erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2007 Pazar

Bitki çaylarıyla zayıflamak çok moda


Her yıl yaz aylarının en trendi haberleri arasında yer alıyor "zayıflama tüyoları". Karın bölgesinden, kalçasından, bacaklarından, kollarından ve tüm görüntüsünden rahatsız olanlar, güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte zayıflama telaşına düşüyor.


Bu nedenle, güzellik salonları, zayıflamaya yönelik ilaçlar, çaylar ve daha niceleri zayıflamak isteyenlerin hizmetine sunuluyor. Ancak artık, aktarların ve doğal ürün satan marketlerin müşterileri kendi tercih ettikleri bitkilerden oluşturdukları çayları hazırlayıp içiyorlar.

Kimi tadını sevdiği ve yağ yaktığını bildiği bir otu, bir başka ter attırıcı ot ile birleştiriyor. Kimi ise zararsız olduğu kanıtlanan beş, altı çeşit otu demleme yöntemiyle içmeyi tercih ediyor. Biz de bu haberi yaparken aynı bilgiden yola çıktık. Çünkü bir arkadaşımızın yakını bu tür bir bitki karışımından oluşturduğu çaylarla iki ayda 5 kilo verdiğini söylüyordu. Acaba bu ne kadar mümkündü, karışımların zararları olabilir miydi?

Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz ve uzun yıllardır doğal ürünler satan Elek Gıda Doğal Ürün Marketi sahibi Hatice Yeni bu yaz kadınların, zayıflama çayları yerine kendi oluşturdukları karışımları tercih ettiklerini belirtiyor ve bu bitkiler hakkında bilgi veriyor. Hatice Yeni, biberiye, funda, kiraz sapı, rezene, mısır püskülü karışından oluşan çayın hiçbir zararı olmadığını ve bu bitkilerin çoğunun idrar söktürücü ve toksun attırıcı özellikler içerdiğini söylüyor. Funda ve biberiye ise kandaki yağları yakma özelliğine sahip oldukları için ayrıca tercih ediliyor.

Ancak bu çayları hazırlarken bitkilerin kesinlikle kaynatılmaması önemle belirtiliyor. Aksine kaynamış suyun içinde on dakika bekletilerek demlenmesi ve günde bir ya da iki fincandan fazla da tüketilmemesi gerekiyor. Ve bitki kürlerinin iki ay kullanımından sonra da bu küre bir ay ara verilmesi lazım.

Doğal diye çok fazla tüketmeyin

Yeditepe Üniversitesi Farmakoloji Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Mehveş Ece Genç ise bitkilerin içeriğinde pek çok kimyasal bulunabileceğine dikkat çekiyor ve "bir ilaç haline getirilmedikleri için bitkilerin içindeki bu maddelerden biri sağlığa zararlı olabilir. O nedenle çok içmemek lazım. Bitkidir, doğadandır diye rahatlıkla kullanmak yanlış olur" diyor.
Genç, binlerce aktif kimyasal barındıran bitkiler ancak saflaştırıldığında sonuçtan emin olunabileceğini belirtiyor. Genç'e göre; kiraz sapı suyu gerçekten zayıflatıyor olabilir ama buna rağmen çok fazla içmemek ve hatta az miktarda alıp sonuçlarına bakmak lazım.

Bitkiler yağları yakmaz

Bitki evi firmasının sahibi ve bitkilerle ilgili yedi kitabı yayınlanan H. Kemal Çağın ise konuya biraz ilginç yaklaşıyor. Çağın, bitkilerin yağ yakma özelliklerinin olmadığını ama idrar söktürücü, ödem artırıcı özelliklerinin yoğun olduğunu ve zayıflamak isteyenlerin, spor yapmadan sadece bitki çayı içerek zayıflamalarının zor olduğunu belirtiyor.


Çağın: "Popüler kültür ile evrensel kültürün bir arada varolmaya çalıştığı dünyamızda, 300 yıldır üzerinde bilimsel araştırmalar yapılan bitkiler hakkında bugüne kadar binlerce bilimsel makale yayınlandı. Üniversitelerin botanik ve eczacılık bölümleri konu hakkında pek konuşmasa da, Türkiye?de herkesin her konuda bilirkişilik yaparak, bir iddia ile ortaya çıkması inanın konunun uzmanı olan bizleri güldürüyor. Çünkü; aktarlardan başlayarak Türk Dil Kurumu sözlüklerine, ansiklopedilerden devamla şifalı bitkiler üzerine yazılmış kitaplara kadar pek çok kaynakta, bilgiler ya yetersiz ya da yanlış" diyor.

Çağın ile zayıflama çayları üzerine konuştuk.

Zayıflama sağlayan bitkiler hangileridir ve özellikleri nelerdir?

Zayıflama sağlayan bitkiler; piyasadaki adları ile Atkuyruğu, Sinameki, Ihlamur, Çobanpüskülü, Böğürtlen, Kuşkirazı, Mısır püskülü, Yabangülü, Yeşil çay, Isırgan otudur.

