masturbasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masturbasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2007 Çarşamba

CİNSEL SORULAR

1. Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV'den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

2. Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için başdöndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

3. Hassas bir klitorise sahip olunduğunda seks sonrası acı hissedilmesinin sebebi nedir?
Klitoris uyarıldığı zaman kabarır ve yükselir. Tekrar eski haline dönmesi ve alçalması yarım saat kadar sürebilir. Orgazm sonrası dokunmaya karşı hassas olması normaldir. Çünkü bu sırada açık pozisyondadır.

Eğer ilişkinin üzerinden saatler geçtikten sonra bile acı varsa, bunun sebebi partnerinizin tekniği olabilir. Sert davranıyor olması ya da sizin aşırı derecede alkollü olmanız (alkol bu bölgenin uyuşmasını sağlar), acı hissetmenize yol açabilir.

4. Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

5. Orgazmı kolaylaştıran nefes tekniği nedir?
Orgazma yaklaşırken nefes hızlanır ve sanki göğsün alt tarafıyla soluk alınıyormuş gibi olur. Orgazmı çok daha şiddetli yaşamak için yapmanız gereken derin nefes almak. Özellikle nefesinizi diyaframdan almak size daha çok yardımcı olacaktır.

6. Fazla seks vajinayı gevşetir mi?
Sözkonusu bile değil. Tam tersi, düzenli seks vajinanın girişindeki kasları kuvvetlendirir. Bu kasların ve dolayısıyla vajinanın gevşemesine neden olan tek şey doğum ve yaşlanmadır. Bu kasların fonksiyonunu ayakta tutmak için seks dışında da egzersiz yapabilirsiniz. Örneğin tuvelete gittiğinizde kasılın ve idrarınızı durdurun. Sonra gevşeyin. Bu egzersizi birkaç tekrarlayın.

7. Bir vajina çok fazla küçük olabilir mi?
Çok küçük vajinaya pek rastlanmaz. Eğer erkek cinsel organının vajinaya girmesi sırasında sorun yaşıyorsanız, bu vajinadan dolayı değil, vajinanın girişini bloke eden ve "himen" denilen bir deri parçasından dolayıdır.

Teorik olarak vajina, içine en büyük penisi alabilecek kadar büyüktür. Ancak korku, depresif durumlar ve sinirsel dönemler vajinayı küçültebilir. Vajinanızın küçüklüğünden şikayetçiyseniz genişletme tekniklerini deneyin. Vajinaya tek tek işaret ve orta parmağınızı sokup aralarında yarım veya bir santim ara bırakmaya çalışın. Bunu yapabiliyorsanız, açıklığınız normal demektir. Ağrı duysanız bile, cinsel ilişki sırasında vajinanız ıslak olacağından bu ağrıyı hissetmeyeceksiniz. Eğer yukarıdaki egzersiz acı vericiyse vajinaya krem sürüp sıcak suya girip öyle deneyin.

8. Fazla masturbasyon zararlı mı?
Bir defada çok fazla masturbasyon yaparsanız, klitorisiniz tahriş olup orgazmı imkansız hale getirebilir. Bu durum çok uzun sürmez, masturbasyona biraz arar verirseniz her şey normale dönebilir.

9. Korunmadan ilişkiye girildiğinde hamile kalınmasını önleyecek bir şey var mı?
Korunmadan seks yaptıktan sonra oluşabilecek bir hamilelikten korunmak için 2 metod var, ama ikisinin de başarısı regl döneminizle ilgili. İlk metod, seksten sonra ilk 72 saat içerisinde alınması gereken bir hapla ilgili. Eğer onu almak için geç kaldıysanız yapmanız gereken tek şey, ilk beş gün içinde doktora başvurup diğer doğum konrol yöntemini size uygulamasını istemeniz.

Şunu hatırlatmadan geçmeyelim: İlk kez korunmasız seks yaptığınız zaman hamile kalma riskiniz yüzde 20'den fazla değildir. Çünkü organlarınız bu değişikliğe bakmayıp ilk önce yumurtanın oluşmasını engelleme eğilimindedir. Ama tabii ilk ilişkide, hatta regl döneminde bile hamile kalanları unutmamak gerekiyor.

10. Oral seks sırasında sperm yutulmasının sakıncaları var mı?
Tıpkı besinler gibi sperm de mideye gidip daha sonra vücuttan atılır. Yoksa spermler vücuda girdikten sonra başka organlara gitmez, sindirim sistemine girip sonra da dışarı atılır. Ama yutulan spermle cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıkları ya da HIV virüsünü kapma olasılığınız çok yüksek!

11. Venüs tepesi nerede?
Kadınların kasık kemiği üzerinde ufak ve tepeye benzeyen bir yağ birikintisi vardır. İşte buna "Venüs Tepesi" denir. Çıplak bir şekilde aynanın önünde dururken bu yeri bacaklarınızın arasında kolayca farkedebilirsiniz. Bazı kadınların, partnerleri tarafından Venüs tepesinden tutulurken bile orgazma ulaştıkları biliniyor.

12. Cinsel ilişki sırasında bir şey hissetmiyorsanız...
Erkek arkadaşınızla seks yaptığınız zaman içinize girdiğini hissediyor ama ondan sonra hiçbir şey hissetmiyorsanız, ne yapmalısınız?... Eğer partnerinizin cinsel organı normalden küçük değilse ve başka biriyle aynı sorunu yaşamadıysanız, sorun partnerinizin içeri girdiğinde ereksiyonunu koruyamamasından kaynaklanmış olabilir. Eğer içeri girdiğinde kısmen ereksiyon oluyorsa, daha iyi hissetmeniz için gerekli sürtünmeyi gerçekleştiremiyor demektir.

