banyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
banyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2007 Çarşamba

BANYO TARİFLERİ

Banyo yapmak bir sanat, hatta ritüeldir!
Suda vücudumuz temizlenirken ruhumuza döner, huzur buluruz.
Sayfamızda sizlere banyo tariflerinden bir demet hazırladık. Günün ağırlığından arınırken içinize çekeceğiniz bitkisel aromalar sizi rahatlatacak, vücudunuz hatta aklınız canlılık ve denge kazanacak.
Haydi, vücudunuzu şımartın!

SÜT BANYOLARI
Süt banyosu ezelden beri lüks ve klasik bir güzellik sırrı! Kleopatra sütün iyileştirici yönünü keşfettikten sonra, düzenli olarak kuğu şeklindeki banyosunu deve sütüyle doldurup zambak beyazlığındaki teninin pürüzsüz kalmasını sağlardı...

İki bin yıl sonra, sütün yararları tekrar keşfediliyor. Doğal beta hidroksi asitleri içeren süt, yaşlı cildi yenilemekle kalmaz, aynı zamanda yatıştırır. Dolayısıyla süt, cildi elimine etmek için doğal bir yöntemdir. Süt cilde bakım yaparak yumuşak ve parlak olmasını sağlar. Cilt dışında sütün saça da yararı vardır: süt proteinleri saçı da besleyerek parlaklık kazanmasını sağlar.

Süt banyosu tariflerimize göz atın. Sütün doğal faydası yanında zevkinize göre karışıma katılacak birkaç damla öz yağı sayesinde rahatlayacak, gevşeyeceksiniz!

Kokulu banyo sütü
En kolay tariflerden biri: 2 ölçü süt tozuna 1 ölçü mısır nişastası ve istediğiniz koku yoğunluğuna erişecek kadar öz yağı damlatın. Farklı öz yağları kullanarak deneyimlerinizi artırabilirsiniz!

Yulaf unlu süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 1/2 fincan ince çekilmiş yulaf unu
Malzemeleri mutfak robotunda iyice karıştırın. Banyo yaparken karışımı 1/2 fincan ölçüyle banyo suyunuza katın. Tarifi renklendirmek için iyice ufalanmış olması şartıyla gül yaprakları, biberiye veya lavanta da katabilirsiniz.
Bitkisel süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 2 tatlı kaşığı bitki
Seçeceğiniz bitki karışımı zevkinize göre tatlı (gül yaprakları, lavanta vb.), ekşi (biberiye, kekik vb.) veya bunların karışımları da olabilir.
Malzemeleri mutfak robotu veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırın. En son bitki karışımını ekleyerek karıştırın. Sıcak banyo suyuna 1/2 fincan koyarak banyonuzun keyfini çıkarın.

Tarçın ve yulaflı süt banyosu
- 1 fincan süt tozu
- 1/2 fincan soda
- 1/2 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı mısır nişastası
- 1 tatlı kaşığı krema
- 1 tatlı kaşığı tarçın
Yine tüm malzemeyi robot veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırarak banyonuzda kullanın.
BANYO TUZLARI
Banyo tuzları sodyum karbonat ile yapılır. Sodyum karbonat ılık suyla karıştığında popüler bir ağrı gidericidir. Bunun dışında ana etkileri sert suyu yumuşatmak ve böylece cildinizin kurumasını önlemektir.

Banyo tuzlarının son zamanlarda popülaritelerini kaybetmiş olmalarının nedeni kokusuz olmalarından ve köpürmemelerinden kaynaklanıyor. Ancak banyo raflarını ve banyo suyunu renklendirmelerinin yanı sıra yukarıda bahsedilen faydaları sebebiyle yine de bir çok kişi tarafından tercih ediliyor.

