sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2007 Cumartesi

Sağlığı Yeşillerde Arayın


Dereotu

Dereotunun faydaları içeriğindeki monoterpen ve flavonoid bileşiklerinden gelmektedir. Maydanoz gibi antioksidan etki göstermektedir bunun için serbest radikalleri elimine eden enzimleri aktive edebilmektedir. Yine içeriğindeki uçucu yağların desteği ile antibakteriyel etki gösterebilmektedir.

En önemli özelliklerinden biri de kalsiyumdan zengin içeriğidir, bu sayede menapoz ve romatizma sonrasında kemik yoğunluğu kaybını önleyebilmektedir. Diyet lifi, demir ve magnezyum içeriği de oldukça yüksektir.

Maydanoz

Sofralarda dekorasyon ürünü olarak kullanılan maydanozun pek çok sağlık faydası vardır. Doğada çok nadir bulunan ancak yararları fazlaca olan iki tür bitkisel etken barındıran maydanoz optimal sağlığın korunmasında çok önemlidir.

Bu etken maddeler tümör gelişimini önlemek, hücreleri zararlı maddelerden koruyucu kalkan görevi gören enzimlerin aktivitesini artırmak, kanserojen maddelerin eliminasyonda fonksiyon göstermektedir.

Luteolin denen bitkisel bileşik çok yüksek antioksidan aktivite göstererek vücudun serbest radikal denen hücre öldürücü maddelere karşı savunmasını artırır. Bu iki önemli etken bileşik dışında C ve A vitamininin öncüsü beta karoten zengin içeriği de pek çok hastalığın önlenmesinde önemli katkılar sağlamaktadır. Kalp krizi riskini artırabilen homosistein seviyelerini düşürmeye yardım ederek kalp dostu bir sebze özelliği de kazanmaktadır.

Nane

Anneannelerimizin vazgeçilmez formülü olan nane limonun mide ve barsak rahatsızlıklarında iyileştirici gücü pek çok bilimsel çalışma ile onaylanmıştır. Kasları yatıştırıcı gücü ile hazımsızlık, spazmlar, sindirim güçlüğü gibi belirtileri iyileştirebilmektedir.
İçeriğindeki mentol içeriği ile aktivitesi de artmaktadır. Araştırmalar nanenin iyi bir anti - kanser bileşeni olduğunu, barındırdığı bitkisel bileşenlerden özellikle monoterpenlerin pankreas, göğüs ve karaciğer tümör gelişimini yavaşlattığını, bağırsak, cilt ve akciğer kanserlerini de önleyici olduğunu göstermiştir.

İçeriğindeki etken başka bir madde ile vücutta ateşsiz iltihaba yol açan bazı zararlı maddeleri durdurarak solunum yollarının açılmasına yardımcı olur.

Fesleğen

Fesleğende bulunan flavonoidler hücresel anlamda koruma sağlamakta, çalışmalar bu bileşiklerin kromozomların radyasyon ve serbest radikallerden zarar görmesini engellediğini göstermektedir. Öte yandan istenmeyen bakteriyel gelişimi de önleyebilmektedir.

Fesleğen yapraklarından elde edilen esansiyel yağların sık kullanılan bazı antibiyotiklere direnç gösteren patojen bakterilerin üremesini yavaşlattığı gözlenmiştir. Ayrıca anti-romatizmal etkisi ile dikkat çekici sağlık faydaları vardır.

İçeriğindeki öjenol ile iltihap artırıcı bazı enzimlerin aktivitesini azaltma özelliği göstermektedir. Yüksek beta karoten içeriği ile antioksidan aktivite gösteren A vitaminin zengindir.

24 Mart 2007 Cumartesi

Sevişmek bir dakika değil

Doç. Dr. Doğan Şahin, erkeklerin en büyük sorununun erken boşalma ve penisin sertleşememesi olduğunu söylüyor. Çoğu erkek karısının diretmesi üzerine doktora gidiyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkekler 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyecek kadar performans takıntılılar.

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) 24 - 26 Mayıs'ta gerçekleştireceği Cinsellik ve Cinsel Tedaviler V. Ulusal Kongresi - Cinselliğin Farklı Yüzleri'nde konuşmacılarından biri olan Doç. Dr. Doğan Şahin, cinsel terapiler konusunda uzman. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin ile en sık rastlanan cinsel sorunlar, kafalardaki cinsel tabular, cinsel tedaviler, uygulanan yanlış yöntemler hakkında konuştuk:

Size en çok hangi sorunlarla başvuruyorlar?