13. Bir erkeği ereksiyon halinde tutmak için ne yapmalı?
Sıkma tekniği uygulanabilir. Tam boşalmadan önce erkeğin cinsel organının başını başparmak ve ilk iki parmağınızla kavrayıp sıkın. Başparmağınız cinsel organın göbeğe bakan tarafında olmalı, diğer iki parmak dış tarafında olmalı. Penis sıkma tekniği hem size sevişmek için süre verir hem de partnerinizin kendini kontrol altında hissetmesini sağlarsınız.

14. Bir vajina fazla ıslak olabilir mi?
Bazı kadınlar vajinalarının fazla ıslak olduklarından şikayetçi olurlar. Ancak bu tür olaylara çok nadir rastlanır. Vajinanın ıslaklığıyla ilgili ortaya atılan bir teori var, o da şöyle: "Islaklığın nedeni kişiden kişiye değişebilir. Belli bir cinsel hayata alışık olan bir kadının yeni bir partner bulmasıyla birlikte hayatı tamamen değişebilir. Onun yanında olmak bile ıslaklığa neden olabilir. Bu son derece normaldir."

15. "Frijit" tam olarak ne demek?
Cinsel isteksizlikle eş anlamlı bir kelime. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii... "Frijit"liğin fizyolojik ya da duygusal birçok nedeni olabilir. Orgazma ulaşma güçlüğü çeken kadınlar için şunları söylemek gerekiyor. Ne olursa olsun rahatlamaya çalışmalılar veya daha uzun bir önsevişme yaşamalılar. Ya da bazen değişik yollarla uyarılmak gerekiyor. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii...

16. Eşimin birden fazla orgazm olmasını sağlayabilir miyim?
Cinsel ilişki sırasında kadınların birden fazla orgazma ulaşabilecekleri yolundaki açıklamalar, kadınlar kadar erkekleri de heyecanlandırıyor. Kadınlar kendi hislerini bildikleri ve neyle mutlu olduklarının farkında oldukları için bu konuyu daha rahat aşabiliyorlar. Oysa erkekler eşlerinin mutlaka birden daha fazla orgazm yaşaması gerektiğini düşünerek tedirginliğe kapılabiliyorlar. Hatta bunu kendi suçları olarak düşünüyorlar. Ancak bu, neredeyse tüm kadınlar için çok zor...

17. Kadınlar da boşalır mı?
Fazla sayıda olmamakla birlikte bazı kadınlar da orgazm sırasında boşalırlar. Açık renkli, meniye benzeyen ama içinde sperm bulunmayan bir sıvıdır bu. Çok ender olmamakla birlikte normal bir olaydır.

18. Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

19. Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.

20. Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

21. Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

22. Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

23. Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

24. Erkek orgazmı geciktirmek için seks sırasında başka şey düşünür mü?
Kesinlikle doğru!! Erkek, partnerinin orgazm olmasını beklerken kendi boşalmasını geciktirmek için duygularını yavaşlatır. Bu nedenle tamamen ilgisiz şeyler düşünmeye başlar. Bu yöntem tüm erkeklerin uyguladığı bir geciktirme şeklidir. Ancak uzmanlar bunun, beynin ve bedenin ayrılmasına neden olduğu için erkeği yorduğunu söylüyorlar. Erkek seksten uzaklaşmak yerine gevşemeyi denemeli, kısa aralar vererek bedenin aşırı yorgun düşmesini engelemeli.

25. Sevişme bittikten sonra erkek, kadından daha az duygusal mı olur?
İşte her kadının hayatında mutlaka bir kez yataktayken aklından geçen cümle! 'Ay ne duygusuz adam, döndü sırtını nasıl da yatıyor' diye iç geçirenler ve bunun nedenini bir türlü çözemeyenlere işte bir uzman yanıtı: Çünkü erkek sevişirken kadından daha çok fiziksel enerji harcar ve orgazmı da çok yoğun ve şiddetli olarak yaşar. Bu nedenle dinlenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu yüzden seks bitince ya hemen uyur ya da duygusuzlaşıp Tv karşısına geçer.

Kızlık Zarı

Kızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Kızlık zarı ülkemizde ve dünyanın belli bölgelerine halen sosyal ve kültürel önemini korumaktadır. Kızlık zarının henüz bozulmamış olması hatalı olarak kadının bekaretinin, yani bir erkekle birlikte olmadığının sembolü ve yine hatalı olarak ilk ilişkide kanama olmaması kadının daha önceden bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun kanıtı olarak görülmekte ve birçok masum genç kız bu yüzden tüm yaşamlarını etkileyecek olaylarla karşılaşabilmektedir. Bu durum yalnız bizde değil, birçok kültürde geçerlidir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ne yazık ki genç kadınların "kızlık zarı muayenesi" için kliniğe getirilmelerine ve böylece bazen küçük düşürülmeye varacak kadar aşağılanmalarına tanık olmaktadırlar.

Bu yazı kızlık zarı hakkındaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek veya bilinmeyenleri açıklığa kavuşturmak için basitliği korumak açısından soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.

Kızlık zarı tam olarak nerededir?

Kızlık zarı, vajina girişinin 1-1.5 santimetre iç kısmında yer alan ince bir yapıdır.

Neden böyle bir yapı var?

Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır.

Kızlık zarları yapısal olarak farklılıklar gösterebilir mi?

Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir. Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen). Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız "adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan" yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır.


Kızlık zarı cinsel ilişkide mutlaka kanar mı?

