saygılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saygılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2007 Pazar

Sevgilim, ben ve karısı



Evliyken yaşanan gizli ilişkiler ne kadar gizemli gelse de, iş eşinden boşanmaya gelince, erkekler bu konuda daha korkak oluyorlar. Çok isteseler bile bir türlü eyleme geçiremedikleri için de, kara kedi olarak görülen "ikinci" kadın çok acı çekiyor.


Bazı evliliklerde eski heyecanın ve romantizmin kaybolması kaçınılmazdır. Eşler eğer o ilk heyecanı yeniden ateşlemeyi beceremiyorlarsa ve evliliklerini rutin bir alışkanlığa dönüştürmekten kaçınmıyorlarsa, bu sorun gittikçe büyüyecek demektir. Hatta sevgi ve saygının kalmadığı, adeta bir çıkmaza dönüşen evliliklerde, erkeğin mutluluğu ve kaybettiği heyecanını başka bir kadında araması da kaçınılmaz bir sondur. Yeni bir sevgili, kalpte kıpırtılar, heyecanlar ve yeni bir aşk... Kimbilir belki de bu kişi sizsinizdir. Evliliği bitmek üzere olan, kaybettiği mutluluğu ve aşkı yeniden sizinle yaşamaya başlayan sevgiliniz, yakında boşanmak üzeredir...

Evet, o mutsuz bir erkektir, siz ise onun hayatına bir güneş gibi doğmuşsunuzdur. Kimileri sizi "kara kedi" diye tanımlamaya başlasa da, beraber olduğunuz erkek için hayat sizinle kolaylaşmıştır. Karısında bulamadığını üçüncü kişide aramaya başlayan erkek, her türlü sorumluluğun ve suçlanmanın altına girerek, bu yasak ilişkiye balıklama atlar. "Aldatılan Kadın" rolündeki eş ise, artık bu işe bir son vermeye karar verir... Tıpkı bir filmin senaryosundan çıkmış gibi gelen bu hikaye, aslında hayatımızın tam kalbinde atan bir sorun. Çiftler boşanma kararını verene kadar her şey çok normal gibi gözükse de, kimi zaman asıl anormallikler bu noktadan sonra başlar. Çünkü bir zamanlar karısıyla yeteri kadar ilgilenmeyen erkek, evler ayrıldıktan sonra kendini bir türlü ondan koparmaya hazır hissetmez. Bunun da kahrını maalesef ikinci kadın daha çok çekmeye başlar...

Filmde ikinci sahne

Boşanma kararı birinci sahnenin heyecanını taşırken, bu aşamadan sonra acıklı ikinci sahne başlar. Bir türlü boşanamayan koca baş roldedir. Evler ayrılsa bile, ne yazık ki her şey bununla çözülmüyor. Parmağından çıkarmadığı alyansı, cüzdanından bir türlü atamadığı karısının eski resmi... Bunlar küçük şeyler gibi gözükse de, pekçok duygunun belirticisidir aslında. Parmağından hala çıkaramadığı alyans, acaba eşini kalbinden ve aklından hala çıkaramadığını göstergesi olabilir mi?

Kara Kedi baş rolde!

Ayrılığın sebebi olan kadın bu durumda ne yapabilir ki? Eski karısının aralarına girmesinden rahatsız olduğunu her seferinde belli eden kişi olup, kavga çıkarmaktan başka hangi sıfatı taşıyabilir? Bu gibi durumlarda sakin olup, işlerin kendiliğinden düzelmesini beklemek tek çözüm yolu olarak görünse de, kayıtsız kalmak elbette kolay değildir. Siz kendi içinizde savaş verirken, bir türlü bunun farkında olmayan partneriniz ise yalnızca kendi sorunlarını halletmeye çalışır. Elbette sorunlar birbirini takip edecektir. Örneğin beraber gittiğiniz davetlerde, partnerinizin ısrarla parmağından çıkarmadığı alyansı sizi zor durumda bırakacaktır. Etraftaki meraklı bakışlar üzerinizdeyken, birden farkedeceksiniz ki, bir anda metres damgasını yemişsiniz bile... Ama tüm bunlara rağmen siz eski hayatınızı devam ettirmeye özen gösterin. Eğer onu gerçekten seviyorsanız ve mutluluğu sizinle yakalayacağına inanıyorsanız sabretmelisiniz.

Sakin davranın

Yapmanız gereken ilk şey, kesinlikle çok sakin davranmanızdır. Örneğin; partneriniz dışarıdayken ya da bir işi varken muhtemelen size "Sen beni arama, işim bitince ben seni ararım" diyebilir. Bütün gün aramaması sizi hemen paniğe sokup telefona yöneltmemeli. Eğer o aramadan siz ararsanız, bu bütün gün telefon beklediğinizi ve çok sabırsız olduğunuzu gösterir. Erkekler her zaman için güçlü ve iradeli kadınları tercih ettiklerinden, bu sizin açınızdan eksi bir puan olacaktır. Kendinizi tutun ve aramayın. Elbet o sizi arayacaktır. Aradığı zaman da her şey yoluna girmiş sayılmaz. Eğer sizi geç aradıysa bile, neden aramadın, niçin bu kadar geç aradın diye sorularla onu sıkmayın. Yoksa en bildik taktik olan "kaçış yolu"nu yine uygularlar ve hanenize bir eksi puan daha yazılır... Ne demiştik, onu gerçekten seviyorsanız, kesinlikle sabırlı ve iradeli olmalısınız.

