sik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2007 Pazar

Penis Büyüklüğü

Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir.

Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme olmayan durumda 5 - 9 cm, sertleşme halinde ise ortalama 16 cm boyundadır. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm normal kabul edilir.

Normalden daha uzun bir penis cinsel ilişki sırasında genelde kadına zevk yerine acı vermektedir. Bu nedenle sanılanın aksine uzun (büyük) penis, iyi bir cinsel ilişki için ideal değildir. Ancak normalden daha küçük penisler de cinsel ilişki sırasında sorunlara yol açarlar, dahası sahibine psikolojik olarak sorun olurlar.

Penis boyunu ve kalınlığını arttıran çeşitli ameliyatlar bulunmakta ve ülkemizde de yapılmaktadır. Ancak bu ameliyatların herkesde başarıyla sonuçlanmadığı da bir gerçektir. Ameliyat öncesi erkeğin hormonlarının ölçümü yapılır ve penisin ereksiyon halindeki boyu saptanır (kökü ile uzu arası). Genellikle 8 cm�lik uzunluğa sahip bir penis işlevsel olarak kabul edilir. Fakat kişinin daha uzun penis isteği de dikkate alınarak penis uzatılabilir. Bu uygulama için kişinin diğer yönlerden tam olarak sağlıklı olması gerekir. Cerrahi yöntem penisin üst başlangıç bölümündeki derinin ve penisi kalça kemiğine bağlı tutan bağların uzatılarak ek penis boyu kazanma prensibine dayanır. Bu şekilde ek 3 ile 5 cm arasında değişen ölçülerde ek penis boyu kazanılır. Ameliyat sonrası 2 ay kadar süre hasta, kontrollere çağrılır.

Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya benzeri yöntemlerin genelde hiç bir faydası yoktur. Penisi büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları, penis sertleştiğinde içindeki kanı tutan kapakçıklara ters basınç yolu ile zarar vermekte ve sertleşme problemlerinin gelişmesine neden olmaktadır. Bu yüzden zararlıdır.

Son olarak penisin boyundan ziyade işlevinin önemli olduğunu hatırlatmakta yarar vardır.

10 Haziran 2007 Pazar

Seviştikten sonra nasıl davranırsınız?


Dean Martin'e sormuşlar, seviştikten sonra eşinizle konuşur musunuz diye... Martin "Telefon yanımdaysa konuşurum" demiş! Tabii herkes Dean Martin kadar hain ve aynı derecede "cool" değil! Peki hakikaten cinsel birleşme sonrası uyunur mu? Sigara mı içilir, yoksa sohbet mi etmek gerek?


Ateşli bir cinsel birleşmeden sonra yaşanacak romantik
dakikalara "Ayaklarım nihayet ısındı" gibi sözlerle
bir giriş yapmak, pek de olumlu sonuçlar getirmez.
Karşı cinsin sevgi dolu bakışları bir anda öfkeye
dönüşür ve yaşanan o güzel anlar, yerini kavgaya
bırakabilir. Az önce hakim olan şefkatin yerinde soğuk
rüzgarlar esmeye başlar... Aşkı çağrıştıran mimik ve
sözler çok önemlidir.

Ama yine de dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır.
Cinsel birleşmeden sonra ortaya çıkan, uyuma, sigara
içme arzusu gibi alışkanlıklar, eksilen bir eğilimin
işareti değildir. Doruk noktasına vardıktan sonra,
karşı cins kendini birden geri çekerse, bu çok ağrı
verici olabilir.

Fakat çoğu zaman, bu ani hareketin biyolojik nedenleri
vardır: Cinsel birleşmenin getirdiği yorgunluk sonucu
erkek, dinlenme devresine girer. Bu yüzden de cinsel
uyarımlara hep geç tepki verir veya hiç tepki vermez.

İki kişinin birlikte olmalarının, yani bir ilişkiye
girmelerinin iki sebebi vardır. Ya birbirlerini çok
sevdikleri için birliktedirler ya da ilişkileri
tamamen cinselliğe dayalıdır. Cinselliğe dayalı
ilişkilerde aşka pek yer yoktur. Bu ilişkilerde
özellikle kadınlar sevişmeden sonra "kullanılmışlık"
hissine kapılırlar. Sevişmeye yol açan o güzel sözler,
sadece amaca ulaşmak için başvurulan bir araç gibidir.
İster hareketlerle belli edilen, ister söylenmiş olan
o sevgi sözcükleri, sevişmeden sonra büyük bir
tutkuyla arzulanır. Kadın, eşinin gerçek duygularını
şimdi gösterdiğini zanneder. Çoğu erkek yakınlıktan
korkar. Cinsel birleşmeden sonra duruma hakim olmak
ister. Sevişme sonrası, "İyiydi..." gibi sözler, bu
tip erkekler için çok normaldir.