Kızlık zarı nispeten esnek olmasına karşın, vajinanın içine girme denemelerinde (cinsel ilişkiyle, parmaklarla veya muayene aletleriyle) kolaylıkla yırtılan ve kanayan bir anatomik yapıdır. Ancak kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak az sayıda damar bulunması durumunda ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bunun sıklığını belirleyen bir çalışma olmamakla beraber deneyimler kadınların muhtemelen %1-2'sinde kızlık zarının ya aşırı esnek olması, veya damarlanmasının az olması nedeniyle ilk cinsel ilişkide kanamadığını göstermektedir.

Bakire bir kadının jinekolojik muayene olması mümkün müdür?

Jinekolojik muayenenin en önemli aşamalarından biri vajinanın ve rahim ağzının gözlenmesi için yapılan spekulum muayenesidir. Günlük tıp uygulamalarında bakire olanların muayenesinde çoğunlukla bu işlem uygulanmamakta ve elle muayene makattan yapılmaktadır.

Doktorlar arasında yaygın olan diğer bir eğilim de bakire birinin yalnızca ultrasonografiyle değerlendirilmesidir. Bu yaygın eğilimin nedeni, halk arasında "muayenenin ultrasonografiye göre daha az gelişmiş bir yöntem olduğu" şeklindeki yaygın görüş nedeniyle kadınların doktorlarını "yalnızca ultrasonografiyle tanı koyan doktor"lar arasından seçme eğilimleridir.

Bakire bir kadının değerlendirmesinde yalızca karından yapılan ultrasonografi yeterli değildir. Akıntı, kasık ağrısı gibi şikayetlerin değerlendirmesinde kızlık zarına hiç bir zarar vermeden makattan muayene yapılması mümkündür ve ihmal edilmemelidir.

"İlk gecede" nelere dikkat etmek gerekir?

İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için kadının kendini bu ilk deneyime psikolojik olarak hazır hissetmesi gerekir. Ön sevişmeyle vajinada yeterli kayganlaşma sağlanmalı, eğer bu sağlanamazsa kayganlaştırıcı jel şeklinde eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar kullanılmalıdır

İlk cinsel deneyimin mutlaka ağrılı olması gerekmez. Kadın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok muhtemeldir.

Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır. Bu yüzden erkeğin prezervatif kullanması veya kadının doktoruna danışarak uygun bir korunma yöntemini kullanmaya başladıktan sonra ilişkide bulunması en idealidir.

İlk cinsel ilişkide zar aşırı kanayabilir mi?

Özellikle erkeğin çok aceleci ve sert davranması durumunda ufak yapılı kadınlarda zarla birlikte vajina dokusu da yırtılabilir. Bu durum çok aşırı kanamayla seyreden ve büyük olasılıkla dikiş atılarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Kızlık zarının çok aşırı sert yapısı olması da bu duruma katkıda bulunabilir.

Normalde ilk ilişkide oluşan kanama birkaç dakika içinde en geç yarım saatte durur. Eğer kanama çok şiddetli olursa veya uzun süreler geçmesine rağmen durmazsa böyle bir durum söz konusu olabileceğinden doktora başvurmak gerekir.

Bazı durumlarda ilk ilişkide kanama olur, yırtık yeri iyileşir, daha sonraki ilişkilerde tekrar kanar. Bu da kızlık zarının aşırı sert veya fazla "damarlı" olmasından kaynaklanır. Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur.

Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?

İlişki dışında nadir olarak bazen uzak doğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Kızlık zarının ne tarafından yırtıldığı bilinebilir mi?

Yırtılmış bir kızlık zarının ne tarafından ve nasıl yırtıldığı bilinemez,ilişkide penis ile mi, parmak veya başka bir nesne ile mi veya düşme veya başka bir nedenle mi yırtıldığı bilinemez.

Ne zaman yırtıldığı bilinebilinir mi?

Yırtılmış olan bir kızlık zarının ne zaman yırtıldığı da bilinemez ancak yeni yani yırtılmadan sonraki yaklaşık ilk 7-10 gün içerisinde muayene edilirse yeni olduğu söylenebilir,yoksa ister bir ay ister 10 yıl önce olmuş olsun fikir yürütülemez,ne zaman yırtıldığı bilinemez.

Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşir mi? Kapanır mı?

Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Mastürbasyon yaparken yırtılabilir mi?

Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla mastürbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.


Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanar mı?

Evet,eğer bu işin uzmanı tarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılır mı?

Kesinlikle hayır, sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir.

Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi var mıdır?

Hayır yoktur, çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.

Kızlık zarım yırtılmıştı, diktirmiştim, tekrar diktirebilir miyim?

Evet ,defalarca dahi tamir edile bilinir

Kızlık zarı dikişi acıtır mı? ne kadar sürer? nasıl bir ameliyattır?

Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.

Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?

Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel, bazen bir kaç gün evvel bazen de bir yıl önce dikmek gerekir.

Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş ve saire gibi şeyler zararlı mıdır?

Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir. Diğer bir yol da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler oldukça hareketli hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahim ağzına ve buradan da iç genital sisteme geçerek gebeliği başlatabilirler.

Muayenede kızlık zarının sağlam olup olmadığı anlaşılabilir mi?

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının yaptığı bir muayenede kızlık zarının yırtılmış olup olmadığı, yırtılmışsa bunun eski bir yırtık mı, yeni bir yırtık mı olduğu anlaşılabilir. Ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları resmi bir kurumda adli tabip olarak görevli olmadıkları sürece bu muayeneyi yapmamayı tercih etme veya muayene sonucunda rapor vermeyi reddetme özgürlüğüne sahiptirler. Dahası Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları hastanın kendisi dışındaki birine muayene sonucunu bildirmek zorunda da değildirler.

24 Mart 2007 Cumartesi

Masturbasyon ayıp mı?