Kadınlarda en sık başvuru nedeni vajinismus. Ama bu toplumda en sık rastlanan sorun vajinismustur anlamına gelmez. Kadınlarda orgazm problemleri daha çok görülen bir sorun. Ama orgazm olamadıkları için o kadar sık başvurmazlar. Çünkü bu cinsel birleşmeye engel değildir. Vajinismus cinsel birleşmeye engel olduğu için başvuru sık olur. Çoğunlukla çocuk sahibi olmak istedikleri için başvururlar. Önemsemiyorlar, cinsel birleşme olmadan sevişiyor ve orgazm oluyorlar. Çoğunlukla mutlu, mesut yaşıyorlar. Vajinismusluların bir bölümü oldukça geç gelir. Şimdi özellikle vajinismus eşlerinin yüzde 90'ı son derece sevecen, anlayışlı, yumuşak erkeklerdir. Saldırgan sert olmayı bırakın çoğu girişken bile değildir. Gereğinden fazla anlayışlıdırlar. Kadın korktukça onlar daha çok korkar.

Peki o hoyrat Türk erkeği nerede?

Bilemiyoruz, nerede yaşarlar? :) Cinsellikle ilgili kalıplar var. Hoyrat Türk erkeği de bu kalıplardan biri. Erkek sert olmalı, kadına yumuşak davranmamalıdır gibi... Vajinismusluların babaları genellikle oldukça sert ve fazla müdahalecidirler, bu kızlar da babalarından fazlasıyla çekmişlerdir, onun için evlenirlerken babalarına benzemeyen erkekleri seçerler.

Kadında genç yaşta orgazm oranı düşük

Orgazm problemi daha çok hangi yaşlarda görülüyor?

Her yaşta olabilir, kadınların yaşı ilerledikçe orgazm olma ihtimalleri de artar. Genç yaşta cinsel birleşme ile orgazm olma oranı çok düşük. Yüzde 50'nin altında. Kadının cinsel yaşamı 20 yaşında başlamışsa üç beş sene sonra daha sık orgazm olur. Tabii kadının yetiştirilmesi, cinselliğe yaklaşımı, utanmalar, sıkılmalar, suç, günah, ceza gibi kavramlar da etkili.

Deneyim?

Bize başvuran hastalarda deneyim son derece sınırlı, cinsel birleşme hemen hemen yok gibi... Daha çok öpüşmeler, birleşme olmaksızın sevişme yaygın.

20 yılda Türkiye'de neler değişti?

Giderek bu konuda daha rahat davranıldığını söyleyebilirim. Eğitimli kesimde bilinçlenmede artış var. Televizyon, basın, geleneksel değerlerin giderek çözülmesi, göç gibi faktörler nedeniyle insanlar bundan 20 yıl öncesine göre cinselliği daha rahat yaşıyorlar, ama yine de tam bir rahatlık yok.

Tamdan neyi kastediyorsunuz?

Herhangi bir suçluluk duygusu hissetmeksizin cinselliği istediği boyutta, istediği kişiyle yaşamak... Bazen iyi eğitimli insanların çok sığ, bazen cahil insanların çok renkli bir cinsel hayata sahip olduklarını görüyoruz... Hastalar üzerinde konuşacak olursak çiftlerin cinsel hayatlarında belirli bir tarz belirleyip onu bellediklerini söyleyebilirim.

Performans anksiyetesi, eğitimli kesimde yüksek

Başvuranların profili?

Başvuranların yüzde 80'i evli. Bekarların çoğu erken boşalma (1. sırada) ya da sertleşme zorluğu yaşıyor. Sertleşme zorluğu organik ya da psikolojik nedene bağlı olabilir. Erken boşalma sorunu yaşayanlar kadınlar tarafından aşağılanabiliyor, küçümsenebiliyorlar. Kadın ve erkekte iletişim problemlerini, aralarındaki öfkeleri, kızgınlıkları, çatışma alanlarını çözmezseniz cinsellikle ilgili sorunları çözemezsiniz. Onun için ilaç tedavilerini fazla önermiyoruz, çünkü sorunları gidermiyor.

Erken boşalmayı bir sorun olarak gördükleri için mi başvuruyorlar?

Erkeklerin önemli bölümü bu sorunu görmezden gelir. Kadın 'bu işten bir şey anlamıyorum, orgazm olamıyorum, bir doktora gitsen,' diye bir iki sene söylendikten sonra gelirler. Boşalırsam boşalıyorum diyorlar genellikle.

Ya sertleşme sorunu varsa?

