sivilceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sivilceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2007 Pazar

Sivilcelerinizi ellemeyin

Öncelikle ilgi alakanıza teşekür ederim mail adresime birçok sorular geliyor verdiğim tarifleri yapmış mutlu olduğunuz için bende mutluyum sevgiyle kalın...
Soruların bir kısmını cevabını bulacaksınız.

DİLEK KALMAZ

Kitabım bir aksilik olmasa 15 gün içinde piyasada bulacaksınız.

TUBA KUTLUCA / ANKARA

Sivilcenizi ellemeyin kuruyemiş ve asitli içecekler, çikolata yemeyin.

Sivilceli cildin genelikle E vitaminine, demire gereksinimi vardır.

Dengeli beslenin, stresten uzak durun.

Bir tatlı kaşığı öğütülmüş bira mayası

Bir kapsül herhangi anitibiyotik tozu

Alabildiği kadar limon suyu

Temiz cilde 5 gün sürüp 30 dakika bekletin.

ANTALYALI

Yağlı cildiniz ve saç deriniz olduğunu yazmışsınız

Her şeyden önce besine önem vermelisiniz hayvansal yağ, şeker, pastayı, kızartmaları kaldırmalı, taze meyve ve sebze yemelisiniz. Cildin yağını azaltarak asit dengesini sağlar. Yağlı saçı yıkadıktan sonra biberiye, kekikli, losyonla ovabilirsiniz, ara sıra bir limon suyu ile saç diplerini firiksiyon yapın bir saat bekletin.

YASEMİN AYDIN (Elerinin lekeli olduğunu yazmışsın)

Taze portakalın dış kabuğunu hafif kazıyıp lekelere sürüp ovun

YILDIZ TOPÇU / İSTANBUL (Tırnaklarınızın çatladığını yazmışsınız)

A-Vitamini eksikliği, kansızlık olabilir doktorunuza görünmenizi tavsiye ederim.

SERKAN / ESKİŞEHİR

(Sedef hastalığını ve bitkilerle tedavi var mı?)

Doktora çok gitiğinizi yazmışsınız sedef hastalığının kolay iyileşen bir hastalık olmadığını biliyorum bende geçirdim yine sıkıldığım zaman yine sivilce gibi çıkıyor bu yüzden dost olmak lazım bu şekilde iyileşme şansınız olur.

Size tavsiyem önce hamama gidin kese yapın. Vücüdunuza iki limon suyunu sıkınca çıkan su kadar susam yağı sürün. Cildizi asla kuru bırakmayın doktorun verdiği pomadı sürün pozitif olun dengeli beslenin asla kilo almayın.

SÜKRAN / İSTANBUL

Uykusuzluk çektiğinizi yazmışsınız göz altı morlukları var.

Bir tutam melisa

Bir tutam papatya

Bir tutam safran

Üç adet kakule

Kaynamış küçük çaydanlıktaki suda demleyin içebildiğiniz kadar için.

Kivi soyun göz çevresinde bekletin çok faydalı olur.

EMEL / ANKARA

Sinirsel yüz ağrısı

Isırganla papatyayı kaynamış suda demleyin. Temiz tülbentle kompres yapın, susam yağı ile masaj yapın.

FİGEN ÖZ / SAMSUN

Zayılama çayı bitkilerle

Birer tutam biberiye (yağ yakar)

Funda yaprağı vücuttaki suyu atar

Sinameki otu bağırsak çalıştırır

Anason sinir sistemine iyi gelir

Papatya yumuşatır.

Bunları harmanlayın bir tutamını kaynamış bir su bardağı ölçüsündeki suda demleyin. Her yemekten önce için tabii rejim yapılırsa çok etkili olur .

Sorularınızı bekliyorum sağlıcakla kalın

Suna Dumankaya

Sivilceler için pratik bir maske

Suna Dumankaya ile doğal yollardan güzelleşmeye devam ediyoruz....
Suna Hanım, ben şu an 22 yaşındayım ve 15 yaşımdan beri sivilce problemi yaşıyorum. Kullandığım ilaçların hiçbiri işe yaramadı. Açıkçası bu durum sosyal yaşantımı da etkiliyor. İnsanların gözlerinin benimle konuşurken sivilcelerime kayması, beni son derece üzüyor. Acaba uygulayabileceğim en etkili formül hangisi? Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Sivilce sorununu beslenme düzeni, stres, sigara, alkol gibi etkenler tetikleyebilir. Bu nedenle bunlardan uzak durun. Uygulayacağınız formüle gelince: Bir çay kaşığı pirinç nişastası, yarım çay kaşığı karbonat, bir çay kaşığı elma sirkesini karıştırın. Zeytinyağlı sabunla yıkadığınız yüzünüze maskeyi sürün ve 20 dakika bekletin. Yıkadıktan sonra bir şişe maden suyuna yarım limon sıkıp, cildinizi bununla silin. Bunları her gün uygulayın.