Yine sırasıyla, Atkuyruğu; idrar artırıcı, terletici, Sinameki; müshil etkisiyle, Ihlamur; terletici, idrar söktürücü; Çobanpüskülü; piyasadaki adıyla (Mate çayı) idrar arttırıcı ve terletici özelliğiyle, Böğürtlen idrar söktürücü ve terletici ve güçlendirici etkisiyle, Kuşkirazı sapı idrar arttırıcı, meyvesi kanı sulandırıcı ve temizleyici, yaprağı müshil etkisiyle; Mısırpüskülü dişi çiçeklerinin püskülleriyle idrar söktürücü ve taş düşürücü, Yabangülü idrar söktürücü, terletici ve C vitamini ile güçlendirici etkisiyle, Yeşilçay antioksidan yani kan temizleyici ve kolesterol düşürücü etkisiyle, Isırganotu ise idrar söktürücü, kan temizleyici, iltihap giderici ve güçlendirici etkisiyle tanınırlar.

Zayıflama sağlayan bitki kombinasyonlarından örnekler verebilir misiniz? Genel olarak, bitkilerin yağ yakma özelliği yoktur. Bir tek silymarin, (safrakesesinin salgıladığı madde gibi parçalayıcı ve karaciğerle direkt bağlantısı olan silymarin) maddesi etkilidir. O da devedikeni türlerinden Meryem ana dikeninde bulunur. Bir de enginar içindeki Ciarin aynı etkilere haizdir. Kandaki yağı parçalar, bu da kolesterolün düşmesine yol açar. Ayrıca, karaciğerin yağlanmasını önler ve safrakesesini iyileştirir. Bu durumda en iyi kombinasyon egzersiz yapmak olmalıdır. Egzersiz yapmak ve karın doyurmakla beslenmeyi birbirine karıştırmamaktır. Bitkiler ancak ve ancak doğal yaşama biçimleri seçildiğinde destekleyicidir. Örneğin, Japon ayvasında bol miktarda pektin bulunur. Bu madde bir numaralı kolesterol düşürücüdür; ama sarımsaktaki alliin maddesi de aynı işi yapar.

Veya üzüm çekirdeğindeki oligomerik proantosiyanidin de kan temizleyicidir. Ya da tansiyonu dengeleyecekseniz yeşil mercimekteki choline (tansiyondüşürücü) ya da karpuz çekirdeğindeki (Citrullus lanatus) cucurbocitrin maddesi kan basıncını düşürücü olarak gayet etkili olabilir. Bu liste uzayıp gider. Bir bitki kombinasyonu olarak, size şimdilik şunu tavsiye edebilirim; sabahları blendırdan geçireceğiniz iki elma, bir nar veya dört kum havucu, iki sap kereviz, bir avuç maydanoz, 2 diş sarımsak dönüşümlü olarak bir haftalık kür olarak içebilirsiniz.

Hangi bitki karışımları zararlıdır?

İçerikleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarımız veya yeterli bilgi sahibi olmadıklarımız ya da kullanıcının özel durumlarını bilmeden tavsiye edilenler. (ilaçların prospektüslerinde de şöyle yazar: "Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz.") Böylesi körü körüne tavsiyelerle aslında hiçbir şey tüketilmemelidir. Tıpta doze edilen her şey klinik araştırmalardan geçmiş tüm ilaçlar güvenli olarak tüketilebilir. Çünkü; zehir ve panzehir olayını unutmamak gerekir. Yiyeceklerimiz için bile geçerlidir bu kural. Çok yediğimizde zehir, az yediğimizde ise panzehir vazifesi görür gıdalar. Bitkilerden konuşacak olursak, örneğin; ardıç meyvesi zayıflama çaylarında kullanılır. İdrar arttırıcı, terletici ve antiseptiktir. Ama uzun süre kullanılırsa, böbrekleri tahriş eder. Ya da müshil etkisiyle bilinen yalancı sinameki yaprakları %3 oranında infüze edilerek kullanılır; fakat tohumları zehirlidir, kusturucu etki yapar. Yine atkuyruğu diğer adıyla kırkkilitotu içinde salisilik asit, tanen, palustrin, nikotin alkaloitleri taşır. İdrar arttırıcı, taş ve kum düşürücüdür. Zayıflama çaylarında kullanılır. Fakat genç sürgünleri sığır ve atlarda zehirlenmelere yol açar (kurutma ile bu zehirlilik hali geçmez.) Biliyorsunuz ki, nikotin maddesi alkaloit olarak böcek öldürücü ilaçlarda kullanılır. (%1 infüzyon bu bitki için tıbbi olarak öngörülen miktar budur). Nasıl ki, hayatımızda şehirlerde araçlardan aldığımız kurşun yüklü egzoz gazı bizde felç gibi sonuçlara yol açıyorsa, bitkilerden de düzenli olarak aldığımız alkaloitler vücudumuzda zaman içinde birikip bizleri hasta edebilir. Tıpkı, kırkkilitotu, atkuyruğundaki nikotin gibi. Fakat Latinlerin "benzer benzeri iyileştirir-Similibar similibus curantur" diye bir deyişi vardır. Bu deyişe göre; yulafın içindeki niyasin (nikotinik asit) nikotinin zehirli etkisini tesirsiz hale getirebilir. Bu yüzden; yeşil yulaf mukoza koruyucu ve bağırsakları çalıştırıcı özelliği ve lifli yapısıyla hemen öne çıkar. Örneğin; Quercetin özelliği ile (Quercetin meşe özü demektir.) Bu öz, iltihap giderici ve kan temizleyicidir.