Masturbasyon, kişinin kendi kendini tatmin etmek, bedenini tanımak ve kendini mutlu etmek için kullandığı özel bir yoldur. Vücuduyla oynamak, vücuduna dokunmak ve bazı genital bölgeleri uyarmak çoğu insanın zevk aldığı bir şeydir.



Ancak ne var ki toplum, insanları bedenleriyle oynamanın yanlış hatta günah olduğuna dair bir bakış açısıyla yetiştirir. Kimimiz bu mesajlardan nefret ederken kimimiz de hayatımızın doğrularını bu inanışa göre kurgularız. Ancak yapılan araştırmalar masturbasyonun yanlış, günah ve utanılacak bir şey olduğuna dair bakış açısından en çok bluğ çağındaki gençlerin etkilendiğini göstermiştir. Bu sebeple vücutlarını keşfetmeye başlayan gençlerde masturbasyon sırasında ya da masturbasyon sona erdikten sonra huzursuzluk, utanç, iğrenme rahatsızlık, kendine acıma, yalnızlık ve pişmanlık duygusu yoğun olarak yaşanmaktadır.

Ergenliğini tamamladıktan sonra da kadının masturbasyon sonrası hissettiği bu duygular şiddeti artarak ya da azalarak devam etmektedir. Masturbasyondan psikolojik olarak değil yalnızca fiziksel zevk duyan kadınların sayısı bir hayli fazladır. 24 yaşındaki A.Ç. masturbasyonu sevip sevmediği sorulduğunda şunları söylüyor:

“Bedenen evet ama psikolojik olarak hayır. Ergenlik yaşımda kendimi sık sık tatmin ettim ve o zamanlar bundan vazgeçebilmek için dua ediyordum. Fakat vazgeçmediğim için Allah'a beni çarpmaması için dua ederdim. Çünkü bunu yaparken günahkar olduğumu düşünürdüm. Hatta çoğu kez masturbasyondan sora iğrenç olduğumu düşünür, suçluluk duygusuna kapılır, huzursuzluk çekerdim.”

Masturbasyonun kadınlarda iğrençlik duygusu uyandırmasının altında toplumun kadına bakış açısındaki çarpıklığın etkisi çok fazladır. Hangi toplumda olursa olsun kadın öncelikle doğurganlığın simgesidir. Dolayısıyla üremenin dışında yaşanan bir cinsellik kadının sapıklığının bir göstergesi olarak kabul edilir. 32 yaşındaki S.T'nin bu konuya yanıtı ise şöyle:

“Evet masturbasyondan çok hoşlanıyorum. Ancak psikolojik yönden pek emin değilim. Aslında pis bir şey yaptığım duygusuna kapılmıyorum ama sapık olduğum korkusunu uzun yıllar hissettim. Sonra kendi bedenimle oynamanın kimseye zarar vermediğini ve beni kimsenin görmediğini düşünerek bu korkudan kurtuldum.”

Betty Dodson “Masturbasyonun Özgürleştirilmesi” adlı kitabında kendi kendini tatmin etmenin cinsel yaşamın başlıca öğelerinden biri olduğuna değinmiştir. Masturbasyonun cinselliğin kökü olduğunu ifade eden Dodson primatların çocukluktan beri masturbasyon yaptığını söylemiştir.

Bedenin ve cinselliğin keşfinin henüz çocukluk yıllarında başladığına bir çok anne-baba çocuğunun kendi vücuduna dokunduğunu görererek tanık olmuştur. Ancak o sıralarda vücuda dokunularak alınan zevkin masturbasyon olduğunu kişi ancak cinselliği öğrendikten sonra kavrayabilir. Ayrıca masturbasyonun nasıl yapıldığı, ne olduğu ve ne olmadığı da kişinin kendi kendine keşfettiği bir şeydir. Ailelerin büyük çoğunluğu cinsellik konusunda çocuklarıyla konuşmamayı tercih etmektedir. Hatta kimi gençler annelerinin kendilerini masturbasyon yaptığı sırada yakalayınca, cinsel organına iğne yaptıracağı gibi cezalarla korkuttuğundan bahsetmiştir.

“Kendimi ilk olarak ilkokul çağına gelmeden tatmin ettim. Oyuncak ayımı bacaklarımın arasında sıkıştırıp üzerinde gidip geliyordum. Ancak bunun masturbasyon olduğunu bilmiyordum. Birgün annem bunu farkettiğinde beni doktora götüreceğini ve iğne yaptıracağını söyledi. O kadar korktum ki 15 yaşıma gelene kadar bir daha bedenime hiç dokunmadım.” Ç. S. 51 yaşında.

Gerek erkek gerekse kadın için bedeni tanımanın en önemli yolu olan masturbasyon tabu olma özelliğini hâlâ koruyor. Ancak baskılara, yasaklara rağmen cinsel yaşamın ve cinsel birlikteliklerin sağlıklı ve mutlu yaşanması, bedensel ihtiyaçların karşılanması, bedenin keşfedilmesi için masturbasyonun sapıklık ve utanılacak bir şey olmadığı yavaş yavaş anlaşılmaya başlanıyor.

10 Şubat 2007 Cumartesi

Okşama El ile uyarma

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güçlü beyinde duygular yaratır.

Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkekte de penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması başlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsa da sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı derecede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktaları da eli ve dili ile uyarması eşinin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Oral seks yapmak, yaptırmak...

