vajina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vajina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2007 Çarşamba

CİNSEL SORULAR

1. Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV'den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

2. Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için başdöndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

3. Hassas bir klitorise sahip olunduğunda seks sonrası acı hissedilmesinin sebebi nedir?
Klitoris uyarıldığı zaman kabarır ve yükselir. Tekrar eski haline dönmesi ve alçalması yarım saat kadar sürebilir. Orgazm sonrası dokunmaya karşı hassas olması normaldir. Çünkü bu sırada açık pozisyondadır.

Eğer ilişkinin üzerinden saatler geçtikten sonra bile acı varsa, bunun sebebi partnerinizin tekniği olabilir. Sert davranıyor olması ya da sizin aşırı derecede alkollü olmanız (alkol bu bölgenin uyuşmasını sağlar), acı hissetmenize yol açabilir.

4. Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

5. Orgazmı kolaylaştıran nefes tekniği nedir?
Orgazma yaklaşırken nefes hızlanır ve sanki göğsün alt tarafıyla soluk alınıyormuş gibi olur. Orgazmı çok daha şiddetli yaşamak için yapmanız gereken derin nefes almak. Özellikle nefesinizi diyaframdan almak size daha çok yardımcı olacaktır.

6. Fazla seks vajinayı gevşetir mi?
Sözkonusu bile değil. Tam tersi, düzenli seks vajinanın girişindeki kasları kuvvetlendirir. Bu kasların ve dolayısıyla vajinanın gevşemesine neden olan tek şey doğum ve yaşlanmadır. Bu kasların fonksiyonunu ayakta tutmak için seks dışında da egzersiz yapabilirsiniz. Örneğin tuvelete gittiğinizde kasılın ve idrarınızı durdurun. Sonra gevşeyin. Bu egzersizi birkaç tekrarlayın.

7. Bir vajina çok fazla küçük olabilir mi?
Çok küçük vajinaya pek rastlanmaz. Eğer erkek cinsel organının vajinaya girmesi sırasında sorun yaşıyorsanız, bu vajinadan dolayı değil, vajinanın girişini bloke eden ve "himen" denilen bir deri parçasından dolayıdır.

Teorik olarak vajina, içine en büyük penisi alabilecek kadar büyüktür. Ancak korku, depresif durumlar ve sinirsel dönemler vajinayı küçültebilir. Vajinanızın küçüklüğünden şikayetçiyseniz genişletme tekniklerini deneyin. Vajinaya tek tek işaret ve orta parmağınızı sokup aralarında yarım veya bir santim ara bırakmaya çalışın. Bunu yapabiliyorsanız, açıklığınız normal demektir. Ağrı duysanız bile, cinsel ilişki sırasında vajinanız ıslak olacağından bu ağrıyı hissetmeyeceksiniz. Eğer yukarıdaki egzersiz acı vericiyse vajinaya krem sürüp sıcak suya girip öyle deneyin.

8. Fazla masturbasyon zararlı mı?
Bir defada çok fazla masturbasyon yaparsanız, klitorisiniz tahriş olup orgazmı imkansız hale getirebilir. Bu durum çok uzun sürmez, masturbasyona biraz arar verirseniz her şey normale dönebilir.

9. Korunmadan ilişkiye girildiğinde hamile kalınmasını önleyecek bir şey var mı?
Korunmadan seks yaptıktan sonra oluşabilecek bir hamilelikten korunmak için 2 metod var, ama ikisinin de başarısı regl döneminizle ilgili. İlk metod, seksten sonra ilk 72 saat içerisinde alınması gereken bir hapla ilgili. Eğer onu almak için geç kaldıysanız yapmanız gereken tek şey, ilk beş gün içinde doktora başvurup diğer doğum konrol yöntemini size uygulamasını istemeniz.

Şunu hatırlatmadan geçmeyelim: İlk kez korunmasız seks yaptığınız zaman hamile kalma riskiniz yüzde 20'den fazla değildir. Çünkü organlarınız bu değişikliğe bakmayıp ilk önce yumurtanın oluşmasını engelleme eğilimindedir. Ama tabii ilk ilişkide, hatta regl döneminde bile hamile kalanları unutmamak gerekiyor.

10. Oral seks sırasında sperm yutulmasının sakıncaları var mı?
Tıpkı besinler gibi sperm de mideye gidip daha sonra vücuttan atılır. Yoksa spermler vücuda girdikten sonra başka organlara gitmez, sindirim sistemine girip sonra da dışarı atılır. Ama yutulan spermle cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıkları ya da HIV virüsünü kapma olasılığınız çok yüksek!

11. Venüs tepesi nerede?
Kadınların kasık kemiği üzerinde ufak ve tepeye benzeyen bir yağ birikintisi vardır. İşte buna "Venüs Tepesi" denir. Çıplak bir şekilde aynanın önünde dururken bu yeri bacaklarınızın arasında kolayca farkedebilirsiniz. Bazı kadınların, partnerleri tarafından Venüs tepesinden tutulurken bile orgazma ulaştıkları biliniyor.

12. Cinsel ilişki sırasında bir şey hissetmiyorsanız...
Erkek arkadaşınızla seks yaptığınız zaman içinize girdiğini hissediyor ama ondan sonra hiçbir şey hissetmiyorsanız, ne yapmalısınız?... Eğer partnerinizin cinsel organı normalden küçük değilse ve başka biriyle aynı sorunu yaşamadıysanız, sorun partnerinizin içeri girdiğinde ereksiyonunu koruyamamasından kaynaklanmış olabilir. Eğer içeri girdiğinde kısmen ereksiyon oluyorsa, daha iyi hissetmeniz için gerekli sürtünmeyi gerçekleştiremiyor demektir.

13. Bir erkeği ereksiyon halinde tutmak için ne yapmalı?
Sıkma tekniği uygulanabilir. Tam boşalmadan önce erkeğin cinsel organının başını başparmak ve ilk iki parmağınızla kavrayıp sıkın. Başparmağınız cinsel organın göbeğe bakan tarafında olmalı, diğer iki parmak dış tarafında olmalı. Penis sıkma tekniği hem size sevişmek için süre verir hem de partnerinizin kendini kontrol altında hissetmesini sağlarsınız.

14. Bir vajina fazla ıslak olabilir mi?
Bazı kadınlar vajinalarının fazla ıslak olduklarından şikayetçi olurlar. Ancak bu tür olaylara çok nadir rastlanır. Vajinanın ıslaklığıyla ilgili ortaya atılan bir teori var, o da şöyle: "Islaklığın nedeni kişiden kişiye değişebilir. Belli bir cinsel hayata alışık olan bir kadının yeni bir partner bulmasıyla birlikte hayatı tamamen değişebilir. Onun yanında olmak bile ıslaklığa neden olabilir. Bu son derece normaldir."

15. "Frijit" tam olarak ne demek?
Cinsel isteksizlikle eş anlamlı bir kelime. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii... "Frijit"liğin fizyolojik ya da duygusal birçok nedeni olabilir. Orgazma ulaşma güçlüğü çeken kadınlar için şunları söylemek gerekiyor. Ne olursa olsun rahatlamaya çalışmalılar veya daha uzun bir önsevişme yaşamalılar. Ya da bazen değişik yollarla uyarılmak gerekiyor. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii...

16. Eşimin birden fazla orgazm olmasını sağlayabilir miyim?
Cinsel ilişki sırasında kadınların birden fazla orgazma ulaşabilecekleri yolundaki açıklamalar, kadınlar kadar erkekleri de heyecanlandırıyor. Kadınlar kendi hislerini bildikleri ve neyle mutlu olduklarının farkında oldukları için bu konuyu daha rahat aşabiliyorlar. Oysa erkekler eşlerinin mutlaka birden daha fazla orgazm yaşaması gerektiğini düşünerek tedirginliğe kapılabiliyorlar. Hatta bunu kendi suçları olarak düşünüyorlar. Ancak bu, neredeyse tüm kadınlar için çok zor...

17. Kadınlar da boşalır mı?
Fazla sayıda olmamakla birlikte bazı kadınlar da orgazm sırasında boşalırlar. Açık renkli, meniye benzeyen ama içinde sperm bulunmayan bir sıvıdır bu. Çok ender olmamakla birlikte normal bir olaydır.

18. Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

19. Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.

20. Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

21. Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

22. Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

23. Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

24. Erkek orgazmı geciktirmek için seks sırasında başka şey düşünür mü?
Kesinlikle doğru!! Erkek, partnerinin orgazm olmasını beklerken kendi boşalmasını geciktirmek için duygularını yavaşlatır. Bu nedenle tamamen ilgisiz şeyler düşünmeye başlar. Bu yöntem tüm erkeklerin uyguladığı bir geciktirme şeklidir. Ancak uzmanlar bunun, beynin ve bedenin ayrılmasına neden olduğu için erkeği yorduğunu söylüyorlar. Erkek seksten uzaklaşmak yerine gevşemeyi denemeli, kısa aralar vererek bedenin aşırı yorgun düşmesini engelemeli.

25. Sevişme bittikten sonra erkek, kadından daha az duygusal mı olur?
İşte her kadının hayatında mutlaka bir kez yataktayken aklından geçen cümle! 'Ay ne duygusuz adam, döndü sırtını nasıl da yatıyor' diye iç geçirenler ve bunun nedenini bir türlü çözemeyenlere işte bir uzman yanıtı: Çünkü erkek sevişirken kadından daha çok fiziksel enerji harcar ve orgazmı da çok yoğun ve şiddetli olarak yaşar. Bu nedenle dinlenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu yüzden seks bitince ya hemen uyur ya da duygusuzlaşıp Tv karşısına geçer.

8 Temmuz 2007 Pazar

Vajina Kaşıntısı

Şikayet

Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.

Nedenleri

Mantar enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik sırasında gelişir.

Tampon ya da diyaframın unutulması : Yoğun bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup unutmadığınızı kontrol edin.