Bu bitki çayları ne kadar süre ile içilmeli?

Bu tür ürünler tıpkı antibiyotik tedavisine benzer. Eğer diş hekiminiz çürüğünüz için bu tedaviyi verdiyse, günde 3 kez sekiz saatte bir 500 mg kullanacaksanız. Bunun gibi bir strateji ile 10 günlük kürler yeterlidir. Örneğin; kolesterole karşı yoğurtotu gibi kan temizleyici bitkilerden biri seçilir. Bu bitkinin içeriği polyphenol asitleri, asperuosid, flavonoid, tanen?den oluşur. Buna göre, sabahları aç karnına bir ölçek taze yoğurtotu ve dokuz ölçek su infüze edilerek içilir veya ısırganotu veya aynısefa. Ara öğünlerde terletici bitkiler, idrar arttırıcı (örneğin,böğürtlen çayı; içeriği tanen, organik asitler, meyve asitleri, C vitamini) kuvvetlendirici, terletici ve idrar söktürücü olarak etkili olacaktır. Veya yabangülü ya da ıhlamur gibi.

Zayıflamada en etkili bitkiler hangileridir?

Zayıflamada bence, hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini koruyucu hem de idrar arttırıcı, kendimizi hafif hissetmemizi sağlayan terletici bitkiler önemlidir. Buna göre; mayıs papatyası; idrar arttırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı, Zencefil (Zingiber officinale) toksin atıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, Karahindiba güç verici, kan temizleyici, Ekinezya bağışıklık sistemini güçlendirici ve kan temizleyici ve son olarak Keten tohumu sindirimi sistemini koruyucu, yumuşatıcı, karaciğeri destekleyici.
Not: Yalnız ketentohumu kolay küflenen ve bozulan bir ürün olduğu için, tıbbi bitkiler kapsamında eczanelerde satılmalıdır.

Zayıflama çaylarındaki bitkilerin faydaları

Mısır püskülü:
Taş yapıcı idrar yolları hastalıklarında, kalp ödeminde ve başka ödemlerde olduğu kadar, böbrek iltihabı, mesane nezlesi, romatizma ve gut hastalığında da başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, çocukların ve yaşlıların yatağa işeme hallerinde ve böbrek sancılarında da yardımcı olur. Tüm bu rahatsızlıklarda, her 2-3 saatte bir yemek kaşığı dolusu çay alınmalıdır.

Kiraz Sapı:
Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz idrar söktürücü özelliğiyle, böbreklerin dostu. Vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.

Rezene:
Bir kültür bitkisi. Sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahip. Rezene, anasonla eşit oranda karıştırıldığında, hem daha etkili, hem de daha lezzetli olur. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim zorlukları, şişkinlik, iştahsızlık, balgamlanma, adet görme zorlukları, yetersiz süt salgılama, karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıkları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

Funda:
İhtivâ ettiği "ericolin" isimli bir glikozit maddesi, idrar yolları taşlarına karsı idrar söktürücü olarak, sulu hülâsâ halinde kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı biliniyor.

Biberiye
Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarım baş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır.

Füsun SAKA

Evlilikteki risk faktörü...


Evlilikte ilk 7 yıl tehlikelidir sözü geride kaldı, çünkü artık ilk 2 yılın iyi geçirilmesi çok daha önemli.


Uzmanlar, karı-kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam 4 tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, bunlardan birincisi hemen balayının sonundadır.

İkincisi sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen 7 yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, 15. yılda karşınıza çıkar' uyarısında bulunuyor.

İlk yıl çok kritik

Boşanmaların yüzde 30'u ise birinci yıl sonunda meydana geliyor. Yüzde 20'si ise 3. yıla rastlıyor. Uzmanlara göre 'Bekleyeyim belki zamanla düzelir' düşüncesi yanlış. Yedinci yılın sonunda boşanma oranı yüzde 15 civarına ulaşıyor.

Uzmanlar ''Bu 7 yıl, büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir.

Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, 7. yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir' diyor.

En tehlikeli dönem ise bunca yıl doğru düzgün geçindikten sonra 15. yılda birden gelen tehlike. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, yaşlı erkeklerle evlenmiş kadınlar için de geçerlidir.

Erkekler bayılıyor, kadınlar ilk başta çekiniyor: Oral seks

Erkeklerin çok sevmesine rağmen kadınların ilk başta çekindiği, hatta bazılarının yapmayı reddettiği seksi mevzulardan biri "oral seks'.




Şu da bir gerçek ki; önce biraz çekinerek başlayan öpücükler, sonradan kadının penisi ağzına alması, erkeğinse dölyolu ağzındaki dudakları aralayarak diliyle dölyolunu keşfe koyulmasına kadar varabiliyor!

