am etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
am etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2007 Pazar

Vajina Kaşıntısı

Şikayet

Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.

Nedenleri

Mantar enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik sırasında gelişir.

Tampon ya da diyaframın unutulması : Yoğun bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup unutmadığınızı kontrol edin.

Leğen kemiği iltihabı/salpenjit : Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.

Düşük ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.

Vajina kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve bölgeyi günde iki kere sade suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak durun.
Külot giymeden uyuyun.

Önleme

Güvenli cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.

Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.

Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.

Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz

Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.
Bunu doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz: Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın. Altını iyice temizlemesini öğretin.

Yazar: Medicare

Penis Büyüklüğü

Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir.

Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme olmayan durumda 5 - 9 cm, sertleşme halinde ise ortalama 16 cm boyundadır. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm normal kabul edilir.

Normalden daha uzun bir penis cinsel ilişki sırasında genelde kadına zevk yerine acı vermektedir. Bu nedenle sanılanın aksine uzun (büyük) penis, iyi bir cinsel ilişki için ideal değildir. Ancak normalden daha küçük penisler de cinsel ilişki sırasında sorunlara yol açarlar, dahası sahibine psikolojik olarak sorun olurlar.

Penis boyunu ve kalınlığını arttıran çeşitli ameliyatlar bulunmakta ve ülkemizde de yapılmaktadır. Ancak bu ameliyatların herkesde başarıyla sonuçlanmadığı da bir gerçektir. Ameliyat öncesi erkeğin hormonlarının ölçümü yapılır ve penisin ereksiyon halindeki boyu saptanır (kökü ile uzu arası). Genellikle 8 cm�lik uzunluğa sahip bir penis işlevsel olarak kabul edilir. Fakat kişinin daha uzun penis isteği de dikkate alınarak penis uzatılabilir. Bu uygulama için kişinin diğer yönlerden tam olarak sağlıklı olması gerekir. Cerrahi yöntem penisin üst başlangıç bölümündeki derinin ve penisi kalça kemiğine bağlı tutan bağların uzatılarak ek penis boyu kazanma prensibine dayanır. Bu şekilde ek 3 ile 5 cm arasında değişen ölçülerde ek penis boyu kazanılır. Ameliyat sonrası 2 ay kadar süre hasta, kontrollere çağrılır.

Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya benzeri yöntemlerin genelde hiç bir faydası yoktur. Penisi büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları, penis sertleştiğinde içindeki kanı tutan kapakçıklara ters basınç yolu ile zarar vermekte ve sertleşme problemlerinin gelişmesine neden olmaktadır. Bu yüzden zararlıdır.

Son olarak penisin boyundan ziyade işlevinin önemli olduğunu hatırlatmakta yarar vardır.

10 Şubat 2007 Cumartesi

KADIN CİNSEL ORGANLARI

A- DIŞ CİNSEL ORGANLAR

Dgenital.jpg (15863 bytes)a- PERİNE denilen makat ile vajen arasında kalan kısım

b- küçük dudakların iç kısmı,burada ilişkide kayganlık sağlayacak sıvıyı hazırlayan bezlerin ağzı bulunmaktadır

c- İdrar deliğini çevreleyen doku

d- Vajina girişini oluşturan küçük dudaklar arasındaki boşluk

e- Büyük dudaklar

f- Klitorisin üstünü örten doku g- KLİTORİS (Bızır)

h- Klitoristen gelen ve küçük dudakların kenarınıoluşturan doku

i- Küçük dudaklar j- İdrar deliği k- vajen (döl yolu)

l- KIZLIK ZARI (Hymen) m- makat

(Kaiser)

Büyük dudaklar, sağlı ve sollu altları yağ dokusu ile dolu uzunlamasına iki deri çıkıntısıdır. Genç kızlarda ve doğum yapmamış kadınlarda iç yüzleri birbirine değmekte ve klitorisi, küçük dudakları ve vajen girişini örtmektedirler. Dış yüzeyleri kıllıdır. İç yüzeyleri kılsız, yağ ve ter bezlerinden zengin bir yapıya sahiptir.

Küçük dudaklar, büyük dudakların arasında iki ince deri kıvrımı halinde uzanırlar. Öne doğru ikiye ayrılır, orta çizgide birleşerek üstte klitorisi bir kılıf gibi örterler. İç yüzlerinde; vajen girişindeki ıslaklığı sağlayan, Bartholini denilen bezlerdeki salgının akış noktası bulunmaktadır. Bu bezlerin ağzı çok kolay mikrop kapabilmekte ve abse oluşturabilmektedir.

Klitoris, küçük dudakların oluşturduğu kukuleta içerisinde ufak, erektil (cinsel uyarı ile şişip içi kan dolan) bir organdır. Yapısı sünger gibi olup, cinsel uyarıda içi kanla dolarak şişer ve daha hassas bir hale gelir.

Hymen (kızlık zarı), adet görünceye kadar vajeni ve iç cinsel organları dışarıdan gelebilecek mikrop ve diğer etkenlerden korumak için vardır. Vajen girişinden 1-2 cm. içeridedir. Genelde ilk ilişkiden sonra yırtılır. Yapısı, mukoza dediğimiz ağız içi yapısında benzemektedir. Yapısı, kadından kadına değişebilmektedir. Nadiren, bazı hanımlarımızda doğuştan olmayabilir. Bazı tipleri ise ilk ilişkide yırtılamayacak bir yapıya sahiptir. Bunlar ancak doğumda yırtılır. Halk arasında buna esnek kızlık zarı denilir. Yırtılmış bir kızlık zarı hiç bir zaman iyileşmez,ama tamiri (dikilmesi ) yani tekrar ilkişkide kanayacak hale getirilmesi mümkündür.