Leğen kemiği iltihabı/salpenjit : Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.

Düşük ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.

Vajina kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve bölgeyi günde iki kere sade suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak durun.
Külot giymeden uyuyun.

Önleme

Güvenli cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.

Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.

Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.

Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz

Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.
Bunu doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz: Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın. Altını iyice temizlemesini öğretin.

Yazar: Medicare

29 Nisan 2007 Pazar

KADININ ANATOMİK YAPISI

Kadın üreme organları (genital organlar) dışta yer alanlar ve içte yer alanlar olmak üzere ikiye ayrılır. İç genital organlar kadın iskeletinde bacakların hemen üzerinde yer alan leğen kemikleri ve bel kemiği tarafından oluşturulan kemik çatının (latince pelvis) içinde koruma altına alınmışlardır.

Üstteki resimde kadın genital organları önden bakışta şematik olarak görülmektedir.

Kemik Çatı

Kadın doğası gebe kalmaya, rahim içinde gelişmekte olan bebeği büyütmeye ve nihayet olgunlaşmış bebeği dünyaya getirmeye göre düzenlenmiştir. Bu görevleri yerine getirmek amacına yönelik olarak kadının kemik çatısı erkeğin kemik çatısına göre belirgin farklılıklar gösterir:

Yukarıdaki resimde solda alt alta yer alan iki resimde erkeğin kemik çatısı üstten ve önden bakışta, sağda alt alta yer alan iki resimde ise kadının kemik çatısı üstten ve önden bakışta görülmektedir. Dikkatlice bakıldığında erkeğin üstten bakışta kemik çatı açıklığının kalp şeklinde, kadının kemik çatı açıklığının ise yuvarlak olduğu görülebilir. Bu farklılık erkeğin leğen kemiklerinin yapısının daha çok ağır yük taşımaya yönelik, kadının leğen kemiklerinin yapısının ise bebeğin başının doğum esnasında leğen kemikleri tarafından oluşturulan doğum kanalına girmesine yönelik yapılanmasından kaynaklanmaktadır.

Yine benzer bir şekilde önden bakışta erkeğin leğen kemikleri alt açısı dar, kadının leğen kemikleri alt açısı bebeğin doğum kanalından dışarıya rahatça çıkabilmesine olanak tanımak için geniş açılı olarak yapılandırılmıştır.

Kadının kemik yapısının üzerinde yer alan kaslar ve bağlar bebeğin doğum kanalından geçerek dış dünyaya çıkma sürecinde ona mümkün olan en geniş alanı sağlamak amacına yönelik olarak gevşemeye elverişli olarak yapılandırılmışlardır. Erkeklerin leğen kemikleri daha çok yük taşımaya elverişli olacak şekilde biçimlendirildiğinden kaslar ve bağlar çok fazla gevşeme göstermezler. Kadınlarda bel ağrısının erkeklere göre daha sık görülmesinin en muhtemel nedeni budur.

Dış Genital Organlar

Kadın dış genital organları vücudu örten cilt tabakasının bir devamıdır ve kadın iç genital organlarına giriş kapısını, bebeğin doğduğu "doğum kanalından" çıkış kapısını oluştururlar. Dış genital organlara topluca vulva adı verilir.

Resim: dış genital organların karşıdan bakıldığında görüntüsü

Kadın dış genital bölgesinin genel yapısı

Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte "çatıyı" oluşturan leğen kemiklerinin birbiriyle orta hatta birleştiği bölgenin oluşturduğu kabarıklık olan pubis tepesi, altta anüs ve yanlarda büyük (dış) dudaklar adı verilen yapılarca sınırlanan bölgedir.

Pubis tepesi cilt ve altında yağ dokusu içerir, üzeri genital kıllarla kaplıdır. Pubis tepesinin hemen altında klitoris bulunur. Dış genital organların bir tabaka altında kadının doğum yapmasında, idrar ve dışkı çıkışı gibi işlevleri istemli olarak yürütmesinde önemli yeri olan kaslar bulunur. Bu kaslara topluca pelvis tabanı kasları adı verilir.

Dış (büyük) dudaklar

Dölyolu (vajina) girişini sağlı sollu örten cilt kıvrımlarının dışta yer alanlarıdır. Dış dudaklar önde genital kılların olduğu pubis tepesinde, arkada ise anüsün hemen üstünde birleşirler. Üzerleri genital kıllarla kaplıdır ve cilt altında yağdokusu içerirler.

İç (küçük) dudaklar

Sağlı sollu dış dudakların iç yüzlerinde yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar. İç dudaklar normal şartlarda bacaklar kapalıyken görünmezken bazı kadınlarda dış dudaklardan daha geniş olduklarından dışarı taşabilirler. Kılla kaplı değildirler ve ciltaltı yağdokusu içermezler.

Vajina girişi

İç dudakların devamında yer alan ve kızlık zarına kadar devam eden 1-2 santimetrelik bir kısımdır. Kızlık zarı yırtıldıktan sonra vajinayla birleşir.

Kızlık zarı

Latince'de hymen ("himen" okunur) olarak adlandırılan bu yapı, ince olmasına karşın nispeten esnektir ve ortasında bir veya daha fazla sayıda delik içerir. Her kadında farklı yapıya sahip olmasına karşın, genellikle ilk ilişki esnasında hafif bir kanamayla yırtılır ve böylece vajina girişiyle vajinanın birleşmesini sağlar.

Kızlık zarının kadın genital organlarını enfeksiyondan koruduğu söylense de, ortasında adet kanamasının akmasını sağlayacak deliği veya delikleri olan bu yapının bakterilerin geçişini nasıl engellediği açıklanamadığından, bu işlevi tartışmalıdır.

Klitoris

Erkekteki penis başının kadındaki karşılığıdır. Klitoris hemen pubis tepesi altında yer alan bir yapıdır ve üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir. Klitorisin hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.

Klitorisin dıştan görünen düğme şeklindeki parçasının yanında vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu vardır ve bu haliyle klitoris gerçekte Y şeklinde bir yapıdır.

Klitoris cinsel ilişki esnasında aynen erkeğin penisi gibi sertleşebilme özelliğine sahiptir. Kan damarlarından oldukça zengin bu yapı kadın orgazmında önemli görevler üstlenir.

İdrar Deliği (uretra ağzı)

Klitorisin hemen altında, iç dudakların önde birleştiği yerde bulunan ve idrarın dışarı boşaltılmasını sağlayan idrar deliği aşağıda anlatılacak olan uretra adlı yapının son kısmını oluşturur.

Perine

Perine dış dudakların arkada birleştiği yerle anüs arasında yer alan bölgedir. Ciltle kaplı olan bölge ciltaltında idrar ve dışkı işlevlerinin kontrolünü sağlayan kasları barındırır. Bu kaslar doğum eylemi esnasında mümkün olduğunca gevşeyerek bebeğin başının doğmasına izin verirler.

Doğum eyleminin son aşamasına gelindiğinde bebeğin doğumunu kolaylaştırmak amacıyla perineye yapılan kesiye epizyotomi (doğum kesisi) adı verilir. Bu kesinin amacı bebek doğarken bu bölgenin yırtılmasını ve altta bulunan perine kaslarının zarar görmesini engellemektir.

Vulvada bulunan salgı bezleri

Dış genital bölgenin kurumasını önlemek ve cinsel ilişkide gerekli kayganlaşmayı sağlamak işlevini yürüten birkaç adet salgı bezi vardır. Bunlar arasında en önemlileri idrar çıkış deliğinin yanlarında yer alan Skene bezleri ve vajina girişinin yakınında sağlı sollu yer alan Bartholin ("bartolin" okunur) bezleridir.

Makat (anüs)

Makat kalın bağırsağın son kısmıdır ve depolanan dışkının dışa atılmasını sağlar.

Bu yapının vajinaya ne kadar yakın olduğuna dikkat edin. Bu anatomik yakınlık nedeniyle kalın bağırsaktan dışkılama esnasında gelen bakteriler vajinayla yakın temasta olurlar ve enfeksiyon tehlikesi oluştururlar.

Kadınların tuvalet sonrası temizlikte dikkat etmeleri gereken çok önemli bir kural vardır:

Temizlik arkadan öne (anüsten vajinaya) doğru değil, önden arkaya doğru yapılmalıdır. Zira arkadan öne temizlik kalın bağırsak bakterilerinin vajinaya ve buradan da uretra ağzına bulaşmasına ve bu bölgelerde sık sık enfeksiyonlar yaşanmasına neden olabilir.

Kızınıza tuvalet eğitimi verirken de bu kuralı öğretmeyi ihmal etmeyin.

İç genital organlar

İç genital organlar penisi içine kabul eden vajinayla başlar, rahim içine giriş kapısı olan ve aynı zamanda sperm için bir depo görevi üstlenen rahimağzıyla , bebeğin büyüyerek geliştiği ve gebe olunmayan dönemlerde adet kanamasının oluştuğu rahim ile devam eder, buradan sağlı sollu rahimin her iki yanında boynuz gibi yer alan Fallop tüplerine uzanır ve her bir Fallop tüpü, uçlarında bulunan saçaklarıyla yumurtalıklarla yakın temas eder.

Vajina

Vajina, vajina girişiyle başlayan ve uç kısmında rahimağzının yer aldığı boru şeklinde ve yaklaşık 10 santimetre uzunluğunda bir yapıdır. Vajina girişinde bulunan salgı bezleri ilişki esnasında vajina girişi ve vajinanın kayganlaşmasını sağlar.

Normalde ön-arka duvarları birbiri üzerine katlanmış olarak duran bu yapı, doğum eyleminde doğum kanalının yumuşak kısmının yapısında yer alır ve bebeğin başının geçmesine müsaade edecek kadar esner.