Bu, çok ağır psikolojik sorunlara yol açıyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkek kendini adamdan saymıyor, aşağılık hissediyor. Birçoğu 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyor. Erkeklere en çok zarar veren yine erkekler. Bir erkek miti yaratılıyor, buna inanıyorlar. Ne zaman olursa seks yapar, kim olursa olsun seks yapar. Üç posta yapar, beş posta yapar... Bir aksaklık olunca da bu korkular büyük bir performans anksiyetesine yol açabiliyor. Tüm erken boşalmalarda performans anksiyetesi görülür. İnsanın kendine olan güveni, sevgisi çok önemli. Bir çocuğun ne kadar sevildiği, ne kadar önemsendiği ile ilgili bir şey. Sürekli performansa zorlanan çocuklar ilerde hayatın her alanında performans anskiyetesi yaşarlar. Eğitimli kesimde ise bu daha çok görülür. Türkiye'de erken boşalma beşte bir oranında olarak söyleniyor, ama bence daha fazla. Muhtemelen erkekler kadının zevk alması için çok da kafa yormuyorlar. Cinsel ilişkinin başlangıcında bir şey olacak diye kadın umutlu, ancak bir süre sonra görüyor ki öyle fazla zevk almıyor!

Tüm mesele eğitimde mi?

İnsanın değer yargıları küçük yaşta oluşur. Daha sonra verilen bilgiler entelektüel bilgilerdir. Bırakın eğitimli insanı, birçok doktor hastamız, bir sürü doktor vajinismuslu da var. 'Eğitim şart, şart' deniyor, ama eğitim her şey değil.

Mesele içselleştirmekte

Ama üst kesimdeki gençlerin cinsel ilişkilerini rahat yaşadıklarını görüyoruz. Hiçbir tabu yok hayatlarında!

Çok sevişmek iyi sevişmek anlamına gelmez. Bir grup var ki toplumda oranları giderek artıyor, yüzde 8'lerde. Bunlar çok sık cinsel ilişki kurarlar, dışardan bakıldığında son derece hareketli cinsel yaşamları vardır. Cinsel haz, uyarılma ve orgazm yaşarlar... Ama cinsel hayatları pek iyi değildir. Bu insanların bu kadar çok ilişki kurmadaki arzuları aslında sevgi, şefkat arayışıdır.

Sağlıklı cinsel ilişkinin bir tanımı var mı?

İstek, uyarılma problemi yok, rahat orgazm olabiliyor, dolu dolu yaşayabiliyor, bu konularla ilgili suçluluk duyguları yok demek. Böyle bir kişi cinsel yaşamını tatminkâr ve renkli olarak buluyor.

10 Mart 2007 Cumartesi

Güzelliğin 7 Koşulu

Elbette güzelliği belli bir kalıba oturtmak mümkün değil. Biliyoruz ki kadın güzelliği zamana, toplumlara ve kişiye göre değişiyor... Yine de güzel olmanın temel koşulları hiçbir zaman değişmedi.

Örneğin tarih boyunca güzelliği ile anılan ve aslında birbirine hiç benzemeyen kadınları hatırlayın: Venüs, günümüzün estetik cerrahlarını hayli uğraştıracak kusurlara sahipti; Kleopatranın da iri burnu vardı... Greta Garbo buz gibi soğuktu. Liste hayli kabarık! Ama bu kadınların ortak noktalarına ve bulundukları çevreye bakarak güzelliğin belli koşullarını görmek mümkün!

Aslında her kadın güzeldir, her kadın güzel olabilir. Üstelik günümüz kadınına doğal güzelliğini ve onu diğerlerinden farklı kılan özelliklerini ortaya koyma olanağını sağlayan birçok seçenek sunuluyor. Ayrıca artık güzelliği eski çağlarda olduğu gibi katı bir prototipi de yok.

Aşığa göre güzel, onun sevdiği kadındır. Mağara devrindeki adam, kocaman memeleri ve geniş kalçası olan kadına deli olurdu... Bugün ise kadınlar hoşa gitmek için zayıflamaya çalışıyorlar. Güneyli erkek sarışınları düşlüyor, kuzeyli ise esmer kadına bayılıyor. Bu kadar da değişken, güzellik! Ama biraz düşününce güzel bir kadın olmanın ortak noktalarını bulabiliyor insan.

1. koşul: Genetik özellikler:

Atalarımızın tesadüfi beraberlikleriyle başlıyor genetik özelliklerimiz. Onlardan bize miras kalan hücrelerin kalbindeki kromozomlarda bedensel ve ruhsal özelliklerimizle birlikte bütün yaşantımızın programı da adeta bir bilgisayar kaydı gibi işlenmiş. Bu programda uzun boy kayıtlıysa uzun boylu, iri kemikli bir burun kayıtlıysa iri burunlu oluyoruz. Eğer şansınız varsa kromozomlarınızda kusursuz bir kemik yapısı, düzgün işleyen bir metabolizma, doğru oranlarda bir vücut yapısı, güzel gözler, dolgun dudaklarla dünyaya gelirsiniz. Ama kaderimizin bir oyunu olarak yaşamınız boyunca "kusur" sayılacak özellikleri taşımanız da mümkün! Bu arada hücrelerimizde gizli, "güzel olma arzusu" da kayıtlara geçmiş durumda. İşte insanoğlunu ideal güzellik arayışına iterek, tarihten günümüze uzanan bir kozmetik serüvenine yön veren de bu arzudur.