Suna Hanım, ben 27 yaşındayım. Daha şimdiden gözlerimin çevresinde ince kırışıklıklar ve hafif bir morluk oluştu. Bunların önüne geçmek için ne gibi önlemler alabilirim? Saygılarımla...

Morarmaya karşı, bir patatesi rendeleyip suyunu çıkarın. Bu suya çeyrek limon sıkın. Temiz bir tülbenti sıvıya bulayıp göz çevrenize kompres yapın. Kırışıklıklar için de geceleri bir E vitamini ampulünü kırıp, buğday özü yağı ile karıştırın. Bunu hafifçe masaj yapar gibi o bölgeye uygulayın.

Sayın Suna Dumankaya, benim en büyük problemim saçlarım. Önceleri çok gür ve canlıydılar, ancak birkaç aydır cansız, mat, zayıf bir hal aldılar. Ayrıca yumak gibi oluyorlar. Kozmetik ürünleri de kaşıntı ve dökülme yapıyor. Zaten pek de tercih etmiyorum. Bunun için bana hangi doğal yöntemi önerirsiniz?

Isıtılmış zeytinyağına bir çay kaşığı çam terebentin koyup, bu karışımı haftada bir gün saç diplerine sürün. İki saat beklettikten sonra yıkayın.

Suna Hanım merhabalar, benim sorunum selülit. Gazetedeki yazılarınızda selülit için deniz tuzu ile susam yağının kullanıldığı reçeteyi okudum, sonra kitabınızda bebe yağı ve limon suyu ile olanlara rastladım. Açıkçası hangisini kullanacağımı şaşırdım. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

Öncelikle beslenmenize dikkat etmeniz gerekiyor. Bol limonlu su içip, tuzsuz yemekler yemenizin yararı olur. Ayrıca mümkün olduğu kadar sık, açık havada yürüş yapın. Masajın faydaları da büyüktür, imkanınız varsa bu detayı atlamayın. Kese de kan dolaşımını hızlandıracağı için selülitle savaşla etkin bir yöntemdir. O tariflerden de hangisini yaparsanız yapın faydasını görürsünüz.

Sevgilerimle,

Suna Dumankaya

31 Mart 2007 Cumartesi

Siyah Noktalarımıza Elveda Diyelim

Siyah noktaları gidermek için, haftada bir sefer cilde peeling (cildi ölü tabakasından kurtarma yöntemi) yapılması gerekiyor. Bir tatlı kaşığı mısır ununu bir kaşık yoğurtla karıştırın. Banyodan çıktıktan sonra yüze ve siyah noktaların üzerine dağıtıp yavaş yavaş ovun. 2 dakika sonra yıkayın. Cildi parlatır, yumuşatır. Mısır unu yoksa galeta, yulaf ezmesi veya kepekli bisküvi ezilerek bile yapılabilir.

Haftada bir uygulayabileceğiniz bir başka yöntem ise; Sayın Dumankaya'nın tavsiye ettiği yöntem :

Eşit miktarda su, mısır unu, ıslatılmış kil ve el kremini karıştırın, bununla cildinizi yavaşça ovarak temizleyin. Sonrasında yüzünüzü maden suyu ile yıkayın.

Cİldinizdeki püzürlerden de bu sayede de kurtulabilirsiniz.

Siyah Noktalar için bir başka yöntem de maskelerdir..

Yulaf Maskesi :

Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde birkaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin.

Ayrıca sitemizde yayınladığımız ancak gözden kaçan diğer yöntemler ise şöyle;

Siyah Noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu...

Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.

Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ miktarını dengeler.

Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maskenin ardından yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.

Ayrıca isterseniz, maskenizi çıkardıktan sonra, cildinizi içerisine papatya çiçekleri atılmış, kaynamış su buharına 5 dakika kadar tutabilirsiniz. Papatya cildinizi dinlendirir ve canlılık kazandırır..