İşte asıl utangaçlık yaratan durumlardan biri... Eğer partnerinizin size oral seks yapmasından hoşlanmıyorsanız, aslında çok şey kaçırdığınız ortada! Bu konudaki utangaçlığınızı ortadan kaldırmak için seksten önce ılık bir duş alın. İlişki sırasında partneriniz kendiliğinden "aşağı" doğru iniyorsa, itiraz etmeden kendinizi rahat bırakın...
Ona oral seks yapmaya gelince... Yazık ki tüm erkekler kendilerine oral seks yapılmasını severler. Eğer onun ısrarlarına utangaç "hayır"larla yanıt veriyorsanız, bir de zifiri karanlıkta bunu yapmayı deneyin... Biraz da alkollü olursanız, daha keyifli olabilir.

SIK SORULAN SORULAR !!

Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için baş döndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok
önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV'den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

Seksin Bilinmeyenleri

Cinsellik hakkında bugüne kadar çok şey okudunuz, çok şey duydunuz ve sayısız birliktelik yaşadınız. Kısacası seks konusunda her şeyi biliyorsunuz, değil mi? Hayır, belki de bilmiyorsunuz çünkü bu konuda bazı sorular hala kafa karıştırıyor ve cinsel eğitimin bir ömür boyu sürdüğünü bize kanıtlıyor. İşte seksin en zorlu zorularına alternatif cevaplar.

Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.

Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

Sağlıklı bir insan, sevişirken kalp krizi geçirebilir mi?
Evet, ama bunun riski milyonda bir.

Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

SEKS İÇİN EN İYİ SAAT...

Önce bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra... Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var. Seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08.00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16.00 suları.

Herşeyin bir vakti var.... Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını şöyle sıralıyorlar;

07.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hâlâ zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.
08.00 Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar.
10.00 Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.
11.00 Vücudumuz tam formundadır.
13.00 Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.
15.00 Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.
16.00 Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.
19.00 Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.
21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.
23.00 Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.
01.00 Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.
03.00 Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
05.00 Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni bir gün için hazırlanır.

* Kadinlarda G noktasi gerçekten var mi?

Hayir... 1950 yilinda Alman bir jinekolog, kadinlarda vajina duvarinin önünde yer alan ve en erojen bölge olarak tanimladigi G noktasinin varligindan bahsetti. Ancak, kendisinden sonra, detayli olarak yapilan arastirmalarda, doktorlar vajinanin her bölgesinin ayni hassasiyette oldugu ve G noktasinin olmadigi görüsünde birlestiler.

* Regl sirasinda hamile kalinir mi?

Hayir... Ancak regl döneminizin sonlarinda, korunmadan cinsel iliskiye girdiyseniz, rahim artik yumurta üretmeye baslamis oldugundan hamile kalabilme ihtimaliniz artiyor. Çünkü spermler ortalama yedi gün canli kalabiliyorlar.

* Dogum kontrol hapi almayi bir kez unutunca hamile kalma riski dogar mi?

Evet... Projesteron (Dogum kontrol) hapini almayi unuttugunuz andan itibaren üç saat geçmisse, artik hamileligie karsi korunmasizsiniz.

* Anal seks tehlikeli midir?

Hayir... Ama normal ilskiye göre iltihaplanma riskiniz çok daha fazladir. Anüs, vajinaya oranla sürtünmeye karsi fazla dayanikli degildir. Buradaki kan damarlari daha hassas ve kolayca tahris olabilir. Eger ilski sirasinda korunmuyorsaniz kanamaya basladigi taktirde, cinsel yolla bulasan hastaliklarin ortaya çikma riski de artar.

* Sperm neler içerir?

Sperm protein, seker, vitamin ve mineral açisindan zengindir.

* Oral seks cinsel iliskiden daha mi güvenli?

Hayir... Oral seks esnasinda birtakim enfeksiyonlar kapilabilir. Oral seks yapan kisnini dis etlerinin kanamasi ya da iltihapli olmasi durumunda HIV virüsü, deri iltihaplari ve bel soguklugunun ortaya çikma riski çok fazla.

* Erkekler iliski sirasinda birden fazla orgazm yasayabilirler mi?

Hayir... Bir erkek orgazm olduktan sonra psikolojisi geregi bosalmak istegi duyar. Buna karsin kadinlar birden fazla orgazm yasayabilirler.

* Penisin en hassas yeri neresidir?

Penisin bas kisminda zevk almasini saglayan yüzlerce sinir bulunur. Hatta bazi erkeklerde bu bölge o kadar hassastir ki tahrik edilmeye ihtiyaç duymadan cinsel iliskiye hazir hale gelir.

* Vajinal orgazm var midir?

Hayir... Kadin, gögüs, dudak, omuz gibi sayisiz yerden tahrik olabilir ama hangi bölgesinden uyarilirsa uyarilsin yasadigi orgazm farkli degildir.

* Erkekler prezervatif ile sevistiklerinde, korunmasiz sevismelerine oranla daha fazla zevk alabilirler mi?

Hayir... Geçmise oranla artik bugün çok farkli prezervatifler üretildiginden, birçok kisi ultra hassas prezervatifleri tercih ediyor. Hatta bazi erkekler, penisleri asiri hassas oldugu için korunmadan cinsel iliskiye girmiyor. Ayrica prezervatifin erkegin cinsel bosalmasini önledigi de yapilan arastirmalarda ortaya çikan sonuçlardan biri.

* Bir erkek tarçin yedigi takdirde spermi de tarçin tadini alabilir mi?

Evet. Güçlü aromaya sahip besinler spermin tadini etkileyebilirler ama diger yiyecekler sperme süt gibi bir tat katar.

* Erkek ve kadinin seksüel açidan en aktif olduklari dönem hangi yaslardadir?

Erkek 18-20 yas arasinda cinsel hayatinin dorugundadir. Ama bazi genç erkekler bu çaglarda erken bosalma sorunuyla karsilasabilirler. Buna karsin kadin, 30'lu yaslarinda seksüel yönden en verimli çaglarini yasar.