2. koşul: Gençlik:

Önce bir tomurcuktur, sonra yavaş yavaş goncaya dönüşür., Bu goncanın gelişerek çiçeğe dönüşmesini izlerken insan nasıl da duygulanır? Bedensel ve zihinsel gelişme süreci, gençliğin ta kendisidir. Onun taze güzelliği, dünyaya yeni açılan bir gonca kadar dokunaklıdır. Gençlik, güzelliktir ve güzelliğin en güçlü silahı gençliktir. Gençliğin sağladığı o masum güzelliğin yerini hiçbir şey tutamaz! Ancak, doğduğumuz andan itibaren hücrenin yaşlanma sürecine girdiğini de unutmamalıyız. Dolayısıyla gençlik geçicidir. Peki, bir kadın kaç yaşına kadar gençtir? Yüzyılımızın ilk yarısına kadar kırk yaş, yaşlılığın başlangıcı sayılıyordu. Oysa günümüzde kırk yaş, kadın güzelliğinin doruklara ulaştığı yaş kabul ediliyor. Bugünün kadınları kırk yaştan sonra da ruhları genç kaldığı sürece yaşlı görünmüyorlar.

3. koşul Çekicilik:

Kimi kadınlar insanı nasıl da şaşırtırlar çünkü dünyanın en güzel kadını olmasalar bile, onlarda öyle bir şeyler vardır ki, erkeklerin başını döndürmeye yeter. Büyük aşkların kahramanları hep onlardır; siz bile gözünüzü onlardan alamazsınız. Marılyn gibi: O güzel olmasına güzeldi ama, mahmur bakışları, ıslak dudakları ile, güzelliğini perçinleyen müthiş bir cazibeye sahipti. Onun anlamlı bakışlarını kaldırıp hantal adımlarla yürüdüğünü farzedin, geriye sadece güzel ama sıradan bir kadın kalır... İşte güzelliğin önüne geçebilen tek şey cazibe dediğimiz o doğal sihirdir. Güzelliği makyajla, estetik cerrahi ile, giyimle yaratmak mümkündür. Ama cazibe asla sonradan kazanılmaz . o, ya vardır ya yoktur, sonradan kazanılmaz.

4. koşul: Çevre:

Ancak bereketli topraklarda güzel çiçekler açar. Toprak, bitki köklerini beslemediği zaman çiçekleri de vasat olmaktan kurtulamaz. Güzelliğin de iyi beslenmeye, yani zengin toprağa ihtiyacı var. Sorunlu veya fakir bir ailede yetişen bir genç kızın güzelliğinin çiçek gibi açması çok zordur. Oysa aynı kız zengin veya kültürlü bir aile içinde, bereketli topraklardaki bir çiçek gibi tüm güzelliğiyle gelişip açacaktır. Aynı şekilde açlığın, hastalığın, susuzluğun yaşandığı bir toplumda da güzel olmanın bir anlamı yoktur, dolayısıyla güzellik orada beslenemez. Savaşlar ve ekonomik krizlerin yıprattığı bir toplumda da güzellikten söz etmek zordur. Kültür ve akıl gibi, ekonomik olanaklar da güzelliğin yaratılması için gereklidir; çünkü güzelliği satın almak mümkündür: Estetik cerrahi, kuaför, makyaj ve kozmetik, giysiler, mücevherler, parfümler vs ile...

5. koşul: Zeka:

Güzelliğin ortaya çıkabilmesi için güçlü desteklere ihtiyacı var: Çekicilik ve zeka gibi...Her kadın doğal olarak az çok bu güçlere sahip. Yeter ki, kullanmasını bilsin! Akıllı bir kadın güzel yanlarını ortaya çıkararak güzel olmayı başarır. Güzelliğini işleyerek çevresini büyüler. Bir kadın eğer akıllı değilse, dünya güzeli de olsa, bunu gösteremediği için asla güzeller safına geçemez. Kadın, zengin duygularla beslenen zekasını kullanarak kendinde olan en küçük güzelliği bile sürekli ortaya çıkarmayı, en iyi şekilde değerlendirmeyi başarır. Onun güzelliğini kadınsı duyguları, içgüdüleri ayrı bir renk verir. Bu, asla taklit edilemeyen bir güzelliktir. Kadın, içgüdüsel olarak güzelliğe eğilimli bir varlık. Güzelliğin peşinde olan kadının en güçlü silahı da beğenilme arzusu.