Sivilceler için ise;

Maydanozu elinizle küçük küçük koparıp tahta bir havanda ezin. 3–4 damla limon katıp haftada iki kere sivilcelerin üzerine maske yapın. Maskeleri gözaltlarına sürmeyin. Bu şekilde ciltteki lekeler açılır, sivilceler kurur. Marulu da aynı şekilde yapabilirsiniz.

11 Mart 2007 Pazar

Erkek Üreme Organları

ERKEKLERİN ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ

ERKEKLEŞME


Ergenlikte erkek çocukların hem bedenlerinde hem de cinsel organ ve fonksiyonlarında önemli değişiklikler meydana gelmektedir. Ergenlikte ilk değişiklik yumurtaların büyümeye başlamasıdır. Yumurtaların büyümeye başlamasından yaklaşık 1-2 yıl sonra ergenliğin kesin kanıtı olan boşalma meydana gelir. Değişiklikler tedricen olmakta ve birkaç yıl devam etmektedir.

Ergenlikle beraber erkek çocuklarda görülen değişiklikler:
· Yumurtalarda büyüme hızlanır,
· Penis ve torbalarda büyüme, derinin renginde koyulaşma olur,
· Önce cinsel bölgede, daha sonra bıyıklarda, sakallarda ve koltuk altlarında kıllanma olur,
· Adem elması denen gırtlak kıkırdağı belirginleşir ve ses kalınlaşır,
· Boşalma olur,
· Yüzde ve bedende ergenlik sivilceleri oluşur,
· Vücut ölçülerinde artma, adalelerde gelişme ile erkek tipi ortaya çıkar.


Erkeklik Hormonu (Testosteron)

Bebeklikten itibaren vücutta bulunan fakat miktarları çok az olan bazı hormonların ergenlik döneminde salgılanmaları hızla artar. Beyinde hipofiz adı verilen organdan salgılanan LH ve FSH adı verilen bu hormonlardaki artışın sebebi bilinmemektedir. Bunlar kızlarda yumurtalığa etki ederek oradan östrojen denen kadınlık hormonunu salgılatırken, erkekte yumurtaya etki ederek, testosteron denen erkeklik hormonunu salgılatırlar. Testosteron hormonu erkek çocuğun vücut yapısını, iç ve dış cinsel organlarını erkek yönünde farklılaştırılmaktadır.

Erkeklik hormonu, ergenlik dönemindeki değişiklikler yanında, anne karnında ceninin erkek yönünde farklılaşması, ergenlikte ve sonrasında kadına karşı cinsel hislerin oluşmasında ve sperm üretiminde rol oynar.

Ergenlik Sivilceleri

Ergenlik döneminde, ergenlik sivilceleri, estetik açıdan sorun oluşturarak can sıkıntısına neden olan etkenlerdir. Ergenlik sivilceleri en fazla alın, burun ve yüzün diğer kısımlarında, seyrek olarak da bedenin diğer bölgelerinde görülmektedir.

Ergenlik sivilceleri, derinin kalınlaşması, deri altı yağ bezlerinin daha yağlı salgı yapması ve salgı kanallarının tıkanması neticesi oluşmaktadır. Sivilceler iltihaplanırsa ağrı oluşturur, iyileşmesi gecikir ve iz bırakabilir. Sivilceleri sıkmak ihtihaplanmasını kolaylaştırabilir.

Ergen, sivilcelerinin gelişimi ile ilgili olduğu, sıkmaması ve sık banyo yapıp temizliğine dikkat etmesi gerektiği, birkaç yıl sonra artık problem oluşturmayacağı yönünde bilgilendirilip rahatlatılmalıdır. Sivilceler aşırı ise cildiye uzmanından yardım istenmelidir.

Kıllanma

Ergenlikte ilk kıllanmalar cinsel bölgede ortaya çıkar. Daha sonra “Bıyıkların terlemesi” olarak tabir edilen bıyık bölgesinde tüyler kalınlaşır ve koyulaşır. Nihayet koltuk altında, sakal bölgesinde ve bedenin diğer kısımlarında erkek tipinde kıllanmalar oluşur.

Kıllanma özellikleri kalıtsal özelliklerle tayin edilir. Genellikle baba, dayı, amcanın kıllanma özellikleri ergende de ortaya çıkar. Bazı yumurta hastalıklarında, hormon ve kromozom anormalliklerinde kıllanma problemi oluşabilmektedir.

