vardir ve belli bir yükseklige mesela bir binanin besinci katina çikamazlar. Böyle bir kisiyi genel anestezi ile uyutarak besinci kata çikarmak bu kisinin yükseklik korkusunu gidermez. Yalnizca bilinci yerinde degilken besinci kata çikartilmis olur. Vajinusmusun tedavisinde de korkuyla ilgili diger sorunlarda oldugu gibi bilissel ve davranisçi bir yöntem izlemek gerekir. Bu konu tedavi kisminda ayrintili olarak ele alinacaktir. Vajinusmuslu kadinlar küçük bir ihtimal de olsa bazen gebe kalabilirler. Ama bu kadinlar sorun tedavi edilmedigi için genellikle normal dogum yapamazlar ve dogumlari sezeryanla gerçeklestirilir. Vajinusmus sorunu olan çiftler bazen ilk olarak çogu zaman da basarisiz tedavi girisimlerinden sora bir psikyatri uzmani ya da psikologa basvurur. Daha önce de degindigimiz gibi basarili bir tedavi için psikiyatr ya da psikologun da bu konuyla ilgili ve deneyimli olmasi gerekir. Yoksa bu hastalara sakinlestirici ya da sikinti giderici (antidepresan) ilaçlarin verilmesiyle sorun hallolmaz. Daha da ötesi bu tür ilaçlarin genellikle cinsel islevler bozan yan etkileri vardir ve vajinusmusu tedavi etmek bir yana yeni cinsel sorunlarin (uyarilma sorunlari isteksizlik gibi) eklenmesine yol açilmis olur. Vajinusmus kolay tedavi edilebilecek bir sorunken bu tür basarisiz tedavi girisimleri sonunda hastalar ümitsizlik ve yilginliga düserler. Bu hastalarin tedavi motivasyonlari da oldukça azalmistir. Vaginusmusun nedenleri nelerdir. Vaginusmusu tek bir nedene baglamak mümkün degildir. Ana neden basitçe bir utanma ve cinsel duygulardaki baskilanma olabilecegi gibi daha karmasik içsel çatismalar da olabilir. Bazen de neden özellikle çocukluk dönemindeki travmatik bir yasanti olabilir. Bazi durumlarda da vaginusmus esler arasindaki soruna bagli olarak gelisebilmektedir. Ama vaginusmusu genel olarak cinsel iliskiye karsi gelismis fobik bir kaçinma olarak degerlendirebiliriz. insanin korktugu bir durum ya da nesneye karsi verdigi en temel tepki kaçma ya da kaçinmadir. Bunun gibi vaginusmusda da cinsel iliskiden korkan kadin korktugu duruma kaçarak tepki vermektedir. Vaginal kaslardaki kasilma ya da bacaklarini sikica kapatmasi bu kaçma davranisinin parçalaridir. Çogu zaman kisi korktugu nesne ya da durum karsisinda verdigi tepkinin asiri oldugunun farkindadir. Ama korkuya karsi verdigi tepkinin asiri oldugunu mantiken bilmesi ve kabul etmesi korkusunun üstesinden gelmeye yetmemektedir. Bizim gözlemlerimiz vajinusmus sorunu olan kadinlarin korkularinin büyük oranda cinsel konulardaki bilgisizlige ve sosyokültürel etkenlere bagli oldugu yönündedir. Bu kadinlar çogunlukla evlenmeden önce cinsel iliski konusunda yanlis bilgilendirilmis ve korkuya sartlandirilmislardir. Cinsel iliskinin çok zor, agrili ve aci vereci olduguna iyice inanmis bir kadinin ilk cinsel iliskisinde sorun yasamamasi mümkün müdür? Toplumumuzda kadinlar evliliklerinin ilk gecesi su veya bu oranda sorun yasamakta korkusu iyice pekismis olanlarda da sorun vajinusmus seklinde ortaya çikmaktadir. Böyle bir sorunu olan kadinlarin eslerinin tutumu da son derece önemlidir. Eger erkek esinin korkusunu anlamaya çalisip ona destek olma yerine bir an önce cinsel iliskiyi gerçeklestirip hem kendisine hem esine hem de çevresine karsi erkekligini ispatlama güdüsü içinde hareket ediyorsa sorun daha da büyüyecektir. Özellikle ülkemizin belli yörelerinde aile yakinlari esler arasidaki sorunlara müdahil olabilmektedir. Esler sabahleyin ilk gece olup bitenler konusunda yakinlarina adeta hesap vermektedirler. Bu toplumumuzdaki gerçekten de kötü bir adettir. Aile yakinlarinin bu tür beklentileri vajinusmusda oldugu gibi özellikle erkeklerin sertlesme yetersizliklerinde de sorunu çok büyütmekte ve karmasiklastirmaktadir.

Template Design | Elque 2007