6. koşul: Ekonomik güç:

Laboratuarlardan en basit kuaför salonlarına kadar dünyanın her yerinde milyonlarca insan kadın güzelliği için çalışıyor. Bir kadının güzelliğini ortaya koyacak her şey ve her türlü teknik olanak günümüzde var; çünkü güzellik satın alınabiliyor. Biraz ekonomik gücü olan her akıllı kadın bu gücünü güzelliğini yeniden yapılandırmak için kullanmasını çok bilir. Güzellik enstitülerinde uzmanlar, kadınlara cilt ve vücut bakımıyla sağlıklı bir ten kazandırıyor. estetik uygulamalar kemik yapısını kusursuzlaştırıyor, gevşemeleri gideriyor, zayıflatıyor. Giysiler kişiliğini ve sosyal statüsünü ortaya koyuyor. Bakım malzemeleri gençliğin ömrünü uzatıyor, makyaj malzemeleri güzelliği vurguluyor. Kuaförler güzelliğe en güzel çerçeveyi saçlara verdikleri biçimlerle yaratıyorlar; ancak, tepeden tırnağa görünümüne önem veren her kadın, sadece bunlarla da yetinmeyecek; sağlığına da önem vererek görüntüsünü bir dantel gibi titizlikle işleyecektir.

7. koşul: Sağlık

Tabi ki sağlık!.. Çünkü sağlıksız bir güzellik asla uzun ömürlü olamaz. Günümüz kadını, sağlığına her zamankinden daha çok önem veriyor, dengeli beslenerek, spor yaparak, temizliğine önem vererek, cildine ve vücuduna özen göstererek bedensel sağlığını koruyor. Unutmayalım ki, gülen kadın, güzel kadındır. Bu nedenle ruh sağlığı yerinde olan, dünyaya gülerek bakan, etrafına umut ve mutluluk veren her insan güzeldir ve sevilen insandır. Sevgi ise, güzelliğin en büyük gıdasıdır. Mutlu insan tüm dünyayı kucaklamak ister, gözleri ışıl ışıl parlayarak, hiçbir şeyin sağlayamadığı bir ışıltıyla çevrilir. Bu da başka bir güzelliktir.

18 Şubat 2007 Pazar

SAGLIKLI DIYET

Özel sağlık sorunları nedeniyle tedavi amaçlı bir diyete ihtiyacı olan insanlar hariç olmak üzere, en iyi genel diyet planı basitçe şöyle dile getirilebilir: meyva, sebze ve hububattan gelen karbonhidratlar; ve et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi protein içeren gıdalar dahil olmak üzere çok çeşitli yiyecekler yiyin. Vitaminler ve mineraller hemen hemen yediğimiz gıdaların hepsinde vardır.

- Diyetinizdeki her tür yağ miktarını azaltın. Ortalama olarak günlük kalorinin neredeyse yüzde 40 ını yağlardan aldığımız tahmin edilmektedir. Bir kişinin toplam yağ tüketimini günlük kalori tüketiminin yüzde 30 una indirme hedefi makuldür. Doymuş yağ tüketimi günlük kalorinin yüzde 10 una düşürülmelidir ve kolesterol tüketimi günde 300 ml den az olmalıdır. Birçok insan için, yağ oranı yüksek bir diyet, çeşitli sağlık sorunlarına yol açan şişmanlığa neden olmaktadır. Ailesinde kalp rahatsızlıkları ve yüksek tansiyon bulunan insanlar, yağ oranı yüksek bir diyet uygularlarsa, özellikle risk altında olabilirler. Diyet ve egzersizler arzu edilir bir vücut ağırlığına ulaşın ve onu koruyun. Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalığı dahil olmak üzere, birçok hastalığın tedavisini güçleştiren önemli bir etkendir.

- Diyetinizde karmaşık karbonhidrat ve lif miktarını arttırın. Pek çok kişi kalorilerinin çok az bir kısmını karmaşık karbonhidratlardan alma eğilimindedir. Günlük kalorimizin yüzde 50 ilâ 55 ini karbonhidratlardan (meyvalar, sebzeler ve tahıl) alarak, bazı vitaminlerin, minerallerin ve lifin tüketimini arttırırken, yağ tüketimini azaltabiliriz. Günde beş porsiyon ya da daha fazla , meyva ve sebze özel likle yeşil yapraklılar ve san sebzeler ve turunçgiller yemeye çalışın. Günde altı porsiyon ya da daha fazla, ekmek, baklagiller ve tahıllar dahil olmak üzere karmaşık karbonhidratlar yiyin. Liften zengin bir diyet, gıda ların sindirilmesinde ve özümsenmesinde önemli bir rol oynar.

