Stres, evlilikteki sorunlar, cinsel ilişkide başarısızlık korkusu iktidarsızlığa neden olabiliyor. Şeker, kalp ve damar hastalarında da bu soruna rastlanabiliyor.
Halk arasında 'iktidarsızlık' olarak bilinen sertleşme sorunu, cinsel hayatı etkileyen önemli bir sorun. Günümüzde sertleşme sorununun ilaç, ameliyat, psikoterapi gibi bir çok tedavisi mevcut.
Stres, evlilikteki sorunlar, cinsel ilişkide başarısızlık korkusu iktidarsızlığa neden olabiliyor. Şeker, kalp ve damar hastalarında da bu soruna rastlanabiliyor.
Halk arasında 'iktidarsızlık' olarak bilinen sertleşme sorunu, cinsel hayatı etkileyen önemli bir sorun. Günümüzde sertleşme sorununun ilaç, ameliyat, psikoterapi gibi bir çok tedavisi mevcut.
Uzmanların belirttiğine göre 3 ayı aşkın süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna 'sertleşme sorunu' adı veriliyor. Bu sorunda, organik sebeplerle birlikte psikolojik sebepler de etkili oluyor. Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra yüksek kolesterol düzeyi, koroner arter, yüksek tansiyon ve şeker hastalıkları gibi bir dizi rahatsızlığa bağlı olarak da ortaya çıkıyor. Hayatının belirli bir döneminde bir kez başarısız olan bir erkeğin iktidarsızlık endişesi duyması yanlış. Ancak bu durum altı ay devam ederse doktora başvurmak gerekiyor.
Cinsel bilgisizlik
Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğu (yüzde 75), psikolojik değil fiziki kökenli. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan sebebi. Ereksiyon bozukluğuna yol açan organik sebepler ise şunlar: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık ve kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik. Sertleşme sorununun psikolojik sebepleri ise şöyle sıralanıyor; Stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu ve cinsel bilgisizlik.
Sorunun kaynağı bulunmalı
Bazı ilaçların yan etkisi olarak da ereksiyon bozukluğu görülebiliyor. Ayrıca bütün şeker hastası erkeklerin yüzde 35'inden fazlasında ereksiyon bozukluğuna rastlanabiliyor. Ereksiyon bozukluğunun, şeker ve kalp-damar hastalıklarının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir semptomu olabileceğine de dikkat çekiliyor. Uzmanlar, ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebinin, yani psikolojik kökenli mi yoksa fiziki kökenli mi olduğunun bulunabileceğini ifade ederek, doğru tedavi yapabilmek için önce doğru teşhis koymak gerektiğini hatırlatıyor.
sertleşme sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sertleşme sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Haziran 2007 Pazar
Sertleşme sorunu, korkuyla tetikleniyor!
Etiketler:
erkekler için,
karanlık bir konu,
kazık,
sertleşme sorunu,
tel,
terk,
teyemmüm,
ticaret,
töbe,
yarak,
yayık
24 Mart 2007 Cumartesi
Sevişmek bir dakika değil
|
Doç. Dr. Doğan Şahin, erkeklerin en büyük sorununun erken boşalma ve penisin sertleşememesi olduğunu söylüyor. Çoğu erkek karısının diretmesi üzerine doktora gidiyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkekler 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyecek kadar performans takıntılılar.
Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) 24 - 26 Mayıs'ta gerçekleştireceği Cinsellik ve Cinsel Tedaviler V. Ulusal Kongresi - Cinselliğin Farklı Yüzleri'nde konuşmacılarından biri olan Doç. Dr. Doğan Şahin, cinsel terapiler konusunda uzman. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin ile en sık rastlanan cinsel sorunlar, kafalardaki cinsel tabular, cinsel tedaviler, uygulanan yanlış yöntemler hakkında konuştuk:
Size en çok hangi sorunlarla başvuruyorlar?
Kadınlarda en sık başvuru nedeni vajinismus. Ama bu toplumda en sık rastlanan sorun vajinismustur anlamına gelmez. Kadınlarda orgazm problemleri daha çok görülen bir sorun. Ama orgazm olamadıkları için o kadar sık başvurmazlar. Çünkü bu cinsel birleşmeye engel değildir. Vajinismus cinsel birleşmeye engel olduğu için başvuru sık olur. Çoğunlukla çocuk sahibi olmak istedikleri için başvururlar. Önemsemiyorlar, cinsel birleşme olmadan sevişiyor ve orgazm oluyorlar. Çoğunlukla mutlu, mesut yaşıyorlar. Vajinismusluların bir bölümü oldukça geç gelir. Şimdi özellikle vajinismus eşlerinin yüzde 90'ı son derece sevecen, anlayışlı, yumuşak erkeklerdir. Saldırgan sert olmayı bırakın çoğu girişken bile değildir. Gereğinden fazla anlayışlıdırlar. Kadın korktukça onlar daha çok korkar.
