| ||
Her defasında eşinizi bahaneler bularak uyutmaya çalışıyorsunuz. Çiftler arasında yaşanan bu sorun cinsel soğukluk olarak adlandırılıyor. Sorun çok önemli çözülemeyecek bir problem değil. Nedenleri kesin olarak bulunduğunda, çözümü çiftlere kalıyor. Çalışma hayatının etkisi Çalışan bir kadınsınız ve iş ortamınızda oldukça gergin saatler yaşıyorsunuz. Eve geldiğinizde doğal olarak iş yaşamında yaşadıklarınız özel hayatınıza yansıyor. Bu nedenle seks yapmaktan vazgeçmiş olabilirsiniz. Ya da çalışmıyorsunuz, çocuklarınız var ve bütün gün evle uğraşıyorsunuz, bu monotonluk da sizin seksten soğumanıza neden olabilir. İlk önce beyninizde sizi meşgul eden kötü düşünceleri bir kenara atın, kendinizi sevdiğiniz erkeğin kollarına bırakın. Aynı şeyleri yapmayın Belki de partnerinizle birlikte aynı pozisyonda aynı şeyleri yapmaktan bıktınız. O zaman ilişkinize heyecanlar katın, eşinizi de buna ortak edin. Küçük oyunlar oynayın, fantezilerinizi gerçekleştirin. Bu, ilişkinize renk getirecek, cinsel isteği karşılıklı olarak artıracaktır. Böylece seks daha eğlenceli bir hal alacaktır. Adet dönemlerinde Özellikle kadınlar adet dönemleri yaklaştıkça sinirli, asabi olurlar. Bazı günlerde hormonların etkisiyle seks istemeyebilirler. Bu doğaldır ve bunu aşmanız için spor yapmak en önemli etkendir. Bu dönemde kendinizi sekse beyin olarak hazırlayabilirsiniz. Örneğin; neler yapacağınızın hayalini kurarak, partnerinizi düşünür ve rahatlarsınız. Doğum kontrol hapları Doğum kontrol haplarının hormonlar üzerinde yaptığı değişiklikler nedeniyle olumsuz etkilenebilirsiniz. Bu haplar vajinanın kuruluğunu artırır ve cinsel isteksizlik ortaya çıkar. Bu nedenle doktor kontrolünde kendinize uygun bir hap kullanmalısınız. | ||
24 Mart 2007 Cumartesi
Yatak artık cazip gelmiyorsa...
18 Şubat 2007 Pazar
Seks, yatakta güzeldir
14 Şubat 2007 Çarşamba
Kadınların sırları
PSIKOLOG Barbara De Angelis'e göre erkekler stresle bas etmek ve gerilimden kurtulmak için seks yapiyorlar. Kadinlarinsa seks yapmalari için gerilimden ve stresten uzaklasmalari sart. Durum böyle olunca kadinlarin cinsel hayatta istedikleri aslinda normal hayatlarinda sakli.
DE ANGELIS , kadinlarin cinsel hayatlariyla ilgili bilinmesi gerekenleri 4 maddede topluyor ve kadinin seksüel sirlarini ortaya çikariyor:
1- Kadinlar önce beyin ve kalplerinden uyarilirlar.
2- Kadinlarin seks arzusu duymalari için, kendilerini rahatlamis ve tüm problemlerden arinmis hissetmeleri gerekir. Bu çok önemlidir.
3- Kadinlar tahrik edilmekten çok hoslanirlar.
4- Kadinlar seks konusunda aceleye getirilmekten nefret ederler.
Erkeklere öneriler
Psikolog De Angelis, iyi bir seks hayati için erkeklerin atmasi gereken üç küçük adimi da söyle özetliyor:
SEVGI VE SEFKAT: Onun kalbini takdir, ilgi ve sefkatle doldurun yeter. Önce sevdiginiz kadini, sevginize muhtaç kilin. O zaman, sizinle seks yapmaya muhtaç kaldigini göreceksiniz.