Fiziksel temasların en mahremlerinden biri oral seks. Cinsel organlar gibi, ağız ve dilin de ne denli duyarlı organlar olduğu düşünülürse, bu mahremiyetin nedeni kolayca anlaşılır!


Aslında zihinsel bir çekingenlik olmadığı sürece oral seksin, yani bir eşin ağzı ile diğer eşin cinsel organlarının oynaşması veya birleşmesinin, olabilecek en uyarıcı temas olduğu
kesin. Zevkli bir cinsel birleşme sürecinde tarafların birbirlerinin vücutlarını ve cinsel organlarını öpmek isteyecekleri bir aşamaya gelmeleri de son derece doğal. Çünkü cinsel oyun içinde penis ve dölyolu son derece çekici unsurlar. Olağandışı temasları ve ilginç görünümleri yanı sıra uyarıcı bir kokuları var.

Sonuç itibariyle, eşlerin bu çekiciliğe karşı koymaları genellikle olanaksız hale geliyor. Önce biraz çekinerek başlayan öpücükler, sonradan kadının penisi ağzına alması, erkeğinse dölyolu ağzındaki dudakları aralayarak diliyle dölyolunu keşfe koyulmasına kadar varabiliyor!


Kadın oral seks yaparsa Fellasyo

Emmek anlamına gelen fellasyo, erkek cinsel organlarının yalanıp emilmesini ifade etmek için kullanılır. Erkeğin dış cinsel organları temasa son derece duyarlı olduğu gibi kadının dudakları, dili ve ağzın sıcak ıslaklığı da, en haz verici uyarımın sağlanmasına yetkindir. Aslında kadın, hemen erbezi torbalarının yakınından bacakların iç kısmını öperek ya da erbezlerini yalayarak erkeği büyük ölçüde coşkulandırabilir.

Fellasyonun eski Hint, Pers, Mısır, Yunan, Roma ve Etrüsk toplumlarında önemli bir yeri olduğu bu kültürlerden kalan sanat yapıtlarından anlaşılmaktadır. Bununla birlikte eski çağlara ait bir takım yazılarda ise hem fellasyo hem de kunnilingusa karşı çıkılmaktadır. Fellasyo yöntemi eşlerin teknik tercihlerine ve arzularına göre değişecektir.

Kabaca bazı kategorilerden söz edilebilir. Baş kısmı, penis ve erbezlerinin öpülmesine "penilingus" denir. Dudaklar ve ağız yumuşak ve duyarlı bir biçimde erkek cinsel organlarını uyarmak üzere öpüp yalamak için kullanılır. Bu işleme dudak ve dişlerin hafif ısırmaları da katılabilir, baş kısmının etrafında ve penis boyunca gidip gelebilirler. Penisin, dölyolu birleşmesine benzer şekilde kadının ağzına girip çıktığı yönteme "irrumatio" denmektedir. Meninin ağıza akıtılması ve yutulması zararsızdır.

Çok tuzlu olan meni yapı olarak proteindir ve kalori değeri 6'dır. Ancak her türlü yabancı madde gibi bunun de genize veya ciğerlere kaçması tehlikeli olabilir. Meni yutulmasının tehlikeli olabileceği bir durum, gebeliğin yedinci ayından sonra söz konusu olabilir. Erken doğuma yol açma olasılığı vardır. Bazı Afrikalı kabilelerin doğumu başlatmak için meni sıvısından yapılmış bir iksir kullandıkları bilinmektedir.

Fellasyo için erkek çeşitli duruşlarda bulunabilir, kaba üstü yatabileceği gibi koltukta da oturabilir veya önünde kadın diz çökerken o ayakta durabilir.

Bu yöntemde mutlaka dikkat edilmesi gereken frengi veya belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar bilindiği veya kuşkulanıldığı takdirde uygulanmaktan kaçınılmasıdır.


Erkek oral seks yaparsa Kunnilingus

Vulva anlamına gelen "cunnus" ve yalamak anlamına gelen "lingere" sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor ve dişi cinsel organların ağız ve dille uyarılmasını ifade ediyor. Makat civarının uyarılması da kunnilingusa girmekle beraber özel olarak "anilinctus" diye de anılır.

Kasolet olarak bilinen dölyolu ağzındaki koku, erkekte şiddetli cinsel tepki uyaran bir takım kimyasal maddeler içeriyor. Bu nedenle, her ne kadar hijyenik bakım zorunluysa da kadının parfümlü sabunlarla veya deodorantlarla bu kokuyu yok etmesi doğru değil. Kunnilingusta olağan duruşlardan biri kadının erkeğin başının üzerinden ayaklarına bakar biçimde çömelmesi.