- Uygun miktarlarda protein yiyin. Diyetimiz çoğunlukla, özellikle hayvansal proteinler olmak üzere çok fazla protein içermektedir. Ayrıca aldığınız protein miktarını azaltırsanız, yağ tüketiminizin de düştüğünü farkedebilirsiniz, çünkü alınan yağın büyük kısmı, özellikle kolesterol, hayvani ürünlerde bulunmaktadır. Ama et yemeyi bırakmayın; yalnızca daha az yiyin.

- Sodyum oranı görece düşük gıdaları seçin ve yemeklerinize pişirirken ve masada ektiğiniz tuzun miktarını sınırlayın. Pek çok insan ihtiyacından fazla tuz tüketmektedir. Çoğu insan için, sodyum seviyeleri hiçbir zaman bir sağlık sorununa yolaçmayabilir, ama diyeti nizdeki fazla tuzu düşürmek yine de iyi bir fikirdir. Ailenizde yüksek tansiyon varsa ya da sodyuma duyarlılığınız varsa, diyetinizde tuzu kısıtlamak daha da önemlidir.

- İçki içiyorsanız, alkol tüketiminizi günde bir ya da iki kadehe indirin. Hamileyseniz, hiç içmeyin .

- Kadınlann ve ergenlik çağındaki kızların diyetlerinde daha fazla kalsiyum ve demire ihtiyaç vardır. Kadınların ve genç kızların çoğu sağlıklı büyüme ve kemiklerin ömür boyu bakımı için gerekli olan kalsiyum miktarının yaklaşık yarısını tüketmektedir. Çocuk doğurma yıllarında, birçok kadın ve genç kız sağlığı korumak için gerekli olandan çok daha az demir almaktadır.

- Kendinizin ve çocuklarınızın diyetinin, diş çürümelerinin önlenmesine yardımcı olmak üzere flor içermesine dikkat edin. Florlu su, çocuklarda ve yetişkinlerde diş çürümelerni önemli ölçüde azaltabilir. Suyunuz flörtü değilse, diyetle alınan flor için dişçinize darasın.

- Doktorunuz söylemedikçe ek vitamin ve mineral almayın. Ne kadar fazla o kadar iyi teorisi, vitaminler ve mineraller için mutlaka geçerli değildir. Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri ve mineralleri elde etmenin en iyi yolu, çeşitlilik içeren bir diyettir. Ek vitamin ve mineral almak genellikle zararlı değildir ve diyetiniz bazı açlardan eksikse yararlı olabilir, ama daha fazlası sağlığınıza zarar verebilir.

NOT:Bu kurallar, normal beslenmeyi etkileyen durumlarlar ve hastalıklar nedeniyle özel diyetlere ihtiyaç duyanlar için değil, sağlıklı insanlar içindir.

7 Ocak 2007 Pazar

AĞRILI CİNSEL İLİŞKİ

Cinsel ilişki sırasında vagen girişinde veya derin ilişki`de ağrı hissedilmesi durumudur. Diaparoni terimi de bu durumu ifade etmektedir. Disparoni yakınması bir çok kadında bulunmaktadır. İlk ilişki`den itibaren bu yakınması olanların yanı sıra yıllar sonra cinsel ilişki`si ağrılı olmaya başlayan kadınlar da vardır.
Ağrılı ilişki`nin nedenleri jinekolojik hastalıklar olabileceği gibi psikolojikte olabilir. Bu nedenle jinekolojik muayene nedenin saptanması için gereklidir. Cinsel ilişki sırasında ağrının oluştuğu yer de önemlidir. Ağrı penisin vagene girişi sırasında vagen girişinde mi oluyor (yüzeyel disparoni)? Ve ya vaginaya tam olarak girdikten sonra alt kasık bölgesi veya karında mı oluyor (derin disparoni)?
Bu iki ağrı çeşidinin ayrılması tanıya yardımcıdır. Yüzeyel disparoniye vagen veya vulvanın enfeksiyonları, vagen girişinin darlığı, vagenin kayganlığını sağlayan vagen sekresyonunun az olması gibi durumlar neden olurken; derin disparoniye genellikle rahim, yumurtalık, tüpler veya alt karın bölgesi ile ilişkili hastalıklar neden olabilmektedir.
Post menopozal yıllarda vagen epitelinin sağlamlığını ve kayganlığını sağlayan estrojen hormonu eksikliği nedeni ile disparoni şikayeti olmaktadır. Bu durumun tedavisi menopoz hormon tedavisi ile kolaylıkla olmaktadır.Bütün bu durumların dışında herhangi bir neden saptanamayan disparoni hastaları da bulunmaktadır. Böyle bir durum daha çok kadının bilinç altını etkileyen psikolojik bir durumla ilgilidir. Psikolojik danışmanlıkla tedavi edilmelidir.