Seste Kalınlaşma

Ergenlikte erkek çocuğun sesi önce kısıklaşır, çatallaşır ve ardından da kabalaşır. Bu dönemde çocuk bazen ses tonunu ayarlayamaz. Bu nedenle arkadaşları arasında veya ailede alay konusu olabilir. Çocuk bu durumdan üzüntü duyar, konuşmak istemez. Ergenliğin sonlarına doğru, gırtlak ve ses tellerinin gelişimi tamamlanır, böylece erişkin sesi ortaya çıkar.

Ter Bezleri ve Vücut Kokusu

Ergenlikte koltuk altı, kasık ve diğer bölgelerdeki ter bezleri daha fazla çalışmaya başlar. Bu durum, daha çok terlemeye neden olur. Keza vücut kokusu değişir ve belirginleşir. Ebeveynler, çocuklarının kokusunun değiştiğini kolaylıkla fark ederler. Bu dönemde çocuğun daha sık banyo yapması sağlanmalıdır.

TORBALAR (SCROTUM)

Torbalar penisin alt kısmında, ileri derecede elastiki deri ve deri alt dokularından oluşmuş bir organdır. İçerisinde yumurtalar ve sperm kanallarının ilk kısımları bulunur. Dıştan tek görülmesine rağmen, ortadan ikiye ayıran bir bölmesi mevcuttur.

Torbaların Özellikleri

Ergenlikle beraber torbalarda büyüme, derisinin renginde koyulaşma ve kıllanma başlar. Görünüm ve özellikleri kişilere göre değişiklik gösterir. Bazılarında küçük ve vücuda yapışık olurken, bazılarında büyük ve sarkık olabilir.

· Torbaların duvarının ileri derecede elastiki ve hareketli oluşu, darbeler ve sıkışmalarda yumurtanın zarar görme riskini azaltır.
· Normalde vücut ısısı 37 °C olmasına rağmen, torbalarda ısı 35-36°C’dır. Bu ısı azlığı yumurtaların normal çalışması için gereklidir. Torbaların duvarındaki adaleler soğukta kasılarak, sıcakta gevşeyerek ısı ayarlamasını sağlamaktadırlar.
· Torbalar, duvarındaki zengin sinir ağı nedeniyle cinsel uyarılmanın önemli yerlerinden biri olarak, cinsel fonksiyonda rol oynarlar.

YUMURTALAR (TESTİSLER)

Yumurtalar torbaların içine yerleşmiş, birer kordon vasıtasıyla vücuda bağlı erkeklik organlarıdır. Yumurtanın kordonu içinde, damarlar, sinirler ve sperm kanalı bulunur. Erişkinde yaklaşık 4.5x3.5x3 cm ölçülerinde olan yumurta, dıştan sert bir zarla çevrelenmiştir. İç yapısı 200-250 ince bölmeden oluşmakta, bu bölmelerde sperm üretimi gerçekleşmektedir. Keza, yumurta dokusunda erkeklik hormonu olan testosteronu üreten hücreler bulunur. Yumurtalar lastik kıvamındadır. Bazı hastalık ve tümörlerde kıvam değişiklikleri ve sertlik hissedilir.

Yumurtada Ağrı

Yumurtalarda ağrı oluşturabilecek hastalıklar ve fizyolojik durumların bilinmesi, ağrının yorumlanmasını kolaylaştırır.

· Yumurtalar ezilmeye ve darbelere karşı ileri derecede hassastırlar. Öyleki ufak darbelerle bile, şiddetli ağrı, bulantı, fenalaşma hatta bayılma oluşabilir. Bazı sporlarda yumurtaları koruyucu özel kıyafetler giyilmesi ve sporcuların yumurtalarını korumaya gayret etmesi bu nedenledir.
· Yumurtalarda ve sperm kanallarındaki iltihaplanmalar ağrı oluşturur. İltihaba bağlı ağrılar şiddetlidir ve yumurtadaki şişmeyle beraberdir.
· Buluğ çağında ve gençlerde, yumurtaların gelişimi ile ilgili, zaman zaman gelip geçici ağrılar olabilir. Başka bir ağrı nedeni yoksa, bu ağrılar zamanla ortadan kalkar.
· Bazı erkekler, boşalma olmadığında yumurtalarında ağrı olduğundan, boşalmadan sonra ağrının kaybolduğundan bahsederler. Tıbbi önemi olmayan bir durumdur.
· Bazen sebebi bilinmeyen yumurta ağrıları erkekleri çok muzdarip etmektedir. Tüm incelemelere rağmen, nedeni bulunamayan bu tip ağrılarda ağrı kesici ilaçlar ve suspansuar külot denen yumurtayı yukarı kaldıran kıyafetler önerilmektedir.