YATAK DISI ILISKI: Sevismek için yataga girmeyi beklemeyin. Unutmayin, bir kadinin yataktaki arzusunun miktarini belirleyen onunla yatak disindaki iliskinizde olup biten her seydir.
ÖN SEVISME: Usta bir duygusal ön sevismeci olun. Onu rahatlatmak için ne yapabileceginizi sorun. Onu neyin seksi ve feminen hissettirdigini bulun. Mum mu, iç çamasiri mi, içi köpüklü bir banyo mu, masaj yaglari mi?
30 Ocak 2007 Salı
Yatakta özgür olun
| Bütün bunları özel sohbetlerinizde mutlaka konuşun. Unutmayın, seks yaşamın önemli bir parçası ve bunu çiftler ancak birlikte anlamlı hale getirebilirler. Gittikçe cinselliğin daha az yaşandığı bir hayata doğru gidiyoruz. İş yaşamı, ekonomik sorunlar, stresler, hayat kaygıları cinselliği daha alt sıralara itiyor.. Yatakta, "tak fişi bitir işi" yöntemiyle kısa anlara sığdırılıyor sevişmeler. Erkek, orgazmını yaşıyor. Kadın ise orgazm taklidi yapıp çekiliyor kenara. Oysa cinsellik, insan yaşamında çok önemli bir yere sahip. Beraberliklerde çiftler, birbirlerine ait olma duygularını cinsellikle birlikte pekiştiriyorlar. Sadece bu da değil, doyumlu bir seks hayatı, insanı her alanda motive ediyor, pozitif etkiler yaratıyor. Bakın, bir kadın bu duygularını nasıl anlatıyor: "Mükemmel bir seks hayatım var. Eşim son derece anlayışlı. Kesinlikle sınırlarımız yok. Canımız nasıl istiyorsa öyle sevişiyoruz ve mümkün olduğunca kalıplardan kurtulmaya çalışıyoruz. 'Yatak odası' diye bir takıntımız yok. Evin her yerini aşk köşesi haline getirebiliyoruz istersek. Bu konuda kendi bildiklerimizle kalmıyor kitaplar okuyoruz. Yaklaşık üç yıldır da, "yumuşak sevişme" olarak biline Taocu seksle ilgileniyoruz. Eşim saatlerce boşalmıyor. Ben de alabildiğince doyuma ulaşıyorum. Bu doyum, benim iş hayatımda da çok olumlu izler bırakıyor. Eşim için de öyle. O da işyerinde başarılı bir yönetici. Bizim yaşam biçimimiz bu." İşte cinsel doyum yaşayan bir kadının yaşama pozitif bakışı. Bu gerçekten çok önemli. Sorunlu çiftler, bunun önemini kavrarlarsa eğer, onların da başarmaması mümkün değil. Aslında, önemli olan istek. İstersek nelerin üstesinden gelmeyiz ki! Daha da önemlisi, sekse yaşamda tanıdığımız yer. O, yaşamda en alt sıralarda değil, hak ettiği yerde olmalı. Ne var ki, bir çok kadın bu konuda tutuk. Cinsel yaşamlarında "konsantre" sağlayamadıklarından ve her zaman sekse hazır olamadıklarından yakınan çok kadın var. Peki, ne zaman sekse hazır oluruz? Eşimiz hazır değilse ne yapmalıyız? Yatakta "görev gibi" yaşanılan bir ilişkiden hoşlanmıyorsak eşimizi nasıl değiştirebiliriz? Seks ritüelleri Gerçekten de cinselliğe hazır değilsek hepsi boş. Eğer biz istiyorsak ve eşimizde ya da sevgilimizde de bu isteği yaratabiliyorsak yaşanan beraberlik anlamlı olur. Erkek partnerler genellikle sekse her zaman hazırdır! Ama kadınlar niye böyle değil? İsterseniz bir kadının, mimar C.'nin ağzından bunları dinleyelim. Genç kadın sorunlarını şu cümlelerle aktarıyor: "4 yıllık evliyim. Cinsellik