Lavantalı banyo tuzu
Muslin bir keseye birkaç kaşık magnezyum sülfat, yemek sodası ve lavanta çiçeği katın. Ilık banyo suyunda eriyinceye kadar hafifçe karıştırın.
Kolay ve kokusuz banyo tuzu
- 2 fincan magnezyum sülfat
- 1/4 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan iyi iyi çekilmiş deniz tuzu
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Eğer banyonuzu bitkisel banyo haline getirmek isterseniz karışımın içine zevkinize göre 2 kaşık kokulu bitki (daha önceden kurutulmuş ve ufalanmış olmalıdır) atın.

Yulaflı banyo tuzu
- 2 fincan deniz tuzu
- 2 fincan yemek sodası
- 1 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı kurutulmuş bitki karışımı
Malzemenin tümünü bir karıştırıcı ya da mutfak robotunda iyice karıştırıp banyo suyunuza ekleyin.

Köpüklü banyo tuzları
Birkaç damla öz yağını 1/2 fincan mısır unuyla karıştırın. 1/2 fincan sitrik asit ve 1 fincan bikarbonat soda ekleyin. Bu karışım suya atıldığında köpürecektir.
BANYO KURABİYELERİ
Banyo kurabiyelerinin hazırlanırken ve kullanılırken size yaşatacağı tatlı anların dışında, öz yağları sayesinde sizi rahatlatıcı etkileri vardır. İçeriğindeki E vitamini cildi besler. Kurabiyelerin bir diğer özelliği de banyo raflarınızı süslemesi elbette!
E vitaminli banyo kurabiyeleri
- 2 fincan iyi ezilmiş deniz tuzu
- 1/2 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan mısır nişastası
- 2 t-light yağı
- 1 tatlı kaşığı E vitamini yağı
- 2 yumurta
- 5-6 damla zevkinize göre öz yağ
Hazırlama şekli: Fırınınızı önceden 175 derecede ısıtın. Tüm malzemeyi karıştırın. Bir tatlı kaşığı hamuru alıp yaklaşık 2.5 cm çapında toplar halinde şekillendirin. Şekil verdiğiniz hamurları yağsız pişirme kağıdına dizin. Topların üzerini kuru limon kabuğu rendesi, anason tohumu veya karanfil ile süsleyebilirsiniz. Top şeklinden farklı bir şey yapmak isterseniz hamuru fazla inceltmeden küçük kurabiye kalıpları da kullanabilirsiniz. Kurabiyelerin üzeri hafifçe kahverengi olmaya başlayıncaya kadar, yaklaşık 10 dakika pişirin. Fazla pişirmemeye özen gösterin. Tamamen soğuyuncaya kadar bekletin. 12 banyoya yetecek 24 kadar kurabiye hazırlamış olacaksınız. Kurabiyeleri banyonuzda dekoratif kavanozlarda muhafaza edin.
Kullanma şekli: Ilık suyla dolu banyonuza 1-2 kurabiye atın. İyice erimesini sağlayın. Işıkları kısın ve rahatlayın...
BANYO TOPLARI
Bu küçük topların avantajı cildinizin istek ve ihtiyacına uydurulabilmesi ve artık sabunlardan yapılabilmesidir. Bitmeye yüz tutmuş sabunlarınızı bir kapta biriktirin. Banyo toplarını yapmaya yetmezse kokusuz sabun rendesi ekleyebilirsiniz.
Mandalina süt banyosu ve banyo topları
Mandalina öz yağı hem rahatlatıcı hem de ferahlatıcıdır. Bu yağ Fransa'da bazı çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Hazırlama şekli: Bir kaba 4 kaşık süt tozu koyun. 15 damla mandalina öz yağı ekleyip iyice karıştırın. Karışıma 12 kaşık kepek unu ekleyerek karıştırmaya devam edin. Bu miktar ince bir çorabın tek bacağını dolduracak kadardır. Yeni ve temiz bir çorap alın. Çorabı ağ kısmından ikiye kestikten sonra her bir bacağı dörde kesin. Çorabın ayak kısmına karışımdan 4 kaşık kadar doldurun. Karışımı sıkıştırıp bağlayın. Kalan çorap parçalarını da doldurup alt ve üstten sıkıca bağlayın. Topları temiz, kuru ve mümkünse vakumlu kutularda muhafaza edin.
Kullanma şekli (1): Banyoyu ılık suyla doldurun. Suya toplarınızdan birini atıp sıkın. Sütün ve ferahlatıcı kokunun keyfini çıkardıktan sonra durulanıp çıkın.
Kullanma şekli (2): Hazırlamış olduğunuz topu ve vücudunuzu duşta ıslatın. Hazırladığınız banyo topunuzla sabunlanarak yıkanın. Temizlendikçe ferahladığınızı hissedeceksiniz. Durulanıp çıkın.

