kitab oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitab oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2007 Pazar

Doğal güzellik sırları

Doğal Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya, Mahmure kullanıcılarına doğal yollardan güzelleşme sırlarını veriyor.
Merhaba Suna Hanım, benim bacaklarımda kıl dönmeleri oluyor ve ben bunları sıktığım için de çok fazla iz ve kahverengi lekeler var. Ne önerirsiniz? Teşekkürler...

Kıl dönmelerinin çaresi epilasyondur, ellemeyin leke olmasın. En iyisi kese yapmanız ve limon suyu ile ovmanız...

Suna Hanım, kilo alıp vermekten oluşan çatlaklar için bir çözüm var mı? Teşekkürler...

Oluşan çatlakların çaresi yoktur. Çatlaklar oluşmadan önce tatlı badem yağı ve limon suyunu eşit miktarda karıştırp sürerseniz belki etkisi olur.

Suna Hanım merhaba, benim derdim çoğu bayanda olduğu gibi selülit. Hem doğal bitkisel, hem de kozmetik ürünler kullanmama rağmen bir iyileşme olmadı. Benim fazla ümidim kalmadı. Selülitten nasıl kurtulabilirim? Teşekkürler...

Haftada bir kese yapmanız, bol su içmeniz, haftada bir masaj yaptırmanız iyi gelecektir. “Meslek Sırlarım” kitabımdan yararlanın.

Merhaba Suna Hanım, bugün sizi Tv’de izledim ve herkesin evde bulabileceği şeylerden bahsetmeniz çok hoşuma gitti. Bir sorum olcak size. Ben 22 yaşındayım, cildimin yanak bölümünde gözenekler var. Ben sıkı bir cilde sahip olmak istiyorum, bana ne öneririsiniz? Şimdiden teşekkürler...

Salatalık ve elmayı birer adet rendeleyin. Bir maden suyuyla karıştırın. Buz kabına döküp dondurun. Her gün bir kapsül cildinizde dolaştırın. Yatarken yarım limon suyunu, iki damla zeytin yağı ile karıştıp sürün ve masaj yaparak yedirin.

Selamlar, ilgiyle takip ediyorum sizi. Ancak ne yazık ki sizinle tanışmam biraz geç oldu. Benim sorularım; vücudumuzdaki istenmeyen tüyleri azaltmak için bitkisel bir reçete var mı? İkinci sorum ise saçlarım dalgalı ancak kuru; nemlendirici bakım maskesi önerir misiniz?

İstenmeyen tüyleri lazerle yok edebilirsiniz. Saçlarınıza bir yumurta sarısı, 3 çorba kaşığı tatlı badem yağı, 2 damla kekik yağı sürün. Kepek varsa 1 çay kaşığı tuz karıştırın ve saç diplerine sürün.

Adet dönemlerinde alnımda çok yoğun sivilceler çıkıyor. Ne yapmalıyım?

1 çay kaşığı pak maya, 1 antibiyotik, 1 çay kaşığı oksijenli suyu karıştın, 4 gün temiz cilde sürün.

Adet düzensizliği sorunum var. Adet söktürücü olarak ne tavsiye edersiniz?

Adet dönemine yakın havuç suyu için.

Merhaba, saçlarımın hızlı uzaması için ne önerirsiniz?

Haftada 1 kere ılık zeytinyağı sürün.

Suna Hanım, koltukaltlarımı ağdayla aldıktan sonra siyah bir lekelenme oluyor. Bu lekelenmeyi önlemek için ne yapabilirim?

Kese yaptıktan sonra limon suyu, kuruduktan sonra da talk pudrası sürün.

Ben 33 yaşında bir bayanım. Çene altımda tüyler çıkıyor. Birkaç taneydi, cımbızla kopardım. Şimdi fazlalaştı ve siyahlaştı. Bir yerde okumuştum bir bitkinin iyi geldiğini. Bitkinin adını hatırlamıyorum ama arsenikti galiba. Ne yapabilirim? Yardım etmenizi bekliyorum.

Köklü çözüm için lazer yaptırın.

Ben 42 yaşındayım, göz altlarımda çok fazla kırışıklık var. Bunun için ne yapmam lazım? Yardımcı olursanız inanın çok sevinirim. Teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Göz altınız kuruysa haftada bir 1 çay kaşıgı tuzsuz tereyağı ve bal karıştıp, sürün ve 30 dakika bekletin.