* Partnerlerden birinin digerini baglamak istenmesi, onun dominant taraf olmak istedigini mi gösterir?

Hayir... Bu teoriyi dogrulayan bir kanit yok. Bu sizin bir kontrol delisi oldugunuzu da göstermez. Sadece fantazi dünyanizin farkli oldugunu gösterir.

* Iktidarsizlik sehvet eksikliginden mi kaynaklanir?

Hayir... Tam tersine çogu zaman iktsdarsizlik asiri istekten kaynaklanir. Erkekler kendini o kadar çok baski altinda hisseder ki sonuç olarak ereksiyon olmayi basaramaz. Sarhos olmak, stres, sigara içmek ya da uyusturucu kullanimi da iktidarsizlik nedeni.

* Kadinlar regl döneminde kendilerini cinsel yönden isteksiz hissederler mi?

Arastirmalara göre kadinlar regl döneminden birkaç gün önce cinsel arzularinda bir artis yasiyorlar. Adet dönemi içindeki hormonal degisimler ise bazen isteksizlik yaratabiliyor.

Bunları Biliyormusunuz?

Yapılan araştırmalar, dünyada ilginç seks istatistiklerini ortaya çıkardı. İşte, her gün 200 milyon cinsel birleşmenin yaşandığı dünyamızdan ilginç bulgular

  • Her yıl 11 bin seks kazası oluyor.
  • Her gün dünyada en az 200 mil-yon cinsel birleşme yaşanıyor.
  • Kadınların yüzde 30'u dolunay zamanında seks yaparken daha aktif oluyor
  • Sperm 10 santimetre mesafedeki dölleyeceği yumurtaya 2.5 saniyede ulaşıyor.
  • Erkeklerin dörtte üçü cinsel birleşmeden 2 dakika sonra orgazm oluyor.
  • Hadım erkekler, cinsel yaşamı sınırsızca yaşayanlara kıyasla 13 yıl daha fazla yaşıyor.
  • Kadınların yüzde 12'sinin sperme karşı alerjisi bulunuyor.
  • Amerikan Koku ve Tad Alma Derneği'ne göre kadınlar en çok kabak, muz kabuğu ve salatalık kokusunda baştan çıkıyor.
  • Hemcinslerine göre daha fazla österojene sahip olan sarışınların anne olma şansı daha yüksek.
  • Seks daha fazla sakal çıkmasına yol açıyor.
  • Her yıl 250-1000 kişi (kadın-erkek) mastürbasyon yaparken ölüyor.

2 Şubat 2007 Cuma

Erkeği Elle Tatmin Teknikleri

Eşinizi elle okşayarak uyarmanız ona yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Sadece ellerinizi de kullanabilirsiniz veya ona oral seks yaparken elleriniz de devrede olabilir. Aşağıda erkeğinizi elle tatmin etmek içn bazı teknikleri listeledik. Mutlaka gerekmese se bunaları yaparken kayganlaştırıcı sürmeniz daha iyi olabilir.

Penis Sallama: Penisi gövdesine parmaklarınız hafifçe dokunacak şekilde iki elinizin arasına alın. Sonra penisi gövdesinden o elinizden bu elinize fırlatarak yakalayın ve hareketi tekrarlayın. Bu özellikle penis henüz tam sertleşmemişken iyice sertleşene kadar bir süre uygulanabilecek bir teknikitir.

Nokta Çimdikleme : Bir parmağınızı penisin alt yüzünde (sertleşmiş haldeyken size bakan yüzü) hafif ve ağır ağır gezdirin. Eşinizden en çok uyarıyı hangi noktada hissetiğini söylemesini isteyin. Bu noktayı çimdikleyin, sıkın, didikleyin ve okşayın.

Sıkma : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Bu eliniz taban olarak penisi dik tutarak orada aşağıda kalsın. Diğer elinizle penisin gövdesi boyunca çeşitli yerleri ritmik olarak sıkın. Sıkıp hemen ya da bir süre bekleyip bırakabilirsiniz. Uygulayacağınız basınç eşinizin canını acıtmamalıdır. Ne kadarının yeterli olduğunu ona sorabilirsiniz.

Ateş Yakma : Penisi iki avcunuz açık şekilde avuçlarınızın arasına alın ve sanki bir çubuğu tahtaya bastırıp döndürerek ateş yakıyormuş gibi ellerinizi ileri geri hareket ettirerek penisi ovalayın. Bunu yaparken bol kayganlaştırıcı yağ veya krem kulanın.

Penis Başı (Glans) Masajı : Bir elinizle penisi baş kısmı yukarı bakacak şekilde dik tutun. Diğer elinize iyice kayganlaştırıcı sürüp avcunuzun içiyle penisin baş kısmını ağır ağır ve dikkatli biçimde okşayarak masaj yapın. Arada bir yön değiştirip ters tarafa okşayın.

İyi Gelen Sıvazlama : Penis erkeğin karnına yaslanmışken bir elinizle testislerini (husye) avuçlayın. Diğer avcunuzun dip tarafıyla penis boyunca yukarı aşağı sıvazlayın.

Kıvır ve Bağır : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Diğer elinzile penisi tutup aşağı-yukarı giderken tornavidayla vida sıkar/gevşetir gibi elinizi bilekten çevirin. Bunu penisi yalnız başparmak ve işaret parmağınızla kavrayarak da yapabilirsiniz bütün parmaklarınızı da kullanabilirsiniz.

Tek Yöne Sıvazlama : Start with one hand lightly grasping the top of the penis. Then stroke the penis from the top, all the way to the bottom. When you hit the bottom, release the penis. Meanwhile, bring your other hand to the top of the penis and repeat.

