gör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2007 Pazar

Evlilik bir ömür sürer mi?



Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.

Hızla artan boşanma oranları sizi yanıltmasın, bu gezegende hâlâ 'evliliğin bir ömür boyu sürmesi gerektiğine' inananlar çoğunlukta. AC Nielsen'in 46 ülkeden 25 bin kişiyle yaptığı ankete göre, dünyada 10 kişiden yedisi evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşünüyor. Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler arasında başı çekenlerse yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.

Asya'nın diğer Müslüman ülkelerinde de durum farklı değil. Batı'daysa 'bir yastıkta kocamanın' en büyük destekçisi ABD'liler. ABD'li erkeklerin evliliğe inancı, kadınlardan daha fazla. Katolik ve muhafazakâr Avrupa ülkelerindeki insanlarsa evliliğin ölene dek sürmesi fikrine sıcak bakmıyor.

Uzun süreli ilişkiyle aynı şey mi?

AC Nielsen araştırma şirketinin Avrupa Başkanı Patrick Dodd, boşanma oranlarının yükseldiği, birlikte yaşamanın tercih edildiği Batı Avrupa'da uzun yıllar evli kalmanın 'antika bir gelenek' gibi görülmeye başlandığını söylüyor.

Müslüman Asya ülkeleri Endonezya ve Malezya'dan insanlar evliliği bir yaşam amacı olarak görürken, Yunan katılımcıların yüzde 74'ü evliliğin hayatlarının amacı olamayacağını düşünüyor. Avrupa'dan ankete katılanlarınsa sadece yarısından az bir bölümü evliliğin yaşamdaki amaçlarından biri olduğu görüşünde.

Avrupalıların yüzde 77'si uzun süreli, istikrarlı bir ilişkinin en az evlilik kadar iyi olduğunu düşünüyor. Dodd, tarihte ilk defa Batı Avrupa'da kadınların 'eş' yerine kariyer peşinde koştukları ve bağımsızlıklarına evlilikten çok daha fazla önem verdikleri yorumunu yapıyor.

Aynı şekilde Avrupalı erkeklerin de büyük çoğunluğu geleneksel evlilik anlayışını reddediyor. Asyalı ve Müslüman ülkelerdeki insanlar ve ABD, Rusya, Güney Afrika ve Macaristan'dan katılımcılarsa uzun süreli ilişkinin, evliliğin yerini alabileceğini düşünmüyor.

Aldatan Erkeği Ele Veren Davranışlar

Erkeklerin ilişkileri olduğunda, eşlerine karşı olan davranışları tamamen değişiyor. İşte bazı örnekler...


Suç bastırma
Eskiden kadın televizyonun karşısında oturmak yerine dışarı çıkmak istediğinde erkek çok tepki göstermezken, artık en ufak istek karşısında bile ortalığı ayağa kaldırıyor. Sonra kadın gerçekten sinirlenmeye ve bağırıp çağırmaya başladığında, hep aynı şeyin olduğunu, karısının her şeyi abarttığını söyleyerek kendisini haklı çıkarıyor.
Kendini haklı görme
Eşiniz veya partneriniz arkadaşlarının, hatta sevgilisinin yanında, "Uzun zamandır düşüncelerimiz birbirinden iyice farklılaşmaya başladı" ya da "Davranışlarıyla beni sıkıştırmaya ve boğmaya başladı" diyorsa dikkat!... Bu sözlerle erkek kendini haklı çıkarmaya çalışıyor ve genç sevgililere yöneliyor.
Cinsel ilgisizlik
Erkek aniden yatakta olup biten her şeyden eşlerini sorumlu tutmaya başlayabiliyor. Örneğin, yatağa girdiklerinde sürekli esnemeye başlamasının faturasını eşine çıkarıyor. Ayrıca şöyle bir tezi savunuyor: "Uzun yıllar aynı evi paylaşan eşlerin cinsel hayatlarında yarı yarıya azalma görülür."
Alenen yalan söyleme
Erkek yakalandı, artık her şey ortada. Ama kadın bir anda onun boynuna atlamıştı ve "Hayır" diyememişti. Her şey bir anda oluvermişti. İşte bu noktada bile, erkekler kendilerini haklı çıkarmayı başarmaya çalışıyorlar.
Son darbe; Yine kadın suçlu!
Eğer aldatma artık saklanamayacak boyutlara geldiyse, erkek dışarı karşı kendisini melek gibi göstermeye kalkışır. Böylece eşinin kendisine yasakladığı şeyleri yeniden yapabildiği için kendini masum bir karaktere bürümeye çalışır.

Template Design | Elque 2007