Kadındaki ve erkekteki organlar aynı kaynaktan köken alırlar. Mesela klitoris ve penis başı, küçük dudaklarla penis üstünü örten doku büyük dudaklarla testis torbasının üstündeki deri birbirlerinin karşılığıdır.

B-İÇ CİNSEL ORGANLAR

Uterus.jpg (139033 bytes)A- Vajen (Döl Yolu)

B- Vajenin içini saran adele tabakası

C-Rahim Ağzı (serviks)

D- Rahim (Uterus)

E- Endometrium (adet kanamasında yenilenerek atılan doku-işte burası dökülüyor ve adet kanı dediğimiz şeyi oluşturuyor )

F- Tüpün ağzındaki saçak doku

G-Tüp

H-Yumurtalık (ovaryum) I- Yumurta

Vajen (Döl Yolu) ; İlişkide penisin(erkeklik organı) girdiği yerdir.Adeleden oluşan bir yapısı vardır.Adele tabakası dairesel bir şekilde(şekilde B) vajeni sarar.Uzunluğu yaklaşık 7-8 santimetredir.Bir erkeklik organının boyunun (11-18 cm arası normali)bu boydan uzun olduğunu düşünürsek hemen aklımıza penisin geri kalanı nereye giriyor sorusu gelebilir.Vajen çok esnek bir yapıya sahiptir genişleyebildiği gibi boyunada uzayabilme kabiliyetine sahiptir,ayrıca rahim ağzının arkasında kalan kısımda ilişki sırasında kullanılır.Vajina normalde hafif ıslak bir dokudur.Cinsel uyarı sırasında vajina duvarlarından kayganlaştırıcı sıvılar salgılanır,böylece penisin vajene girişi kolaylaşır.Gene cinsel uyaryla beraber vajina duvarları kanla dolup şişer ve sanki çocukların kollarına takılan şişme can simidi gibi penisi sarmaya hazırlanır.Çok kilolu bebek doğumlarından veya fazla doğum sayısından sonra vajendeki adeleler gevşeyebilir ve vajen bollaşabilir,böyle oluncada eşler arasında cinsel problemler çıkabilir,ama basit ve ufak bir opersayonla bu düzeltilebilir.

Rahim ağzı (serviks) ; Çok hassas bir yapıya sahip olup,kısa sürede yara oluşabilir,bir çok bayanın hayatı boyunca iki-üç kez karşılaştığı rahim ağzı yarası burada oluşmaktadır.Hissiz bir dokuya sahip olduğu için bu yara yakma -dondurma işlemi sırasında acı hissedilmez.kadın vücudundaki kanserleşmeye en müsait yerlerden biri olduğundan her kadın altı ayda bir Pap Smear testi denilen tanı amaçlı testi yaptırmalıdır.

Rahim (Uterus) ; Armut biçimli,önden arkaya yası,kalın duvarlı,içi boş bir organdır.Yaklaşık 50 gr ağırlığında ve bir bayan yumruğu büyüklüğünde veya daha ufaktır.Gebelik bu organın içinde yerleşir ve burada büyür.

Endometrium ; Döllenmiş yumurtanın gelip yapıştığı ve beslenmesini sağlamada aracı olan dokudur.Eğer gebelik oluşmassa her ay dışarı atılarak yerine yenisi yapılırki biz bunun dışarı atılmasına adet kanaması - mensturasyon diyoruz.üstteki tabaka atılırken alttan yeni tabaka oluşmaya başlamıştır bile.Ve adet dönemi dediğimiz dönemin sonuna doğru gebelik yoksa yapısı bozulur ,çalamaya başlar ve rahimin kasılma hareketi ile ( bu hareket adet sancısı dediğimiz ağrıyı oluşturur ) dökülür.Kadının üretken çağı boyunca her ay bu hareket tekrarlanır.

Tüpler ; Erkeğin boşalması ile vajene atılan sperm rahim ağzından içeri girer ve bu tüpler vasıtası ile yumurtaya ulaşır.Ve yumurtayı dölledikten sonra döllenmiş yumurtada bu tüpler vasıtası ile rahim içine taşınarak oraya yerleşir.Çok ince ve hassas bir yapısı vardır,uzun süren iltabi olaylar bu tüplerde tıkanma meydana getirerek gebe kalmaya mani olabilir.10-20 santimetre boyundadırlar,rahmin sağında ve solunda iki adet bulunurlar,içlerine titreyici tüycükler bulunur ve bunların hareketi ile döllenmiş yumurta taşınır.Uçlarında şaçaklı dokuları döllenmiş yumurtanın tüpten içeri alınması içindir.Tüp bağlanması denilen doğum kontrol yöntemide bu hatta bir yerin kesilip bağlanması ile gerçekleştirilir ,böylece sperm yumurtaya ulaşamaz.

Yumurtalıklar ; rahmin her iki yanında yer alan iki adet ceviz büyüklüğünde bir organdır.İki görevi vardır:birincisi spermin döllemesi için gerekli olan yumurtayı üretir.İkinci görevi ise kadınlık hormonlarını üretmektir.

Template Design | Elque 2007