Kaynak : http://www.buldun.com/bayanlara

23 Aralık 2006 Cumartesi

Ağrılı Cinsel İlişki

Nedir...?

Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında acı duyulması disparoni olarak adlandırılır. Erkekleri de etkileyebilmekle birlikte genellikle kadınlarda görülür. Disparonisi olan kadınlar sıklıkla vajina,klitoris ve labialarda ( iç ve dış dudaklar ) ağrı duyabilirler.Disparoni nedenleri çok olmakla beraber hemen hepsi tedavi edilebilir niteliktedir.Yaygın sebepler şunlardır ;

Lubrikantların ( kayganlaştırıcı sıvı ) yokluğuna bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk
Atrofik vajinit ( sıklıkla menopoz sonrası kadınlarda görülen vajinal mukozanın incelmesi durumu )
Bazı ilaçların yan etkileri (örneğin antihistaminikler ya da tamoksifen )
Sentetik iç çamaşırları,spermisitler ( gebeliği önleyici maddeler ) ve vajinal yıkama materyallerine karşı oluşan allerjik durumlar
Endometriozis ( uterusun en iç tabakası olan endometriumun normal yeri dışında kaeın içinde,farklı yerlerde de bulunması ve büyümesi nedeniyle,başta kısırlık olmak üzere pelvik ağrı ve disparoni ile seyredebilen hastalık )
Vulvo – vajinal vestibülit ( vajina ağzını çevreleyen alanın iltihabi hastalığı )
Vajinal bölgeyi etkileyen cilt hastalıkları
Üriner sistem hastalıkları,vajinal mantar hastalıkları,cinsel yolla geçen hastalıklar
Psikolojik travma ( özellikle çocukluk yaşlarında olmakla birlikte ergenlikte de yaşanmış olan cinsel taciz veya benzeri ruhsal travmatik olaylar )

Belirtiler...

Disparonisi olan kadınlar vajina girişinde yüzeyel bir acı duymakla birlikte,penisin daha ileri girişlerinde daha derin acı duyabilirler.Bazı kadınlar genellikle bu acının verdiği korku ile ilişki sırasında,vajinal kasların,penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılmasıyla seyreden ve vajinismus denen klinik tabloya maruz kalabilirler.

Teşhis...

Disparoninin teşhisi tipik olarak sizdeki belirtilere bağlıdır.Tıbbi ve seksüel hikayenizle birlikte jinekolojik muayenenin de yardımıyla doktorunuz bu şikayetlerinizin nedenini bulmaya çalışacaktır.

Acının,genital organlara dokunmakla mı yoksa erken ya da derin penetrasyonla mı oluştuğunu ayırt etmek,nedeni bulmak için önemli bir anahtardır.Doktorunuz acının yeri,süresi ve ilişki sonrasında ne kadar sürdüğünü de soracaktır.Ayrıca şu sorular da doktorunuz tarafından sorulabilir ;

Daha önceleri,seksüel hayatınızda hiç ağrılı bir cinsel ilişki deneyiminiz oldu mu ? ve ya en başından beri tüm cinsel ilişki deneyimleriniz ağrılı mı idi ?
Hiç uygun bir kayganlaştırıcı kullandınız mı ve eğer kullandıysanız ağrıda azalma oldu mu ?
Seksüel hayatınızla ilgili bilgiler ( özellikle cinsel yolla geçen hastalıklar konusunda riskli deneyimleriniz oldu mu ?)
Daha önce hiç cinsel tacize uğradınız mı ? ya da bir şekilde cinsel organlarınız travmaya maruz kaldı mı ?
Eğer orta yaşlarda iseniz ve düzensiz adet sikluslarınız,sıcak basmaları ve ya vajinal kuruluk şikayetleriniz de varsa muhtemelen atrofik vajinit hastalığı olabilir ( menopoz sırasında östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak vajinal mukozanın incelmesi ).
Eğer yeni anne olmuşsanız ve bebeğinizi emziriyorsanız,emzirme olayı da vajinal kuruluk ve buna bağlı olarak disparoniye neden olabilir.

Bu fizik muayene sırasında doktorunuz vajinanızı kuruluk,yangı ve özellikle mantar ve herpes başta olmak üzere enfeksiyonlar,genital siğiller ve varsa yara izleri açısından değerlendirecektir.Ayrıca doktorunuz endometriozise ait olabilecek pelvik bir kitle ya da hassasiyet olup olmadığını anlamak için bimanuel muayene ile iç genital organları da değerlendirecektir.Ve eğer gerek görürse bu şikayetlerinizin artmasına neden olabilecek,cinsel taciz,travma ya da anksiyete gibi konular için başka bir uzmanla konsültasyona gidebilir.