Yumurtalardaki Şişlikler

· Yumurtada şişlik oluşturan önemli bir sebep yumurta kanseridir. Erken teşhis durumunda, tedavisi başarılı olabilen yumurta kanseri her yaşta görülebilir. Bu nedenle yumurtanın kıvam ve boyutundaki en ufak bir değişiklik önemsenmelidir.
· Yumurta ve meni kanallarının akut iltihaplarında ağrılı şişlikler oluşur. Bu tip iltihaplara bağlı şişliklerde, ani başlangıç, ağrı ve tedavi ile gerileme, kansere bağlı şişliklerden ayırt edici özelliklerdir.
· Çocuklarda, yumurtanın kordonu etrafında dönüşü, yumurta ve torbalarda ani şişme ve ağrıya neden olur. Yumurta dönüşü (testis torsiyonu) acil ameliyatı gerektirir. İhmal edilirse testis kangreni meydana gelebilir.

SPERM KANALLARI

Yumurtalarda üretilen spermler dışarıya çıkana kadar oldukça uzun bir yol kat ederler. Bu yollar spermleri iletmek yanında, onların olgunlaşmasında ve depolanmasında da rol oynarlar.

Epididim-Vaz Deferens

Spermler yumurtada üretildikten sonra, yumurtanın üst kutbuna yerleşmiş kanal sistemi içine girerler. Bu kanal sistemi, yumurtanın üst kutup-arka kenar-alt kutub istikametinde ona sıkıca yapışık vaziyetle bulunur. Tıpta epididim adı verilen sperm kanal sisteminin ilk kısımlarında, kanallar o kadar ince ve kıvrıntılıdır ki, 0.5 cm. çapında, 5-6 cm. boyundaki organa 5-6 metre uzunluğunda kanal sıkışmıştır. Spermin kanallarda ilerleyişi günler sürer. Bu seyahat, spermin olgunlaşması ve dölleme kabiliyeti kazanabilmesi için şarttır.

Yumurtanın alt kutbunda sperm kanalı kalınlaşır, yukarıya doğru kıvrılarak düz bir hal alır. Vaz deferens adı verilen bu sperm kanalı kordon içinde kasık kanalından geçer ve karın içine girer. Vaz deferens yumurtanın üstündeki kordon elle muayene edilirse, sert sicim gibi ele gelir. Ana sperm kanalı karın içine girdikten sonra mesanenin arkasında bulunan meni keseciğinin kanalıyla birleşir ve prostat içerisinden geçerek idrar yoluna açılır.

Boşalma

Boşalma, meninin cinsel haz duygusu ile beraber, fışkırır tarzda akmasıdır. Boşalma, cinsel ilişki veya masturbasyon sırasında cinsel uyarılar neticesinde olabildiği gibi uykuda cinsel uyarma olmaksızın da gerçekleşebilir. Uyku sırasındaki boşalma, bazen cinsel özellikli rüya neticesinde bazen de rüyasız oluşur. Gece boşalmasına “Rüyalanmak” veya “Hamamcı olmak” da denilir.

PENİS

Penis, erkeğin cinsel organı olması yanında içindeki kanal vasıtasıyla hem idrar hem de meninin boşaltım yoludur.

Penis, üç silindirik yapının birlikte sağlam zarlar ve deri ile çevrelenmesinden oluşmuştur. Penisin üst tarafında birbirine paralel olarak uzanan iki silindirik cisim, arkada vücuda yaklaştığı yerde ters Y şeklinde birbirinden ayrılarak kemiğe yapışır. Bu silindirik cisimlerin çevresi oldukça sert ve kalın bir zar ile çevrelenmiştir. İç kısmı sünger görünümünde bir dokudan oluşur. Cinsel uyarılma sırasında bu doku kan ile dolarak penisin sertleşmesini sağlar. Penisin üçüncü silindirik cismi, üstteki iki cismin alt kısmında bulunur, uç kısmı armut şeklindeki penis başını oluşturur. Bu cismin içinde boylu boyunca idrar yolu bulunur. İç yapısı diğerleri gibi süngerimsi dokudan oluşmaktadır ve ancak dış zarı incedir.