İş cinselliğe geldiği zaman da, eğer içinde bulunduğunuz şartlar sizi rahatsız ediyor ve onunla cinsel anlamda birlikte olmaktan uzaklaşmaya başlıyorsanız, kesinlikle tavrınızı koymalı ve sorununuzu onunla paylaşmalısınız. Unutmayın, erkekler her zaman için güçlü, kararlı ama aynı zamanda da eğlenceli kadınlardan hoşlanır. Eğer bunlara sahipseniz ve partneriniz bunun farkındaysa hem sizden vazgeçmesi zorlaşacak hem de boşanma işlemlerine hız verecektir.

Ona özlediği mutlulukları tattırın

Eninde sonunda boşanma işi hallolduğuna göre, artık yepyeni bir hayat sizi bekliyor. Bu artık sizin hayatınız. Ama zaman zaman ne de olsa bir alışkanlık, onun yani eski eşinin hayatınıza girmesine göz yummanız gerekebilir. Bunun bir alışkanlık olmasını engellemek istiyorsanız, ona özlemini duyduğu yeni mutluluklar ve heyecanlar kazandırın. Ama hiçbir zaman gizeminizden ödün vermeyin ki, sizden asla vazgeçmesin.

Erkeksen bunları bil!

Kadınların genelde kendilerine sakladıklarını artık erkeklerin öğrenme zamanı geldi. Belki de zaman zaman birşeyleri olmuş gibi göstermek karşımızdakini kandırmak anlamına gelmiyor. Ama şunu söylemekte fayda var; gerçeği bilmek insanlara masumiyetini geri kazandıracaktır. Haydi bakalım...

Dünya prezervatifle de güzel
Siz hiç hayatınızda plastik bir eldiven kokladınız mı? Ya da ağzınıza plastik bir eldiven tadında limon götürdünüz mü? Her neyse, tam her şeyden zevk almaya başlıyorken bir süre ara vermek zorunda kalmak ne kadar da kötüdür değil mi? Hayır, hiçbir şey kesinlikle doğal hali kadar güzel olamaz. Burada lütfen bize hak verin. Ama bir şey olması gerekiyorsa, olmalıdır. Bunu hiçbirimiz inkar etmiyoruz. Ve şu anda bir AIDS devrinde yaşadığımız için prezervatifle de yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Eğer doğaldan yana iseniz bir AIDS testi yaptırmak kadar kolay bir şey yok. Ve lütfen artık uzun süreli ilişkilerde karar kılın. O zaman biz de sizi daha çok seveceğiz...

Aşk olmadan meşk olmaz mı?
Tabii ki olur. Gerçekten de... Bazen olmaz ama çoğunlukla olur. Eninde sonunda bizler de romantik Ortaçağ kalıntıları değiliz. Hepimiz modern çağın gereklerini yerine getiriyoruz. Zaman zaman duyguların yerini başka şeyler alabiliyor. Eğer karşımızdaki bizim için çok istidatlı bir sevgili ise bizi gerçekten sevdiğini anlatması için zaten rol yapması gerekmiyor. Tıpkı bizim ona orgazm taklidi yapmayacağımız gibi, değil mi? Problem, bu özelliklere sahip sevgililerin zor bulunuyor olması. Ve yatakta yanımızda yatan adamdan en azından bizden hoşlanıyormuş gibi davranmasını istiyoruz ve kırmızı güller talep etmiyoruz. Ertesi gün bizi araması da yeterli aslında...

Bir saat, yarım saatten daha etkilidir
Biz kadınlar karşı cinsin bizi çok iyi anladığını, en azından anlamak için çaba gösterdiklerini biliyoruz! Bu yüzden erkek adı verilen bu cins de, bizlerin sevişme öncesinde 'ısınma' ihtiyacımız olduğunu ve 'ısınma'nın süresinin ne kadar uzun olursa herşeyin o kadar iyi olacağının farkında. Dürüst olmak gerekirse; ısınma süresini uzatmamızın nedeni biraz da 'oral oyun' oynamak istememizden kaynaklanıyor. Ama hiçbir zaman, kadınlar olarak göğüs uçlarımıza ya da vücudumuzun diğer bölgelerine aldığımız 'yaralar'ın heyecanlı olduğunu savunmuyoruz.

Erkekler her daim yapabilir...
Bunu en iyi kadınlar bilir. Futbol ya da tenis maçlarının önümüze geçtiği ve kıskançlık krizlerine gark olduğumuz tüm geceler bizim için kabustur. Ya da erken başlangıçlardaki şu bildik diyalog; 'Beni heyecanlandırdın sonra her şey çabucak oluverdi işte...' Aslında bu durumda hiçbir kadın erkeğini küçümsemez. Kadınları rahatsız eden erkeklerin o 'erkeklik' tavırlarıdır sadece.

Boyutu değil işlevi önemli
Dünya adil değil, hayat ise acımasız. Bazıları birşeylerden daha az alıyor, diğerleri ise hep daha fazla; daha çok para, daha fazla güzellik, daha fazla zeka... Hayal kurmaya devam edin. Ve bize lütfen şu soruyu sormayın; "12cm. mi 17 cm. mi?" Çünkü o anda her şeyi unutup dünyanın en dürüst cevabı da verebiliriz, dikkatli olun...

Template Design | Elque 2007