Peki o hoyrat Türk erkeği nerede?
Bilemiyoruz, nerede yaşarlar? :) Cinsellikle ilgili kalıplar var. Hoyrat Türk erkeği de bu kalıplardan biri. Erkek sert olmalı, kadına yumuşak davranmamalıdır gibi... Vajinismusluların babaları genellikle oldukça sert ve fazla müdahalecidirler, bu kızlar da babalarından fazlasıyla çekmişlerdir, onun için evlenirlerken babalarına benzemeyen erkekleri seçerler.
Kadında genç yaşta orgazm oranı düşük
Orgazm problemi daha çok hangi yaşlarda görülüyor?
Her yaşta olabilir, kadınların yaşı ilerledikçe orgazm olma ihtimalleri de artar. Genç yaşta cinsel birleşme ile orgazm olma oranı çok düşük. Yüzde 50'nin altında. Kadının cinsel yaşamı 20 yaşında başlamışsa üç beş sene sonra daha sık orgazm olur. Tabii kadının yetiştirilmesi, cinselliğe yaklaşımı, utanmalar, sıkılmalar, suç, günah, ceza gibi kavramlar da etkili.
Deneyim?
Bize başvuran hastalarda deneyim son derece sınırlı, cinsel birleşme hemen hemen yok gibi... Daha çok öpüşmeler, birleşme olmaksızın sevişme yaygın.
20 yılda Türkiye'de neler değişti?
Giderek bu konuda daha rahat davranıldığını söyleyebilirim. Eğitimli kesimde bilinçlenmede artış var. Televizyon, basın, geleneksel değerlerin giderek çözülmesi, göç gibi faktörler nedeniyle insanlar bundan 20 yıl öncesine göre cinselliği daha rahat yaşıyorlar, ama yine de tam bir rahatlık yok.
Tamdan neyi kastediyorsunuz?
Herhangi bir suçluluk duygusu hissetmeksizin cinselliği istediği boyutta, istediği kişiyle yaşamak... Bazen iyi eğitimli insanların çok sığ, bazen cahil insanların çok renkli bir cinsel hayata sahip olduklarını görüyoruz... Hastalar üzerinde konuşacak olursak çiftlerin cinsel hayatlarında belirli bir tarz belirleyip onu bellediklerini söyleyebilirim.
Performans anksiyetesi, eğitimli kesimde yüksek
Başvuranların profili?
Başvuranların yüzde 80'i evli. Bekarların çoğu erken boşalma (1. sırada) ya da sertleşme zorluğu yaşıyor. Sertleşme zorluğu organik ya da psikolojik nedene bağlı olabilir. Erken boşalma sorunu yaşayanlar kadınlar tarafından aşağılanabiliyor, küçümsenebiliyorlar. Kadın ve erkekte iletişim problemlerini, aralarındaki öfkeleri, kızgınlıkları, çatışma alanlarını çözmezseniz cinsellikle ilgili sorunları çözemezsiniz. Onun için ilaç tedavilerini fazla önermiyoruz, çünkü sorunları gidermiyor.
Erken boşalmayı bir sorun olarak gördükleri için mi başvuruyorlar?
Erkeklerin önemli bölümü bu sorunu görmezden gelir. Kadın 'bu işten bir şey anlamıyorum, orgazm olamıyorum, bir doktora gitsen,' diye bir iki sene söylendikten sonra gelirler. Boşalırsam boşalıyorum diyorlar genellikle.
Ya sertleşme sorunu varsa?
Bu, çok ağır psikolojik sorunlara yol açıyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkek kendini adamdan saymıyor, aşağılık hissediyor. Birçoğu 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyor. Erkeklere en çok zarar veren yine erkekler. Bir erkek miti yaratılıyor, buna inanıyorlar. Ne zaman olursa seks yapar, kim olursa olsun seks yapar. Üç posta yapar, beş posta yapar... Bir aksaklık olunca da bu korkular büyük bir performans anksiyetesine yol açabiliyor. Tüm erken boşalmalarda performans anksiyetesi görülür. İnsanın kendine olan güveni, sevgisi çok önemli. Bir çocuğun ne kadar sevildiği, ne kadar önemsendiği ile ilgili bir şey. Sürekli performansa zorlanan çocuklar ilerde hayatın her alanında performans anskiyetesi yaşarlar. Eğitimli kesimde ise bu daha çok görülür. Türkiye'de erken boşalma beşte bir oranında olarak söyleniyor, ama bence daha fazla. Muhtemelen erkekler kadının zevk alması için çok da kafa yormuyorlar. Cinsel ilişkinin başlangıcında bir şey olacak diye kadın umutlu, ancak bir süre sonra görüyor ki öyle fazla zevk almıyor!