Bu duruşun özelliği kadının adeta dölyolu ağzındaki dudaklarla erkeğin ağzını öptüğü duygusunu vermesidir. Bu çekici özelliğine karşın fazla uzatılırsa, bu zor duruşta aktif olarak hareket eden erkeğin boynunun incinmesi gibi bir sakınca vardır. Kadının bir iskemleye veya yatağa kaykılıp bacaklarını iyice aralaması ve vulvayı iskemlenin kenarına doğru çıkarması da sık uygulanan bir duruştur. Kadının sırtını, yastıkla desteklemek yerinde olur. Diğer taraf yere oturarak rahatça kadının cinsel bölgelerine ağzıyla dokunabilir. En kolay duruşlardan biri kadının sırtüstü yatması, erkeğin onun başının üzerinden ayakları yönünde çömelmesidir.

Erkek, kadının bacaklarını yukarı doğru çekip dirseklerini kadının dizlerinin arkasından araya sokarak bacaklarını istediği gibi aralar. Bu duruş tüm apışarasını açıkta bırakır. Erkek kolaylıkla dilini vulvanın üzerinde her yönde oynatabilir. Eşlerin anlaşmasına göre, dil ucuyla yalamalar veya dudaklarla hafif ısırmalar başvurulan başlıca teknikler olur. Tüm erojen alan buna uygun olduğu halde özellikle klitoris kadının orgazma ulaşması açısından son derece duyarlıdır.

Birçok erkek tüm hünerlerini ortaya koydukları halde eşlerini oral yoldan gerçek anlamda uyaramamak gibi açmazla karşılaşmıştır. Bunun başlıca nedeni cinsel temas içinde kadının salgısı arttıkça salyayla kaplı olan dilin, yalamayla yarattığı duyumların kaybolmasıdır. Oysa yalamak yerine emme tekniğine dönülmesi kadını orgazma götürebilir. Çiftler bunu deneyle keşfederler. Başka bir yöntem de dili gittiği kadarıyla dölyoluna sokup çıkarmaktır. Kunnilingus hamileliğin son dönemlerinde uygulanmamalıdır. Çünkü dölyoluna hava fışkırtmak hem kadın hem de cenin için tehlikelidir.

Dikkat! Temizlik şart!

İki tarafın da istekli olarak katıldığı bir oral birleşme, her iki taraf için de kolayca orgazmla sonuçlanabilir. Oral seksi diğer tüm cinsel eylemlere tercih eden insan sayısı az değildir.
Ağız, dölyolundan çok daha sıkı kasılabilir. Keza erkeğin dili penisin asla ulaşamayacağı duyarlı noktaları bulup çıkarabileceği gibi, bir yandan da dudaklarıyla klitorisi uyarabilir.


Kadının ağzı da hareketli bir dölyolu gibidir ve emme tekniği açısından dölyolundan daha beceriklidir. Batı dünyasında "Fransız aşkı" olarak anılan fellasyo konusundaki Kinsey raporları (1949 ve 1953) anket uygulanan evli kişilerin yüzde 60'ının oral seksi alışkanlık edindiklerini ve bu yöntemi erkeklerin kadınlardan daha fazla uyguladıklarını göstermiştir.


Oral seksin temizlik gerektirdiği kesin. Aşk yapmadan önce sabunla yıkanmak yalnızca eşlerin birbirine karşı nazik bir davranışı olmayıp, son idrar veya abdestten arda kalmış olabilecek bazı bakterilerin bulaşmasını engelleyecek bir önlemdir de. Sabun ve su, cinsel uyarılma sırasında cinsel organlardan çıkan doğal hoş kokuları asla yok etmediği gibi bunların kötüleşmesini de önler.

10 Şubat 2007 Cumartesi

ÖPÜŞME SANATI

Nasıl öpüşülür?

Öpücük deyip de geçmeyin. Öpüşmek partnerinizle yaşayacağınız seksin ortamını hazırlamaktaki en etkin aracınızdır. Eğer zaten bir kişi iyi öpüşemiyorsa büyük bir ihtimalle bu kişinin seks hayatından da pek mutlu kalmayacaksınızdır.

İyi öpüşebilmenin en önemli unsuru dudaklarınızı kullanabilmenizdir. Dudaklarınızın rahat ve yumuşak olabilmesine özen gösterin. Uzun bir süre dudak dudağa temas (dilinizi kullanmadan) çok etkili bir uyarıcıdır. Dudaklarınızı partnerizin yanaklarında ve boynunda dolaştırmayı da ihmal etmeyin.

Nefenizi kullanın. Boynunda ve kulağında sizin hafifçe nefesinizi hissetmesi çok hoşuna gidecektir. Nefesinizin partnerizin erojen bölgelerinde de etkisi çok yüksektir.

Öpüşmek cinsel ilişkiden önceki oynaşma döneminde ikinizin de cinsel ilişkiye girme arzunuzu daha da kuvvetlendirecektir. Partnerizin oynaşma esnasında öpüşmeye ne kadar duyarlı olması kendisinin genel açıdan sekse ne denli duyarlı olduğunu da açıkça ortaya koyacaktır.