Kitap Desteği : Ellerinizi sanki kitaplıkta bir kitabı dik durması için iki yandan destekleyen kitap destekleri gibi avuçlar birbirine bakacak şekilde bilekten kıvırıp penisi ellerinizin arasına alıp bastırın. Şimdi ellerinizi yukarı aşağı oynatın.

Kapı Tokmağı : Penisin başını yağlanmış küre şekline bir kapı tokmağını açıyormuş gibi tutup elinizi kaydırarak çevirin. Sonra öbür tarafa çevirin ve böylece tekrarlayın. İsterseniz diğer elinizle de penisin gövdesini tutabilirsiniz.

Çifte Büyü : Ellerinize iyice kayganlaştırıcı sürüp penisi iki elinizle tutup kök kısmına kadar aşağıya sıvazlayın. Eşinizin penisi iki elinizin üst üste geldiğindeki uzunluğu geçmiyorsa alttaki elinizi biraz daha aşağıya kaydırıp testislerini okşayıp avuçlayabilir, okşayabilirsiniz. Penisi iki elnizle kavradıktan sonra tulumba basar gibi yukarı aşağı ellerinizi hareket ettirin. İsterseniz ellerinizin biriyle yukarı diğeriyle aşağıya goğru da sıvazlayabilirsiniz.

Sağma : Bir elinizle penisi kök kısmına yakın kavrayıp aşağıdan yukarıya doğu sıvazlayın. En ucuna geldiğinizde durmayın ve penisi serbest bırakın. Bu arada diğer elinizle penisin dibinden kavrayıp aynı hareketi bu elinizle da yapın ve bu hareketi tekrar edin.

Sürekli Giriş : Bir elinizle penisin ucunu hafifçe kavrayın ve sonra yukarıdan aşağıya doğru sıvazlayın. Her sıvazlamada eşiniz penisinin yumruğunuzun içine girdiğini hissedecektir. Penisin baş kısmı avcunuzdan çıkmadan diğer elinizi öbürünün üstüne getirip diğer yumruğunuza girişini sağlarsanız ve bunu sürekli yapabilirseniz eşiniz vajina içinde sürekli daha derinlere giriyormuş gibi bir hisle uyarılacaktır.

Halka : Başparmağınız ve işaret parmağınızla bir halka yapın ve penisi o halkanın içinde yukarı aşağı pompalar gibi sıvazlayın. Yukarı çıkarken penisin baş kısmına geldiğinizda halkayı daraltıp ortadaki deliği iyice kapatın. Sonra siz aşağı inerken bırakın eşiniz de penisini ileri iterek halkayı açıp içine girsin.

Gövde : Penisin başına değmeden yalnız gövdesini sıvazlayın. bu sırada penisin başı iyice şişip rengi kırmızılaşacaktır. İyice parlak kırmzı olduğunda Kapı Tokmağı, Penis Başı Masajı veya Sürekli Giriş tekniklerini uygulayın.

İspanyol Usulü: Bu teknik elle değil ama erkeğinizin penisini göğüslerinizin arasına alarak onu tatmin etmenizdir. Çeşitli duruşlar ve pozisyolarda deneyebilirsiniz. Penislerinin eşlerinin göğüsleri arasında sıkıştırılması, bu sırada arada bir yalanması ve göğüslerin arasnda ileri geri giderek eşinin göğüslerinde boşalmak pek çok erkek için çok heyecan vericidir. El tekniklerinin yanısıra boşalmadan önce son hareket olarak da uygulayabilirsiniz.

16 Ocak 2007 Salı

Cinsellikle ilgili en çok merak edilenler

Her kadın ve erkeğin cinsellikle ilgili merak ettiği ancak doktoruyla birebir temasta bile sormaya çekindiği bazı sorular vardır. İşte mynet okurlarından gelen sorular arasından en çok sorulanların bir kısmının cevapları...

1-Masturbasyon yapmak zararlı mı?

Masturbasyon, cinsellik içgüdüsünden kaynaklanan bir davranış olarak, ikili ilişkinin mümkün olmadığı durumlarda kadın ve erkek hemen her bireyin, ender ya da sık uyguladığı bir eylemdir. Bir okurun sorduğu gibi, "günlük yapılabilecek maksimum sayı" hakkında fikir vermek doğru değildir ve bilimsel olarak böyle bir bilgi de yoktur. Çok aşırı uygulandığında erkeklerde ve bazen de kadınlarda genital bölgenin cildinde tahriş oluşmasına neden olduğunu biliyoruz.

Erkeklerde masturbasyonda oluşan her boşalmayla birlikte bir sonraki menideki sperm sayısı azalır. Ancak bu kalıcı bir etki değildir, zira erkeklerde sperm hücreleri 60 ve hatta 70 yaşlarına kadar sürekli olarak üretilmeye devam eder. Yani masturbasyon "kısırlığa" neden olmaz. Bu, kadınlar için de geçerlidir.

Sanıldığının aksine, masturbasyon "güçsüz bırakan" bir olay da değildir, masturbasyon sonrası "yorgunluk" ve uykuya eğilim" orgazm esnasında beyinde artan morfin benzeri etki gösteren hormonların (bunlara endorfin adı verilir) "gevşetici", sakinleştirici ve "keyif verici" özellikleri nedeniyledir.

Masturbasyonda aşırıya kaçıldığının en önemli göstergelerinden biri, masturbasyonu gerçek cinsel ilişkiye tercih etmek ve toplumdan, sosyal aktivitelerden uzaklaşmaktır. Masturbasyon için harcanan efor ve süre yeni arkadaşlıklar edinmek için harcanmıyorsa, bu durumda masturbasyon beraberinde sosyal ve psikolojik sorunlar getirebilir. Bazı durumlarda "aşırı masturbasyon" aslında gizli kalmış bir sosyal fobinin de belirtisi olabilir. Böyle bir birey hayallerinde kurduğu ilişkileri gerçek hayatta kurmayı başaramaz ve bunun için efor sarfetmenin yersiz olduğunu düşünerek, toplumdan uzaklaşmasını açıklamak için kendince haklı nedenler bulur.