Uretra

İdrarın depolandığı mesanenin devamında yer alan bu boru şeklindeki yapı idrar boşaltım sisteminin son basamağını teşkil eder.

Uretra kadında erkekten çok daha kısadır. Bu kısalık ve genital sistemin vajina ve anüse yakınlığı, kadınlarda idrar yolu enfeksiyonlarının daha sık yaşanmasına neden olur. Yine ilk cinsel deneyimlerini yaşayan kadınlarda ilişkinin verdiği "tahriş", ilişki sonrasında sık idrara çıkma, idrarı zor yapma, idrarı boşaltamamış olma hissinin yaşanmasına neden olabilir.

Rahimağzı

Rahimağzı spermler için rahim içine giriş ve doğumda bebek için rahimden çıkış kapısıdır. Vajinanın devamında yer alır. Rahimağzı kanalında yer alan salgı bezleri gebeliğe elverişli günlerde spermlerin geçişini kolaylaştıran, gebeliğe elverişli olmayan günlerde bu geçişi zorlaştıran salgılar üretir. Rahimağzı salgıları ayrıca vajinadan rahim içine bakterilerin girişini engeller.

Normal şartlarda sert bir koni biçiminde ve birkaç milimetre açıklığında olan bu yapı doğum eylemi esnasında yumuşar, incelir (bu incelmeye "silinme" denir) ve yaklaşık 10 santimetre açılarak bebeğin çıkmasına izin verir.

Rahim

Rahim (uterus), ucunda rahimağzı bulunan, yanlarda da boynuz şeklinde Fallop tüpleri yer alan, kasılma yeteneği güçlü kaslardan oluşan armut şeklinde bir yapıdır. Rahim içindeki boşlukta rahim iç tabakası (endometrium) yer alır.

Rahim gebe olunmayan dönemde mandalina büyüklüğünde sert bir yapıdır ve ağırlığı yaklaşık 60 gramdır. Gebelikte rahim yaklaşık 3 kilogramlık bir bebeği içinde taşıyacak şekilde büyür ve doğum eylemi başladığında güçlü kaslarının kasılmasıyla, rahimağzının da gevşeyerek açılmasıyla bebeğin doğması sağlanır.

Rahimin bilinen tek işlevi doğmamış bebeğin gelişmesini sağlayacak ortamı oluşturmak, bebeği dıştan gelebilecek darbelerden korumak (bu işlevi amniyos sıvısıyla elele yürütür) ve doğum eyleminde kasılarak bebeği dış dünyaya çıkarmak için anne adayının ıkınmalarıyla birlikte gerekli itici gücü oluşturmaktır. Menopoza giren bir kadında rahimin görevi de tamamlanmıştır ve boyutları giderek ufalır.

Rahim boşluğu ve rahim iç tabakası (endometrium)

Rahimin içinde yer alan boşluk rahim iç tabakasıyla kaplanmış durumdadır. Döllenmiş yumurta hücresi Fallop tüplerinden geçerek endometriuma ulaştığında burada en "verimli" bulduğu bölgeye yerleşir ve çoğalmaya ve gelişmeye başlar.

Rahim iç tabakası her adet döngüsünde yenilenir ve gebelik oluştuğunda embriyo rahim boşluğunda gelişimini sürdürür. Gebelik gerçekleşmediğinde bu tabaka yeniden oluşturulmak üzere rahimağzı yoluyla vajinaya, buradan da dış ortama atılır. Kanamayla beraber olan bu sürece adet kanaması adı verilir.

Hücresel farklılıklar

Rahim iç tabakası, rahimağzı kanalı ve vajina yakın komşulukta olmalarına rağmen mikroskopik özellikleri belirgin olarak birbirinden farklı yapılardır.

Rahim iç tabakası ve rahimağzı kanalı hücreleri daha çok salgı yapıcı özellikler taşırlarken, vajina hücreleri daha çok sağlamlık ve travmalara dayanıklılık açısından gelişmiş ve çok katlı yapıya sahip hücrele

11 Nisan 2007 Çarşamba

VAJEN ESTETİĞİ - VAJİNA DARALTMA

vajen vajina
Vajina daraltma ya da vajen estetik ameliyatı, yaş veya doğumlara bağlı olarak vajinanın gevşemesi sonucu oluşan estetik görünümü düzeltmeye ve cinsel ilişki hazzını artırmaya yönelik cerrahi bir uygulamadır. Gevşeme yapısal olarak veya normal doğum sonrası oluşan travma sonucunda kadında alt genital bölgede bulunan kas ve yumuşak dokuların gevşeyip genişlemesi ve sarkmasıdır. Vajina kaslarının gevşemesi, cinsel ilişki sırasında önemli bir sorun haline gelebilir. Özellikle ilk doğumdan sonra düzgün onarılmayan vajen içi yırtıklar, ilişkiden duyulan hazzı engelleyebilir. Bunun sonucunda kadın özgüvenini kaybedip cinsel yaşamdan soğuyabilir. Vajen daraltma operasyonu sayesinde kadının cinsel ilişkiden yeniden haz almaya başlaması sağlanabilir. Ayrıca operasyon sonrası yaş ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkabilen idrar kaçırma durumu da düzelebilir.

Vaginal gevşeme ile birlikte vajen kaslarının normal gerginlik ve dirençleri azalır, vajinayı kontrol ve destek fonksiyonları bozulur. Sonuç olarak vajina gevşer, iç, dış genişliği artar ve vajen daraltma
cinsel haz azalır. Duvarlardaki gevşeme aynı zamanda cinsel partner olan erkeğin duyacağı cinsel hazzı da azaltacaktır. Vajen daraltma operasyonunda cerrahi olarak vajinal kanal daraltılmakta ve gevşemiş olan kas yapıları düzeltilmektedir. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hasta 1-2 gün içinde normal yaşantısına dönebilir. Ameliyat sonrası bir süre adet kanamasından biraz daha az aralıklı kanamalar olabilir. Cinsel yaşantı ise 4-6 hafta sonra başlayabilir. Ameliyatta eriyen dikişler kullanıldığından dikiş alma problemi yoktur. İyileşme bir haftada tamamlanır. Ancak ameliyat sonrası temizlik çok önemlidir. Doktorunuzun önereceği pansuman solüsyonu ile her tuvaletten sonra önden arkaya doğru temizlik yapmanız gerekir.

Kaynak : www.estetiks.com

2 Mart 2007 Cuma

Kızlık Zarı (Hymen)


Hemen hemen bütün toplumlarda değişik derecelerde sosyolojik öneme sahip olan kızlık zarının tıbbi adı Hymen (himen)'dir. Hymen aynı zamanda Yunan ve Roma mitolojisinde Baccus (Dionysus) ve Venüs'ün (Afrodit) oğlu olan ve elinde bir meşale tutan evlilik ve düğün tanrısının adıdır. Gerdek gecesi bu Tanrı'ya adandığından kızlık zarı da aynı isimle anılmaktadır. Mitolojik bireylerin yanısıra 19. yüzyılda yaşamış bir besteci olan Frederic Hymen Cowen'de talihsiz bir seçimle bu kelimeyi yaşamı boyunca isim olarak taşımıştır.

Kızlık zarının fizyolojik amacı ve görevi kadın vücudunun bugüne kadar açıklanamamış pekçok sırrından birisidir. Spesifik bir görevi yokmuş gibi görünmesine rağmen özellikle embryonik dönemde mikroorganizma ve yabancı cisimlerin vajina içine girişini önlediği düşünülmektedir. Tıbbi açıdan bakıldığında ise özellikle gelişmiş toplumlarda en sık cinsel şiddete ve istismara maruz kalan çocukların tanınmasında incelenmektedir.

İnsanoğlunun tarihsel gelişimi süresince pekçok toplum hymeni saflığın ve el eğmemişliğin yani bekaretin sembolü olarak görmüştür. Bu inanışın yansımaları hala daha özellikle bizim toplumumuz gibi gelişmekte olan toplumlarda sıklıkla yaşanmaktadır.

Günümüzde kızlık zarının anatomik ya da fizyolojik değil sosyolojik bir fonksiyonu vardır.

Anatomi

Kızlık zarı belirli bir yapıda değildir. Anatomik olarak vajinayı oluşturan ve mukoza adı verilen dokunun vajina girişini oluşturan doku kıvrımıdır. Yani kızlık zarı vajina içinde değil vajinanın hemen girişinde dudakların yaklaşık 1-1.5 santimetre içindedir ve küçük dudaklara bağlıdır.Dış genital oluşumlardan birisi olarak kabul edilir.Dışarıya bakan ön yüzü deriye, vajina içine bakan arka yüzü ise mukozaya benzer. Kız çocukların hemen hepsine bulunan hymen çok nadir olarak doğuştan hiç bulunmayabilir. Çocukluk çağında daha sert olan doku ergenlikle birlikte östrojen hormonunun salınmasına bağlı olarak değişime uğrar ve esneklik kazanır.

Kızlık zarı vajina girişini tamamen kapatmaz, ortasında adet kanının ve vajinal salgıların dışrıya akmasını sağlayan bir delik bulunur. Bu deliğin şekli ve yapısı hymen türlerinin belirlenmesinde kullanılır. Kızlık zarının şekli, kalınlığı ve elastikiyeti kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir.

Kızlık zarının türleri

Annüler Hymen

En sık görülen hymen şeklidir. Burada kızlık zarı halka şeklinde vajna girişini kaplamaktadır. Ortasında yine halka şeklinde bir delik bulunur. Karadeniz ve arkadaşları yaptıkları araştırmada kadınların %94.7'sinde kızlık zarının annüler olduğunu göstermişlerdir. Yurtdışında yapılan çalışmlarda ise annüler kızlık zarının kadınların %60-95'inde bulunduğu saptanmıştır.