TUTKULU ÖPÜŞME REHBERİ

SEKSİ BİR NEFES
İlk önce çok hafif bir dokunuşla dudaklarınızla dudaklarına dokunun, sonra başınızı eğip ona sokulun. Dudaklarınızla dudaklarını ısıttıktan sonra, sıra onları dilinizin ucuyla yalamaya geldi. En son, hafifçe üfleyerek, dudaklarını serinletin. "Dudaklarınızı dudaklarına hafifçe sürterseniz, sevgilinizin heyecanlandığını göreceksiniz" diyor "The Kissing Book" (Öpüşme Kitabı) adlı kitabında yazar Tomima Edmark. "Sonra hava vererek dudaklarının nemini alırsanız, hisleri gerçekten doruğa ulaşacaktır" diye ekliyor.

27 yaşındaki E., sevgilisinin öpüşünü bakın nasıl anlatıyor: "Hiçbir zaman öpüşmeyi aceleye getirmez. Islak dudaklarını ve dilini dudaklarımda gezdirir. Bu, onu daha fazla arzulamamı sağlıyor."

VAKUM ÖPÜCÜĞÜ
Bu cesur hareket sevgilinize patronun kim olduğunu gösterecek. Parmağınızla dudaklarının çevresini çizin (üst dudaktan başlayarak alt dudakta bitirin). Alt dudağına indiğinizde, onu baş parmak ve işaret parmağınızın arasında toplayın (çocukların küsme hareketi gibi). Sonra, başını daha yakına çekerek, daha önce parmaklarınızla tuttuğunuz dudağını şimdi dudaklarınızla kavrayın. "Parmaklarınızın dokunuşu dudaklarınızınkinden daha serttir ve sevgilinizde fırtınalı duygular uyandırır" diyor William Cane, "The Art Of Kissing" (Öpüşme Sanatı) adlı kitabında.


SENKRONİZE NEFES
Bu hareket, onu nefessiz bırakacak. Dudaklarınızı sevgilinizin dudaklarıyla birleştirin ve derin nefes alın. Hareketi yavaş tutun ki, aranızdaki nefes alışverişi sert olup, akciğerlerindeki havayı vakum gibi çekmesin! Bu hareket sırasında onun katılımına da ihtiyaç duyacaksınız, o yüzden başlamadan önce ne yapmak istediğinizi ona anlatın.

Ağzındaki havayı yavaşça çektikten sonra, nefes verip, bu kez kendi nefesinizi ona verin. "Bu hareketin başarısı senkronize olmanıza bağlı." diyor Cane.


VAMP KADIN
Sevgilinizin boynuna doğru eğilirken, etini dişlerinizin arasına alıp bırakın. Unutmayın, erkeklerin yüzde 80'i acılı seksi sever. Uyarılınca, vücudunuz endorfin salgılar ve bu hormon acıyı hissetmenizi bloke eder. 26 yaşındaki S: "Boşalmaya yakınken, daha sert hareketlere ihtiyacım var. Sevgilim 'Benimsin' dercesine dişlerini etlerime geçirirken, aklım başımdan gidiyor" diyor.


EMMENİN GÜCÜ
Bu öpüşme stili erkeğiniz için son derece uyarıcı. Başınızı hafifçe arkaya kaldırın. Sevgilinizin üst dudağını dudaklarınızın arasında kavrayın, sonra başınızın yerini değiştirerek, ondan sizin alt dudağınıza aynı şeyi yapmasını isteyin. Önce hafif dokunarak, sonra daha ateşli, sonra yine hafif öpüşün ki, bu hız değişimleri onu daha fazla heyecanlandırsın. Başınızı bir yandan diğer yana çevirerek, alt dudaklarınızdan, üst dudaklarınıza geçirin. Eski Hint inancına göre, üst dudağı klitorise bağlayan bir sinir yolu vardır.


DONDURMA HAYALİ
Romantik bir yemek sonrasında bir dondurma ve bir kahve ikram edin. Ağzınızı kahveyle ısıtıp, ona sıcak bir öpüşme sürprizi yapın. Sevgilinizin ağzını ısıttıktan sonra, kendi ağzınıza bir kaşık dondurma alın ve bu sefer ağzını buzlu dilinizle soğutun. "Sıcak soğuk değişimi sinir uçlarını harekete geçirir. Bu, orgazma benzeyen bir histir" diyor Cane. 29 yaşındaki M., bu hissi ilk defa yaşadığında neler hissettiğini itiraf etti: "Sevgilimle ben bu öpüşmeyi şans eseri bir barda keşfettik. Ben buzlu bir viski istemiştim, o ise sıcak çikolata. Sıcak dudaklarıyla buz gibi dilime dokunurken, kalbimin daha hızlı atmaya başladığını hissettim. Ne zaman viski içsem, aklıma o gece geliyor."


HAZİNE AVCISI
Bu tekniği erojen bölgelerini keşfederken kullanabilirsiniz. Boyun ve köprücük kemiği arasındaki yerle başlayın. Dilinizle ufak daireler çizerek, vücudunun diğer yerlerine de geçin. Reaksiyonlarına dikkat edin. Hangi bölgesine dokunurken daha çok heyecanlandığını görün ve dilinizle bütün vücudunu gezdikten sonra, dönüş yolunda oralara daha fazla ilgi gösterin. "Erojen noktalar sadece erkekten erkeğe değişmez, aynı zamanda günden güne de değişebilir" diyor Cane. Öpücüklerle bu gizli yerleri kolayca keşfedebilirsiniz. Her defasında gizli bir hazine bulma şansınız var.