Tüm mesele eğitimde mi?
İnsanın değer yargıları küçük yaşta oluşur. Daha sonra verilen bilgiler entelektüel bilgilerdir. Bırakın eğitimli insanı, birçok doktor hastamız, bir sürü doktor vajinismuslu da var. 'Eğitim şart, şart' deniyor, ama eğitim her şey değil.
Mesele içselleştirmekte
Ama üst kesimdeki gençlerin cinsel ilişkilerini rahat yaşadıklarını görüyoruz. Hiçbir tabu yok hayatlarında!
Çok sevişmek iyi sevişmek anlamına gelmez. Bir grup var ki toplumda oranları giderek artıyor, yüzde 8'lerde. Bunlar çok sık cinsel ilişki kurarlar, dışardan bakıldığında son derece hareketli cinsel yaşamları vardır. Cinsel haz, uyarılma ve orgazm yaşarlar... Ama cinsel hayatları pek iyi değildir. Bu insanların bu kadar çok ilişki kurmadaki arzuları aslında sevgi, şefkat arayışıdır.
Sağlıklı cinsel ilişkinin bir tanımı var mı?
İstek, uyarılma problemi yok, rahat orgazm olabiliyor, dolu dolu yaşayabiliyor, bu konularla ilgili suçluluk duyguları yok demek. Böyle bir kişi cinsel yaşamını tatminkâr ve renkli olarak buluyor.
Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) 24 - 26 Mayıs'ta gerçekleştireceği Cinsellik ve Cinsel Tedaviler V. Ulusal Kongresi - Cinselliğin Farklı Yüzleri'nde konuşmacılarından biri olan Doç. Dr. Doğan Şahin, cinsel terapiler konusunda uzman. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin ile en sık rastlanan cinsel sorunlar, kafalardaki cinsel tabular, cinsel tedaviler, uygulanan yanlış yöntemler hakkında konuştuk:
Size en çok hangi sorunlarla başvuruyorlar?
Kadınlarda en sık başvuru nedeni vajinismus. Ama bu toplumda en sık rastlanan sorun vajinismustur anlamına gelmez. Kadınlarda orgazm problemleri daha çok görülen bir sorun. Ama orgazm olamadıkları için o kadar sık başvurmazlar. Çünkü bu cinsel birleşmeye engel değildir. Vajinismus cinsel birleşmeye engel olduğu için başvuru sık olur. Çoğunlukla çocuk sahibi olmak istedikleri için başvururlar. Önemsemiyorlar, cinsel birleşme olmadan sevişiyor ve orgazm oluyorlar. Çoğunlukla mutlu, mesut yaşıyorlar. Vajinismusluların bir bölümü oldukça geç gelir. Şimdi özellikle vajinismus eşlerinin yüzde 90'ı son derece sevecen, anlayışlı, yumuşak erkeklerdir. Saldırgan sert olmayı bırakın çoğu girişken bile değildir. Gereğinden fazla anlayışlıdırlar. Kadın korktukça onlar daha çok korkar.
Peki o hoyrat Türk erkeği nerede?
Bilemiyoruz, nerede yaşarlar? :) Cinsellikle ilgili kalıplar var. Hoyrat Türk erkeği de bu kalıplardan biri. Erkek sert olmalı, kadına yumuşak davranmamalıdır gibi... Vajinismusluların babaları genellikle oldukça sert ve fazla müdahalecidirler, bu kızlar da babalarından fazlasıyla çekmişlerdir, onun için evlenirlerken babalarına benzemeyen erkekleri seçerler.
Kadında genç yaşta orgazm oranı düşük
Orgazm problemi daha çok hangi yaşlarda görülüyor?
Her yaşta olabilir, kadınların yaşı ilerledikçe orgazm olma ihtimalleri de artar. Genç yaşta cinsel birleşme ile orgazm olma oranı çok düşük. Yüzde 50'nin altında. Kadının cinsel yaşamı 20 yaşında başlamışsa üç beş sene sonra daha sık orgazm olur. Tabii kadının yetiştirilmesi, cinselliğe yaklaşımı, utanmalar, sıkılmalar, suç, günah, ceza gibi kavramlar da etkili.
Deneyim?
Bize başvuran hastalarda deneyim son derece sınırlı, cinsel birleşme hemen hemen yok gibi... Daha çok öpüşmeler, birleşme olmaksızın sevişme yaygın.
20 yılda Türkiye'de neler değişti?