Penis Başı

Penis başı ince bir zar ile çevrelenmiş süngerimsi bir doku olup kadınlardaki klitorise benzer. Uç kısmında idrar yolunun deliği bulunur. Penisle birleştiği yere boyun denilmektedir.

Penis başının deri rengi koyudur. Sertleşme sırasında içine dolan kandan dolayı renk, daha da koyulaşır.
Penis başı, cinsel uyarılma esnasında büyümesine rağmen, penisin diğer kısımları kadar sert olmaz. Aynı şekilde penisin alt yüzeyi de penisin sertleşmesi sırasında genişler fakat sertleşmez. Bu durum penis başı ve onun arkaya devamı olan silindirik cismin dış zarının ince ve elastiki olmasına bağlıdır.

Frenulum

Sünnet derisinin altta penis boyun kısmına birleştiği yerde, üçgen şeklinde bir bant bulunur. Frenulum adını alan bu deri bandı, erkeğin cinsel uyarılmasının en önemli noktalarından biridir.

Penis Büyüklüğü Ne Kadar Olmalıdır?

Penis büyüklüğü hem çocuklarda hem de erişkinlerde kalıtsal özelliklerle belirlenir. Penis boyutları, çocuklar arasında önemli farklılıklar gösterir. Aynı yaştaki iki çocuktan birinin penisinin diğerinin iki katı bile olması normal olabilir.

Çocuklardaki penis boyutlarının ergenliğe kadar artış hızı yavaştır. Ergenlik çağında büyüme hızlanır. Ergenlik dönemi sonunda nihai boyutuna ulaşır. Erişkinde sertleşmiş penisin asgari ölçüsü 9.3 cm. olarak kabul edilmektedir.

Penisin Sertleşme Mekanizması

Duyu organları ile algılanan cinsel uyarılar, beyin ve omurilikteki penisin sertleşmesi ile ilgili merkezlerde analiz edilir. Analizin neticesi haz verici yönde algılanırsa, sinirler vasıtası ile penise sertleştirici uyarılar gönderilir. Eğer cinsel uyaranlara rağmen, kişinin şartları uygun değil, başka problemleri veya endişeleri varsa, sertleşme merkezinden penisi sertleştirici uyarılar gönderilmez.

Sinirlerle penise gelen sertleştirici uyarılar, penis damarlarının ve penis içindeki süngerimsi dokunun genişlemesine neden olurlar. Genişleme neticesinde penise kan hücum eder ve penis büyür. Aynı esnada penisin kanını boşaltan damarlar da kapanır, böylece kan içerde birikir ve penis içinde basınç oluşur. Sonuç, peniste sertleşmedir. Sinir uyarıları azalınca mekanizma tersine işleyerek penis yumuşar.

Peniste Eğrilik

Penis eğrilikleri doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebilir. Bunlardan bahsetmeden önce, erkekte penisin cetvelle çizilmiş gibi her zaman düz olmadığını, bazen sağa ya da sola, bazen yukarıya, bazen de aşağıya doğru eğrilikler gösterebildiği bilinmelidir. Bu eğriliklerin derecesi ve cinsel ilişkiye engel olup olmayacakları önemlidir. Hafif derecede eğrilikler normal sınırlarda kabul edilmekte, cinsel ilişkide hiçbir zorluk ve problem oluşturmamaktadır.

1- Doğuştan Eğrilik: Vücudun yapısı ile ilgili bir problemdir. Çeşitli yönlere doğru olabilir. Cinsel ilişkiye engel olacak derecede fazla değilse (30°’den fazla) hiçbir tedaviyi gerektirmez.

2- Sonradan Gelişen Eğrilik: Peniste sertleşmeyi sağlayan süngerimsi dokuyu saran sert, sağlam zarda bölgesel kalınlaşmalar oluştuğunda, genişleyen penise bu kalınlaşan bölge ayak uyduramamakta, bu kısma doğru bir eğrilik oluşmaktadır. Peyronie hastalığı denen bu durumda, sert doku elle hissedilebilir. Bu durumdan erkekler büyük huzursuzluk duyarlar. Sert doku, kanser türü bir doku değildir. Tedavisi oldukça uzun zaman almakta, bazen ameliyat gerekli olabilmektedir.