Evlilik aşkı öldürür mü?


Evliliklerde yaşanan en büyük tehlikenin aşkın bitmesi olduğu söyleniyor. Peki sizin aşkınız bitti mi?

Aşık olduğumuz için evleniriz. Ama nedense evlenince aşk bir rafa kaldırılır. Evlenince aşk biter. Aşk gerçekten biter mi? Yoksa psikolojik olarak aşkın bittiğine biz mi inanırız. Evli olup da aşkı bir ömür boyu süren insanlarda var. Peki bu insanlar nasıl aşkı canlı tutmayı başarıyorlar?

Aşk o insana ulaşamadığın zaman mı güzel sadece? Evlenerek o insana bir ömür adıyoruz da aşkı niye bitiriyoruz? Aşık olmak sadece bekarlara özgü bir olay mı? İkisini bir arada tutmanın nedeni biz değil miyiz? Evlilik aşkı öldürüyor sözü bu kadar etkili mi? Evlendik barklandık aşk bizden geçti diye düşünenler sayesinde aşk ve evlilik iki ayrı kavram halini alıyor. Aslında iç içe yaşanan ve ayrılmaz bir bütün olan aşk ve evlilik bizim sayemizde birbirinden kopuyor. Ardından da evlilik içi sorunlar başlıyor. Evliliği sadece bir kurum haline dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Aslında ilk aşık olduğumuz zamanları bir düşünelim. O insan bizim için dünyanın en değerli kişisi haline gelir. Yaşam onun çevresinde döner. Onu mutlu etmek için ne gerekirse yaparız. Birlikte aşkın en güzelini yaşarız. Onunla geçen her dakika değerlidir. Zaman su gibi akıp geçer. Gözümüz ondan başkasını görmez. Aklımızda hep yarınlar vardır. Yaşanacak güzel bir ömür ve bitmeyen aşkımız olacaktır. O zamanlar aşkımızın kanıtı olarak evliliği görürüz. Evlilik aşkımızı resmiyete dökmek, tüm dünyaya birlikteliğimizi duyurmanın yoludur.

Evlendiğimiz zaman nedense hepsi son bulur. Tüm dünyaya duyurduğumuz aşkımız sanki önemini yitirmiştir. Evlenmeden önce dünyayı görmeyen gözlerimiz bir anda açılıverir. Evlilikle birlikte önemsiz olan diğer yargılar önem kazanır. Yaşadığımız çevre, aileler birden aşkın önüne geçer. Belki de yetiştiriliş tarzımız nedeniyle evliliğin ağırlığı kaplar hayatımızı. Evli insanlar ağır olurmuş ya. Bir bakarsınız ki evlilik ile birlikte yaşlanmışsınız. Hayattan beklentileriniz bu kadarmış gibi hayata devam edersiniz.

Evlenmeden önce aşık olduğunuz insanı kaybetme korkusuyla yaşarsınız. Evlilik ile bu korkunuz son bulur. Nasılsa artık evlisiniz. Onu kaybetme ihtimaliniz yoktur artık. Aslında bu düşünce o kadar yanlıştır ki... Evli insanlar boşanmıyor mu? Boşanmanın sebeplerini hiç düşündünüz mü? Aşkı ikinci plana atmak boşanmanın başlıca sebepleri arasındadır.

Aşkı bir kenara bırakınca eşinize olan ilginiz azalır. O eski özeni nedense eşimize göstermeyiz. Duygularını, neler hissettiğini hesaplamayız. Nasılsa evlendik ve istediğimiz herşeye kavuştuk. Aynı evi paylaşıyoruz. Hayatı birlikte yaşıyoruz. Bu yeterli mi?
Evliliğin içinde aşkı yaşamak çok daha güzel. İkisini bir arada tutmak hayatımızı mutluluk içinde geçirmemizi sağlar. Aşık insan günün her saatini mutlu geçirir. Yaşadığı olumsuzlukları büyütmez. Evine daha bir keyifle gelir. Evi onun aşk yuvasıdır. Tüm yorgunluklardan, sıkıntılardan kurtulduğu sakin bir limandır.

Aşk ve evliliğin bir arada yürüten çiftlere bir bakın. Gülen gözlerle ve umutlu yarınları görürsünüz. Peki sizde böyle bir hayat istemez misiniz? Öyleyse evlilik ile aşkınızı bir yana bırakmayın. Eşiniz sizin hayatınız aşkı değil miydi?

