kobay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kobay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2007 Pazar

Luteal Faz Yetmezliği

Normalde 28 günde bir adet görmesi gereken bir kadın, 14. günden sonra (yumurtlama günü) 28 günü tamamlamadan tekrar adet görüyorsa luteal faz yetmezliği durumu ile karşı karşıya demektir.

Luteal faz (periyoyodun ikinci dönemi); adet döngüsünde yumurtlama olduktan sonra diğer adetin başlamasına kadar geçen süredir. Adetin ikinci döneminin kısa sürmesi sık görülen, zor farkedilen fakat tedavisi kolay bir durumdur. Rahimin içini döşeyen dokunun doğru zamanda doğru yerde olmaması halidir. Bebeğin rahime yerleşmesi, rahimin içini döşeyen dokunun zamanlaması ile çok ilgili olduğu için yumurtlama zamanından sonraki döneminin kısalığı gebeliğin gerçekleşmesi ve devamlılığını sürdürmesini etkileyebilir.

İdeal bir adet döngüsünde vücut adet kanaması başlamadan birkaç gün önce FSH (Follikül uyarıcı hormon) salgılamaya başlar. Bunun sonucu yumurta taşıyan follikül denilen kistler büyümeye başlar. Follikül yeterli olgunluğa ulaştıktan sonra LH ( Luteinize Hormon) salınımı başlar. Bu hormonla follikül çatlar ve içindeki yumurta tüplere doğru atılır. Çatlamadan sonra follikül yeniden daha yoğun bir sıvı ile dolar. Oluşan korpus luteum adındaki yapı adet döngüsünün ikinci yarısından itibaren progesteron hormonunun salgılanmasından sorumludur. Artmış progesteron seviyeleri rahimin içini döşeyen dokunun kalınlaşmasını ve damarlanmasını artırarak rahimi embriyonun tutunması için uygun hale getirir. Progesteron adet kanamasının erken başlamasını da önler. Normal bir adet döngüsünde korpus luteum ortalama 12 gün süreyle progesteron salgılar.

Luteal Faz Yetmezliği'nde normal adet döngüsü birkaç yönden bozulabilir. Zayıf follikül gelişimi, korpus luteumun erken sonlanması, rahimin içini döşeyen dokunun progesterona uygun yanıt vermemesi luteal faz yetmezliğinin sebepleri arasında olabilir.

Luteal fazda vücut ısısının artışından progesteron sorumludur. Vücut ısısını takip eden hastalar vücut ısısının 12 gün süreyle yüksek kalmadığını farketmektedirler. Ayrıca bir sonraki adet döneminde adet kanamaları yumurtlama olduktan sonraki 12-14 günden daha önce olduğu farkedilebilir.

Luteal Faz Yetmezliğinden şüphelenildiğinde kan progesteron seviyesine yumurtlamadan yedi 7 gün sonra bakılır. Progesteron seviyeleri az olduğunda, tedavi genellikle dışarıdan progesteron takviyesi vermek şeklinde olmaktadır. Bununla birlikte, yetersiz folikül gelişimi de düşük progesteron seviyesine neden olabilir. Adetin ortasında follikülün boyutunu ultrason ile ölçmek ayrıca kan hormon seviyelerine bakmak gerekmektedir. Eğer folikül gelişimi normal ise, luteal fazda porogesteron desteği verilir. Eğer folikül gelişimi yetersiz ise, yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar vermek gerekebilir. Bu sayede folikül gelişimi sağlanmakta ve daha kaliteli yumurta oluşabilmektedir.

TANI İÇİN YAPILAN TETKİKLER;

Genellikle, teşhiste kan progesteron seviyesi, luteal faz uzunluğu ve ultrasonografik takip yeterli olabilmekte iken daha uzun süren hastalarda endometrial biopsi gerekebilmektedir.

Normalde endometrial biopsiyi bir sonraki adetten bir iki gün önce almak gerekmektedir. Ayrıca bu adet döneminde hastanın hamile olmadığının tespit edilmesi de gerekmektedir.