Yulaf ve ballı banyo topu
Karıştırma kabınıza 1 fincan rendelenmiş veya ufalanmış sabun koyup üzerini kapatacak kadar su ekleyin ve 24 saat bekletin. Yaklaşık 1 kaşık kadar bal ekleyerek sabun eriyinceye kadar aralıklarla hafifçe karıştırın. Karışımın muhallebi kıvamından biraz daha koyu olması gerekir. İyice karıştırarak 1 kaşık gliserin ve yaklaşık 1/4 fincan ince çekilmiş yulaf ekleyin. Portakal veya vanilya gibi bir kaç damla öz yağı katın. Karışımın hamur kıvamında olması gerekir. Ellerinize yulaf unu bulayarak karışımdan toplar oluşturun. Kullanmadan önce 1 ay kadar kuru bir yerde muhafaza edin. Toplar kuruyuncaya kadar onları bezlere sararak korumak en idealidir.

Yulaf ve papatyalı banyo topu

Yukarıda anlatılan tarifi uygulayın ancak su yerine papatya suyu ile demlendirme yapın. Papatya çiçeklerini de kurutarak ufalayın. Yulafı katarken 1/4 fincan ölçünün içine bu ufalanmış papatya yapraklarını da karıştırın.

Bitkisel banyo topu
2-3 kaşık kurutulmuş bitkiyi çok iyi ufalayın. 1 fincan rendelenmiş ya da ufalanmış sabunla beraber seramik bir kaba koyun. Bu kabı kaynayan su dolu bir tencereye oturtun. Erime sürecine yardımcı olmak için biraz kaynar su ekleyin ve sabun, jel halini alıncaya kadar kısık ateşte bırakın. Kuru bitki karışımını yavaşça karıştırarak ekleyin. Şekillendirilebilecek kadar soğumaya bırakın veya kalıplara dökün. İyice katılaşması için bir kaç hafta geçmesini bekleyin. Zaman geçtikçe bitkilerin kokusu da kuvvetlenecektir. Karışıma birkaç damla öz yağı da ekleyebilirsiniz.
Bu sabuna uyabilecek bitkiler:
Papatya
Ihlamur
Gül yaprakları (yumuşaması için gül suyu da kullanılabilir)
Nane
Kekik
DİĞER TARİFLER
Banyo sadece temizlenmek için değil, aynı zamanda vücudumuza hak ettiği değeri göstermek, iç dünyamıza bir huzur tattırmak için ideal bir ortamdır. Banyo yaparken yorgunluğunuzu atar, kaslarınızı gevşetir, kurumuş teninize can verirsiniz. Unutmayın: zamanınız kadar siz de değerlisiniz!Lavantalı güllü banyo kesesi
Aynı miktarda gül yaprağı, papatya ve lavantayı karıştırıp muslin bir keseye koyun. Banyo suyunuzu doldururken akan çeşmenin ucuna koyup ılık suyun keseden geçmesini sağlayın. Bu tarif çok kolay olduğu gibi bir çok varyasyon denemek de mümkündür. Güzel kokulu banyonun keyfi çok az şeye değişilebilir!
Rahatlatıcı banyo karışımı
En kolay tariflerden biridir. Birkaç papatya hazır çay poşetini gazlı beze sararak çeşmeden akan ılık suya tutun. Bir portakalı ince dilimler halinde kesin ve banyo suyunuzda yüzdürün. Papatyanın kokusu ve portakaldan vücudunuza teneffüs eden C vitamini inanılmaz bir rahatlama hissetmenize neden olacak.
