| ERKEKLERİN ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ ERKEKLEŞME Ergenlikte erkek çocukların hem bedenlerinde hem de cinsel organ ve fonksiyonlarında önemli değişiklikler meydana gelmektedir. Ergenlikte ilk değişiklik yumurtaların büyümeye başlamasıdır. Yumurtaların büyümeye başlamasından yaklaşık 1-2 yıl sonra ergenliğin kesin kanıtı olan boşalma meydana gelir. Değişiklikler tedricen olmakta ve birkaç yıl devam etmektedir. Ergenlikle beraber erkek çocuklarda görülen değişiklikler: · Yumurtalarda büyüme hızlanır, · Penis ve torbalarda büyüme, derinin renginde koyulaşma olur, · Önce cinsel bölgede, daha sonra bıyıklarda, sakallarda ve koltuk altlarında kıllanma olur, · Adem elması denen gırtlak kıkırdağı belirginleşir ve ses kalınlaşır, · Boşalma olur, · Yüzde ve bedende ergenlik sivilceleri oluşur, · Vücut ölçülerinde artma, adalelerde gelişme ile erkek tipi ortaya çıkar. | |
| Erkeklik Hormonu (Testosteron) Bebeklikten itibaren vücutta bulunan fakat miktarları çok az olan bazı hormonların ergenlik döneminde salgılanmaları hızla artar. Beyinde hipofiz adı verilen organdan salgılanan LH ve FSH adı verilen bu hormonlardaki artışın sebebi bilinmemektedir. Bunlar kızlarda yumurtalığa etki ederek oradan östrojen denen kadınlık hormonunu salgılatırken, erkekte yumurtaya etki ederek, testosteron denen erkeklik hormonunu salgılatırlar. Testosteron hormonu erkek çocuğun vücut yapısını, iç ve dış cinsel organlarını erkek yönünde farklılaştırılmaktadır. Erkeklik hormonu, ergenlik dönemindeki değişiklikler yanında, anne karnında ceninin erkek yönünde farklılaşması, ergenlikte ve sonrasında kadına karşı cinsel hislerin oluşmasında ve sperm üretiminde rol oynar. Ergenlik Sivilceleri Ergenlik döneminde, ergenlik sivilceleri, estetik açıdan sorun oluşturarak can sıkıntısına neden olan etkenlerdir. Ergenlik sivilceleri en fazla alın, burun ve yüzün diğer kısımlarında, seyrek olarak da bedenin diğer bölgelerinde görülmektedir. Ergenlik sivilceleri, derinin kalınlaşması, deri altı yağ bezlerinin daha yağlı salgı yapması ve salgı kanallarının tıkanması neticesi oluşmaktadır. Sivilceler iltihaplanırsa ağrı oluşturur, iyileşmesi gecikir ve iz bırakabilir. Sivilceleri sıkmak ihtihaplanmasını kolaylaştırabilir. Ergen, sivilcelerinin gelişimi ile ilgili olduğu, sıkmaması ve sık banyo yapıp temizliğine dikkat etmesi gerektiği, birkaç yıl sonra artık problem oluşturmayacağı yönünde bilgilendirilip rahatlatılmalıdır. Sivilceler aşırı ise cildiye uzmanından yardım istenmelidir. Kıllanma Ergenlikte ilk kıllanmalar cinsel bölgede ortaya çıkar. Daha sonra “Bıyıkların terlemesi” olarak tabir edilen bıyık bölgesinde tüyler kalınlaşır ve koyulaşır. Nihayet koltuk altında, sakal bölgesinde ve bedenin diğer kısımlarında erkek tipinde kıllanmalar oluşur. Kıllanma özellikleri kalıtsal özelliklerle tayin edilir. Genellikle baba, dayı, amcanın kıllanma özellikleri ergende de ortaya çıkar. Bazı yumurta hastalıklarında, hormon ve kromozom anormalliklerinde kıllanma problemi oluşabilmektedir. Seste Kalınlaşma Ergenlikte erkek çocuğun sesi önce kısıklaşır, çatallaşır ve ardından da kabalaşır. Bu dönemde çocuk bazen ses tonunu ayarlayamaz. Bu nedenle arkadaşları arasında veya ailede alay konusu olabilir. Çocuk bu durumdan üzüntü duyar, konuşmak istemez. Ergenliğin sonlarına doğru, gırtlak