İşlem sırasında ufak bir miktarda rahim içindeki doku patolojik inceleme için alınmaktadır. Doku seviyesinde incelendiği için, elde edilen bilgi çok önemlidir. Patalog, adetin o günü ile doku gelişiminin uygun olup olmadığını inceler. Eğer uygun ise, rahimin iç dokusunun siklus ile uyumlu olduğu belirlenir. Eğer iki günden fazla uygunsuzluk varsa, doku uyumlu değil denir.

Luteal faz yetmezliği sık görülen bir durum olup tanı konması oldukça kolaydır. Ayrıca, doğru tedaviye hemen cevap vermektedir. Dolayısıyla, bu işlemde en önemli nokta, gerçek nedenin belirlenmesi ve uygun tedavisinin planlanmasıdır.

Yazar: -

Hangi Peynir Kaç Kalori


Buzdolabından ilk çıkarılan da, kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de, simit, zeytin, domates ve rakının ekürisi de odur. Diyetle başı dertte olan peynir tutkunlarına ne demeli peki? 'Kibrit kutusu' etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır ...

Sürekli diyette olan peynir tutkunları için, 'bir kibrit kutusu kadar' sözü bir kabusun da başlangıcıdır adeta� 'Kibrit kutusu' etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır. Kimi zaman mayınlara basmadan aşılır sınırlar. Oysa dönüşü, mayın yüklüdür sınırın. Zira, aşılmış her kibrit kutusu daha da küçülmüş kibrit kutularını beraberinde getirir; yağlısı, tuzlusu, bol kalorilisiyle, 'küçülmeyi' biraz da hak etmiştir peynir�

Evet, diyet listelerinin baş köşesine oturan peynir hayatımızın önemli bir parçası� Öyle ki, sabah güne uyanırken başlar peynirle kucaklaşmamız� Buzdolabından ilk çıkarılan da kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de simit, zeytin, domates ya da rakının ekürisi de odur. Böreklerin harcı, makarnanın tadı, fakirin katığı, zenginin her gün bir yenisini keşfettiği aperitifidir. Burnunu sokmadığı hiçbir sofra yok desek yeridir. Pastaya da katılır, bebek mamasına da�

İnek sütünden yapılan peynirin müptelaları ayrıdır, koyun ya da keçi sütünden yapılanlarınki ayrı...

Otlusundan kızartılmışına, çökeleğinden küflüsüne kadar, kokusu, yumuşaklığı ve sertliği, hatta rengiyle bile her zevke, her keseye hitap edebilir peynir. Söz sanatlarına da katkısı olmuş, 'peynir gemisi'nin lafla mı işle mi daha iyi yürüyeceği şeklindeki tartışmaların odağına oturmuştur.

Peynir, artık kahvaltılık bir malzeme olmaktan çıkıp, ana yemeklere girdi, şarabın tamamlayıcısı oldu. Evde yiyecek bir şey bulamadığımız zamanlarda yaptığımız makarnayı peynirle çeşnilendirdik ya da karnabaharla fırına verdik. Yani peynir, artık tüm öğünlerin ve özellikle diyetlerin ayrılmaz bir parçası oldu� Kısacası bazı tutkunları için aşkın, bazıları içinse bağımlılığın öteki adıdır peynir.

AMA HANGİSİ?

Peynirin içindeki kalori ve yağ oranları, öyle 'aş'a 'katık' edilecek cinsten değil� 'Bir kibrit kutusu' ölçüsü hayati önemi taşıyor bu nedenle. Hangi peyniri ne miktarda tükettiğimiz çok önemli.

Peynirlerin besin değerlerine göz atıp, 'kibrit kutusu' sınırının ne olduğunu görelim istedik. 30 gram, yani yaklaşık 'bir kibrit kutusu' peynir neleri içeriyor.