Aşkınıza ve evliliğinize sahip çıkın. Aşkınız bir ömür boyu sürsün. Evlendiğiniz için yaşam tarzınızı değiştirmeyin. Önce nasılsa yaşamınız aynen devam edin. Evli de olsanız eşinizi kaybedebilirsiniz. Kaybetmemek için aşkınızı canlı tutun. Sizlerde ikisini bir arada tutarak çevrenize evliliğin aşkı öldürmediğini gösterin.

Erkeklerde Sertleşme Problemi

Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.

Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.

Sertleşme sorununa yol açan faktörler psikojenik ve organik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Psikojenik faktörler arasında depresyon, anksiyete gibi faktörler var. Organik faktörler arasında ise en sık rastlanılan şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, peniste şekil bozuklukları sıralanabilir. Sigara da sertleşme sorununa yol açan en önemli faktörlerden bir tanesi.

Kalbin damarı ile penisin damarı aynı çapta: 3 milimetre. Kalbi etkileyen hastalıklarda penis etkileniyor. Bu hastalıklar arasında sigara içme, kolesterol yüksekliği, lipit yüksekliği gibi hastalıklar olabilir. Diyabet de birçok sistemi etkileyen bir hastalık. Birçok faktöre bağlı olarak diyabetin yol açtığı sertleşme sorunu, diğer sertleşme sorunlarından daha ağır seyrediyor. Türkiye'de 3 milyon erkekte, sertleşme sorunu olduğu araştırmalarla ortaya kondu.

Yüksek tansiyon da penisin damarlarını etkileyerek, cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yol açıyor. Hipertansiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar da sertleşme problemine neden olabiliyor.

Kadında da şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, sigara içimi, kadın cinselliğini olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü, kadın cinsel organları, erkek cinsel organına son derece benzer bir şekilde çalışıyor.

Örneğin 5 yıl cinsel fonksiyon bozukluğu olan ve bunu tedavi ettirmeyen hastada penis kullanılmadığı için sürekli olarak fonksiyonunu kaybeder.Bu nedenle sertleşme sorunu olanların 6 ay içinde doktora başvurmaları gerekmektedir. Ancak psikolojik nedenli, sürekli olmayan sorunlarda doktora başvurmak gerekli değildir.

Sertleşme sorunu olanlar doktor tavsiyesi ile viagrayı deneyebilirler. Eğer viagra, hastalarda başarılı olursa, bunun belli ölçülerde belirli sistemlerin hastada normal olduğu kabul edilir.

2 Şubat 2007 Cuma

Erkeği Elle Tatmin Teknikleri

Eşinizi elle okşayarak uyarmanız ona yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Sadece ellerinizi de kullanabilirsiniz veya ona oral seks yaparken elleriniz de devrede olabilir. Aşağıda erkeğinizi elle tatmin etmek içn bazı teknikleri listeledik. Mutlaka gerekmese se bunaları yaparken kayganlaştırıcı sürmeniz daha iyi olabilir.

Penis Sallama: Penisi gövdesine parmaklarınız hafifçe dokunacak şekilde iki elinizin arasına alın. Sonra penisi gövdesinden o elinizden bu elinize fırlatarak yakalayın ve hareketi tekrarlayın. Bu özellikle penis henüz tam sertleşmemişken iyice sertleşene kadar bir süre uygulanabilecek bir teknikitir.

Nokta Çimdikleme : Bir parmağınızı penisin alt yüzünde (sertleşmiş haldeyken size bakan yüzü) hafif ve ağır ağır gezdirin. Eşinizden en çok uyarıyı hangi noktada hissetiğini söylemesini isteyin. Bu noktayı çimdikleyin, sıkın, didikleyin ve okşayın.

Sıkma : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Bu eliniz taban olarak penisi dik tutarak orada aşağıda kalsın. Diğer elinizle penisin gövdesi boyunca çeşitli yerleri ritmik olarak sıkın. Sıkıp hemen ya da bir süre bekleyip bırakabilirsiniz. Uygulayacağınız basınç eşinizin canını acıtmamalıdır. Ne kadarının yeterli olduğunu ona sorabilirsiniz.

Ateş Yakma : Penisi iki avcunuz açık şekilde avuçlarınızın arasına alın ve sanki bir çubuğu tahtaya bastırıp döndürerek ateş yakıyormuş gibi ellerinizi ileri geri hareket ettirerek penisi ovalayın. Bunu yaparken bol kayganlaştırıcı yağ veya krem kulanın.