ve ses tellerinin gelişimi tamamlanır, böylece erişkin sesi ortaya çıkar. Ter Bezleri ve Vücut Kokusu Ergenlikte koltuk altı, kasık ve diğer bölgelerdeki ter bezleri daha fazla çalışmaya başlar. Bu durum, daha çok terlemeye neden olur. Keza vücut kokusu değişir ve belirginleşir. Ebeveynler, çocuklarının kokusunun değiştiğini kolaylıkla fark ederler. Bu dönemde çocuğun daha sık banyo yapması sağlanmalıdır. TORBALAR (SCROTUM) Torbalar penisin alt kısmında, ileri derecede elastiki deri ve deri alt dokularından oluşmuş bir organdır. İçerisinde yumurtalar ve sperm kanallarının ilk kısımları bulunur. Dıştan tek görülmesine rağmen, ortadan ikiye ayıran bir bölmesi mevcuttur. Torbaların Özellikleri Ergenlikle beraber torbalarda büyüme, derisinin renginde koyulaşma ve kıllanma başlar. Görünüm ve özellikleri kişilere göre değişiklik gösterir. Bazılarında küçük ve vücuda yapışık olurken, bazılarında büyük ve sarkık olabilir. · Torbaların duvarının ileri derecede elastiki ve hareketli oluşu, darbeler ve sıkışmalarda yumurtanın zarar görme riskini azaltır. · Normalde vücut ısısı 37 °C olmasına rağmen, torbalarda ısı 35-36°C’dır. Bu ısı azlığı yumurtaların normal çalışması için gereklidir. Torbaların duvarındaki adaleler soğukta kasılarak, sıcakta gevşeyerek ısı ayarlamasını sağlamaktadırlar. · Torbalar, duvarındaki zengin sinir ağı nedeniyle cinsel uyarılmanın önemli yerlerinden biri olarak, cinsel fonksiyonda rol oynarlar. YUMURTALAR (TESTİSLER) Yumurtalar torbaların içine yerleşmiş, birer kordon vasıtasıyla vücuda bağlı erkeklik organlarıdır. Yumurtanın kordonu içinde, damarlar, sinirler ve sperm kanalı bulunur. Erişkinde yaklaşık 4.5x3.5x3 cm ölçülerinde olan yumurta, dıştan sert bir zarla çevrelenmiştir. İç yapısı 200-250 ince bölmeden oluşmakta, bu bölmelerde sperm üretimi gerçekleşmektedir. Keza, yumurta dokusunda erkeklik hormonu olan testosteronu üreten hücreler bulunur. Yumurtalar lastik kıvamındadır. Bazı hastalık ve tümörlerde kıvam değişiklikleri ve sertlik hissedilir. Yumurtada Ağrı Yumurtalarda ağrı oluşturabilecek hastalıklar ve fizyolojik durumların bilinmesi, ağrının yorumlanmasını kolaylaştırır. · Yumurtalar ezilmeye ve darbelere karşı ileri derecede hassastırlar. Öyleki ufak darbelerle bile, şiddetli ağrı, bulantı, fenalaşma hatta bayılma oluşabilir. Bazı sporlarda yumurtaları koruyucu özel kıyafetler giyilmesi ve sporcuların yumurtalarını korumaya gayret etmesi bu nedenledir. · Yumurtalarda ve sperm kanallarındaki iltihaplanmalar ağrı oluşturur. İltihaba bağlı ağrılar şiddetlidir ve yumurtadaki şişmeyle beraberdir. · Buluğ çağında ve gençlerde, yumurtaların gelişimi ile ilgili, zaman zaman gelip geçici ağrılar olabilir. Başka bir ağrı nedeni yoksa, bu ağrılar zamanla ortadan kalkar. · Bazı erkekler, boşalma olmadığında yumurtalarında ağrı olduğundan, boşalmadan sonra ağrının kaybolduğundan bahsederler. Tıbbi önemi olmayan bir durumdur. · Bazen sebebi bilinmeyen yumurta ağrıları erkekleri çok muzdarip etmektedir. Tüm incelemelere rağmen, nedeni bulunamayan bu tip ağrılarda ağrı kesici ilaçlar ve suspansuar külot denen yumurtayı yukarı kaldıran kıyafetler önerilmektedir. Yumurtalardaki Şişlikler · Yumurtada şişlik oluşturan önemli bir sebep yumurta kanseridir. Erken teşhis durumunda, tedavisi başarılı olabilen yumurta kanseri her yaşta