Dr. Muzaffer Kuşhan sizin için peynirlere not verdi


İSVİÇRE PEYNİRİ

120 kalori, 9 gr. yağ, 290 mg. kalsiyum
Protein ve mineral açısından zengin. 30 gramında, günlük olarak alınması tavsiye edilen kalsiyumun üçte birinden fazlası var.
Sağlık değerlendirmesi: 6

BRİE
96 kalori, 8 gr. yağ, 162 mg. kalsiyum
Brie, yağlı peynirlerarasında gösterilse de içerdiği yağ kaşar peynirinden az. B1 vitamini açısından zengin. Çinko oranı da azımsanmayacak düzeyde.
Sağlık değerlendirmesi: 7

CAMEMBERT
89 kalori, 7 gr. yağ, 105 mg. kalsiyum
Sert peynirlere oranla, üçte bir oranında daha az yağ ve dörtte bir oranında daha az kalori mevcut. Folik asit açısından zengin.
Sağlık değerlendirmesi: 8

PARMESAN
136 kalori, 9.8 gr. yağ, 360 mg. kalsiyum
Kalsiyum deposudur. Makarna üzerine koyacağınız sadece bir çorba kaşığı parmesan, tavsiye edilen günlük kalsiyum miktarının yüzde 15'ini karşılar. Fazlaca tuzlu, ancak çinko oranı bir hayli yüksek.
Sağlık değerlendirmesi: 6

SÜZME PEYNİR
29 kalori, 1.2 gr. yağ, 22 mg. kalsiyum
Gerçekten çok az yağ içeriyor ve kilo vermeye çalışanlar için de ideal. Ancak kalsiyum açısından zengin değil.
Sağlık değerlendirmesi: 10

KAŞAR
124 kalori, 10.3 gr. yağ, 216 mg. kalsiyum
En yağlı peynirlerden, ancak iyi bir kalsiyum ve çinko kaynağı.
Sağlık değerlendirmesi: 6

MOZARELLA
90 kalori, 7.5 gr. yağ, 155 mg. kalsiyum
Orta yağlı olmasına rağmen doymuş yağ oranı yüksek.
Sağlık değerlendirmesi: 8

RİCOTTA
56 kalori, 4.4 gr. yağ, 63 mg. kalsiyum
Nispeten daha az yağ ve tuz içeriyor. Kalsiyum açısından çok zengin değil.
Sağlık değerlendirmesi: 9

KEÇİ PEYNİRİ
59 kalori, 4.7 gr. yağ, 57 mg. kalsiyum
İnek peynirine oranla az kalorili. D vitamini açısından zengin. Ancak kalsiyum, ya da çinko açısından zengin olduğu söylenemez.
Sağlık değerlendirmesi: 9

BEYAZ PEYNİR
75 kalori, 6 gr. yağ, 108 mg. kalsiyum
Yarım yağlı kaşardan daha az kalori içeriyor. Kalsiyum oranı ne çok az ne de fazla. Tuzlu ve D vitamini açısından zengin.
Sağlık değerlendirmesi: 7

Alırken, saklarken, yerken, bunları unutmayın!

Beyaz peynir çok fazla gözenekli ise alırken bir kez daha düşünün. Gözeneklerin fazlalığı, asitli süt kullanıldığını gösterir.

Beyaz peynir ambalajına fazla su salmışsa bu peynirin yeterince olgunlaşmadığını gösterir.

Tadıldığında çok fazla ekşilik veren beyaz peynirden kaçının. Ancak ekşi oranı çok az olan peynirde yoğurt kültürünün kullanılmış olabileceği aklınızda olsun.

Taze kaşar peyniri açık sarı renkte, homojen yapıda, süt kokulu, kolay dilimlenebilir ve az tuzlu olur.

Dil peyniri az tuzlu olmalı ve lif lif ayrılabilmelidir.

Peynir, ışıksız ortamda (buzdolabında, sebzelik gözünde) saklanmalıdır.

Peynir hemen tüketilmeyecekse, kendi ambalajında saklanmalıdır. Ambalajı açıldıktan sonra ise mutlaka saklama kabında veya ambalaj malzemelerine sararak korunmalıdır. Aksi takdirde peynir nemini kaybeder, aroması ve lezzeti azalır.