PROSTAT VE İDRAR YOLLARI

Prostat mesane tabanında yerleşmiş, iri bir kestane büyüklüğünde ve görünümünde bir organdır. İçinden, mesaneden sonraki idrar kanalı geçer. Prostatın içinden geçen idrar yoluna, prostatın salgı kanalları ve meni kanalları açılır. Prostat, ergenlik çağına kadar sessiz dururken, ergenlikte hormonların seviyesindeki artışa paralel olarak hem boyut hem de fonksiyonlarında artma meydana gelir.
Prostatın bilinen görevleri üremeyle ilgilidir. Salgıları meniye karışır. Spermin fonksiyonlarında, meninin pıhtılaşması ve sıvılaşması gibi olaylarda enzimleri ile görev yapar. Prostatın görevleri iyi bilinmese de hastalıkları ile kendinden söz ettirir.

Prostat Büyümesi

Halk arasında “prostat” diye bilinen hastalık, prostatın büyümesidir. Büyüme iyi huylu ur özelliğindedir. Büyüyen prostat, içindeki idrar yolunu sıkıştırarak çeşitli idrar şikayetlerine sebep olur. Bunlar arasında sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, acil idrar ihtiyacı duyma, gece birkaç kez idrar hissi, idrar kuvvetinde ve kalibresinde azalma, damla damla idrar yapma ve ileri dönemde idrar yapamama sayılabilir. İdrar yolu tamamen tıkandığında sonda denen ince lastik tüplerle idrarın boşaltılması gerekmektedir.

Tedavisinde, büyümenin derecesi ve oluşturduğu zararlara göre ilaçlar kullanılmakta, ilaçların fayda etmemesi durumunda ameliyatla büyümüş prostat dokusu çıkartılmaktadır. Ameliyat karından kesiyle yapılabildiği gibi, idrar yolundan sokulan özel aletlerle, kapalı olarak da yapılabilmektedir.

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, yukarda bahsedilen prostat büyümesinden farklı bir hastalıktır. Ancak kanser dokusunun büyümesi de idrar yolunu sıkıştırır. Böylece prostat kanserinin belirtileriyle, iyi huylu prostat büyümelerinin belirtileri aynıdır. Şikayetlerin kansere mi yoksa iyi huylu büyümeye mi bağlı olduğu ancak muayene ve tetkikler neticesinde anlaşılabilir.

Prostat kanseri erken evresinde tespit edilebilirse ameliyat ile tedavi edilebilir. İlerlemiş vakalarda ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır.

İdrar Yolları

Mesaneden sonraki idrar yolu yaklaşık 24-25 cm. uzunluğunda 0.5 cm çapındadır. İlk kısmı prostatın içinde bulunur. Diğer kısmı penisin içindedir.

Erkeklerde idrar yolu, hem idrar hem de meninin boşaltımını sağladığından içinden geçen sıvının muhteviyatı ve özellikleri farklılıklar gösterir. Kızların idrar yolu, sadece idrar boşaltma fonksiyonu görür.

İdrar yolundan akan sıvılar şunlardır:

1- İdrar: Böbrekten süzülen idrar mesanede birikir. Mesane dolunca idrar hissi oluşur. Mesanenin kasılmasıyla da idrar boşalır.

2- Meni: Cinsel uyarılma sırasında arka idrar yolu ve meni kanallarında biriken sıvı, boşalma ile dışarı atılır. Boşalma ile atılan bu sıvıya meni denir. Gelen sıvının meni olması için, cinsel uyarılma ve boşalma hissi olmalıdır. Ancak gece boşalmalarında bunlar olmayabilir; gelen sıvının özelliğinden, boşalma olduğu anlaşılır. Meni 2-6 cc hacminde, önce pıhtı şeklinde, sonra sıvılaşıp akıcı olan, özel kokulu ve mat beyazımsı bir sıvıdır.

3- Mezi: Cinsel uyarılma esnasında penisin ucunda beliren birkaç damla yapışkan, şeffaf sıvıdır. Bazı erkeklerde çok belirgin olurken bazılarında çok azdır. Bu sıvı meni ile karıştırılmamalıdır.

4- Vedi: İdrardan sonra gelen 1-2 damla, idrardan daha koyu kıvamlı, kaygan sıvıdır. Temizlenme sırasında penis ucundaki sıvının kaygan olması ile fark edilir. Prostat ve idrar yolu içindeki salgı bezlerinden gelmektedir. Bu sıvının, büyük abdest esnasında ıkınırken gelen sıvıyla aynı olduğu düşünülmektedir.

Template Design | Elque 2007