Merhaba, ben 24 yaşındayım. Yüzümde ve vücudumda sivilce ve beyaz yağ bezecikleri var. Bunlar için bana ne önerebilirsiniz? Şimdiden teşekkür ederim.

Cildinize iyi bir cilt bakımı lazım, Uzman Handan Karael ile irtibat kurabilirsiniz.

Merhaba Suna Hanım, benim de yüzümde siyah noktalar var. Ben de Loreal’in ürünlerini, peelingi jeli ve toniğini kullanıyorum. Ama herhangi bir değişim yok. Sizce devam mı edeyim, yoksa onları kullanmaktan vaz mı geçeyim? Bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim. Yakında evleneceğim ve bu durumdan çok rahatsızım. Şimdiden teşekkürler...

Size faydalı olmayan ürünleri kullanmayın. Kitabım olan Meslek Sırlarım’ı okuyun.

Merhaba Suna Hanım. Ben 20 yaşındayım ve 3 senedir yüzümdeki cilt problemleriyle uğraşıyorum, ama hiçbir zaman istediğim sonuç olmadı. Bir sürü kozmetik ürünler denedim. Bir ara fayda eder gibi olduysa da sanki cildim bağışıklık kazandı ve cevap vermemeye başladı. Alnımda küçük küçük yağ bezeleri gibi bir sürü sivilce var ama kırmızı değil tenimin renginde. Ve çıkmaya hazırlanan kırmızı kırmızı sivilce izleri var. Burnumda siyah noktalar hiçbir zaman gitmiyor. Yanak ve alnımda gözenekler irileşmiş biçimde. Yüzüm yağdan parlıyor. Çenem ve etrafında sivilceler, sivilce izleri ve siyah noktalar var. Yanaklarımda kırmızı noktalar kulaklarıma kadar uzanıyor ve gözlerim çok hassas az bir yorgunlukta, morluklar hiç gitmiyor. Lütfen bana da yardımcı olun. Gerçekten çok mutlu olurum. Şimdiden çok ama çok teşekkür ederim. Saygılarımla...

Eşit miktarda 1 tatlı kaşığı mısır unu, ıslatılmış kil, el kremi ve suyu karıştırın. Cildinize peeling yapın, ovarak çıkarın. Yağlarınız için de iyi bir uzmana gidebilirsiniz.

Merhaba, benim sorunum yüzümle ilgili. Şu an yüzümde hiç sivilce yok ama çok belli olmasa da yüzümde küçük çukurlar var. Önerebileceğiniz birşey var mı? Kilniğinize gelmek isterdim fakat İstanbul’da yaşamıyorum.

Meslek Sırlarım kitabımı alırsanız faydalı bilgiler içermekte.

Merhaba Suna Hanım. Benim en büyük sıkıntım göz altındaki morluklarım. Bunlar evlendikten sonra meydana geldi. Bunun için bence kaliteli olan gözaltı kremleri kullanıyorum ama hiç faydasını görmedim. Bir de cildimde çok fazla güneş lekesi var. Nasıl tedavi edebilirim? Sevgiler...

Taze inciri ikiye bölüp 20 dakika bekletin gözünüzde, 1 çorba kaşığı yoğurt, 1 tatlı kaşığı kabartma tozunu karıştırın. Cildinizde haftada bir gün 1 saat bekletin.

Büyük ve sarkık sarkık gögüsler için çözüm var mı?

Kendi kendinize her banyodan sonra göğüslerinize limonla masaj yapın. Ya da benim uyguladığım göğüs bakımı programına katılmak için 0212 265 82 72 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz.

Ben 33 yaşında, 1.55 boyunda, 75 kilo bayanım. Bacaklarımda ve popomun üstünde sivilceler çıkıyor. Ne yapmalıyım? Teşekkürler...

Hamama gidip kese olun, pişik pudraları ve limon suyunu eşit karıştırıp ve sürün.

Merhabalar, kolay gelsin. Bende batık sorunu var ama bu batıklar derinin çok altında ve ne kadar kese ve peeling yapsam da herhangi bir sonuç alamadım. Bunun için ne önerirsiniz? Teşekkürler...

İğneli epilasyon yaptırın.