benim için önemli ancak bunun için çok özel ortamlara ihtiyaç duyuyorum. Mutlaka mumlar yakılmalı yatak odamda.. Etrafta tahrik edici kokular olmalı . Ve romantik bir müzik çalınmalı o anda. Bu ortamı zaten sekse hazır olduğumda yaratıyorum. Fakat kocam için bu ritüeller pek önem taşımıyor. O istekli olunca derhal beni soymaya başlıyor. Ben de onunla o an, zevk alıyorum fakat genellikle orgazma ulaşamıyorum. Eşim sevişme sonrası bunun için özür diliyor. Yeniden başlıyoruz fakat, artık benim konsantrem sona ermiş oluyor." İşte çarpıcı bir örnek. C. gibi bir çok kadın sevişme ortamının mutlaka özel ambianslarla donatılmasını istiyor. Zaten cinsellik dizimizin başında da söz etmiştik, kadın-erkek farklılıklarından. Kadınlar seksi bütün benlikleriyle yaşıyor. Ruhuyla, bedeniyle... Erkek ise o an, "fiziksel" olarak hazırsa startı verebiliyor. Orgazmını sorunsuz olarak yaşıyor. Kadın hazırlıksız yakalanmışsa, ilişki sonunda o "yarım bırakılmışlık" duygusuyla başbaşa kalıyor. Dolayısıyla, doyumlu bir birliktelik için önce konsantre şart. Tabii ki erkeklerin de suçu yok. Çünkü onlara böyle öğretilmiş. Bunu anlatmak, ne yazık ki kadınlara düşüyor. İnanın, karşınızdaki erkek çağdaş biriyse, bu tür bir iletişimden rahatsız olmuyor, kendini sorgulayabiliyor, yenileyebiliyor. Sizin isteklerinizi, göz önünde bulundurabiliyor. İsteklerin dili İsterseniz bir gece hayal edin... Seks istiyorsunuz. Bunu sıradan değil, hoş bir tören gibi yaşamayı arzuluyorsunuz. Tabii ki, sizin arzulamanızın yanı sıra eşinize de bunu hissettirmeniz önemli. Kesinlikle zorlamamak gerekiyor. Erkeğiniz eğer yorgun değilse, bu isteğe kolayca yanıt verecektir. Bunu için "sessiz" sinyaller vardır. Eşinizin çevresinde dolaşıp seks için hazır olduğunuzu belirten bu sinyalerini göndermeniz yeterli. Bu, ancak partnerlerin anlayacağı özel bir dildir. Ve mesaj yerine derhal ulaşır. İlk etapta dokunmakla başlayın, bu çok anlamlıdır. Bunun için masajla işe başlayabilirsiniz. Eşinize yavaş yavaş yapacağınız masaj hem onun çok hoşuna gidecektir, hem de sekse kendini hazırlayacaktır. Masajın ardından onu banyoya gönderebilirsiniz ve bu arada yatak odanızı ya da evdeki dilediğiniz bir köşeyi hazırlayabilirsiniz. Mumlarla birlikte loş bir hava verdiğiniz odaya ve egzotik kokular sıkabilirsiniz. Bu "tören" gerisini getirecek, sizi istediğiniz zevkli anlara ulaştıracaktır. Bu arada, yatakta konuşmak istediğiniz anlarda da sakın kendinizi kısıtlamayın. Ne istiyorsanız, nasıl biçimde bir ilişki talep ediyorsanız bunu ona belirtin. Çiftlerin isteklerini dillendirmemesi o kadar yanlış anlamalara yol açıyor ki... Ne yazık ki, yetiştirilme tarzından dolayı seks konusunda binlerce kadın konuşmaktan çekiniyor. Oysa beden sizin bedeniniz. Onu dilinden en iyi siz anlarsınız. Bunu söyleyecek olan, partnerinizi yönlendirecek olan da sizsiniz. Yatakta pasif misiniz? Peki, erkek erkeğiniz sizin bu tutumunuzu eleştirirse? Ya da siz bütün bunları