Kresentrik Hymen Yarımay şekinde olan kızlık zarıdır. Genelde klitorise yakın kısımlarda zar daha incedir yada hiç yoktur. Arka kısımda ise daha beligindir. Görülme sıklığı %3.5 ile %20 arasında değişmektedir. Bu tür zarlar genelde ilişki sırasında yırtılmaz.

Septalı Hymen Bu hymen türünde ortadaki deliğin ortasında bir köprü gibi görünen doku parçası vardır. Kadınların %1.5-5'inde hymen bu yapıdadır.

Kribriform Hymen Hymenin ortasında tek değil birden fazla delik vardır. Bu görüntü dantele benzer. Görülme sıklığı %1'den daha azdır.

İmperfore hymen Bu zar türünde vajina girişi tamamen kapalıdır ve hymenin ortasında delik yoktur. Bu zar türüne sahip kızlar hiç adet kanaması görmezler. Normal şekilde gerçekleşen kanama vücut dışına atılamaz ve hymen arkasında vajina içinde birikir. Oldukça ağrılı bir durumdur ve hymenin doktor tarafından cerrahi bir işlemle açılması gerekir.

Mikroperfore hymen Hymen ortasındaki delik çok küçüktür. Adet kanaması olur ancak oldukça ağrılıdır. Bir kısım hastada cerrahi müdahale ile açılması gerekir.

Multipar hymen Doğum yapmış kadınlarda kızlık zarından geri kalan kısımlar karünkül olarak adlandırılır.

Şekil dışında kızlık zarları deliğin ve serbest kenarın karakteri, zarın kalınlığı ve mukavemetine göre de sınıflandırlabilir.

Doğuştan açıklığı olmayan imperfore bir hymen ve arkasında birikmiş olan kan

Kızlık zarı genelde ilk ilişki ya da yabancı bir cisim girişi ile yırtılır. İlk cinsel ilişki esnasında hymen ortasındaki delik penis çapından küçük olduğu için halka şeklindeki zar birkaç yerden yırtılır ve az miktarda kanama meydana gelir. Bu yırtıklar birkaç gün içinde nedbeleşir ve bir daha kanama olmaz. Çok nadiren ilk ilişkiyi takip eden bir kaç ilişki sırasında da kanama görülebilir. Bazen bir ilişki olmasa da kızlık zarının serbest kenarı düz olmaz ve çentikler bulunur. Kadınların yaklaşık %20'sinde bu tür çentikler bulunur.

İlk ilişkide kızlık zarı mutlaka bozulur mu ?

Hayır. Kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis girişine müsade eder ve çok defa ilişkide bulunsa bile zarda yırtık meydana gelmez. Bu tür zarlara duhule müsait ya da ilişkiye müsait zar adı verilir. Halk arasında ise elastik zar olarak adlandırılır. Kadınların %26-41'inde zar duhüle müsaittir ve ilk ilişkide kanama olmaz.

Kızlık zarının bozulması ağrıya neden olur mu ?

Bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi miktarda bir ağrı olabilir. Ancak genelde herhengi bir rahatsızlık olmaz. Burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı son derece önemlidir. İlk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korkuya neden olur. Erkeğin yavaş ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını kolaylaştırır.

Kanamanın miktarı ne kadardır ?

Kanamanın miktarı genelde çok azdır ve kısa sürede kendiliğine durur. Çok nadiren hymen arkasından bir damar açığa çıkar ve kanama durmaz. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile dikiş atılmsı gerekebilir. Bazı durumlarda ise vajina girişinde va hatta içinde yırtıklar meydana gelebilir, şiddetli ve durmayan bir kanama görülebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile dikiş atılması gereklidir. Atılan bu dikiş kızlık zarını onarmaz.

Kızlık zarı bozulduğunda mutlaka kanama olur mu?

Hayır. Bazı durumlarda zarda yırtık meydana gelmesine rağmen kanama olmayabilir.

Kanama olması kızlık zarının bozulduğunu mu gösterir?

Hayır. Bazı durumlarda kızlık zarı bozulmaz ancak dış kısımlarda yırtık ya da sıyrık olabilir ve buralardan kanamalar görülebilir.

Kızlık zarı ilişki dışında başka bir yolla bozulabilir mi?

Kızlık zarı genelde vajina içine giren ve genişliği hymen ortasındaki halkadan daha büyük olan cisimler ile bozulur. Ancak bazen ata ya da bisiklete binme, bacakları çok açmayı gerektiren bale gibi aktiviteler ya da kaza ve travma sonrasında da bozulabilir ya da zedelenebilir.

Mastürbasyon kızlık zarına zarar verir mi ?

Hayır. Vajina içine birşey sokmaya teşebbüs edilmediği taktirde mastürbasyon ile kızlık bozulmaz.

Kızlık zarı kendi kendine iyileşir mi?

Hayır. Bir kez zedelenen kızlık zarı daha sonra hiç ilişki olmasa bile kendi kendini onarmaz.

Kızlık zarının ne zaman bozulduğu anlaşılabilir mi ?

Hayır. Eğer aradan 7-8 günden fazla zaman geçmişse anlaşılamaz.

Kızlık zarı bozulmadan hamile kalınabilir mi ?

Evet. Kızlık zarı gebeliğe karşı koruma sağlamaz. Kızlık zarı sağlamken (elastik ya da dışarı boşalma) spermler içeri girebilir ve dış gebelik de dahil olmak üzere hamilelik oluşabilir.

Kızlık zarı bozulmadan muayene ya da kürtaj yapılabilir mi?

Evet. Zar yapısı uygun olan kişilerde hymen yapısına zarar vermeden spekulum incelemesi hatta kürtaj dahi yapılabilir. Öte yandan akıntı sorunu olan hemen hemen tüm bakire genç kızlarda ve kız çocuklarında vajinal kültür alınabilir.

Kızlık zarının bozulduğu nasıl anlaşılır ?

Bu ancak muayene ile anlaşılır. Muayene son derece kısa ve ağrısız bir işlemdir. Doktorunuz gazlı bez ile büyük dudakları ayırarak kızlık zarını gözler. Kendi kendine kızlık muayenesi olmaz. Ayna ile hymeni görebilirsiniz ancak bunu yorumlamak deneyim gerektirir. Bazı durumlarda jinekolog bile buna karar veremeyebilir ve kolposkopik incelemeye gereksinim duyabilir. Özellikle doğal çentik bulunan hymen varlığında karar vermek güç olabilir.

Kanama öyküsü vb. ile kızlık zarının bozulup bozulmadığı anlaşılamaz.

Kızlık zarı tamir edilebilir mi?

Evet. Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu işleme himenoplasti (hymenoplasty) ya da hymenorraphy adı verilir. Bunun için ne zaman ya da kaç defa ilişki olduğu önemli değildir. Doğum yapmış kadınlarda bile kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarının tamir edildiği ancak jinekolog ya da adli tabip tarafından anlaşılabilir. Ancak kızlık zarı tamirinde kanama olması %100 garanti edilemez. Gerçekte bozulmuş olan zarın tamamen tamir edilmesi ve eski haline getirilmesi olanaksızdır.Son derece ince yapıda olan bu doku genelde dikiş tutmaz. Ortamda bulunan fazla sayıdaki mikroorganizma nedeni ile yara yeri kolayca enfekte olabilir. Buna karşılık vajina duvarından alınan parçalar ile yeni bir hymen yapılabilir. Bu durumun hukuksal ve ahlaki boyutu tartışmalı olmakla beraber bizim toplumumuz gibi bekaret nedeni ile cinayetlerin bile yaygın olarak görüldüğü toplumlarda zaman zaman hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Kızlık zarı tamiri ile ilgili olarak tüm dünyada tartışmalar sürmektedir. Ancak bu yapay bekaretin ne kadar gerekli olduğu konusunda fikir birliği yoktur. Özellikle batılı yazarlar bunun son derece gereksiz bir işlem olduğunu düşünürken bazıları işlemin etik açıdan estetik ameliyattan farklı olmadığı fikrindedirler. Açıkçası hymen onarımı talep eden kadınlar buna yaşadıkları toplumsal çevreye bağlı olarak sosyal statülerini, mutluluklarını hatta yaşamlarını devam ettirebilmek için gerek duyduklarını belirtmektedirler. Gerçekten de 1996 yılında Lancet dergisinde yayınlanan bir makelede kızlık zarı tamirinin Mısır'da ilk gece cinayetlerini %80 oranında azalttığı ileri sürülmektedir.

Yeniden elde edilen bekaretin bedeli çok da düşük değildir. Berkeley Tıp Dergisinde yayınlanan bir araştırmada Mısır'da kadınların bu işlem için 100-600 Amerikan doları ödedikleri, Türkiye'de ise ücretlerin 140-1500 Amerikan Doları arasında değiştiği belirtilmektedir.

Her doktor bu ameliyatı yapabilir mi?

Hayır. Pekçok jinekolog bu ameliyatı prensip olarak yapmaz. Ancak Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere dünyanın hemen her ülkesinde bu ameliyatı yapan doktor ve klinikler mevcuttur.

Ameliyat ne zaman yapılmalıdır ?

Bu yapılacak olan ameliyatın türüne bağlıdır. Bazı ameliyatlar ilişkiden bağımsızken bazı tür dikişler evlenmeden 3 gün önce yapılmalıdır. İşlem genelde 30 dakika kadar süren, genel ya da lokal anestezi altında yapılabilen nispeten basit bir operasyondur.

Kaynaklar

Kandela P Egypt's trade in hymen repair. Lancet 1996 Jun 347:1615
Karadeniz Z, Hancı İH, Gövsa F, Arsoy Y, Yavuz İC, Ege B. Kızlık zarları. 7.Ulusal Adli Tıp Günleri(1-5 Kasım 1993, Antalya) Poster sunuları kitabı,343-348, 1993.
Sue Yeon Choi Restoring Virginity:Hymen repair surgery saves lives at the expense of deception Berkeley Medical Journal Fall 1998 Edition

18 Şubat 2007 Pazar

En çok merak ettiginiz sorular



İnternetin en cesur "yatak odası"nda bu kez sıkça sorduğunuz sorulara yer verdik. Her gün gelen onlarca mail arasından seçtiğimiz bu soruları yanıtlamaya devam edeceğiz.