Ne kadar beklenmeli...?

Şikayetlerinizin süresi tamamen altta yatan nedene bağlıdır.Eğer uygun olmayan bir lubrikant ( kayganlaştırıcı ) kullanımı nedeniyle oluşan bir vajinal kuruluk sözkonusu ise daha uygun birini kullanmakla belirtiler hızla gerileyecektir.Eğer vajinal kuruluğun nedeni atrofik vajinit ise bir ya da iki haftalık lokal-vajinal bir östrojenli krem kullanımı ile düzelecektir.Eğer bir üriner enfeksiyon ya da vajinal mantar hastalığı mevcutsa,bir haftalık bir antibiyotik tedavisi ile enfeksiyonla birlikte disparoni de yok olacaktır.Eğer cinsel yolla geçen bir hastalığa maruz kalmış olmanız nedeniyle dizparoni varsa bunun tedavisi de antibiyotik ile olacak ama muhtemelen biraz daha uzun sürecektir.Disparoninin nedeni liken planus veya liken skleroz gibi bir cilt hastalığı ise steroidli kremlerle tedavi uygulanacaktır ancak bu da uzun bir süre alabilir.Eğer disparoni aylar hatta yıllar gibi uzun bir süreden beri varsa muhtemelen olaya psikolojik faktörler de eklenmiştir ve bu durumda belirtiler daha da artmadan uzun süreli bir terapiye ihtiyacınız olabilir.

Korunma...

Cinsel taciz ya da travma gibi bazı disparoni nedenleri elde olmasa da diğer disparoni nedenlerinden önlemler almak yoluyla korunmak mümkündür;

Sıkı giysiler giymeyerek,pamuklu iç çamaşırı kullanarak,hijyenik faktörlere daha dikkat ederek ( sık iç çamaşırı değişmek ve genital bölgeyi mümkün olduğunca terden ve nemden uzak tutmak gibi ) ve yüzme sonrasında ıslak mayonuzu değiştirerek vajinal mantardan büyük oranda korunabilirsiniz
Üriner enfeksiyonlardan korunmak için ve cinsel ilişki sonrasında mümkünse işeyiniz ve tuvalet sonrası cinsel organınızı önden arkaya doğru siliniz.
Cinsel yolla geçebilen hastalıklardan sakınmak için öncelikle tek eşliliği tercih ediniz ve ya mutlaka prezervatif kullanınız.
Vajinal kuruluk varsa uygun bir lubrikant kullanınız ve eğer kuruluk atrofik vajinit gibi bir duruma bağlıysa tedavisi yoluna gidiniz.
Eğer endometriozis varsa ilişki sırasında derin penetrasyondan kaçınınız ya da nispeten daha az ağrılı olan adet sonrası ilk ya da ikinci haftalarda cinsel ilişkiye giriniz.

Tedavi...

Tedavi,disparoni yapan nedene bağlıdır ;

Rahat ve sorunsuz bir cinsel ilişki için klitoral uyarının yeterince fazla olmasına dikkat edin ve uygun bir lubrikant kullanın
Vajinal mantar enfeksiyonları için antifungal ilaçlar kullanın
Üriner sistem hastalıkları ve cinsel yolla geçen hastalıklar için uygun antibiyotik kullanın
Ağrılı yangılardan kurtulmak için uygun oturma banyoları tatbik edin
Vajinal bölgedeki cilt hastalıklarının tedavisi hastalığa göre çeşitlilik gösterir ( örneğin likenlerde steroidli pomat kullanılır )

Ne zaman doktora başvurmalısınız..?

İlk birkaç cinsel ilişki deneyimi bazen pek de rahat olamamakla birlikte asla acı verici olmamalıdır.Eğer ilişki sırasında ya da sonrasında ani bir ağrı olmuşsa mutlaka doktorunuza görünün.Cinsel ilişkide duyduğunuz ilk ağrı sonrasında hemen doktora başvurmanız,cinsel ilişkinin ağrılı bir iş olduğu şeklindeki yanlış bir fikrin,saplantı olarak bilinç altında yer etmesine izin vermemek açısından önem taşımaktadır.


Takip...

Disparoninin nedenlerinden bir çoğu ilaçlarla tedavi edilebilecek olan fiziksel durumlardır.Buna rağmen,uzun süredir disparonisi olanlar ya da cinsel taciz veya travma nedeniyle disparoni hatta vajinismus gelişmiş olan kadınlar daha uzun ve ayrıntılı takip ve tadaviye gereksinim duyabilirler.

Kaynak : http://www.bebekkokusu.com/

Template Design | Elque 2007