Sevgili Suna Hanım, 32 yaşındayım. 25 yaşında, oğlumun doğumundan sonra 35 seans varis tedavisi gördüm (Scleroterapi). Ama şu an normal varis dışında rahatlıkla giyinmeme bile engel olacak boyutta kılcal varisim var. Doğal bir çözümü var mı? Teşekkür ederim.

1 kova wuya, 2 avuç deniz tuzu karıştırın ayaklarınızı. 30 dakika bekletin. Bebe yağı ve suyla eşit miktarda karıştırın ve sürün. Sıcaktan, güneşten, soğuktan koruyun.

Merhaba Suna Hanım... Ben saçlarımın normalden daha çabuk uzamasını istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım? Lütfen bana yardımcı olun. Şimdiden teşekkür ederim. Sevgiler...

Saçların diplerine eşit miktarda Hint yağı, zeytinyağı, badem yağını haftada bir kez sürün.

Merhaba, ben 20 yaşındayım. Benim sorunum göğüslerimle ilgili.Göğüslerim çok küçük, bu beni çok mutsuz ediyor. Kendimi böyle bir türlü kabul edemedim. Göğüs büyültücü haplar olduğunu öğrendim fakat maddi durumum çok iyi değil. Göğüslerimi büyütebilecek doğal bir yöntem var mı? Lütfen cevap yazın. Sevgiler...

Bol bol masaj yapın.

Suna Hanım kitabınıza güneş lekeleri için kırmızı şarap, kavun, elma ve şekerden oluşan tarif vermişsiniz. Bunu bu aylarda kullanmak doğru mu? Cilt soyulacak mı? Şimdiden çok teşekkürler...

Kışın yapılmalı...

Merhaba, ben on sene önce doğumdan kalan yırtılma, leke ve çatlaklar için kremler kullandım ama bir fayda göremedim. Bunun için ne yapmam gerekir? Yardımlarınız için teşekkürler...

Çatlaklar için Aloevera ürünlerini tavsiye edebilirim. Lekeler için de elma suyu ve pastane mayasını karıştırın. Haftada 1 kez 20 dakika maske yapın.

Ben 26 yaşında, evli bir çocuk annesi bir bayanım. Yüzümde ve kollarımda çiller var ve her yaz artıyor. Kollarımdakiler son 3 yılda oldu. Önceden hiç yoktu, sürekli artıyor, kötü görünüyor. Koruyucu kullanıyorum, Vichy 60 faktör; ama yine de artıyor.

1 çorba kaşığı yoğurt, 2 çorba kaşığı yulaf ezmesi, çeyrek limon suyu karıştırın. 20 dakika bekletin, ovarak çıkarın.

Ben 23 yaşındayım. Benim belimde çatlaklar var. Nasıl geçer? Yüzümde de sivilce izleri var, ne uygulayabilirim? Cevap verirseniz çok mutlu olacağım.

Sivilceler için yediklerinize dikkat edin. Eşit miktarda limon suyu, tatlı badem yağı, gül suyu ve limon suyu karıştırın ve sürün.

Merhaba Suna Hanım. Benim sorunum kaşlarımla ilgili; çok seyrek, özellikle uç kısımlarında nerdeyse hiç yok gibi. Sizce ne yapmalıyım? Teşekkür ederim.

Kavrulmuş fındığı kaşınıza sürün, fındık yağı besleyicidir.

Merhaba Suna Hanım. Sizinle yeni tanıştım bir arkadaşım sayesinde. Sivilcelerimden, izlerimden ve kızarıklığımdan kurtulmak istiyorum. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Saygılar...

Kitabımı alırsanız sorularınızın cevaplarını bulursunuz.

Merhaba ben size varisin bitkisel yoldan bir tedavisi olabilir mi diye soracaktım. Şimdiden teşekkürler.

Eşit miktarda limon ve elma suyuyla masaj yapın ve bol bol yürüyüş yapın.

23 yaşındayım, sürekli sivilcelerim çıkıyor ve sürekli olarak doktorumun verdiği jeller ve antibiyotikleri kullanıyorum. Sivilcelerim sönüyor, fakat izleri kalıyor. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Kızıl kantoronu 5 dakika kaynatın 10 dakika demleyin, suyuyla cildinizi silin, posasını cildinize her gün kuruyana kadar sürün.

Evlilik bir ömür sürer mi?



Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.