görülebilir. Bu nedenle yumurtanın kıvam ve boyutundaki en ufak bir değişiklik önemsenmelidir. · Yumurta ve meni kanallarının akut iltihaplarında ağrılı şişlikler oluşur. Bu tip iltihaplara bağlı şişliklerde, ani başlangıç, ağrı ve tedavi ile gerileme, kansere bağlı şişliklerden ayırt edici özelliklerdir. · Çocuklarda, yumurtanın kordonu etrafında dönüşü, yumurta ve torbalarda ani şişme ve ağrıya neden olur. Yumurta dönüşü (testis torsiyonu) acil ameliyatı gerektirir. İhmal edilirse testis kangreni meydana gelebilir. SPERM KANALLARI Yumurtalarda üretilen spermler dışarıya çıkana kadar oldukça uzun bir yol kat ederler. Bu yollar spermleri iletmek yanında, onların olgunlaşmasında ve depolanmasında da rol oynarlar. Epididim-Vaz Deferens Spermler yumurtada üretildikten sonra, yumurtanın üst kutbuna yerleşmiş kanal sistemi içine girerler. Bu kanal sistemi, yumurtanın üst kutup-arka kenar-alt kutub istikametinde ona sıkıca yapışık vaziyetle bulunur. Tıpta epididim adı verilen sperm kanal sisteminin ilk kısımlarında, kanallar o kadar ince ve kıvrıntılıdır ki, 0.5 cm. çapında, 5-6 cm. boyundaki organa 5-6 metre uzunluğunda kanal sıkışmıştır. Spermin kanallarda ilerleyişi günler sürer. Bu seyahat, spermin olgunlaşması ve dölleme kabiliyeti kazanabilmesi için şarttır. Yumurtanın alt kutbunda sperm kanalı kalınlaşır, yukarıya doğru kıvrılarak düz bir hal alır. Vaz deferens adı verilen bu sperm kanalı kordon içinde kasık kanalından geçer ve karın içine girer. Vaz deferens yumurtanın üstündeki kordon elle muayene edilirse, sert sicim gibi ele gelir. Ana sperm kanalı karın içine girdikten sonra mesanenin arkasında bulunan meni keseciğinin kanalıyla birleşir ve prostat içerisinden geçerek idrar yoluna açılır. Boşalma Boşalma, meninin cinsel haz duygusu ile beraber, fışkırır tarzda akmasıdır. Boşalma, cinsel ilişki veya masturbasyon sırasında cinsel uyarılar neticesinde olabildiği gibi uykuda cinsel uyarma olmaksızın da gerçekleşebilir. Uyku sırasındaki boşalma, bazen cinsel özellikli rüya neticesinde bazen de rüyasız oluşur. Gece boşalmasına “Rüyalanmak” veya “Hamamcı olmak” da denilir. PENİS Penis, erkeğin cinsel organı olması yanında içindeki kanal vasıtasıyla hem idrar hem de meninin boşaltım yoludur. Penis, üç silindirik yapının birlikte sağlam zarlar ve deri ile çevrelenmesinden oluşmuştur. Penisin üst tarafında birbirine paralel olarak uzanan iki silindirik cisim, arkada vücuda yaklaştığı yerde ters Y şeklinde birbirinden ayrılarak kemiğe yapışır. Bu silindirik cisimlerin çevresi oldukça sert ve kalın bir zar ile çevrelenmiştir. İç kısmı sünger görünümünde bir dokudan oluşur. Cinsel uyarılma sırasında bu doku kan ile dolarak penisin sertleşmesini sağlar. Penisin üçüncü silindirik cismi, üstteki iki cismin alt kısmında bulunur, uç kısmı armut şeklindeki penis başını oluşturur. Bu cismin içinde boylu boyunca idrar yolu bulunur. İç yapısı diğerleri gibi süngerimsi dokudan oluşmaktadır ve ancak dış zarı incedir. Penis Başı Penis başı ince bir zar ile çevrelenmiş süngerimsi bir doku olup kadınlardaki klitorise benzer. Uç kısmında idrar yolunun deliği bulunur. Penisle birleştiği yere boyun denilmektedir. Penis başının deri rengi koyudur. Sertleşme sırasında içine dolan kandan dolayı renk, daha da koyulaşır. Penis başı, cinsel uyarılma esnasında büyümesine rağmen, penisin