1. Hamilelik döneminde doğuma kaç ay kalana kadar cinsel ilişkiye girilebilir?
Gebelikte son aya kadar cinsel ilişkide bulunulabilir. Eğer düşük tehdidi gibi risk faktörleri varsa, cinsel ilişkiden uzak durmak gerekir.


2. Vajina kaç cm'dir? Vajina, uzun bir penisin tamamını içine alabilir mi?
Kadınların vajinası ortalama 9 cm'dir. Anormal derecede uzun penislerin tamamını içine alamaz.


3. Seks sonrası bazen vajinada hissedilen korkunç ağrının nedeni penisin büyük olması olabilir mi?
Vajinanın boyu 9 cm olsa da, vajina, çocuk başının içinden geçmesine müsade edebilecek kadar esneyebilir. Bu nedenle büyük penis ağrı nedeni olamaz. Cinsel ilişki sırasında ağrının birçok sebebi vardır. Enfeksiyon (vajinit), rahim ağzındaki herhangi bir lezyon bunun en önemli sebebidir.

4. Seksten önce vajinadan gelen beyaz, sperme benzeyen sıvının nedeni nedir?
Bu muhtemelen vajinite (enfeksiyon) işarettir. Tedavisi için doktora başvurmak gerekebilir.

5. Penis eğriliği bazı pozisyonlarda ilişkiyi zorlaştırır mı?
Penis 40 dereceden fazla eğri ise, bu eğriliği cerrahi olarak tedavi etmek gerekir.

6. Kızlık zarı bozulmadan hamile kalınır mı? Kızlık zarı ne kadar geride olabilir?
Evet, kızlık zarı bozulmadan da hamile kalınabilir. Kızlık zarı vajinanın hemen girişindedir.

7. Ön sevişme hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ön sevişme penisin vajinaya girmesinden önceki cinsel aktiviteleri kapsar. Kadının hassas bölgelerinin uyarılması ön sevişmenin esasını oluşturur. Dudaklar, boyun, meme uçları, cinsel organlar dışında hassas bölgelerdir. Cinsel organda ise klitoris en hassas bölgeyi oluşturur. Penisin vajinaya girmesinden sonra, 2 dakikadan daha az sürede boşalması ise erken boşalma olarak tanımlanır.






10 Şubat 2007 Cumartesi

Okşama El ile uyarma

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güçlü beyinde duygular yaratır.

Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkekte de penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması başlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsa da sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı derecede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktaları da eli ve dili ile uyarması eşinin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Oral seks yapmak, yaptırmak...

İşte asıl utangaçlık yaratan durumlardan biri... Eğer partnerinizin size oral seks yapmasından hoşlanmıyorsanız, aslında çok şey kaçırdığınız ortada! Bu konudaki utangaçlığınızı ortadan kaldırmak için seksten önce ılık bir duş alın. İlişki sırasında partneriniz kendiliğinden "aşağı" doğru iniyorsa, itiraz etmeden kendinizi rahat bırakın...
Ona oral seks yapmaya gelince... Yazık ki tüm erkekler kendilerine oral seks yapılmasını severler. Eğer onun ısrarlarına utangaç "hayır"larla yanıt veriyorsanız, bir de zifiri karanlıkta bunu yapmayı deneyin... Biraz da alkollü olursanız, daha keyifli olabilir.

SIK SORULAN SORULAR !!

Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için baş döndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok
önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV'den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

Cinsellik ve Orgazm

Kadınlarda orgazm olamama

Kadınlarda sık rastlanan bir durum ve sebepleri. Peki çözüm var mı?

Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma, direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadınlarda orgazm olamama durumunu öncelikle "hiç orgazm olamama" ve "cinsel ilişkide orgazm olamama" şeklinde ayırmak gerekir.

Orgazm olamayan bir kadın, ilişki esnasında kendini orgazm takliti yapmak zorunda hissedebilir. Bunu yapmasının nedeni eşine onun "yetersiz" olduğu duygusunu yaşatmamak ve öte yandan da yine eşinde kendisinin "yetersiz olduğunu" kanısını uyandırmayı engellemektir. Bu tür bir uygulama, problemin daha da karmaşık hale gelmesine neden olur, zira orgazm olamayan bir kadın için eşinin yapacağı etkili bazı değişiklikler söz konusuyken, böyle bir durumda bunlar gündeme gelmez ve erkek "herşeyin normal gittiğini" düşünmeye devam ederek bir değişiklik yapma gereği duymaz.

Kadının orgazm olabilmesi için ilişkide ne tür değişiklikler yapılabilir?

Öncelikle şunun vurgulanması gerekir. İlişkide aynı anda orgazm olunması diye bir gereklilik yoktur. Esas olan
fizyolojik ve anatomik gerçekler nedeniyle kadının ya eşiyle beraber ya da eşinden önce orgazm olmasıdır. Erkek orgazm olduğu andan itibaren refrakter periyod adı verdiğimiz döneme girer. Bu dönemde ereksiyon etkinliğini kaybetmeye başlar ve erkeğin yeni bir ilişkiye fizyolojik ve ruhsal olarak hazır olması belli bir süre gerektirir. Bu süre erkekten erkeğe değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Arka arkaya bulunulan ilişki sayısı arttıkça refrakter periyodun süresi de uzar. Bu erkeklerin bir gerçeğidir. Kadınlarda ise bu refrakter periyod ya çok kısadır ya da yoktur. Kadınlar arka arkaya defalarca orgazm olabilirler ve hatta aynı ilişki içerisinde bile çok sayıda orgazm yaşayabilir.

Buradan çıkan sonuç, erkeğin kadının orgazm olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak için çaba göstermesi gerektiğidir.

Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler:

-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: Erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüzyüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.

-"Önsevişme döneminin" uzun tutulması: Kadınlar için "önsevişme dönemi" çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek de bu mesajı alabilmelidir.

Burada unutulmaması gereken diğer bir önemli nokta ise önsevişme döneminin gereğinden fazla uzun tutulmasının da hem erkeğin hem de kadının orgazm olma süresini ve orgazm şiddetini olumsuz etkilediğidir.

-Erojen bölgeler adı verilen bölgelerin kadın orgazmına katkısı ihmal edilmemelidir: Erojen bölgeler adını verdiğimiz bölgeler kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla memeuçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın, eşine önsevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek de bu konuda duyarlı
olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir.

-"Penis boyu nevrozu (takıntısı)" terkedilmelidir. Vajinanın üst 2/3'lük bölümü embriyolojik gelişim açısından alt 1/3'lük bölümünden çok daha farklı bir bölgeden gelişmektedir. Bu nedenle bu iki bölgenin fizyolojik ve anatomik özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. En bariz farklılık sinir liflerinin dağılımındadır. Alt 1/3'lük kısım zengin bir sinir ağına sahipken, üst 2/3'lük kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt 1/3'lük kısım dokunma, ağrı gibi duyaranlara çok daha hassastır. Her zaman belirttiğim gibi penis uzunluğunun kadının "tatmin olmasıyla" hiçbir ilişkisi olamayacağının da göstergelerinden biridir bu. Penis zengin sinir lifleri içeriği nedeniyle en çok vajinanın alt 1/3'lük kımını uyarmaktadır.

Bazı okuyucular "erkeklerin de erojen bölgeleri yok mu, erkekler bu kadar mekanik varlıklar mı," gibi bir düşünceye kapılabilirler. Ancak konumuz ilişkiden alınan zevkin nitelikleri değil, kadının orgazm olamaması olduğundan bu konuya odaklandırıyorum ve bu nedenle de kadının yapısal özelliklerinin orgazm olmasına etkilerini erkeklerle arasındaki farkı vurgulayarak açıklamaya çalıştım.

Yukarıdaki önlemlerle orgazm olamama problemi giderilemediğinde yapılması gereken bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurmak ve genel bir jinekolojik muayeneden geçmektir. Her ne kadar kadında orgazm olamama nadiren jinekolojik bir nedene bağlı olsa da, kural olarak ilk başvuru jinekolog olmalıdır.

SAHTE ORGAZM

İtalyan seks uzmanı Maurizio Bossi, kadınların yüzde 40\'ının \"sık sık\" ya da \"her zaman\" orgazm numarası yaparak eşini kandırdığını ortaya çıkardı ve sahte orgazmın nasıl tespit edileceğini açıkladı.

Araştırmasında, seks sırasındaki 5 bin kadını inceleyen Bossi, \"gerçek\" orgazmı sahtesinden ayırt etmenin mümkün olduğunu söyledi. Bossi, gerçek orgazmda görülen ve hiçbir kadın tarafından taklit edilemeyen bu uyarı sinyallerini şöyle sıraladı:

* Seks esnasında kadın, yüzü, göbeği, göğüs ve ayakları erkek tarafından görülebilecek şekilde yatış pozisyonu almalı.

* Orgazmdan kısa bir süre önce burnu hafiften sulanmaya başlar.

* Sonra göğüs uçları sertleşmeye başlar.

* Orgazmdan hemen önce, boğazı kuruduğu için yutkunma gereksinimi duyar.

* Göğüsleri arasındaki deri hafif kızarır.

* Nihayetinde de göz bebekleri büyür.

* En önemlisi, orgazm esnasında, kadının ayakları da oynar. Özellikle başparmağı dik duruma geçer...

ZİNCİRLEME ORGAZM

\"Bir kere yetmez\" diyenlerin sayısı giderek artıyor. Elbette ki, bunu sağlamanın bazı yolları var; ilk şartı da uyum. Kimi kadına göre, en mükemmel orgazm ilkidir. Bir başkası, asıl yoğun hazzı sonrakilerde bulabilir. Kimisi de, zincirleme orgazmın her halkasının birbirinden farklı olduğunu söyler.