Hızla artan boşanma oranları sizi yanıltmasın, bu gezegende hâlâ 'evliliğin bir ömür boyu sürmesi gerektiğine' inananlar çoğunlukta. AC Nielsen'in 46 ülkeden 25 bin kişiyle yaptığı ankete göre, dünyada 10 kişiden yedisi evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşünüyor. Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler arasında başı çekenlerse yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.

Asya'nın diğer Müslüman ülkelerinde de durum farklı değil. Batı'daysa 'bir yastıkta kocamanın' en büyük destekçisi ABD'liler. ABD'li erkeklerin evliliğe inancı, kadınlardan daha fazla. Katolik ve muhafazakâr Avrupa ülkelerindeki insanlarsa evliliğin ölene dek sürmesi fikrine sıcak bakmıyor.

Uzun süreli ilişkiyle aynı şey mi?

AC Nielsen araştırma şirketinin Avrupa Başkanı Patrick Dodd, boşanma oranlarının yükseldiği, birlikte yaşamanın tercih edildiği Batı Avrupa'da uzun yıllar evli kalmanın 'antika bir gelenek' gibi görülmeye başlandığını söylüyor.

Müslüman Asya ülkeleri Endonezya ve Malezya'dan insanlar evliliği bir yaşam amacı olarak görürken, Yunan katılımcıların yüzde 74'ü evliliğin hayatlarının amacı olamayacağını düşünüyor. Avrupa'dan ankete katılanlarınsa sadece yarısından az bir bölümü evliliğin yaşamdaki amaçlarından biri olduğu görüşünde.

Avrupalıların yüzde 77'si uzun süreli, istikrarlı bir ilişkinin en az evlilik kadar iyi olduğunu düşünüyor. Dodd, tarihte ilk defa Batı Avrupa'da kadınların 'eş' yerine kariyer peşinde koştukları ve bağımsızlıklarına evlilikten çok daha fazla önem verdikleri yorumunu yapıyor.

Aynı şekilde Avrupalı erkeklerin de büyük çoğunluğu geleneksel evlilik anlayışını reddediyor. Asyalı ve Müslüman ülkelerdeki insanlar ve ABD, Rusya, Güney Afrika ve Macaristan'dan katılımcılarsa uzun süreli ilişkinin, evliliğin yerini alabileceğini düşünmüyor.

Kadınlar seksi nasıl yaşıyor



Erkeklerin cinsel yaşamdan beklentilerini aşağı yukarı biliyoruz: Zevk, heyecan, tutku ve eğer mümkünse ufak tefek oyunlar... Oysa kadınlar için durum biraz daha karışık, çünkü biz seksi çok daha farklı boyutlarıyla yaşamanın peşindeyiz.

Cinsellik hem erkekler, hem de ka­dınlar için hayatın vazgeçilmez bir parçası... Ancak bu, iki cinsin seksi aynı şekilde yaşadığı anlamına gelmiyor.

Erkekler için cinsel hazzın temelinde biyolojik bir ihtiyacı karşılama ve rahatlama içgüdüsü ağır basarken ka­dınlar, bambaşka duygu ve düşüncelerle yatağa giriyorlar. Yani toplumsal önyargı­ların aksine erkekler sekse daha meraklı oldukları halde cinsel ilişkide klasik kalıp­larla yetinirlerken, kadınlar ilişkiye renk katmak için büyük çaba harcıyor, hayatlarının her alanı gibi cinsel yaşamlarını da ara ara gözden geçirilip yenilenmesi gereken bir bütün olarak görüyorlar. Üstelik bu sır­lardan bazıları, yüzyıllardır devam eden ve her toplumda kabul gören birtakım basma­kalıp düşünceleri de yalanlıyor. İşte kadın­ların cinselliği nasıl yaşadığına dair bazı ipuçları ve bilinmeyen gerçekler...