yapmayı çok istiyorsunuz ama onun sizi yanlış değerlendirmesi konusunda bir kaygı duyuyorsanız ne olacak? Öncelikle bu kaygıyı yok etmeniz gerekir. Bunun için de seksle ilgili sohbetlerinizi yatak odası dışında da mutlaka gerçekleştirmelisiniz. Yani, neler istiyorsunuz? Seks sizin için nasıl bir öneme sahip? Bunları konuşmaktan sakın kaçınmayın. Ki, bir çok erkek kadınların yatakta "pasif" davranmasından şikayetçi. Bir erkek eşinden bu anlamda şöyle yakınıyor; "Eşimle flört ederek evlendik. O utangaç yapıdaydı. Fakat zaman içinde bu utangaçlığını benimle birlikte yendi. İlk zamanlar seks hayatımız çok iyiydi. Fakat eşim son zamanlarda daha pasif davranmaya başladı. Ben onunla farklı biçimlerde sevişmek istediğim anlarda tutuk davranıyor ve o ilk zamanlardaki utangaçlığını sergiliyor. Misyoner pozisyonunu genellikle tercih ediyor. Bense, yatak odamızda daha renkli anlar yaşamak ve ona da yaşatmak istiyorum. Fakat onun bu pasif hali beni de olumsuz etkiyor. Artık kısacık sevişmeler yaşıyoruz." Burada tabii ki erkek haklı. Ama kadın da suçlu değil. Çünkü geleneksel anlamda kadınlara seks hep yasaklanmış. Hep o genç kızlık dönemlerimizdeki tutukluğu içimizde taşıyoruz. Bize bu öğretilmiş. Oysa evlilik hem ruh, hem de vücut birliği. Seks bu birlikteliğin bir motoru. Cinselik iki kişi arasında yaşanan en özel an ve bu özel anlarda mahremiyet diye bir şey kalmıyor. Yatak odanız zaten bütün bunların kırıldığı bir yer. Burada özgürce, dilediğiniz gibi davranabilmelisiniz. ÖN SEVİŞME BÜTÜN KADINLARIN DERDİ Ön sevişmeden söz açıldı mı, bütün kadınların dert yanacağını biliyoruz. Hepimizin ortak sorunu. Bir çok erkek ön sevişmeyi alabildiğince kısa tutmak istiyor. (Elbette istisnaları var) Oysa bunu da önce siz talep etmelisiniz. Doğaldır, erkek yatakta baskın olmak ister. Bu içgüdüsel bir istek. Bu şekilde, iktidarı elinde tutar. Ama ipleri siz elinize alabilirsiniz. Ön sevişmeyi alabildiğince uzatıp, onu geciktirebilirsiniz. Ve bir çok erkek de bundan hoşlanıyor aslında. Önyargıları bir kenara bırakın. Onun, aşk oyunlarınız karşısında kuzu kesilip, sizin isteklerinize değer vereceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Yataktaki bu oyunlar erkeği kısa sürede tahrik eder. Ama siz de ön sevişmeyi uzatmak istiyorsanız, bu oyunları dozunda bırakın. Heyecansız yavaş ve sakin olun. Şu var ki, bir çok kadın da, "Bunu nereden öğrenmiş?" sorusuna muhatap kalmamak için aşk oyunlarında çekinik davranıyorlar. Atın, bu düşünceleri. Hangi çağda yaşadığımızın farkında olun. Artık televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde bütün bunlar çarşaf çarşaf yazılıp, ortaya dökülüyor, tartışılıyor. GİYSİLERİN ROLÜ Uyarılardan söz etmiştik.. Bunların içinde, öpüşme ve dokunma mükemmel uyarı sağlayabiliyor. Bu eylemler, ilişkide duyumu artırır. Uzmanlara göre öpüşme şevkatin ve duygusal cinselliğin de göstergesi. Partnere duyulan güvenin en önemli işareti. Ağız yoluyla iletişim