evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Kasım 2007 Pazartesi
KINA GECESİ
Eskiden düğün eğlencelerine pazartesi günü çeyizin güvey evine gönderilmesi ile başlanırdı. Çeyiz alayının önünde, kumaşlar, meyve ve çiçeklerle ağaç şeklinde süslenmiş nahıllar taşınırdı. Salı günü yapılan gelin hamamından sonra, çarşamba akşamı gelin evinin hareminde kına gecesi düzenlenirdi. Bu sırada beyler de selamlıkta veya damat evinde eğlenirlerdi. Kına gecesinde gelin, genç kızlar ve yengeler, bindallı adı verilen, kadife veya atlas üzerine dival tekniğinde işlemeli ağır elbiseler giyerler, gelinin yüzüne pullu al duvak örtülürdü. Damadın akrabalarından birkaç kişi, kınayı gümüş tepsi içinde ve üzerine iki mum dikerek gelin evine getirirlerdi. Bütün misafirler yerlerini aldıktan sonra, kayınvalide kendi getirdiği ipek kumaşı yolluk gibi önüne serdirirdi. Gelin ve arkadaşları, ellerinde yanan mumlarla ve gelinin başına bereket paraları saçarak davetlilerin yanına gelirlerdi. Gelin, yere serilen kumaşın üzerinde yürüyerek iyi tanımadığı kayınvalidesinin elini öpmeye giderdi. Ortaya kuruyemiş, çörek, badem şekeri getirilir, kına gecesine özgü türkü ve maniler söylenerek gelin ağlatılır, bunun bereket getireceğine inanılırdı. Daha sonra gelin bir yastığa oturtulur, kayınvaldesi avucunun ortasına bir altın koyar, mutlu evliliği olan bir hanım tarafından avuçlarına, parmak uçlarına ve ayak baş parmaklarına kına yakılırdı. Gelin avucundaki bu altını uğur ve bereket için saklardı. Arkadaşları da kısmetleri açık olsun diye kendi ellerine kına yakarlardı.
Etiketler:
düğün,
evlilik,
GECESİ,
gelin,
genç kızlar,
KINA,
KINA GECESİ,
kına yak,
kıyafet,
nişan
SÖZ BOHÇASI
Söz bohçasının içinde olması gerekenlerin başında iç çamaşır vs.....
Evlenmeye karar veren çiftler öncelikle söz bohçası hazırlıyor. Söz bohçasına
Gelin için : İç çamaşırı, çorap, mendil, havlu, parfüm, sabahlık , gecelik takımı, makyaj seti, çanta, ayakkabı, etek ve ceketten oluşan bir takım veya elbise ile terlik , ayna , tarak takımı bulunur.
Kız tarafının hazırladığı bohçada Damat için : pijama takımı, ropdöşambr, terlik, mendil, gömlek, kemer, cüzdan, çorap, kravat, traş seti , parfüm ve havlu konuyor.
Tüm bunlara ilaveten kayınvalide ve kayınpederlere de hediyeler gönderilir.
Söz gecesi kıyafetinde aşırıya kaçmayın. Gelin adaylarının sade bir etek-gömlek veya elbise, sade makyajla tamamlanmış bir saç modeli; damat adaylarının ise şık bir takım elbise, uyumlu bir kravat seçmesi uyfun düşer... Unutmayın hiç bir anne-baba böyle bir gecede moda dergisinden fırlamış gibi görünen bir gelin ve damat adayı ile karşılaşmak istemez
Etiketler:
akıllan,
BOHÇASI,
erkek tarafı,
evlilik,
kız tarafı,
nişan,
söz,
SÖZ BOHÇASI,
tercihler söz konusu
10 Haziran 2007 Pazar
Evlilik aşkı öldürür mü?
Evliliklerde yaşanan en büyük tehlikenin aşkın bitmesi olduğu söyleniyor. Peki sizin aşkınız bitti mi?
Aşık olduğumuz için evleniriz. Ama nedense evlenince aşk bir rafa kaldırılır. Evlenince aşk biter. Aşk gerçekten biter mi? Yoksa psikolojik olarak aşkın bittiğine biz mi inanırız. Evli olup da aşkı bir ömür boyu süren insanlarda var. Peki bu insanlar nasıl aşkı canlı tutmayı başarıyorlar?
Aşk o insana ulaşamadığın zaman mı güzel sadece? Evlenerek o insana bir ömür adıyoruz da aşkı niye bitiriyoruz? Aşık olmak sadece bekarlara özgü bir olay mı? İkisini bir arada tutmanın nedeni biz değil miyiz? Evlilik aşkı öldürüyor sözü bu kadar etkili mi? Evlendik barklandık aşk bizden geçti diye düşünenler sayesinde aşk ve evlilik iki ayrı kavram halini alıyor. Aslında iç içe yaşanan ve ayrılmaz bir bütün olan aşk ve evlilik bizim sayemizde birbirinden kopuyor. Ardından da evlilik içi sorunlar başlıyor. Evliliği sadece bir kurum haline dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Aslında ilk aşık olduğumuz zamanları bir düşünelim. O insan bizim için dünyanın en değerli kişisi haline gelir. Yaşam onun çevresinde döner. Onu mutlu etmek için ne gerekirse yaparız. Birlikte aşkın en güzelini yaşarız. Onunla geçen her dakika değerlidir. Zaman su gibi akıp geçer. Gözümüz ondan başkasını görmez. Aklımızda hep yarınlar vardır. Yaşanacak güzel bir ömür ve bitmeyen aşkımız olacaktır. O zamanlar aşkımızın kanıtı olarak evliliği görürüz. Evlilik aşkımızı resmiyete dökmek, tüm dünyaya birlikteliğimizi duyurmanın yoludur.