Zircirleme orgazm bir hayli karmaşık bir konudur. Çünkü erkek ve kadın arasında ciddi fizyolojik farklılıklar bulunur. Erkek genelde çabuk uyarılmakta ve orgazm olduktan sonra da en azından bir süre için cinsel ilgisini yitirmektedir. Oysa kadın, daha yavaş uyarılmasına ve orgazma daha uzun bir süreçten geçerek ulaşmasına karşın, birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilme potansiyeline sahiptir.

Bilimsel kanıtlar

Bu olgunun mekanizması henüz tam olarak açıklanmasa da, hiç olmazsa varlığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çünkü kadınlarda orgazm sırasında gerçekleşen fizyolojik değişiklikleri kaydeden laboratuar cihazları, bazı kadınların belirli durumlarda bu değişimleri kısa aralıklarla tekrar tekrar gösterebildiğini belgelemektedir.

Herkeste aynı yetenek var ama...

Yani kadınlar zincirleme orgazm olgusu biyolojik bir gerçektir. Hatta kimi uzmanlar aslında bütün kadınların zincirleme orngazm yeteneğine sahip olduğunu, fakat cinselliğe olumsuz bakan kültürümüzün verdiği tutuklukla çoğu kadının bu şans hiç kullanmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın geçerliliği tartışılabilir. Ama, bazı kadınların masturbasyon veya cinsel ilişki sırasında tekrar tekrar doruğa ulaşabildiği artık kesinleşmiştir.

Farklı görüşler

Bu orgazmların yoğunluğuysa, kadın kadına değişiklik gösterir. Kimi kadınlar ardı ardına kaç kez orgazm olurlarsa olsunlar, her zaman ilişkinin en iyisi olduğu görüşündedir. Kimilerindeyse tam tersine ilk orgazm bir hayli sönük geçmekte ve asıl yoğun hazzı daha sonrakiler sağlamaktadır. Öte yandan kadınların bir kısmı da zincirleme orgazmın her halkasının çok farklı olduğu, klitoral orgazm, G-noktası orgazmı ve penisin vajina içindeki hareketlerinden doğan orgazm arasında bir karşılaştırma yapmanın tamamen anlamsız olacağı kanısındadır.

En çok masturbasyonlar

Seks araştırma laboratuarlarında sürdürülen deneyler genellikle en uzun zincirleme orgazmların masturbasyon sırasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Hatta, vibratörle mastürbasyon yapan kimi kadınlar, kısa bir süre içinde 10-15 kez doruğa ulaşabilmektedir. Genelde bu orgazmlar bir iki dakikalık aralarla gerçekleşir. Fakat az sayıda kadın, bir orgazmdan diğerine hemen hiç ara vermeksizin geçebilmektedir. Çok küçük bir azınlıktaysa; zincirleme orgazm hiç kesintisiz orgazm dalgaları halinde yükselip ancak kadının bitkin düşmesiyle sona ermektedir.

Uç uca eklemek...

Zincirleme orgazm konusunda yaygın uygulamalardan biri, masturbasyonla cinsel ilişkiyi uç uca eklemektir. Yani, önce kadın kendi kendine ya da sevgilisinin yardımıyla mastürbasyon yaparak birkaç kez doruğa ulaşır, sonra da cinsel ilişki partneriyle birlikte bir kez daha boşalır.

Çabaların karşlığı

Zincirleme orgazm için bu kadar çaba harcamaya değer mi? Bu konuda kararı sadece kadın verebilir elbette. Fakat kimi erkekler sevgililerine daha çok haz verebilmenin her türlü çabaya değeceği görüşünde. Gene de, bir kısım erkekle tıpkı kendileri gibi tek bir kez ama yoğun bir şekilde boşalan bir kadınla sevişmeyi tercih etmekte ve zincirleme orgazmı sevişmeyi bir gösteri haline getiren bir tür başarı testi gibi algılanmaktadır. Öte yandan bazı erkekler de kadının zincirleme boşalmasını kendi erkeklik güçlerinin bir kanıtı gibi görüp gurur duyma eğilimindendir. Tabii, bu pek haklı bir gurur sayılmaz, çünkü böyle bir kadın büyük ihtimalle mastürbasyonla da zincirleme orgazma ulaşabilecektir. Yani erkeğin \"sihirli anahtarı\"na pek de muhtaç değildir. Gene de, çoğu erkek cinselliği başarı göstergesi olarak gördüğü müddetçe, zincirleme boşalabilen kadınların rağbette olacağını tahmin edebiliriz.

Doğu teknikleri

Aslında zincirleme orgazm yalnızca kadınlara mahsus bir şey değildir. Erkekler de üst üstte orgazma ulaşabilir. Erkeğin boşalmasıyla orgazmın aynı şey olmadığı çok eskiden beri bilenen bir şeydir. Nitekim, genç erkeklere boşalmadan doruğa ulaşma yöntemlerini anlatan eski tantra metinleri bile vardır. Bu yöntemlerle erkeğin bir gün içinde birkaç kez, hem de isterse üst üstte orgazma ulaşması ve hiç boşalmaması ya da boşalmayı en son birleşmeye kadar geciktirmesi mümkündür. Fakat böyle bir disiplinle yetiştirilemeyen ve \"kuru\" orgazmın varlığından bile bi haber olan Batılı erkekler için bu tür tecrübeler pek söz konusu olamaz.

Erkeğin gücü, 25 yaşına kadar dorukta...

Gene de, pek çok erkek aşağı yukarı 25 yaşına kadar ardı ardına birkaç kez bildiğimiz anlamda orgazm olma potansiyeline sahiptir. Fakat erkek yaşlandıkça, her orgazmın arkasından \"kendisini toparlaması\" için gereken süre de uzar. Yani orta yaşlarda bir erkeğin kısa aralıklarla tekrar tekrar boşalması pek mümkün değildir. Kısacası, zincirleme orgazm hemen hemen yalnızca genç erkeklerin işidir. Fakat uygun bir ortamda ve yeterli uyarılma düzeyiyle, orta yaşlı bir erkek de pekala fazla orgazm yaşayabilir.

Bir kere yeter

Bizim kültürümüzde erkekler kendileri için zincirleme orgazmı öğrenmeye pek ihtiyaç duymazlar. Özellikle de boşalmayı içermeyen\"kuru\" orgazm onların gözünde hiç bir anlam ifade etmez. Çünkü çoğu erkek için cinsel birleşme \"duhül ve boşalma\"dan ibarettir ve bu kadarı onları tatmin etmeye, \"erkekliklerini kanıtlamaya\" yeter. Öte yandan, partnerlerinin zincirleme boşalmasını sağlamak, kendi cinsel güçlerini bir kat daha vurguluması açısından cazip gelebilir.

Önemli olan kontrol

Genellikle cinsel gücün gençlerin tekelinde olduğu düşünülür. Oysa orta yaşlı hatta daha ileri yaşlardaki erkeklerin de tekniklerini geliştirerek partnerlerine daha çok haz vermeleri mümkündür. Gerçekten de, öyle çiftler vardır ki, ilk zamanlarda erkeğin çabuk boşalması veya özel çaba harcamaya gerek görmemesi yüzünden tek orgazmla yetinmek zorunda kalan kadın, yıllar geçip erkek boşalmasını kontrol etmeyi öğrenince zincirleme orgazma ulaşmaya başlar. Kadının kırk yılda bir zincirleme orgazma ulaştığı, erkeğinse kendisi için de böyle bir ihtimal bulunduğunu aklına bile getirmediği çiftlere bu konu bir hayli gereksiz görünebilir. Gene de, biraz çabayla zincirleme orgazmı öğrenebileceğinizi unutmayırn. Böyle bir deneyim size cazip geliyor, hatta yalnızca merak ediyor bile olsanız, orgazm yoğunlaştırma yöntemleri size çok şey kazandıracaktır.

KADIN CİNSEL ORGANLARI

A- DIŞ CİNSEL ORGANLAR

Dgenital.jpg (15863 bytes)a- PERİNE denilen makat ile vajen arasında kalan kısım

b- küçük dudakların iç kısmı,burada ilişkide kayganlık sağlayacak sıvıyı hazırlayan bezlerin ağzı bulunmaktadır

c- İdrar deliğini çevreleyen doku

d- Vajina girişini oluşturan küçük dudaklar arasındaki boşluk

e- Büyük dudaklar

f- Klitorisin üstünü örten doku g- KLİTORİS (Bızır)

h- Klitoristen gelen ve küçük dudakların kenarınıoluşturan doku

i- Küçük dudaklar j- İdrar deliği k- vajen (döl yolu)

l- KIZLIK ZARI (Hymen) m- makat

(Kaiser)

Büyük dudaklar, sağlı ve sollu altları yağ dokusu ile dolu uzunlamasına iki deri çıkıntısıdır. Genç kızlarda ve doğum yapmamış kadınlarda iç yüzleri birbirine değmekte ve klitorisi, küçük dudakları ve vajen girişini örtmektedirler. Dış yüzeyleri kıllıdır. İç yüzeyleri kılsız, yağ ve ter bezlerinden zengin bir yapıya sahiptir.

Küçük dudaklar, büyük dudakların arasında iki ince deri kıvrımı halinde uzanırlar. Öne doğru ikiye ayrılır, orta çizgide birleşerek üstte klitorisi bir kılıf gibi örterler. İç yüzlerinde; vajen girişindeki ıslaklığı sağlayan, Bartholini denilen bezlerdeki salgının akış noktası bulunmaktadır. Bu bezlerin ağzı çok kolay mikrop kapabilmekte ve abse oluşturabilmektedir.