Beyaz peynir; ambalajı açıldıktan sonra, içme suyuna, yumurta yüzecek kadar tuz eklenerek hazırlanan sıvıda saklanabilir. Böylece peynirin olgunlaşma süreci de devam eder.

Peynir dilimlere ayrılmadan saklanmalıdır, böylece dış ortamla teması en aza indirilebilir.

Kabuklu peynirler (eski kaşar gibi), kabuğu temizlenmeden saklanmalı, temizleme işlemi peyniri tüketmeden hemen önce yapılmalıdır. Krem peynirler mutlaka kendi ambalajının içinde ve kapağı kapalı olarak saklanmalıdır.

Kızartma peynirler tüketilmeden önce 4-5 saat suda bekletilerek tuzu alınmalıdır.

Beyaz peynir dışındaki peynirler yıkanmaz, su ile temas peynirin lezzet ve aromasının kaybolmasına yol açar.
Beyaz peynirleri keserken, bıçağı ıslatmak peynirin düzgün kesilmesine yardımcı olur.

YÖRESEL TATLAR

Kars gravyer peyniri

Peynir ve zeytin cenneti olan Türkiye'de, tam 23 çeşit yöresel-özgün peynir bulunuyor.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Dergisi'nde (PERDER) yer alan bilgilere göre, Türkiye'de en yaygın olan peynirlerin başında beyaz peynir ve kaşar peyniri geliyor.

İşte, bir dönem sadece üretildiği kentin sınırları içinde kalan, ancak şimdilerde farklı lezzetleriyle her tür tüketiciye ulaşabilen, özgün peynirlerimiz: Mihaliç (kelle) peyniri, keçi peyniri, Erzincan tulum (şakak) peyniri, İzmir tulum peyniri, Van otlu peyniri, lor, Urfa beyaz peyniri, dil peyniri, Çerkez peyniri, Abaza peynirleri, tel (civil) peyniri, çökelek, Yozgat çanak peyniri, külek peyniri, Hatay cara (testi) peyniri, örgü peyniri, golot peyniri, İstanbul çayır peyniri, Manisa çayır peyniri, Ordu torba peyniri, Giresun imansız peyniri, Kars gravyer peyniri ve Denizli yörük peyniri.

"Türkiye'deki insan mozaiği, peyniri de çeşitlendiriyor"

Özellikle peynir çeşitlerinin fazlalığıyla övünen Fransızlarla, bir rekabete girmemiş olsak da ülkemizde de hatırı sayılır bir peynir lezzeti var. Prof. Dr. Artun Ünsal, bu çeşitliliği bizzat yerinde tespit etmiş. Sadece şarküterilerde gördüğü peynir çeşitleriyle yetinmemiş, semt pazarlarına, oralardan da Anadolu'nun dört bir köşesine 'peynir' yolculuğuna çıkmış. 'Süt Uyuyunca' kitabıyla noktaladığı gezilerden izlenimleri de bir hayli ilginç. Zira peynir tüketim alışkanlıkları yöreden yöreye değişiyor. Kaşar peyniri, bizim bildiğimiz kaşar peynirinin ötesinde dil peyniri olabiliyor, örgü peyniri, hellim peyniri olabiliyor.

Ünsal. peynirdeki çeşitliliği ise insan mozaiğine bağlıyor. "Orta Asya'daki atalarından öğrendiği şekilde bir peyniri yapan köylüye karşılık, Balkanlar'dan, Trakya'dan ve daha birçok yerden gelenlerin peyniri tabii ki çok farklı olacak. Bu topraklarda var olan mozaiği düşünürseniz müthiş bir zenginlik gözünüze çarpar" diyor. Dünyada 8 peynir yapım çeşidi olduğunu Türkiye'de ise 7'sinin kullanıldığını söylüyor Artun Ünsal.

Kafkas Üniversitesi Kars Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Asya Çetinkaya da Türkiye'nin peynir haritasını çıkarmış, 260 peynir çeşidi elde etmiş. Ancak, peynirlerin birçoğu yapım benzerliği gösterdiği için bunları eleyerek 193 peynir çeşidini içeren bir kitap ve harita oluşturmuş.