Banyo jeli
- 1/2 fincan yumuşak su
- 1 paket tatsız jelatin
- 1/2 fincan bebe şampuanı
Suyu kaynama noktasına kadar ısıtıp jelatini suyun içinde eritin. Şampuanı ekleyerek köpürmeden karışacak kadar hafifçe karıştırın. Karışımı temiz bir kavanoza koyarak buzdolabında muhafaza edin. Banyolarınıza 1-2 kaşık ilave edin.
Nane banyosu
- 1 fincan ince doğranmış taze nane
- 1 fincan ince doğranmış defne yaprağı
- 1 tatlı kaşığı hindistancevizi yağı
- 1 tatlı kaşığı badem özü
Cildiniz yağlıysa hindistancevizi yağı ve badem özünü kullanmayın. Bunların yerine 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyin.
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Karışımı bir peynir kumaşına döküp bağlayın. Banyo suyunuzu hazırlarken bu keseyi çok sıcak suyun altında tutup bitkilerin demlenmesini sağlayın. Su ılındıktan sonra banyoya girip en az 30 dakika suda durun. Her kese bir kullanımlıktır.
BANYO YAPARKEN...
Banyonuzda kullanmak için hazırladığınız bu tariflerin bazıları cildinizi nemlendirecek, bazıları kokuları ve içerikleriyle sizi rahatlatacak, bazıları da sadece banyonuza keyif ve renk katacak. Bu arada su sıcaklığını ve cildinizi ölü hücrelerden arındırmayı da ihmal etmeyin.Su sıcaklık ayarı
- 20°C ve altı: Kan dolaşımını hareketlendirir. Banyo sırasında bu sıcaklıktaki su ile bacak ve göğüslerinize duş tutarak masaj yapın. Soğuk su dokuları sıkılaştırır ve dolaşımı hızlandırır.
- 25°C: Dokulara dirilik, esneklik kazandırıcı ve tutulmaları giderici ideal sıcaklıktır.
- 37°C: Vücut ısısıyla aynı sıcaklıkta olduğu için gevşetir ve yatıştırır. Bu sıcaklıktaki suyun içinde 15 dakikadan fazla kalmamaya özen gösterin ve çıkmadan önce bacaklarınıza soğuk duş tutun.

Arındırma (Gommage)
Banyo derinlemesine bir cilt temizliği için en uygun zamandır. Cilt yüzeyindeki ölü hücreler cildin iyi nefes almasını engeller. Arındırıcı kremlerle yapabileceğiniz bu bakım cildi ölü hücrelerden temizler ve daha fazla oksijen almasını sağlar. Ayrıca, arındırma sırasında kan dolaşımı da hızlanır, bu da vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
Arındırma işleminin etkili olabilmesi için:
- Haftada 1 ya da 2 kez düzenli olarak yapın
- Bacaklardan başlayın
- Yumuşak ve dairesel hareketlerle uygulayın
- Dirsekler, dizler ve omuz başları gibi pütürlü bölgelerde ısrarcı olun
- Sert kıllı lifler kullanmayın. Hem cildinizi incitebilirsiniz hem de çok hijyenik değillerdir
- Arındırmadan sonra iyice durulanın