Penis Başı (Glans) Masajı : Bir elinizle penisi baş kısmı yukarı bakacak şekilde dik tutun. Diğer elinize iyice kayganlaştırıcı sürüp avcunuzun içiyle penisin baş kısmını ağır ağır ve dikkatli biçimde okşayarak masaj yapın. Arada bir yön değiştirip ters tarafa okşayın.

İyi Gelen Sıvazlama : Penis erkeğin karnına yaslanmışken bir elinizle testislerini (husye) avuçlayın. Diğer avcunuzun dip tarafıyla penis boyunca yukarı aşağı sıvazlayın.

Kıvır ve Bağır : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Diğer elinzile penisi tutup aşağı-yukarı giderken tornavidayla vida sıkar/gevşetir gibi elinizi bilekten çevirin. Bunu penisi yalnız başparmak ve işaret parmağınızla kavrayarak da yapabilirsiniz bütün parmaklarınızı da kullanabilirsiniz.

Tek Yöne Sıvazlama : Start with one hand lightly grasping the top of the penis. Then stroke the penis from the top, all the way to the bottom. When you hit the bottom, release the penis. Meanwhile, bring your other hand to the top of the penis and repeat.

Kitap Desteği : Ellerinizi sanki kitaplıkta bir kitabı dik durması için iki yandan destekleyen kitap destekleri gibi avuçlar birbirine bakacak şekilde bilekten kıvırıp penisi ellerinizin arasına alıp bastırın. Şimdi ellerinizi yukarı aşağı oynatın.

Kapı Tokmağı : Penisin başını yağlanmış küre şekline bir kapı tokmağını açıyormuş gibi tutup elinizi kaydırarak çevirin. Sonra öbür tarafa çevirin ve böylece tekrarlayın. İsterseniz diğer elinizle de penisin gövdesini tutabilirsiniz.

Çifte Büyü : Ellerinize iyice kayganlaştırıcı sürüp penisi iki elinizle tutup kök kısmına kadar aşağıya sıvazlayın. Eşinizin penisi iki elinizin üst üste geldiğindeki uzunluğu geçmiyorsa alttaki elinizi biraz daha aşağıya kaydırıp testislerini okşayıp avuçlayabilir, okşayabilirsiniz. Penisi iki elnizle kavradıktan sonra tulumba basar gibi yukarı aşağı ellerinizi hareket ettirin. İsterseniz ellerinizin biriyle yukarı diğeriyle aşağıya goğru da sıvazlayabilirsiniz.

Sağma : Bir elinizle penisi kök kısmına yakın kavrayıp aşağıdan yukarıya doğu sıvazlayın. En ucuna geldiğinizde durmayın ve penisi serbest bırakın. Bu arada diğer elinizle penisin dibinden kavrayıp aynı hareketi bu elinizle da yapın ve bu hareketi tekrar edin.

Sürekli Giriş : Bir elinizle penisin ucunu hafifçe kavrayın ve sonra yukarıdan aşağıya doğru sıvazlayın. Her sıvazlamada eşiniz penisinin yumruğunuzun içine girdiğini hissedecektir. Penisin baş kısmı avcunuzdan çıkmadan diğer elinizi öbürünün üstüne getirip diğer yumruğunuza girişini sağlarsanız ve bunu sürekli yapabilirseniz eşiniz vajina içinde sürekli daha derinlere giriyormuş gibi bir hisle uyarılacaktır.

Halka : Başparmağınız ve işaret parmağınızla bir halka yapın ve penisi o halkanın içinde yukarı aşağı pompalar gibi sıvazlayın. Yukarı çıkarken penisin baş kısmına geldiğinizda halkayı daraltıp ortadaki deliği iyice kapatın. Sonra siz aşağı inerken bırakın eşiniz de penisini ileri iterek halkayı açıp içine girsin.

Gövde : Penisin başına değmeden yalnız gövdesini sıvazlayın. bu sırada penisin başı iyice şişip rengi kırmızılaşacaktır. İyice parlak kırmzı olduğunda Kapı Tokmağı, Penis Başı Masajı veya Sürekli Giriş tekniklerini uygulayın.

İspanyol Usulü: Bu teknik elle değil ama erkeğinizin penisini göğüslerinizin arasına alarak onu tatmin etmenizdir. Çeşitli duruşlar ve pozisyolarda deneyebilirsiniz. Penislerinin eşlerinin göğüsleri arasında sıkıştırılması, bu sırada arada bir yalanması ve göğüslerin arasnda ileri geri giderek eşinin göğüslerinde boşalmak pek çok erkek için çok heyecan vericidir. El tekniklerinin yanısıra boşalmadan önce son hareket olarak da uygulayabilirsiniz.

Template Design | Elque 2007