Giderek bu konuda daha rahat davranıldığını söyleyebilirim. Eğitimli kesimde bilinçlenmede artış var. Televizyon, basın, geleneksel değerlerin giderek çözülmesi, göç gibi faktörler nedeniyle insanlar bundan 20 yıl öncesine göre cinselliği daha rahat yaşıyorlar, ama yine de tam bir rahatlık yok.
Tamdan neyi kastediyorsunuz?
Herhangi bir suçluluk duygusu hissetmeksizin cinselliği istediği boyutta, istediği kişiyle yaşamak... Bazen iyi eğitimli insanların çok sığ, bazen cahil insanların çok renkli bir cinsel hayata sahip olduklarını görüyoruz... Hastalar üzerinde konuşacak olursak çiftlerin cinsel hayatlarında belirli bir tarz belirleyip onu bellediklerini söyleyebilirim.
Performans anksiyetesi, eğitimli kesimde yüksek
Başvuranların profili?
Başvuranların yüzde 80'i evli. Bekarların çoğu erken boşalma (1. sırada) ya da sertleşme zorluğu yaşıyor. Sertleşme zorluğu organik ya da psikolojik nedene bağlı olabilir. Erken boşalma sorunu yaşayanlar kadınlar tarafından aşağılanabiliyor, küçümsenebiliyorlar. Kadın ve erkekte iletişim problemlerini, aralarındaki öfkeleri, kızgınlıkları, çatışma alanlarını çözmezseniz cinsellikle ilgili sorunları çözemezsiniz. Onun için ilaç tedavilerini fazla önermiyoruz, çünkü sorunları gidermiyor.
Erken boşalmayı bir sorun olarak gördükleri için mi başvuruyorlar?
Erkeklerin önemli bölümü bu sorunu görmezden gelir. Kadın 'bu işten bir şey anlamıyorum, orgazm olamıyorum, bir doktora gitsen,' diye bir iki sene söylendikten sonra gelirler. Boşalırsam boşalıyorum diyorlar genellikle.
Ya sertleşme sorunu varsa?
Bu, çok ağır psikolojik sorunlara yol açıyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkek kendini adamdan saymıyor, aşağılık hissediyor. Birçoğu 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyor. Erkeklere en çok zarar veren yine erkekler. Bir erkek miti yaratılıyor, buna inanıyorlar. Ne zaman olursa seks yapar, kim olursa olsun seks yapar. Üç posta yapar, beş posta yapar... Bir aksaklık olunca da bu korkular büyük bir performans anksiyetesine yol açabiliyor. Tüm erken boşalmalarda performans anksiyetesi görülür. İnsanın kendine olan güveni, sevgisi çok önemli. Bir çocuğun ne kadar sevildiği, ne kadar önemsendiği ile ilgili bir şey. Sürekli performansa zorlanan çocuklar ilerde hayatın her alanında performans anskiyetesi yaşarlar. Eğitimli kesimde ise bu daha çok görülür. Türkiye'de erken boşalma beşte bir oranında olarak söyleniyor, ama bence daha fazla. Muhtemelen erkekler kadının zevk alması için çok da kafa yormuyorlar. Cinsel ilişkinin başlangıcında bir şey olacak diye kadın umutlu, ancak bir süre sonra görüyor ki öyle fazla zevk almıyor!
Tüm mesele eğitimde mi?
İnsanın değer yargıları küçük yaşta oluşur. Daha sonra verilen bilgiler entelektüel bilgilerdir. Bırakın eğitimli insanı, birçok doktor hastamız, bir sürü doktor vajinismuslu da var. 'Eğitim şart, şart' deniyor, ama eğitim her şey değil.
Mesele içselleştirmekte
Ama üst kesimdeki gençlerin cinsel ilişkilerini rahat yaşadıklarını görüyoruz. Hiçbir tabu yok hayatlarında!
Çok sevişmek iyi sevişmek anlamına gelmez. Bir grup var ki toplumda oranları giderek artıyor, yüzde 8'lerde. Bunlar çok sık cinsel ilişki kurarlar, dışardan bakıldığında son derece hareketli cinsel yaşamları vardır. Cinsel haz, uyarılma ve orgazm yaşarlar... Ama cinsel hayatları pek iyi değildir. Bu insanların bu kadar çok ilişki kurmadaki arzuları aslında sevgi, şefkat arayışıdır.
Sağlıklı cinsel ilişkinin bir tanımı var mı?
İstek, uyarılma problemi yok, rahat orgazm olabiliyor, dolu dolu yaşayabiliyor, bu konularla ilgili suçluluk duyguları yok demek. Böyle bir kişi cinsel yaşamını tatminkâr ve renkli olarak buluyor.
Etiketler:
Cinsel Eğitim,
erken boşalma,
Orgazm problemi,
sağlık,
sağlıklı yaşam,
sertleşme sorunu,
sevişmek,
vajinismus
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)