'Light' diye aşırıya kaçmayın siz yine de!

Piyasadaki pek çok markanın diyet peynirleri ile 'kibrit kutusu' sınırını aşıp aşmamak sizin kararınız artık. Hemen bütün peynir ürünlerinin "light"ları var marketlerde. Düşük kalorili, şekersiz, tuz oranı azaltılmış, yağsız, diabetik peynir ürünlerini bulmak zor değil. İşte birkaç örnek. Sütaş'ın light kaşar peyniri, kalori oranını sınırlamış. Pınar'ın Labne light sürülebilir krem peyniri, Pınar Labne'nin yüzde 50 daha az yağlı ve yüzde 30 daha az kalorili halidir. Yörsan'ın light teneke beyaz peyniri yine az kalorili olarak piyasada. Ülker'in mavi yeşil light kaşar peyniri de az yağlı az kalorisiyle diyet listelerine uygun.



Yazar: Muzaffer Kuşhan'la Diyet Dergisi

Vajinit

Yukarıda sıralanmış olan bulgulardan bazısı varsa; oldukça yaygın ve tedavi edilebilir bir vajinal enfeksiyon (Vajinit) veya cinsel ilişkiyle bulaşmış daha ciddi, ama yine tedavi edilebilir bir rahatsızlık geçiriyorsunuz demektir. Bu iki rahatsızlık da hiç bulgu vermeden seyredebilir.

Belirtiler

- Vajinadan olağan dışı bir akıntı;

- Kaşıntı, tahriş;

- Cinsel ilişki sırasında acı duymak;

- Alt karın bölgesinde ağrı;

- Vajinal kanama.

Vajinit genellikle bir enfeksiyonun neden olduğu iltihaplanmadır. Vajinit başka nedenlerle ortaya çıkabilirse de cinsel ilişkiyle de bulaşabilir. Bu yüzden tedavi olması için eşinizi de bir enfeksiyon durumunuz olduğu konusunda uyarmanız gerekir. Belki onun da tedavi olması gerekebilir. Belirtiler geçene kadar cinsel ilişkide bulunmayın. Yaygın görülen vajinit türleri: trikomoniasis, mantar enfeksiyonları ve özgül olmayan vajinitistir.

Trikomoniasis

Bu enfeksiyona bir parazit neden olur. Hiçbir bulgu görünmeyebilir veya kokulu, yeşilimsi san, bazen köpüklü bir akıntınız olabilir. Trikomoniasis genellikle cinsel ilişki yoluyla bulaşırsa da, tuvaletlerden, kullanılmış ıslak havlu veya mayodan da geçebilir.

Mantar Enfeksiyonları

Bu tür enfeksiyonlara bir mantar neden olur. Başlıca semptom kaşıntıdır, ama lor peyniri görünüşünde beyaz bir akıntı da olabilir. Hamileyseniz veya şeker hastası iseniz, eğer antibiyotik, kortikosteroid ilaçlar veya doğum kontrol hapı kullanıyorsanız yahut demir eksikliğiniz varsa mantar enfeksiyonlarının gelişmesi daha kolaydır.

Özgül Olmayan Vajinit

Bu türe daha çok bakteriyel vajinit denir. Aralarında "Gardnerella Vaginalis"in de bulunduğu çeşitli organizmaların ortaya çıkadığı düşünülen bir rahatsızlıktır. Birçok kadında hiçbir bulgu görünmeyebilirse de, bazılarında vajina duvarlarını kaplayan beyaz veya grimsi. balık kokulu bir akıntı ortaya çıkabilir.

Teşhis

Doktorunuz olayın gelişmesini dinler, alt karın muayenesi yapar ve akıntı veya vajina duvarından kazıdığı doku örneklerini laboratuvarda inceleterek olaya neden olan organizmaları tespit eder ve teşhisini koyar. Bazen kan testleri de gerekli olabilir.