diğer kısımları kadar sert olmaz. Aynı şekilde penisin alt yüzeyi de penisin sertleşmesi sırasında genişler fakat sertleşmez. Bu durum penis başı ve onun arkaya devamı olan silindirik cismin dış zarının ince ve elastiki olmasına bağlıdır. Frenulum Sünnet derisinin altta penis boyun kısmına birleştiği yerde, üçgen şeklinde bir bant bulunur. Frenulum adını alan bu deri bandı, erkeğin cinsel uyarılmasının en önemli noktalarından biridir. Penis Büyüklüğü Ne Kadar Olmalıdır? Penis büyüklüğü hem çocuklarda hem de erişkinlerde kalıtsal özelliklerle belirlenir. Penis boyutları, çocuklar arasında önemli farklılıklar gösterir. Aynı yaştaki iki çocuktan birinin penisinin diğerinin iki katı bile olması normal olabilir. Çocuklardaki penis boyutlarının ergenliğe kadar artış hızı yavaştır. Ergenlik çağında büyüme hızlanır. Ergenlik dönemi sonunda nihai boyutuna ulaşır. Erişkinde sertleşmiş penisin asgari ölçüsü 9.3 cm. olarak kabul edilmektedir. Penisin Sertleşme Mekanizması Duyu organları ile algılanan cinsel uyarılar, beyin ve omurilikteki penisin sertleşmesi ile ilgili merkezlerde analiz edilir. Analizin neticesi haz verici yönde algılanırsa, sinirler vasıtası ile penise sertleştirici uyarılar gönderilir. Eğer cinsel uyaranlara rağmen, kişinin şartları uygun değil, başka problemleri veya endişeleri varsa, sertleşme merkezinden penisi sertleştirici uyarılar gönderilmez. Sinirlerle penise gelen sertleştirici uyarılar, penis damarlarının ve penis içindeki süngerimsi dokunun genişlemesine neden olurlar. Genişleme neticesinde penise kan hücum eder ve penis büyür. Aynı esnada penisin kanını boşaltan damarlar da kapanır, böylece kan içerde birikir ve penis içinde basınç oluşur. Sonuç, peniste sertleşmedir. Sinir uyarıları azalınca mekanizma tersine işleyerek penis yumuşar. Peniste Eğrilik Penis eğrilikleri doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebilir. Bunlardan bahsetmeden önce, erkekte penisin cetvelle çizilmiş gibi her zaman düz olmadığını, bazen sağa ya da sola, bazen yukarıya, bazen de aşağıya doğru eğrilikler gösterebildiği bilinmelidir. Bu eğriliklerin derecesi ve cinsel ilişkiye engel olup olmayacakları önemlidir. Hafif derecede eğrilikler normal sınırlarda kabul edilmekte, cinsel ilişkide hiçbir zorluk ve problem oluşturmamaktadır. 1- Doğuştan Eğrilik: Vücudun yapısı ile ilgili bir problemdir. Çeşitli yönlere doğru olabilir. Cinsel ilişkiye engel olacak derecede fazla değilse (30°’den fazla) hiçbir tedaviyi gerektirmez. 2- Sonradan Gelişen Eğrilik: Peniste sertleşmeyi sağlayan süngerimsi dokuyu saran sert, sağlam zarda bölgesel kalınlaşmalar oluştuğunda, genişleyen penise bu kalınlaşan bölge ayak uyduramamakta, bu kısma doğru bir eğrilik oluşmaktadır. Peyronie hastalığı denen bu durumda, sert doku elle hissedilebilir. Bu durumdan erkekler büyük huzursuzluk duyarlar. Sert doku, kanser türü bir doku değildir. Tedavisi oldukça uzun zaman almakta, bazen ameliyat gerekli olabilmektedir. PROSTAT VE İDRAR YOLLARI Prostat mesane tabanında yerleşmiş, iri bir kestane büyüklüğünde ve görünümünde bir organdır. İçinden, mesaneden sonraki idrar kanalı geçer. Prostatın içinden geçen idrar yoluna, prostatın salgı kanalları ve meni kanalları açılır. Prostat, ergenlik çağına kadar sessiz dururken, ergenlikte hormonların seviyesindeki artışa paralel olarak hem