İÇTEN ÖPÜŞME
Bir dahaki sefere onu öptüğünüzde dilinizi, damağından başlayıp, ağzının ta arkalarına kadar geçirin. Sonra, dilinizi yumuşak tutarak dişlerinin arka duvarlarını süpürün. Aynı hareketi alt dişleri için tekrarlayın. Son olarak dilinizi tamamen onunkine dolayın. "Bu hareketin sihirli bir gücü var, çünkü ağzının her santimini dilinizle geziyorsunuz. Sıradan bir öpüşmede ağzın birçok tarafı keşfedilmezken, bu öpüşme sırasında yeni zevk noktaları keşfedebilirsiniz" diyor Cane.


ELEKTRİK ŞOKU
Boynuna dokunurken hafifçe mırıldanırsanız, zevkten uçtuğunuzu belirtmek için yeterli olacaktır. "Sesiniz teninde hissedebildiği bir titreşim oluşturur" diyor Edmark. Ağzınızı, çenesinin başladığı yere yerleştirin ve boynuna dokunurken çeşitli sesler çıkarın. Çıkardığınız sesleri çeşitlendirmeniz vücudunda ateşli hisler uyandıracaktır.

EROTİK İTİŞME>
Sevişme sırasında erkeğinizin yaptığı her itme hareketiyle heyecanı daha çok artar. Aynı çarpıcı sonuçları bu hareketin dudak dudağa versiyonundan elde edebilirsiniz. Kapalı dudaklarınızı dilinizle aşın, sonra, aynı sevişme sırasındaki gibi, dilinizle içeri-dışarı hareketine başlayın. "Bunu sevgilimle bir kez sevişmeye başlarken denedim. Hareketi son derece seksi buldu. Ağzımla yaptığımız bu hareketi aynı anda basen bölgemizle yapıyorduk. Orgazma yaklaşırken ağız hareketinden vazgeçmek zorunda kaldık. Bağırmaya yakınken, dil hareketlerimize devam etmek pek kolay olmayacaktı" diyor 29 yaşındaki Selen.

Dilinizi Kullanmak

Öpüşmenin ilerleyen safhalarında kullanılmalıdır. İlk etapta partnerinizin dudaklarını yumuşakça yalamaya başlayın. Partnerizi öpmeden dudaklarını nemlendirin. Öpüşmeye başladığınızda kendi dudaklarınızı da nemlendirmeyi unutmayın; kuru dudaklar yumuşak hissini vermez!

Dilinizi partneriniz boynundan kulağına, geçtiğiniz bölgeleri hafifçe yalayarak götürün. Kulak memesini de emebilirsiniz. Kulağını ağzınızla kapatıp derin nefes alın. Nefes verirken dikkatli olun! Hızlı nefes vermeniz partnerinizi rahatsız edebilir.

"Fransız" Öpücüğü

İnsanların yapabileceği en kötü şey bu durumda ağızlarını tamamen açmaktır. Ağzınızı bir lokma açın. Dilinizin ucunu partnerinizin kabul etmesini sağlayın; siz de onunkini. Bu oynaşmadan sonra partnerinizin dilini hafifçe emmeye başlayın.

Partnerinizin dudaklarını hafifçe emin ve yallayın. Herkesin dudak dokusu, yumuşaklığı ve tadı farklıdır. Bunu anlamaya çalışın. Öpüşen kişi olarak yaratıcı olun. Bu arada dişlerinize dikkat! Çenesini hafifçe ısırmanız hoş olsa da "fransız öpücüğünde" dişlerin fazla ön planda olması zevki kaçırabilir.

En Önemlisi!

Nasıl öpülmek istiyorsanız, partnerinizi öyle öpün. Bir düşünün! En çok kiminle öpüşmek hoşunuza gitmişti? Neden? Onun sizi öpmesinde ne gibi fark vardı? Bu metodları siz de başkalarının üzerinde uygulayın.

Gözler

İnsanlar genelde öpüşürken gözlerini kapatırlar. Bu düşünmeden, otomatikman yaptığımız bir şeydir. Bundan vazgeçmeye çalışın. Öpüşürken gözlerinizin açık olması sizi değişik boyutlara taşıyacaktır. Buna izin verin.

Hassas Bölgeler

Partnerizin vücudundaki hassas bölgeleri ona sormadan bulmaya çalışın. Dudaklarınızla onun vücudunu keşfedin ve partnerizin verdiği sinyallere dikkat edin. Size daha sıkı sarılmaya başlıyor mu? Nefes alışının hızında bir değişiklik var mı? Genelde hassas olarak adlandırılan bölgeleri şöyle sıralayabiliriz; uylukların iç kısmı, dizlerin arkası, meme başları, kolların altı, göbek çukuru. Hayal gücünüzü kullanmayı unutmayın.