Vajinat yaygın ve tekrarlama eğilimi olduğu için de can sıkıcı bir rahatsızlıktır.

İlaç Tedavisi

Trikomonas vajiniti genellikle metronidazol tabletlerle tedavi edilir. Mantar enfeksiyonları genellikle supozituvar şeklinde miconazol veya kiotrimazol ile tedavi edilir. özgül olmayan vajinitte (bakteriyal vajinit) metronidazol, ampisiun veya doksisilin kullanılabilir.

Vajina Kaşıntısı

Şikayet

Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.

Nedenleri

Mantar enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik sırasında gelişir.

Tampon ya da diyaframın unutulması : Yoğun bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup unutmadığınızı kontrol edin.

Leğen kemiği iltihabı/salpenjit : Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.

Düşük ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.

Vajina kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve bölgeyi günde iki kere sade suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak durun.
Külot giymeden uyuyun.

Önleme

Güvenli cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.

Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.

Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.

Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz

Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.
Bunu doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz: Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın. Altını iyice temizlemesini öğretin.

Yazar: Medicare

7 Temmuz 2007 Cumartesi

SİGARA NASIL BIRAKILIR

Sigara içenlerin çoğu, tütün kullanımının ve özellikle sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunun bilincindedirler. Sigara içen çoğu kişinin anlayamadığı şey ise, sigaranın, duyguları ve davranışı etkileyen kimyasal maddeler içeren bir alışkanlık olduğudur.
Sigara kullanan kişi, kanında belli bir nikotin düzeyini sağlamak için sigara içer. Birkaç saat sigara içmezse, bu düzey düşer ve sigara kullanan kişi sinirli ve huzursuz olur, çünkü sigaraya gereksinimi vardır. Tek bir sigara içilmesi ise, tüm bu şikayetleri ortadan kaldırır, sigara içimi, sigara içmeyen kişide sinirliliği ortadan kaldırmaz. Sigaranın ortadan kaldıracağı tek sinirlilik hali, nikotinin kesilmesinden dolayı meydana gelen haldir.
Nikotin, alışkanlık yapan bir madde olduğundan, sigarayı bırakmak güç olabilir. Hatta, çoğu kişi, ilk girişimlerinde başarısız olurlar. Ancak, sigarayı bırakmak güç olsa da olanaksız değildir Her ne kadar önceki girişimlerinde başarısız olsalar da, ABD de yılda 3 milyon kişi bunu başarmaktadır. Çoğu insanın ilk girişimde başarısız olmasının nedenleri ise, kaç tane ve ne kadar zamandır sigara içtiklerine, sigaraya karşı duyarlılıklarına ve sigarayı bırakma girişimine ne kadar iyi hazırlandıklarına bağlı olarak değişiklik gösterir.
Unutmayın, başarısızılığa uğramış bir ya da birden fazla girişimden sonra bile denemeyi bırakmak için hiçbir neden yoktur. Eğer, geçmişteki çabalarınızla bunu başaramadıysanız, cesaretiniz kırılmasın. Bunun yerine, deneyimlerinizden birşeyler öğrenin ve başka bir sigara bırakma tarihi belirleyin, sigarayı bırakmak için kesin karar ve bunu izleyen bir girişim, başarılı olabilir ve sizin ve diğerlerinin sağlığı için ölçülemez önem taşıyabilir.
Sigarayı Bırakma Yöntemleri