Daha fazla hareket istiyorlar: Demiştik ya, erkeklerin sekse daha meraklı olmaları onların daha yaratıcı oldukları ve tutkulu bir cinsel yaşam yolunda daha fazla çaba gösterdikleri anlamına gelmiyor. Aksine, kendine ve partnerine ön sevişmeyi çok gö-renler bile var. Onlar için asıl olan, cinsel birleşme ve boşalma anı. Oysa kadınlar için cinsel birleşmenin öncesi ve sonrası da en az kendisi kadar büyük önem taşıyor.. Onlar daha hareketli, yeniliklere daha açık, farklı tatlar alabilecekleri, değişken bir cin­sellik arayışı içindeler. Zaten uzun vadeli ilişkilerde ister istemez monotonlaşan cin­sel hayatı yeni bir heyecan dalgasıyla ta­zelemek için çaba gösterenler de çoğun­lukla kadınlar oluyor. Seksi bir iç çamaşırı, romantik bir akşam yemeği, küçük sürpriz­ler, yeni fanteziler... Genellikle bu tarz fi­kirlerin arkasında erkekleri bulmak pek mümkün değil. Onlar kendilerine sunulan zevklerin tadını çıkarmakla yetiniyor ama daha durağan, daha klasik ve daha tek renkli bir cinsel hayattan da şikayet etmiyorlar. Yani kadınlar için seks, erkekler için olduğundan çok daha farklı bir anlam taşıyor. Evli kadınlar da seksi seviyorlar; Evliliğin aşk­la birlikte cinsel zevki de öldürdüğü yolun­daki bütün tezler palavra... Evli kadınların çoğu, seksi "bitmeyen bir balayı" tadında yaşamanın hayalini kuruyorlar.

Kocalarının onlara hep aynı tutkuyla sarılmasını, yıllar sonra bile ilk sevişmenin heyecanıy­la sevişmeyi, kocalarıyla aralarındaki sevgililik ilişkisinin ve tutkunun sürmesini isti­yorlar. Oysa çoğu erkek kendini sevgilisi ya da nişanlısı konumundaki kadını nikaha kadar elinde tutmak ve etkilemek zorunda hissetse bile, nikahtan sonra gevşiyor ve ilişkiyi cinsellik de dahil her yönden boşluyor. Evliliğin kaçınılmaz olarak rutinleşme tehlikesine düştüğü dönemlerde bunu fark eden ve durumu değiştirmek için çaba gös­teren genellikle kadın oluyor. Ancak tabii ki bu tek taraflı çaba yeterli değil ve ilişki­nin her açıdan olduğu gibi cinsellik yönün-den de sıradanlasma tuzağına düşmesi ka­çınılmaz. Yine de ne olursa olsun kadınla­rın evlenince yatakta tembelleştikleri ya da evli kadınların seksi sevmedikleri düşüncesi son derece yanlış...

Cinselliği aşkla birlikte yaşamak istiyorlar: Pek çok kadının hayatında en az bir adet tek gecelik ilişki, sadece fiziksel çekimden yola çıkılarak yaşanan bir cinsellik, salt be­densel hazları tatmin uğruna gerçekleşen bir sevişme vardır. Ancak bütün bunlar, ka­dınların cinselliğe duygularını da karıştır­dıkları gerçeğini değiştirmiyor. Onlar için aşk, paylaşım, şefkat ve ilgi "mükemmel teknikten" önce geliyor. Cinsel tatmin an­cak duygusal tatminle bütünleştiğinde an­lam ve değer kazanıyor. İster yeni başla­yan bir ilişkide olsun, ister yıllardır süren bir beraberlikte, her kadın cinselliği yaşa­dığı erkek için özel olmak ve onda hayranlık uyandırmak istiyor.

Kadınların çok bü­yük bir kısmı, hatta savunma mekanizma­larını çalıştırıp aksini iddia edenler bile sek­si sadece seks olarak görmeyi başaramı­yor, özellikle ilk sevişmeden sonra ciddi bir beklenti içine giriyor, erkekler gibi rahat rahat kapıyı arkalarından çekip çıkamıyor, o en mahrem anların izlerini üzerlerinde taşıyorlar. Karşı tarafın bakış açışı farklı ol­duğu zaman da hayal kınklığına uğruyor, acı çekiyor ve bunalıma sürükleniyorlar. Onlar için nitelik nicelikten önce geliyor: İş­te kadınlarla erkeklerin sekse bakış açıları arasındaki en büyük farklardan biri... Er­kekler nasıl ki yemek konusunda pek seçi­ci davranmıyorlarsa, yatakta da önlerine her konanı "yiyebiliyorlar." Ama bugüne kadar kaç kadınla birlikte oldukları, cinsel tatmin ve erkekliğin ispatı açısından büyük önem taşıyor. Kadınlarsa tam aksine nite­likten çok niceliğe önem veriyorlar. Erkeklere has "Ne sevişsem kar..." düşüncesinin yerini kadınlar da "Bir kere olsun, tam ol­sun" fikri alıyor. Tatmin edici olmayan, hiç­bir anlam ifade etmeyen, özelliksiz ve tat­sız seks, kadınların tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Yani onlar için sayı değil, ka­lite belirleyici... Haftada bir kere gerçekle­şen, ama fantezilerle zenginleştirilmiş, renk­li, eğlenceli ve yaratıcı bir sevişmeyi her gün yaşanan yavan, sıradan, öylesine bir cinsel ilişkiye bin kere tercih ediyorlar.