2 Şubat 2007 Cuma

CİNSEL BİRLEŞMEDE ORTAM

Bir kadınla erkeğin erotik ilişkilerinde dış koşullar oldukça büyük önem taşır. Uygun bir ortamın, özellikle süreklilik içinde yaşanan cinsel ilişkide vazgeçilmez bir rolü vardır. Cinsel birleşmeyi dramatik bir olay olarak ele almak, bu bağlam içinde dekor öğesine ve bunun yaratacağı dramatik atmosfere gereken değeri vermek, eşler arasındaki cinsel uyuma büyük katkıda bulunacaktır. Ne var ki evlilikte bu konu kolaylıkla gözardı edilebilir. Çağımızda bu gibi ayrıntılar üzerinde durmak, boş yere vakit harcamak gibi gelebilir. Bazıları hatta bu konular üzerinde hiç mi hiç kafa yormamayı seçerler. Dekor ve benzeri ayrıntıları cinsellik konusunda çağımızın önderlik ettiği pek çok olumlu yeniliğin yanısıra eskiye göre yitirdiğimiz değerler arasında düşünebiliriz. Her şeyin çok hızlı bir tempoda gerçekleştiği, insanların günlük yaşamlarını "stress" olarak adlandırılan zorlayıcı bir baskı altında geçirdikleri sanayi toplumlarında cinsellik de kolayca bu hızlı temponun bir parçası haline dönüşebilmektedir. Oysa bir iki kuşak öncesine kadar, her ne kadar üzerinde fazla söz edilmese bile cinsel birleşme, kadın ve erkeğin yaşamında bugüne göre daha özel bir yer tutmaktaydı. Romantik duygularla belli bir törensellik anlayışı eşler arasındaki cinsel ilişkiye renk ve çeşni katmaktaydı. Büyükannelerimizin yatak odalarını süsleyiş düzeninde, bu ortamı; satenler, ipek fırfırlar, dantel örtülerle bezemelerinde, bu konuya verilen özen gözlenebilirdi. Yatak odası giysileri de çağımıza göre çok daha göz okşayıcı, atmosfer yaratıcı giysilerdi. İpek ve dantel karışımı yumuşak gecelikler, dokunması bile insana erotik heyecan yaşatan ipekten erkek robdöşambrları, erotik alışverişe uyumlu bir ortam yaratmakta son derece başarılı öğelerdi. Cinsel birleşme öncesi yaklaşımlarda gerçekten sevecenlik ve duyumsallık karışımı bir hazırlık evresi gerekir. Oysa evlilik içinde bu hazırlıklar çiftlere fazla dolambaçlı geldiğinden, yatağa daha kestirme bir yoldan girilir. Hatta sevişme, belli günlerde yatmak üzere yatağa girildikten sonrasının bir alışkanlığı haline dönüştürülür. Öte yandan eski zamanlara kıyasla çağdaş insan, çok daha fazla miktarda erotik değinmelerin çok daha yoğun olduğu bir dünyada yaşamaktadır. Reklamlarda, eğlence programlarında, günlük basında, sohbet ve konuşmalarda her iki cinsten kişiler pek çok sayıda cinsel uyarımla bombardıman edilmektedir. Bunun cinsel yaşam açısından fazla olumlu bir durum olduğu düşünülemez. Cinsellik, ayrıcalığı olan bir konu olduğu zaman daha çok değer kazanır. Gündelik yaşamın ötesine çıkan bir büyüye sahip olmalıdır. Bunu reklam, basın, ticari yönelimlerden ötürü yitirmemelidir. Böylesine bir erotik bombardıman kişilerin bu konudaki doğallıklarına, içtenliklerine zarar verebilir. Çiftler, bilinçli bir tutumla çevreden gelen bu gibi olumsuz etkilere karşı koymasını bilmelidir. Amerikalı bir uzman bu konuda şöyle demektedir: "Amerika'daki cinsel devrimin zehirli meyveleri arasında iştahlı fakat duygusuz cinsellik ile içten olmayan erotizm görülmektedir". Günümüzün sevdalı çiftleri eskiden olduğu gibi toplumsal baskının dışında, sevişme için pek çok zamana sahip olmasalar bile yine aynı bedensel veriler ve benzer estetik kaygılarla donatılmışlardır. Bugünün