YÜREĞİNİ HOPLATIN
Onu ne zaman böyle öpmeli:
Kendinizi ateşli ve romantik hissettiğiniz anlarda. Nasıl öpmeli: Dudaklarının etrafına (kesinlikle dudaklarına değil!) milyonlarca öpücük kondurarak ise başlayın. Sonra yavaş yavaş dudaklarına yönelin ve dilinizle onun dudaklarını ufak ufak yalayın. Muhteşem olacak! Bu stil niye iyi? Partnerinizin ağzını ve dudaklarını artık ezberlemiş olmanız gerekli. Onu bir anda öpücük cennetine göndereceğinizden emin olun! Uyarı! Kesinlikle kaba olmamalısınız. Ateşli bir öpüşmeyi kan davasına çevirmemeniz açısından bu çok önemli!

KIZGIN ÖPÜCÜK
Onu ne zaman böyle öpmeli: İlişkiniz ciddi boyutlarda ise ve birbirinizi gerçekten iyi tanıyorsanız. Nasıl öpmeli: Yüzünü ellerinizin içine alarak gözlerinin içine uzun uzun bakin.. Onu sarhoş edebilecek bir istekle öpmeye başlayın. Dudaklarınızla birlikte dilinizi de kullanmayı unutmayın. Zaman zaman dudaklarını hafifçe ısırmayı ihmal etmeyin. Öpüşmenin en kizismisaninda ondan uzaklaşın ve burnunun ucuna ufak bir öpücük kondurun, çıldıracaktır! Bu stil niye iyi? İnanın gösterip de vermemek en iyi taktiktir!

ONU BOYNUN DAN AVLAYIN
Onu ne zaman böyle öpmeli:
Ne kadar şehvetli olabileceğinizi göstermek istediğinizde. Nasıl Öpmeli: İse boynuna ufak ve tutkulu öpücükler kondurarak başlayın. Ellerinizle saçlarını okşarken, boynunu da bir vampir edasıyla hafif hafif issirabilir, ateşli ateşli öperek onu çıldırtabilirsiniz! Bu stil niye iyi? Boynuna bir kedi gibi sokulmanız ona harika duygular yaşatacaktır. Emin ol! Bu arada boynunda bıraktığınız izler sayesinde herkes onun bir sevgilisi olduğunu anlayacaktır! Uyarı! Çok sert öpmeyin sakin, biricik sevgilinizi haftalar boyu geçmeyecek morluklar içerisinde bırakmak istemezsiniz herhalde!

ONU DİLİNİZLE MAT EDİN
Onu ne zaman böyle öpmeli:
Kendinize hakim olamadığınızda. Nasıl Öpmeli: Ona sıkıca sarıldıktan sonra dudaklarına uzun süren kocaman bir öpücük kondurun. Ateşli öpücüğünüzü dilinizi kullanarak sürdürün. Onu çılgına çevirene kadar öpmeye devam edin! Bu stil niye iyi? Bu tarz bir öpüşme, karsınızdakini masumca tavlamaya değil çıldırtarak bastan çıkarmaya yarar. Uyarı! Onu bu şekilde öpmek istiyorsanız issiz yerleri tercih edin. Öpüşürken çok zevkli olan bu stil, seyredenler açısından pek de hoş karşılanmayabilir.

ONU SERSEMLETİN
Onu ne zaman böyle öpmeli:
Onu gördüğünüz ilk an. Nasıl öpmeli: Yavaş yavaş başınızı onun çenesine doğru eğin ve dudaklarına uzun bir öpücük kondurun. Onu öpmeye devam etmeden önce biraz ara verin ama yine de dudaklarına çok yakın mesafede olun. İkinci öpüşmeniz çok daha uzun ve tutku dolu olmalı bunu unutmayın. Bu stil niye iyi? Bu tarz bir öpücük birbirinizin öpüşme ritmini yakalamanız açısından oldukça faydalıdır. Uyarı! Bu öpücük, dudaklarınızı kullandığınız kadar kalbinizi ve ruhunuzu da isin içine sokabildi?iniz takdirde iyi olacaktır!

VE ONU HİSSEDİN
Onu ne zaman böyle öpmeli:
Ona sarilin ve alnına ufak bir öpücük kondurun. Sonra yavaş yavaş gözlerine, burnuna çenesine ufak ufak öpücükler kondurmayı sürdürün bu arada parmak uçlarınızla onu okşamayı da unutmayın. En sonunda hiç beklemediği bir anda onu dudaklarından uzun uzun öpün! Bu stil niye iyi? Öpüşme sırasında en önemli organlar dudaklar değildir. Yüzün her bölgesi ateşli bir öpücüğe açıktır aslında. Uyarı! Kibar olmaya dikkat edin. Özellikle onun göz çevresinden öperken dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde kaş yapayım derken göz çıkartabilirsiniz!

FRENCH KİSS
Ağzınızı açık tutarak ona doğru yaklaşın. Dilinizi de kullanarak yuvarlak hareketlerle onu öpün.Dilinizin ağzının içinde olması bu öpüşme stili için çok önemli bir ayrıntı.

Template Design | Elque 2007