boyut hem de fonksiyonlarında artma meydana gelir. Prostatın bilinen görevleri üremeyle ilgilidir. Salgıları meniye karışır. Spermin fonksiyonlarında, meninin pıhtılaşması ve sıvılaşması gibi olaylarda enzimleri ile görev yapar. Prostatın görevleri iyi bilinmese de hastalıkları ile kendinden söz ettirir. Prostat Büyümesi Halk arasında “prostat” diye bilinen hastalık, prostatın büyümesidir. Büyüme iyi huylu ur özelliğindedir. Büyüyen prostat, içindeki idrar yolunu sıkıştırarak çeşitli idrar şikayetlerine sebep olur. Bunlar arasında sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, acil idrar ihtiyacı duyma, gece birkaç kez idrar hissi, idrar kuvvetinde ve kalibresinde azalma, damla damla idrar yapma ve ileri dönemde idrar yapamama sayılabilir. İdrar yolu tamamen tıkandığında sonda denen ince lastik tüplerle idrarın boşaltılması gerekmektedir. Tedavisinde, büyümenin derecesi ve oluşturduğu zararlara göre ilaçlar kullanılmakta, ilaçların fayda etmemesi durumunda ameliyatla büyümüş prostat dokusu çıkartılmaktadır. Ameliyat karından kesiyle yapılabildiği gibi, idrar yolundan sokulan özel aletlerle, kapalı olarak da yapılabilmektedir. Prostat Kanseri Prostat kanseri, yukarda bahsedilen prostat büyümesinden farklı bir hastalıktır. Ancak kanser dokusunun büyümesi de idrar yolunu sıkıştırır. Böylece prostat kanserinin belirtileriyle, iyi huylu prostat büyümelerinin belirtileri aynıdır. Şikayetlerin kansere mi yoksa iyi huylu büyümeye mi bağlı olduğu ancak muayene ve tetkikler neticesinde anlaşılabilir. Prostat kanseri erken evresinde tespit edilebilirse ameliyat ile tedavi edilebilir. İlerlemiş vakalarda ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. İdrar Yolları Mesaneden sonraki idrar yolu yaklaşık 24-25 cm. uzunluğunda 0.5 cm çapındadır. İlk kısmı prostatın içinde bulunur. Diğer kısmı penisin içindedir. Erkeklerde idrar yolu, hem idrar hem de meninin boşaltımını sağladığından içinden geçen sıvının muhteviyatı ve özellikleri farklılıklar gösterir. Kızların idrar yolu, sadece idrar boşaltma fonksiyonu görür. İdrar yolundan akan sıvılar şunlardır: 1- İdrar: Böbrekten süzülen idrar mesanede birikir. Mesane dolunca idrar hissi oluşur. Mesanenin kasılmasıyla da idrar boşalır. 2- Meni: Cinsel uyarılma sırasında arka idrar yolu ve meni kanallarında biriken sıvı, boşalma ile dışarı atılır. Boşalma ile atılan bu sıvıya meni denir. Gelen sıvının meni olması için, cinsel uyarılma ve boşalma hissi olmalıdır. Ancak gece boşalmalarında bunlar olmayabilir; gelen sıvının özelliğinden, boşalma olduğu anlaşılır. Meni 2-6 cc hacminde, önce pıhtı şeklinde, sonra sıvılaşıp akıcı olan, özel kokulu ve mat beyazımsı bir sıvıdır. 3- Mezi: Cinsel uyarılma esnasında penisin ucunda beliren birkaç damla yapışkan, şeffaf sıvıdır. Bazı erkeklerde çok belirgin olurken bazılarında çok azdır. Bu sıvı meni ile karıştırılmamalıdır. 4- Vedi: İdrardan sonra gelen 1-2 damla, idrardan daha koyu kıvamlı, kaygan sıvıdır. Temizlenme sırasında penis ucundaki sıvının kaygan olması ile fark edilir. Prostat ve idrar yolu içindeki salgı bezlerinden gelmektedir. Bu sıvının, büyük abdest esnasında ıkınırken gelen sıvıyla aynı olduğu düşünülmektedir. | |
11 Mart 2007 Pazar
Erkek Üreme Organları
10 Şubat 2007 Cumartesi
Seksin Bilinmeyenleri
Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.
Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.
Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.
Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.
Sağlıklı bir insan, sevişirken kalp krizi geçirebilir mi?
Evet, ama bunun riski milyonda bir.
Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.
Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.
SEKS İÇİN EN İYİ SAAT...
Önce bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra... Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var. Seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08.00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16.00 suları.
Herşeyin bir vakti var.... Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını şöyle sıralıyorlar;
07.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hâlâ zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.
08.00 Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar.
10.00 Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.
11.00 Vücudumuz tam formundadır.
13.00 Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.
15.00 Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.
16.00 Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.
19.00 Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.
21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.
23.00 Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.
01.00 Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.
03.00 Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
05.00 Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni bir gün için hazırlanır.
* Kadinlarda G noktasi gerçekten var mi?
Hayir... 1950 yilinda Alman bir jinekolog, kadinlarda vajina duvarinin önünde yer alan ve en erojen bölge olarak tanimladigi G noktasinin varligindan bahsetti. Ancak, kendisinden sonra, detayli olarak yapilan arastirmalarda, doktorlar vajinanin her bölgesinin ayni hassasiyette oldugu ve G noktasinin olmadigi görüsünde birlestiler.
* Regl sirasinda hamile kalinir mi?
Hayir... Ancak regl döneminizin sonlarinda, korunmadan cinsel iliskiye girdiyseniz, rahim artik yumurta üretmeye baslamis oldugundan hamile kalabilme ihtimaliniz artiyor. Çünkü spermler ortalama yedi gün canli kalabiliyorlar.
* Dogum kontrol hapi almayi bir kez unutunca hamile kalma riski dogar mi?
Evet... Projesteron (Dogum kontrol) hapini almayi unuttugunuz andan itibaren üç saat geçmisse, artik hamileligie karsi korunmasizsiniz.
* Anal seks tehlikeli midir?
Hayir... Ama normal ilskiye göre iltihaplanma riskiniz çok daha fazladir. Anüs, vajinaya oranla sürtünmeye karsi fazla dayanikli degildir. Buradaki kan damarlari daha hassas ve kolayca tahris olabilir. Eger ilski sirasinda korunmuyorsaniz kanamaya basladigi taktirde, cinsel yolla bulasan hastaliklarin ortaya çikma riski de artar.
* Sperm neler içerir?
Sperm protein, seker, vitamin ve mineral açisindan zengindir.
* Oral seks cinsel iliskiden daha mi güvenli?
Hayir... Oral seks esnasinda birtakim enfeksiyonlar kapilabilir. Oral seks yapan kisnini dis etlerinin kanamasi ya da iltihapli olmasi durumunda HIV virüsü, deri iltihaplari ve bel soguklugunun ortaya çikma riski çok fazla.
* Erkekler iliski sirasinda birden fazla orgazm yasayabilirler mi?
Hayir... Bir erkek orgazm olduktan sonra psikolojisi geregi bosalmak istegi duyar. Buna karsin kadinlar birden fazla orgazm yasayabilirler.
* Penisin en hassas yeri neresidir?