insanı birçok bakımdan cinsel yaşamında daha bir avantajlı konumdadır. Kadının eski zamanlara göre çok daha eğitimli, bilgili ve eşiyle eşit varlık sürdürmesi, eşinin yatakta olduğu kadar yaşam kavgasında da yanında yer alması, çiftlerin cinsel uyumu açısından mutlaka olumlu bir gelişmedir. Eski uygarlıklarda, örneğin Eski Yunan'da cinsel yaklaşımın başarısı için önemli etmenler sayılan lezzetli yemek, şarap, dans, müzik, şiir, güzel kokular, temizlik ve uygun zihinsel durum, günümüzün evli çiftleri için de kolaylıkla yerine getirilebilecek ortam koşullarıdır. Cinsel isteğe sahip eşlerin cinsel uyumun doruğuna ulaşmaları için bu donanımları bir ölçüde gerçekleştirmeleri harika sonuçlar verecektir.
Cinsel isteğin kendini göstermesi için kişilerin günlük sıkıntı ve gerilimlerden sıyrılmaları ve özellikle de çocukların ortadan çekilmiş olmaları gerekir. Eşler arasındaki konular ciddi işlerden daha çok kişiselliğe kaymalıdır. Romantik çağ sevdalıları birbirlerinin güzelliğini, örneğin erkek kadının göğüslerini, kalçalarını, kadın ise erkeğin gücünü, yürekliliğini överek birbirlerine yaklaşmaya başlarmış. Günümüzde de kadınla erkeğin yalnız kaldıklarında konuşacakları bundan çok farklı olmayabilir. Gözler, aşk anlatımında çok önemli bir yer tutar. Eski Yunanlılar, gözleri, aşk mikrobunun bedene girdiği yer olarak düşünürlerdi. Herhangi bir bedensel temas olmaksızın sadece göz göze bakışmayla orgazma varan kadınlardan söz edilir. Yemek ve içkinin cinsel ilişkiye klasik bir öncü oldukları ise her yerde bilinir. Bunlar, oyunun değişmez kuralı olmuştur.
Kadın ve erkeğin kışkırtıcı beden kokuları, parfüm, müzik, dans ya da dansı seyretmek, erotik uyarımlara yol açan etmenlerdir. Eşlerin birbirlerini cinsel birleşmeye çağırmaları da incelik isteyen bir konudur. Kadın isterse yatmak için hazırlanırken aynı zamanda bu cinsel daveti gerçekleştirebilir. Aslında kadının çağrısı bilinçli olmaktan çok bilinçaltında davranışlarına yansır. Yatağa girerken süratle giysi değiştiren bir kadının aklında uyumaktan başka bir şey yok demektir. Oysa soyunmaktan adeta zevk alıyormuşçasına ağır ağır hareketlerle gecelik kılığına girerken kadın, farkında olmadan bir çağrıda bulunmaktadır. Bir erkeğin karşısında kışkırtıcı biçimde yarı giyinik duruma geçmek, erkeğin erotik yaklaşımını kırbaçlamanın en etkili yoludur. İçi görünen ince kumaşlar, danteller, omuzları açık bırakan gevşek askılar, Eros'un okları kadar etkilidir.
Eşlerin birbirlerini erotik açıdan uyarmak için gereksinim duyacakları her türlü malzeme modern evlerde bulundurulmaktadır. Banyolar, hoş kokular, güzel dokulu çarşaf ve giysiler, büyük boy aynalar, baştan çıkartıcı ışıklar bunlardan bazılarıdır. Çağdaş evlerde erotik atmosfer yaratmak için yepyeni tasarımlar geliştiren birçok geniş hayal gücüne sahip mimar vardır. Aslında evler, sadece içinde yaşanan değil, aynı zamanda aşk yapılan bir mekan olarak da düşünülmelidir. Bu bağlamda ışık, büyük önem kazanır. En önemlisi de yatak odasının bir köşesinden gelen tatlı ışığın yaratabildiği romantik ve erotik ortamdır. Çiftler, cinsel yetilerinin tam anlamıyla tadına varabilmek için elden geldiğince ve tüm olanakları seferber etmeli ve cinsel birleşmeye uygun ortam yaratma konusu üzerinde özenle durmalıdırlar

Template Design | Elque 2007