kurmak, kişileri birbirlerine daha çok motive eden bir unsur. Öte yandan, yatak öncesi giysilerinizin tarzı da, ayrı bir tahrik edici unsur. Ama bu konuda da kalıplar var. Herkesin giysi konusundaki görüşü çok farklı. Bazı erkekler, daha örtülü bir giysiden tahrik olabiliyor. Yapılan bir araştırmada partnerlerin başlangıçta hafifçe giyinik olmalarının, daha fazla arzu hissi yarattığı vurgulanmış. Burada da kişisel özellikler dikkate alınmalı. Bir kişiye seksi gelen bir giysi tarzı, bir diğerine tuhaf gelebilir. Bu anlamda, eşinizin nelerden hoşlandığını bir şekilde öğrenebilirsiniz. Seksi, sürprizler de renklendirir. Sevişmeye giyinik başlayıp, üzerinizdekilerini kat kat çıkarmanın keyfi de bir başkadır. Bazısı da yatağa çıplak girmekten hoşlanabilir. Sevişirken ne kadar yaratıcı olursak o kadar mükemmel ilişki yaşarız. Rutin ve alışılmış olan elbetteki heyecanlandırıcı değildir. Bu, her gün aynı çorbayı içmek gibidir. Dolayısıyla, yeni mekanları, yeni pozisyonları denemekten kesinlikle korkmamak, utanmamak gerekir. Örneğin, evde yemek hazırlarken bile aklınıza sevişmek gelebilir ve o an bu duyguyu ertelememek gerekir.. |
Yatak odanız fantezi koksun
| Cinsel istek istediğimiz zaman açıp kapatabileceğimiz elektrik düğmesi gibi kontrol edilecek bir şey değildir. Çoğu insan, özellikle yaşları ilerledikçe veya ilişkileri olgunlaştıkça, cinsel isteklerinin o kadar çabuk uyarılamadığını görürler. Bu dönemlerde fantezilerin yardımı olabilmektedir. Önce hazır olmalı Fanteziler cinsel isteğin uyarılmasında oldukça yardımcı olmaktadırlar. İlişkiye girmeden evvel çoğu insan kendisini beynen hazırlama ihtiyacını duyar. Bunu da gireceğimiz cinsel ilişkiye beynimizde canlandırarak yaparız. Partnerinizin yakınlığını, sıcaklığını, size dokunuşlarını hayal etmekle başlayabilirsiniz. Partnerinizin yüzünü, gözlerini, dudaklarını kafanızda imajlar halinde görmeye çalışabilirsiniz. Sadece sizin hoşunuza gidecek fiziksel imajları yaratmanız çok önemlidir. Cinsel isteği uyarmakta partnerinizle günlük temaslarınız da önem taşımaktadır. Telefonla partnerinizi arayarak "Bütün gün senin o muhteşem vücudunu düşünüp duruyorum" veya "Bil bakalım bu akşam seninle ne yapmak istiyorum?" gibi sözlerin söylenmesi, partnerinizin de erotik fanteziler kurmasına yardımcı olacaktır. Sadece fantezi kurmakla kalmayıp akşam buluştuğunuzda bu fantezilerin ilişkinizi yansıma olanağının yüksek olacağı söz konusudur. Partner de uyarılmalı Fanteziler genelde birlikte olduğumuz kişilerle ilgili kurulsalar da bu başka kişiler hakkında fantezi kurmamıza engel olmaz. Başka kişiler için kurduğunuz fantezileri şu andaki bulunduğunuz ilişkinin içine katmanız normaldir. Böylece duygularınızı canlı tutabilirsiniz. Ama bazıları başka kişileri ilişkilerine katmakta suçluluk duygusu duyarlar. Bu durumlarda fantezilerinizi partnerinizle sınırlı tutmanız tavsiye edilir Duygularınızı canlı tutmak istiyorsanız, fantezilerden yardım almalısınız |