Evlendiğimiz zaman nedense hepsi son bulur. Tüm dünyaya duyurduğumuz aşkımız sanki önemini yitirmiştir. Evlenmeden önce dünyayı görmeyen gözlerimiz bir anda açılıverir. Evlilikle birlikte önemsiz olan diğer yargılar önem kazanır. Yaşadığımız çevre, aileler birden aşkın önüne geçer. Belki de yetiştiriliş tarzımız nedeniyle evliliğin ağırlığı kaplar hayatımızı. Evli insanlar ağır olurmuş ya. Bir bakarsınız ki evlilik ile birlikte yaşlanmışsınız. Hayattan beklentileriniz bu kadarmış gibi hayata devam edersiniz.
Evlenmeden önce aşık olduğunuz insanı kaybetme korkusuyla yaşarsınız. Evlilik ile bu korkunuz son bulur. Nasılsa artık evlisiniz. Onu kaybetme ihtimaliniz yoktur artık. Aslında bu düşünce o kadar yanlıştır ki... Evli insanlar boşanmıyor mu? Boşanmanın sebeplerini hiç düşündünüz mü? Aşkı ikinci plana atmak boşanmanın başlıca sebepleri arasındadır.
Aşkı bir kenara bırakınca eşinize olan ilginiz azalır. O eski özeni nedense eşimize göstermeyiz. Duygularını, neler hissettiğini hesaplamayız. Nasılsa evlendik ve istediğimiz herşeye kavuştuk. Aynı evi paylaşıyoruz. Hayatı birlikte yaşıyoruz. Bu yeterli mi?
Evliliğin içinde aşkı yaşamak çok daha güzel. İkisini bir arada tutmak hayatımızı mutluluk içinde geçirmemizi sağlar. Aşık insan günün her saatini mutlu geçirir. Yaşadığı olumsuzlukları büyütmez. Evine daha bir keyifle gelir. Evi onun aşk yuvasıdır. Tüm yorgunluklardan, sıkıntılardan kurtulduğu sakin bir limandır.
Aşk ve evliliğin bir arada yürüten çiftlere bir bakın. Gülen gözlerle ve umutlu yarınları görürsünüz. Peki sizde böyle bir hayat istemez misiniz? Öyleyse evlilik ile aşkınızı bir yana bırakmayın. Eşiniz sizin hayatınız aşkı değil miydi?
Aşkınıza ve evliliğinize sahip çıkın. Aşkınız bir ömür boyu sürsün. Evlendiğiniz için yaşam tarzınızı değiştirmeyin. Önce nasılsa yaşamınız aynen devam edin. Evli de olsanız eşinizi kaybedebilirsiniz. Kaybetmemek için aşkınızı canlı tutun. Sizlerde ikisini bir arada tutarak çevrenize evliliğin aşkı öldürmediğini gösterin.
Etiketler:
aşk,
Aşk gecesi,
ayıksın,
ayılın,
ayırın,
ayıyım,
ayrım yaşıyoruz,
erotik fantaziler,
evlilik,
fan club,
oh,
paramparça,
sebepsin ayırmaya,
seker,
sik,
sok
Evlilik bir ömür sürer mi?
Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.
Hızla artan boşanma oranları sizi yanıltmasın, bu gezegende hâlâ 'evliliğin bir ömür boyu sürmesi gerektiğine' inananlar çoğunlukta. AC Nielsen'in 46 ülkeden 25 bin kişiyle yaptığı ankete göre, dünyada 10 kişiden yedisi evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşünüyor. Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler arasında başı çekenlerse yüzde 97'yle Endonezya ve yüzde 92'yle Türkiye.
Asya'nın diğer Müslüman ülkelerinde de durum farklı değil. Batı'daysa 'bir yastıkta kocamanın' en büyük destekçisi ABD'liler. ABD'li erkeklerin evliliğe inancı, kadınlardan daha fazla. Katolik ve muhafazakâr Avrupa ülkelerindeki insanlarsa evliliğin ölene dek sürmesi fikrine sıcak bakmıyor.
Uzun süreli ilişkiyle aynı şey mi?
AC Nielsen araştırma şirketinin Avrupa Başkanı Patrick Dodd, boşanma oranlarının yükseldiği, birlikte yaşamanın tercih edildiği Batı Avrupa'da uzun yıllar evli kalmanın 'antika bir gelenek' gibi görülmeye başlandığını söylüyor.
Müslüman Asya ülkeleri Endonezya ve Malezya'dan insanlar evliliği bir yaşam amacı olarak görürken, Yunan katılımcıların yüzde 74'ü evliliğin hayatlarının amacı olamayacağını düşünüyor. Avrupa'dan ankete katılanlarınsa sadece yarısından az bir bölümü evliliğin yaşamdaki amaçlarından biri olduğu görüşünde.
Avrupalıların yüzde 77'si uzun süreli, istikrarlı bir ilişkinin en az evlilik kadar iyi olduğunu düşünüyor. Dodd, tarihte ilk defa Batı Avrupa'da kadınların 'eş' yerine kariyer peşinde koştukları ve bağımsızlıklarına evlilikten çok daha fazla önem verdikleri yorumunu yapıyor.
Aynı şekilde Avrupalı erkeklerin de büyük çoğunluğu geleneksel evlilik anlayışını reddediyor. Asyalı ve Müslüman ülkelerdeki insanlar ve ABD, Rusya, Güney Afrika ve Macaristan'dan katılımcılarsa uzun süreli ilişkinin, evliliğin yerini alabileceğini düşünmüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)