Klitoris, küçük dudakların oluşturduğu kukuleta içerisinde ufak, erektil (cinsel uyarı ile şişip içi kan dolan) bir organdır. Yapısı sünger gibi olup, cinsel uyarıda içi kanla dolarak şişer ve daha hassas bir hale gelir.

Hymen (kızlık zarı), adet görünceye kadar vajeni ve iç cinsel organları dışarıdan gelebilecek mikrop ve diğer etkenlerden korumak için vardır. Vajen girişinden 1-2 cm. içeridedir. Genelde ilk ilişkiden sonra yırtılır. Yapısı, mukoza dediğimiz ağız içi yapısında benzemektedir. Yapısı, kadından kadına değişebilmektedir. Nadiren, bazı hanımlarımızda doğuştan olmayabilir. Bazı tipleri ise ilk ilişkide yırtılamayacak bir yapıya sahiptir. Bunlar ancak doğumda yırtılır. Halk arasında buna esnek kızlık zarı denilir. Yırtılmış bir kızlık zarı hiç bir zaman iyileşmez,ama tamiri (dikilmesi ) yani tekrar ilkişkide kanayacak hale getirilmesi mümkündür.

Kadındaki ve erkekteki organlar aynı kaynaktan köken alırlar. Mesela klitoris ve penis başı, küçük dudaklarla penis üstünü örten doku büyük dudaklarla testis torbasının üstündeki deri birbirlerinin karşılığıdır.

B-İÇ CİNSEL ORGANLAR

Uterus.jpg (139033 bytes)A- Vajen (Döl Yolu)

B- Vajenin içini saran adele tabakası

C-Rahim Ağzı (serviks)

D- Rahim (Uterus)

E- Endometrium (adet kanamasında yenilenerek atılan doku-işte burası dökülüyor ve adet kanı dediğimiz şeyi oluşturuyor )

F- Tüpün ağzındaki saçak doku

G-Tüp

H-Yumurtalık (ovaryum) I- Yumurta

Vajen (Döl Yolu) ; İlişkide penisin(erkeklik organı) girdiği yerdir.Adeleden oluşan bir yapısı vardır.Adele tabakası dairesel bir şekilde(şekilde B) vajeni sarar.Uzunluğu yaklaşık 7-8 santimetredir.Bir erkeklik organının boyunun (11-18 cm arası normali)bu boydan uzun olduğunu düşünürsek hemen aklımıza penisin geri kalanı nereye giriyor sorusu gelebilir.Vajen çok esnek bir yapıya sahiptir genişleyebildiği gibi boyunada uzayabilme kabiliyetine sahiptir,ayrıca rahim ağzının arkasında kalan kısımda ilişki sırasında kullanılır.Vajina normalde hafif ıslak bir dokudur.Cinsel uyarı sırasında vajina duvarlarından kayganlaştırıcı sıvılar salgılanır,böylece penisin vajene girişi kolaylaşır.Gene cinsel uyaryla beraber vajina duvarları kanla dolup şişer ve sanki çocukların kollarına takılan şişme can simidi gibi penisi sarmaya hazırlanır.Çok kilolu bebek doğumlarından veya fazla doğum sayısından sonra vajendeki adeleler gevşeyebilir ve vajen bollaşabilir,böyle oluncada eşler arasında cinsel problemler çıkabilir,ama basit ve ufak bir opersayonla bu düzeltilebilir.

Rahim ağzı (serviks) ; Çok hassas bir yapıya sahip olup,kısa sürede yara oluşabilir,bir çok bayanın hayatı boyunca iki-üç kez karşılaştığı rahim ağzı yarası burada oluşmaktadır.Hissiz bir dokuya sahip olduğu için bu yara yakma -dondurma işlemi sırasında acı hissedilmez.kadın vücudundaki kanserleşmeye en müsait yerlerden biri olduğundan her kadın altı ayda bir Pap Smear testi denilen tanı amaçlı testi yaptırmalıdır.

Rahim (Uterus) ; Armut biçimli,önden arkaya yası,kalın duvarlı,içi boş bir organdır.Yaklaşık 50 gr ağırlığında ve bir bayan yumruğu büyüklüğünde veya daha ufaktır.Gebelik bu organın içinde yerleşir ve burada büyür.

Endometrium ; Döllenmiş yumurtanın gelip yapıştığı ve beslenmesini sağlamada aracı olan dokudur.Eğer gebelik oluşmassa her ay dışarı atılarak yerine yenisi yapılırki biz bunun dışarı atılmasına adet kanaması - mensturasyon diyoruz.üstteki tabaka atılırken alttan yeni tabaka oluşmaya başlamıştır bile.Ve adet dönemi dediğimiz dönemin sonuna doğru gebelik yoksa yapısı bozulur ,çalamaya başlar ve rahimin kasılma hareketi ile ( bu hareket adet sancısı dediğimiz ağrıyı oluşturur ) dökülür.Kadının üretken çağı boyunca her ay bu hareket tekrarlanır.

Tüpler ; Erkeğin boşalması ile vajene atılan sperm rahim ağzından içeri girer ve bu tüpler vasıtası ile yumurtaya ulaşır.Ve yumurtayı dölledikten sonra döllenmiş yumurtada bu tüpler vasıtası ile rahim içine taşınarak oraya yerleşir.Çok ince ve hassas bir yapısı vardır,uzun süren iltabi olaylar bu tüplerde tıkanma meydana getirerek gebe kalmaya mani olabilir.10-20 santimetre boyundadırlar,rahmin sağında ve solunda iki adet bulunurlar,içlerine titreyici tüycükler bulunur ve bunların hareketi ile döllenmiş yumurta taşınır.Uçlarında şaçaklı dokuları döllenmiş yumurtanın tüpten içeri alınması içindir.Tüp bağlanması denilen doğum kontrol yöntemide bu hatta bir yerin kesilip bağlanması ile gerçekleştirilir ,böylece sperm yumurtaya ulaşamaz.

Yumurtalıklar ; rahmin her iki yanında yer alan iki adet ceviz büyüklüğünde bir organdır.İki görevi vardır:birincisi spermin döllemesi için gerekli olan yumurtayı üretir.İkinci görevi ise kadınlık hormonlarını üretmektir.

Seksin Bilinmeyenleri

Cinsellik hakkında bugüne kadar çok şey okudunuz, çok şey duydunuz ve sayısız birliktelik yaşadınız. Kısacası seks konusunda her şeyi biliyorsunuz, değil mi? Hayır, belki de bilmiyorsunuz çünkü bu konuda bazı sorular hala kafa karıştırıyor ve cinsel eğitimin bir ömür boyu sürdüğünü bize kanıtlıyor. İşte seksin en zorlu zorularına alternatif cevaplar.

Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.

Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

Sağlıklı bir insan, sevişirken kalp krizi geçirebilir mi?
Evet, ama bunun riski milyonda bir.

Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

SEKS İÇİN EN İYİ SAAT...

Önce bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra... Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var. Seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08.00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16.00 suları.

Herşeyin bir vakti var.... Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını şöyle sıralıyorlar;

07.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hâlâ zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.
08.00 Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar.
10.00 Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.
11.00 Vücudumuz tam formundadır.
13.00 Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.
15.00 Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.
16.00 Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.
19.00 Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.
21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.
23.00 Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.
01.00 Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.
03.00 Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
05.00 Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni bir gün için hazırlanır.

* Kadinlarda G noktasi gerçekten var mi?

Hayir... 1950 yilinda Alman bir jinekolog, kadinlarda vajina duvarinin önünde yer alan ve en erojen bölge olarak tanimladigi G noktasinin varligindan bahsetti. Ancak, kendisinden sonra, detayli olarak yapilan arastirmalarda, doktorlar vajinanin her bölgesinin ayni hassasiyette oldugu ve G noktasinin olmadigi görüsünde birlestiler.

* Regl sirasinda hamile kalinir mi?

Hayir... Ancak regl döneminizin sonlarinda, korunmadan cinsel iliskiye girdiyseniz, rahim artik yumurta üretmeye baslamis oldugundan hamile kalabilme ihtimaliniz artiyor. Çünkü spermler ortalama yedi gün canli kalabiliyorlar.

* Dogum kontrol hapi almayi bir kez unutunca hamile kalma riski dogar mi?

Evet... Projesteron (Dogum kontrol) hapini almayi unuttugunuz andan itibaren üç saat geçmisse, artik hamileligie karsi korunmasizsiniz.

* Anal seks tehlikeli midir?

Hayir... Ama normal ilskiye göre iltihaplanma riskiniz çok daha fazladir. Anüs, vajinaya oranla sürtünmeye karsi fazla dayanikli degildir. Buradaki kan damarlari daha hassas ve kolayca tahris olabilir. Eger ilski sirasinda korunmuyorsaniz kanamaya basladigi taktirde, cinsel yolla bulasan hastaliklarin ortaya çikma riski de artar.

* Sperm neler içerir?

Sperm protein, seker, vitamin ve mineral açisindan zengindir.

* Oral seks cinsel iliskiden daha mi güvenli?

Hayir... Oral seks esnasinda birtakim enfeksiyonlar kapilabilir. Oral seks yapan kisnini dis etlerinin kanamasi ya da iltihapli olmasi durumunda HIV virüsü, deri iltihaplari ve bel soguklugunun ortaya çikma riski çok fazla.

* Erkekler iliski sirasinda birden fazla orgazm yasayabilirler mi?

Hayir... Bir erkek orgazm olduktan sonra psikolojisi geregi bosalmak istegi duyar. Buna karsin kadinlar birden fazla orgazm yasayabilirler.

* Penisin en hassas yeri neresidir?

Penisin bas kisminda zevk almasini saglayan yüzlerce sinir bulunur. Hatta bazi erkeklerde bu bölge o kadar hassastir ki tahrik edilmeye ihtiyaç duymadan cinsel iliskiye hazir hale gelir.