Seks hakkında konuşmaktan korkmuyorlar: Cinsellikten söz etmenin erkeklere has bir özellik olduğu düşüncesi de bir başka yan­lış düşünce... Çünkü arkadaşlarla bir araya gelince cinsel içerikli espriler yapmak, bel­den aşağı fıkralar anlatmak, dünyaca ünlü bir seks ilahesini çok beğendiğini ve onunla bir gece birlikte olmak için her şeyi yapabileceğini söylemek ne yazık ki seks hak­kında konuşmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan gerektiğinde sorunlardan bah­sedebilmek, onları çözmeye çalışmak, is­tekleri ve şikayetleri dile getirmek, gerek­tiğinde bazı değişiklikler yapmaya cesaret edebilmek... Bunu da erkekler değil, kadın­lar yapıyor. Onlar cinsel hayatlarını gözden geçirme, kendilerini eleştirme, duygularını ve beklentilerini dile getirme, yani genel olarak seksten bahsetme konusunda çok daha cesurlar.

Erkeklerse arkadaşlarıyla konuşurken aslan kesildikleri, cinsellik hak­kında atıp tuttukları halde iş ikili ilişkiye geldiğinde, yani bu konuyu sevdikleri ve ya­taklarını paylaştıkları kadınla konuşmaları söz konusu olduğunda tuhaf bir biçimde suskunlaşıyor, içlerine kapanıyor ve bu tip konuşmaları gereksiz bulduklarını belli eden hareketler yapıyorlar.

Kaynak: Kanal Elele

Aldatan Erkeği Ele Veren Davranışlar

Erkeklerin ilişkileri olduğunda, eşlerine karşı olan davranışları tamamen değişiyor. İşte bazı örnekler...


Suç bastırma
Eskiden kadın televizyonun karşısında oturmak yerine dışarı çıkmak istediğinde erkek çok tepki göstermezken, artık en ufak istek karşısında bile ortalığı ayağa kaldırıyor. Sonra kadın gerçekten sinirlenmeye ve bağırıp çağırmaya başladığında, hep aynı şeyin olduğunu, karısının her şeyi abarttığını söyleyerek kendisini haklı çıkarıyor.
Kendini haklı görme
Eşiniz veya partneriniz arkadaşlarının, hatta sevgilisinin yanında, "Uzun zamandır düşüncelerimiz birbirinden iyice farklılaşmaya başladı" ya da "Davranışlarıyla beni sıkıştırmaya ve boğmaya başladı" diyorsa dikkat!... Bu sözlerle erkek kendini haklı çıkarmaya çalışıyor ve genç sevgililere yöneliyor.
Cinsel ilgisizlik
Erkek aniden yatakta olup biten her şeyden eşlerini sorumlu tutmaya başlayabiliyor. Örneğin, yatağa girdiklerinde sürekli esnemeye başlamasının faturasını eşine çıkarıyor. Ayrıca şöyle bir tezi savunuyor: "Uzun yıllar aynı evi paylaşan eşlerin cinsel hayatlarında yarı yarıya azalma görülür."
Alenen yalan söyleme
Erkek yakalandı, artık her şey ortada. Ama kadın bir anda onun boynuna atlamıştı ve "Hayır" diyememişti. Her şey bir anda oluvermişti. İşte bu noktada bile, erkekler kendilerini haklı çıkarmayı başarmaya çalışıyorlar.
Son darbe; Yine kadın suçlu!
Eğer aldatma artık saklanamayacak boyutlara geldiyse, erkek dışarı karşı kendisini melek gibi göstermeye kalkışır. Böylece eşinin kendisine yasakladığı şeyleri yeniden yapabildiği için kendini masum bir karaktere bürümeye çalışır.

Template Design | Elque 2007