Penisin bas kisminda zevk almasini saglayan yüzlerce sinir bulunur. Hatta bazi erkeklerde bu bölge o kadar hassastir ki tahrik edilmeye ihtiyaç duymadan cinsel iliskiye hazir hale gelir.
* Vajinal orgazm var midir?
Hayir... Kadin, gögüs, dudak, omuz gibi sayisiz yerden tahrik olabilir ama hangi bölgesinden uyarilirsa uyarilsin yasadigi orgazm farkli degildir.
* Erkekler prezervatif ile sevistiklerinde, korunmasiz sevismelerine oranla daha fazla zevk alabilirler mi?
Hayir... Geçmise oranla artik bugün çok farkli prezervatifler üretildiginden, birçok kisi ultra hassas prezervatifleri tercih ediyor. Hatta bazi erkekler, penisleri asiri hassas oldugu için korunmadan cinsel iliskiye girmiyor. Ayrica prezervatifin erkegin cinsel bosalmasini önledigi de yapilan arastirmalarda ortaya çikan sonuçlardan biri.
* Bir erkek tarçin yedigi takdirde spermi de tarçin tadini alabilir mi?
Evet. Güçlü aromaya sahip besinler spermin tadini etkileyebilirler ama diger yiyecekler sperme süt gibi bir tat katar.
* Erkek ve kadinin seksüel açidan en aktif olduklari dönem hangi yaslardadir?
Erkek 18-20 yas arasinda cinsel hayatinin dorugundadir. Ama bazi genç erkekler bu çaglarda erken bosalma sorunuyla karsilasabilirler. Buna karsin kadin, 30'lu yaslarinda seksüel yönden en verimli çaglarini yasar.
* Partnerlerden birinin digerini baglamak istenmesi, onun dominant taraf olmak istedigini mi gösterir?
Hayir... Bu teoriyi dogrulayan bir kanit yok. Bu sizin bir kontrol delisi oldugunuzu da göstermez. Sadece fantazi dünyanizin farkli oldugunu gösterir.
* Iktidarsizlik sehvet eksikliginden mi kaynaklanir?
Hayir... Tam tersine çogu zaman iktsdarsizlik asiri istekten kaynaklanir. Erkekler kendini o kadar çok baski altinda hisseder ki sonuç olarak ereksiyon olmayi basaramaz. Sarhos olmak, stres, sigara içmek ya da uyusturucu kullanimi da iktidarsizlik nedeni.
* Kadinlar regl döneminde kendilerini cinsel yönden isteksiz hissederler mi?
Arastirmalara göre kadinlar regl döneminden birkaç gün önce cinsel arzularinda bir artis yasiyorlar. Adet dönemi içindeki hormonal degisimler ise bazen isteksizlik yaratabiliyor.
Bunları Biliyormusunuz?
Yapılan araştırmalar, dünyada ilginç seks istatistiklerini ortaya çıkardı. İşte, her gün 200 milyon cinsel birleşmenin yaşandığı dünyamızdan ilginç bulgular
- Her yıl 11 bin seks kazası oluyor.
- Her gün dünyada en az 200 mil-yon cinsel birleşme yaşanıyor.
- Kadınların yüzde 30'u dolunay zamanında seks yaparken daha aktif oluyor
- Sperm 10 santimetre mesafedeki dölleyeceği yumurtaya 2.5 saniyede ulaşıyor.
- Erkeklerin dörtte üçü cinsel birleşmeden 2 dakika sonra orgazm oluyor.
- Hadım erkekler, cinsel yaşamı sınırsızca yaşayanlara kıyasla 13 yıl daha fazla yaşıyor.
- Kadınların yüzde 12'sinin sperme karşı alerjisi bulunuyor.
- Amerikan Koku ve Tad Alma Derneği'ne göre kadınlar en çok kabak, muz kabuğu ve salatalık kokusunda baştan çıkıyor.
- Hemcinslerine göre daha fazla österojene sahip olan sarışınların anne olma şansı daha yüksek.
- Seks daha fazla sakal çıkmasına yol açıyor.
- Her yıl 250-1000 kişi (kadın-erkek) mastürbasyon yaparken ölüyor.