* Vajinal orgazm var midir?

Hayir... Kadin, gögüs, dudak, omuz gibi sayisiz yerden tahrik olabilir ama hangi bölgesinden uyarilirsa uyarilsin yasadigi orgazm farkli degildir.

* Erkekler prezervatif ile sevistiklerinde, korunmasiz sevismelerine oranla daha fazla zevk alabilirler mi?

Hayir... Geçmise oranla artik bugün çok farkli prezervatifler üretildiginden, birçok kisi ultra hassas prezervatifleri tercih ediyor. Hatta bazi erkekler, penisleri asiri hassas oldugu için korunmadan cinsel iliskiye girmiyor. Ayrica prezervatifin erkegin cinsel bosalmasini önledigi de yapilan arastirmalarda ortaya çikan sonuçlardan biri.

* Bir erkek tarçin yedigi takdirde spermi de tarçin tadini alabilir mi?

Evet. Güçlü aromaya sahip besinler spermin tadini etkileyebilirler ama diger yiyecekler sperme süt gibi bir tat katar.

* Erkek ve kadinin seksüel açidan en aktif olduklari dönem hangi yaslardadir?

Erkek 18-20 yas arasinda cinsel hayatinin dorugundadir. Ama bazi genç erkekler bu çaglarda erken bosalma sorunuyla karsilasabilirler. Buna karsin kadin, 30'lu yaslarinda seksüel yönden en verimli çaglarini yasar.

* Partnerlerden birinin digerini baglamak istenmesi, onun dominant taraf olmak istedigini mi gösterir?

Hayir... Bu teoriyi dogrulayan bir kanit yok. Bu sizin bir kontrol delisi oldugunuzu da göstermez. Sadece fantazi dünyanizin farkli oldugunu gösterir.

* Iktidarsizlik sehvet eksikliginden mi kaynaklanir?

Hayir... Tam tersine çogu zaman iktsdarsizlik asiri istekten kaynaklanir. Erkekler kendini o kadar çok baski altinda hisseder ki sonuç olarak ereksiyon olmayi basaramaz. Sarhos olmak, stres, sigara içmek ya da uyusturucu kullanimi da iktidarsizlik nedeni.

* Kadinlar regl döneminde kendilerini cinsel yönden isteksiz hissederler mi?

Arastirmalara göre kadinlar regl döneminden birkaç gün önce cinsel arzularinda bir artis yasiyorlar. Adet dönemi içindeki hormonal degisimler ise bazen isteksizlik yaratabiliyor.

Bunları Biliyormusunuz?

Yapılan araştırmalar, dünyada ilginç seks istatistiklerini ortaya çıkardı. İşte, her gün 200 milyon cinsel birleşmenin yaşandığı dünyamızdan ilginç bulgular

  • Her yıl 11 bin seks kazası oluyor.
  • Her gün dünyada en az 200 mil-yon cinsel birleşme yaşanıyor.
  • Kadınların yüzde 30'u dolunay zamanında seks yaparken daha aktif oluyor
  • Sperm 10 santimetre mesafedeki dölleyeceği yumurtaya 2.5 saniyede ulaşıyor.
  • Erkeklerin dörtte üçü cinsel birleşmeden 2 dakika sonra orgazm oluyor.
  • Hadım erkekler, cinsel yaşamı sınırsızca yaşayanlara kıyasla 13 yıl daha fazla yaşıyor.
  • Kadınların yüzde 12'sinin sperme karşı alerjisi bulunuyor.
  • Amerikan Koku ve Tad Alma Derneği'ne göre kadınlar en çok kabak, muz kabuğu ve salatalık kokusunda baştan çıkıyor.
  • Hemcinslerine göre daha fazla österojene sahip olan sarışınların anne olma şansı daha yüksek.
  • Seks daha fazla sakal çıkmasına yol açıyor.
  • Her yıl 250-1000 kişi (kadın-erkek) mastürbasyon yaparken ölüyor.

26 Ocak 2007 Cuma

Jenital bölge estetiği

İnsanları jenital bölgelerini veya daha doğru ifade ile birincil cinsel organlarını değiştirmeye yönelten dürtü nereden kaynaklanmaktadır? Bu soruya kadın ve erkek için ayrı ayrı cevap verilebilir.

Kadınların jenital bölgelerinde karşılaşılan sorunların başında anormal büyük ve sarkık iç dudaklar, doğum sırasında yapılan kesiye bağlı yara izleri ve fazla doğum sonrasındaki vajina genişlemeleri gelmektedir.

Bu tür değişiklikler sık sık hem işlevsel hem de estetik görünüm şikayetlerine yol açmasına rağmen bunların üzerinde çok az konuşulmaktadır. Bu çoğunlukla utanç duygusundan, bazen de çare olmadığı düşüncesinden kaynaklanır.

Bunların içinde, kadının jenital organının iç dudaklarının aşırı derecede büyük ve sarkık olması en sık rastlanan sorundur.

İç dudakların ana işlevi vajinayı yabancı cisimlere ve mikroorganizmalara karşı korumak, salgıladığı sıvılar vasıtasıyla vajinanın kurumasını önlemektir. İç dudakları büyük olan kadınlar günlük yaşamında fiziksel ve psikolojik açıdan birçok sorunla karşılaşabilirler. Dar pantolon giymekte veya uygun mayo bulmakta güçlük çekebilir, bisiklete binerken sıkışma ve ezilmeden dolayı rahatsız edici ağrıya maruz kalırlar. İdrar yaparken ve hijyenik bakım zorluğunda yaşadıklarını çoğu zaman utanç duygusundan dolayı anlatamazlar.

Aslında iç dudakların küçültülmesi işleminde düşük riskli ve çabuk sonuç alınabilen küçük cerrahi girişimler söz konusudur. Genellikle lokal anesteziyle küçültme ameliyatı yapılmasına rağmen benim tercihim bu tür ameliyatları, hastayı stresten kurtarmak için, genel anesteziyle gerçekleştirmektir. Fazla olan deri ve deri altı dokusu önceden ölçülüp planlanan biçimde dudakların orta kesiminde üçgen şeklinde çıkartılır, dudakların hissi ve doğal biçimi korunarak normal büyüklüklerine indirilir, görünümü güzelleştirilir ve ameliyat sonrasında hasta evde tedavi edilir.

Ameliyattan sonra seks hayatı normal şekilde devam edebilir

Bunun aksi yönde kişiyi rahatsız eden ve estetik açıdan problem yaratan dış dudakların küçük olması durumunda, kişinin kendi yağ dokusu enjekte edilerek dış dudakları büyütmek ve dolgun hale getirmek mümkündür.

Doğum sırasında yapılan, vajinayı aşağıya doğru bir kesiyle genişleterek çocuğun çıkışını kolaylaştıran ve istemsiz yırtıkları önleyen işlem sonucu yara bölgesinde büzülmeler oluşabilir ve vajina girişi daralabilir ki bunlar doğum sırasında uygulanan kesinin bazen kötü iyileşmesi sonucu oluşmuş şekil bozukluklarıdır. Vajina girişinin altında bulunan bu tür gerilmeler cinsel birleşmede şiddetli acıya neden olabilir ve çiftin seks yaşamında ciddi sorunlara yol açabilir. Burada benim de uyguladığım "butterfly plasty" denilen küçük bir işlemle cinsel birleşmeyi kabusa dönüştürebilen sorun ortadan kaldırılabilir.

Bu ameliyatlardan sonra hasta üç-dört hafta içerisinde tekrar spor yapabilir ve cinsel yaşamını normal bir şekilde devam ettirebilir.
Fazla sayıda doğumlardan sonra aşırı genişlemiş vajinayı ameliyatla düzeltmek ve daraltmak da mümkündür. Vajinal yolla rahim çıkarma ameliyatları esnasında vajina arka duvarının daraltılması işlemi genellikle kadın doğum uzmanları tarafından sıklıkla uygulanmaktadır.
Erkeklerin ise penisleriyle ilgili başlıca üç sorunları vardır. Doğumdan kaynaklanan bozuklukları bir kenara bırakacak olursak penis ya kısadır, ya incedir ya da seks sırasında sertleşmez. Seks sırasında erkek için önemli olan, penisin büyüklüğü veya küçüklüğü değil işlevidir. Yine de birçok erkek penisinin küçüklüğünden şikayet eder. Avrupa'da yapılan bir araştırmada erkeklerin yüzde 65'inin daha büyük penise sahip olmayı arzuladığı, bunlardan yüzde 5'inin büyütme ameliyatı istediği tespit edilmiştir.

Muayeneden sonra penis protezi ile çözüm bulunabilir

Günümüz plastik cerrahisinde ameliyatla penis büyütme ve penis uzatma mümkündür. İnce penisleri "lipofilling" denilen yağla doldurma yöntemi ile kalınlaştırmak mümkünse de bu, enfeksiyon ve his bozukluğu gibi komplikasyonlara yol açabileceği için riski yüksek bir ameliyattır.
Penisin dibindeki bağ dokusunun kesilerek penisin aşağı doğru sarkıtılması gözle görülebilen uzama, büyüme etkisi sağlasa da ereksiyon halindeki bir penisin istikrarlı durmaması çok düşündürecek bir komplikasyondur.

Ereksiyon problemi olan, başka bir ifadeyle iktidarsız erkeklerde yeterli fizyolojik ve psikolojik muayenelerden sonra penis protezi ile bu sorunlara çözüm bulunabilir. Yakın zamana kadar kullanılan iki bölmeli sert silikon protezleri, devamlı ereksiyon dezavantajından dolayı, günümüzde yerini bir sübap ve bir pompası bulunan iki boru şeklindeki silikondan oluşan protez sistemine bırakmıştır. Kişi seks sırasında pompa vasıtasıyla protezi şişirmekte ve daha sonra sübapla tekrar indirebilmektedir.

Template Design | Elque 2007