Özet olarak eğer masturbasyon sosyal yaşantınızı etkilemiyorsa, arkadaşlıklar kurmayı ve sürdürmeyi başarıyorsanız, video, dergi, internette sex siteleri gibi aktivitelere çok aşırı vakit harcadığınızı düşünmüyorsanız masturbasyonun size hiç bir zararı yoktur...

2-İdeal penis uzunluğu nedir?

İdeal penis uzunluğu diye bir kavram yoktur. Yapısal özelliklere bağlı olarak erkeklerin ereksiyon halindeki penis uzunlukları oldukça farklı olabilir. Penis uzunluğu boyla direkt olarak ilişkili olmakla beraber, her zaman uzunluğun boy uzunluğu ile doğru orantılı olması gerekmez. Irksal özelliklerin de penis uzunluğu ile direkt ilişkili olduğunu söylemek hatalı olabilir.

Dahası penis uzunluğu ile penisin işlevleri arasında da bir bağlantı yoktur. Penisin en önemli işlevi kadının gebe kalmasını sağlamak, diğer işlevi ise cinsellik içgüdüsünü tatmin etmektir. Bu iki işlevin yerine getirilmesi sperm sayı ve işlevlerinin yeterli olmasına, ereksiyon (sertleşme) olayının gerekli zamanlarda devreye girmesine, ereksiyonun yeterli süre sürdürülebilmesine ve nihayet orgazmın da doğru zamanda devreye girmesine bağlıdır. Bunların yerine getirilmesinde penis uzunluğunun önemli bir yeri olduğunu söylemek yanlış olur.

Ortalama bir erkeğin penis uzunluğunun ereksiyon halinde 16-17 cm. olduğu kabul edilmekle beraber bu, 12 cmden 22 cmye kadar değişebilir.

Kadınların orgazma ulaşmasının en önemli yolu klitoris adı verilen yapının uyarılmasıdır. Klitoris hemen vajina girişinde bulunan bir organ olarak cinsel ilişkide uyarılabilmesi için penisin çok uzun olmasına gerek yoktur... Kadının içgüdüsel olarak yaşadığı klitoral orgazm yanında, sonradan öğrendiği vajinal orgazm ise direkt temasla uyarılmaktan çok kadın beyninde başlayan ve biten bir olaydır. Yani her iki durumda da penisin uzun olmasının kadının orgazm olmasına direkt bir katkısı yoktur.

3-Erken boşalma sorunu

Erkeklerin "erken boşalma" olarak tabir ettikleri, çoğu kişinin düşündüğünün aksine oldukça ender görülen ve ciddi bir durumdur. Erkeklerin önemli bir kısmı orgazmı özellikle, bilinçli olarak geciktirmedikleri sürece bir dakika içinde bile orgazm olabilirler. Zira erkeklerde orgazm birincil olarak dokunma ve basınç gibi mekanik uyaranlarla gerçekleşir. Çoğu erkek cinselliği masturbasyon ya da gerçek cinsel ilişki yoluyla yaşadıkça orgazmını geciktirmesini öğrenir ve bu süreyi 20 dakika ve daha da uzun sürelere taşıyabilir. Erken boşalma ise, cinsel uyaran objesinin algılanmasıyla hemen hemen aynı anda gerçekleşen bir durumdur ve çoğu durumda ürolojik ve psikiyatrik incelemeler gerektirir (Örnek vermek gerekirse erken boşalma sorunu yaşayan erkekler vajinaya henüz girmeden önce, ya da girdikten hemen sonra orgazm olduklarından sperm sayısı kadının gebe kalabilmesi için yetersiz olur ve bu nedenle evliliklerinde çocuk sahibi olamama sorunu yaşayabilirler).

4-Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşması mümkündür. Özellikle vajinanın girişine yakın olan bir bölgeye gerçekleşen "boşalmada", kadının günü de "uygunsa" spermler hızla kızlık zarının doğal açıklığından (kızlık zarı tümüyle kapalı bir organ değildir, adet kanamasının dışarı boşalması için ortasında bir delik vardır) içeriye girebilirler ve güçlü ve hızlı hareketleriyle vajinadan yukarıya çıkarak gebeliği başlatabilirler.

5-Erkeklerin anal bölgelerinin "aşırı duyarlı" olması homoseksüel bir eğilime işaret eder mi?

Anal bölgede bulunan zengin sinir uçları sayesinde bu bölge dokunulmaya oldukça duyarlıdır. İnsandan insana değişen bir şekilde, bazıları cinsel ilişki esnasında bu bölgeye dokunulmasından hoşlanırken, bazıları bunu itici bulabilirler. Bu bölgeye dokunulmasından ve basınç uygulanmasından hoşlanılması o kişide bu bölgenin sinir uçlarının nispeten fazla olmasıyla ilgilidir. Erkeklerin, karşı cinsten biriyle olan ilişkide bunu yaşamaları homoseksüel bir eğilimi göstermez, homoseksüel eğilimlerin en önemli özelliği cinselliği yaşamak için karşı cins yerine, kendi cinsini tercih etmesidir. Bu tercih eyleme geçirilebilir, ya da düşsel olabilir. Böyle bir tercih algılanmadığı sürece karşı cinsten biriyle olan ilişkide anal bölgede yaşanan bu duyarlılık kaygı verici bir durum olmamalıdır.

Template Design | Elque 2007