Sigarayı bırakmak için mükemmel bir plan ya da teknik yoktur. Ancak, başarılı sigarayı bırakma yöntemlerinde ortak olan şey, sigarayı bırakmanın kolay olmayacağı gibi gerçekçi bir beklentiyle kesin kararın verilmesidir.
3 ila 10 gün arasında sigarayı kesmeye bağlı fiziksel şikayetler yasayabilirsiniz. Bu şikayetler azalmaya başladığında, geçmişte alışkanlık olarak bir sigara yakacağınız zamanlarda (yemekten sonra ya da direksiyon başında) sigara içmek için bir dürtü duyabilirsiniz.
Sigarayı bırakmış bazı kişiler için, dürtüler aylar ve hatta yıllar boyunca gelip gidebilir. Ancak, bu dürtülerin yoğunluğu ve süresi zaman geçtikçe daha azalır.
Yeniden başlamaların çoğu, sigarayı bıraktıktan sonraki ilk hafta içinde yaşanır. Bunun nedeni, alışkanlığın güçlü olmasını da içeren birçok nedene dayanır. Yeniden başlamaların bir nedeni de, sigara bırakma programındaki zayıflıklardır. Sigara bırakma programı, günlük yaşamınızda çeşitli değişiklikler içermelidir, çünkü sigara içmenin yerine koyacak yeni alışkanlıklar edinilememesi nedeniyle çoğu kişi ilk üç ay içinde yeniden sigara içmeye başlamaktadır.".. K.I n,j<: ,
Kişişel sigara bırakma programınızı yaparken aşağıdakilere önem veriniz.
Bir sigara Bırakma Tarihi Tespit Edin
Yakın bir tarih tespit edin. Daha sonra, sigarayı bırakma nedenlerinizi bir kağıda sıralayın. Girişime başlamadan ve düzenli olarak da program boyunca listenizdeki noktaları gözden geçirin.
Başka Kişileri de Dahil Edin
Sigarayı bırakma planınızı, başarısız bir çabadan korkarak bir sır olarak tutmayın. Ailenize, arkadaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza söyleyin. Ne zaman ve neden sigarayı bırakmak istediğinizi onlara açıklayın ve onlardan destek olmalarını isteyin. Eşinize ya da bir arkadaşınıza sizinle birlikte sigarayı bırakmasını önerin.
Sigara Bırakma Günü Gelmeden
Bu gün gelmeden önce, tadı, ambalajı ya da başka bir özelliği sizin için daha az çekici olan başka bir markaya geçin. Daha hafif bir markaya geçerek nikotin dozunuzu düşürün; her sigaranın yalnızca yarısını için. Ancak, dikkatli olun: daha hafif bir türe geçtiğinizde, daha çok sayıda sigara içme eğilimi olabilir, çünkü bağımlı hale geldiğiniz nikotin düzeyini tutturacak kadar sigara içmek istersiniz (bakınız Hafif Sigara). Her gün, içtiğiniz sigara sayısını ve sıklığını kademeli olarak azaltmaya başlayın.
Çakmak yerine kibrit kullanın, ya da tam tersini yapın. Normal günlük yaşantınızda küçük değişiklikler yapın. En sevdiğiniz çakmak ve kül tablalarını ortadan kaldırın ve üzerlerindeki sigara kokusunu çıkarmak için tüm giysilerinizi temizleyin. Bir tanesi hariç, tüm kül tablalarını atın ve her sigaradan sonra bu kül tablasını temizleyin. Karton yerine paketle sigara alın. Sigaraları başka bir odada tutarak, bunları ulaşılması zor hale getirin, sigara içme dürtüsü geldiğinde, sigara içmeyi erteleyin.
Sigara içmek için uyarıldığınızda içtiğiniz her sigaranın bilincinde olmak için yeni yöntemlerinizi kullanın. Unutmayın, yaşamınızın neredeyse bir tören halini almış önemli bir davranışından vazgeçiyorsunuz.
Bir Seferde Bırakın
Sigarayı bırakma gününüzde, tamamen bırakın. O gün için içmemeye kesin karar verin. Tüm dikkatinizi bu hedef üzerine yoğunlaştınn. Bir sonraki gün, daha kolay olacaktır.
Düzeninizi Değiştirin
Daha önce sizde sigara içme isteği uyandıran durumları önleyin ya da değiştirin. Sabah kahvenizi başka bir mekanda için. Eğer daha önce, her yemekten sonra masada bir sigara içiyor idiyseniz, yemeğiniz bittikten sonra derhal masadan kalkın. Bir sigara yakmak yerine, yürüyüşe çıkın. Eğer daha önce telefonla konuşurken, sigara içiyorduysanız, uzun telefon görüşmelerinden sakının ya da telefonunuzun yerini değiştirin. Eğer sigara içerken oturmayı sevdiğiniz bir koltuğunuz varsa, bunu geçici olarak kaldırın.
Çevrenizdekileri Değiştirin
Sigara içme dürtüleri başlamadan, araba yıkama, bahçeyle uğraşma ya da duş alma gibi sigara içmeyi fiziksel olarak zorlaştıran faaliyetlere başlayın. Hemen hemen her tür fiziksel egzersizin yararı olacaktır, sigara içme davranışınız yerleşmiş olabilir ve bu nedenle de otomatik olarak görülebilir. Bu otomatik davranışı önceden tahmin edin ve alternatifler planlayın.
Dürtünün Süresini Belirleyin
Dürtü geldiğinde saatinize bakın. Çoğu kısa sürer. Bu bir kez belirlendiğinde dürtüye karşı koymak daha kolay olacaktır.
Olumlu Düşünün
Bunu başaramam diye düşünmeyin. Olumlu bir yaklaşım benimseyin. Birkaç dakika daha dayanabilirim, sonra dürtü geçecek ve ben iyi olacağım.
Eğer o an, bir sigara yakarsanız, bunu içmek zorunda değilsiniz, eğer içmeye başlarsanız, o zaman da bitirmek zorunda değilsiniz. Ve eğer bitirmezseniz, bu bir başarısızlık değildir. Bu, geçici bir aksilikten başka bir şey de değildir. Bu alandaki uzmanlar, artık sigara içmediğinizde, eski günleri aklınızda tutmanın ve sigara içme dürtüsü geldiğinde bunun hatırlamanın önemini belirtiler: Artık pis kül tablaları, sarı ve lekeli dişler, sigara kokan nefes ya da mobilyalarınızda, halınızda ya da giysilerinizde sigara yanıkları olmayacaktır. Artık nefesiniz kesilmeyecek ve daha dayanıklı olacaksınız.
Diğer olumlu bir adım ise, kendinizi ödüllendirmenizdir. Tütün almayarak biriktirdiğiniz parayla, kendinize bir şey alın.
Sigara içmemek İçin Yardımlar
Nicorette olarak bilinen nikotin sakızı (nikotin polakrileks) tedavi programında bir yardımcı olarak yararlı olabilir. Nikotin sakızı adı verilen bu ürün, çiğnendiğinde dereceli olarak nikotin salar. Çok hızlı çiğnemek, fazla nikotin alınmasına neden olur, bu da mide bulantısıyla sonuçlanır.
Hedef, herhangi bir kesilme şikayetini önlemek için, nikotin düzeyinizi elde edecek kadar nikotin sakızı kullanmaktır. Nikotin sakızı, etkisini en üst düzeye çıkarmak için yanağınız ve diş etiniz arasına yerleştirilmek üzere tasarlanmıştir. Bu arada, sigara dumanının kokusu evinizden ve giysilerinizden çıkmaya başlar ve sigara alışkanlığınız da yavaş yavaş azalır.
Bu konuda biraz rahatlayınca, yapmanız gereken dereceli olarak kullandığınız nikotin sakızı miktarını azaltmaktır. Bunu, sigarayı bıraktıktan sonra 3 ve 6 ay arasında azaltabilirsiniz. Ancak 6. aydan itibaren nikotin sakızına son vermelisiniz.
Burada, nikotin sakızının yalnızca sigara bırakmak için bir yardımcı olduğunu ve herkes için uygun olmadığını vurguluyoruz. Bazı kalp hastaları, peptik ülseri olanlar ve hamile kadınlar bu sakızı çiğnememelidirler. Ayrıca, sakız, sigara içmenin diğer etkilerini kapsamaz. Her ne kadar, nikotinin acı tadını gidermek için hafif baharatlandırılmışsa da, sigara içenlerin çoğu bu tada birkaç günden sonra alışıbilmekted iri er. Bu sakızın hazımsızlık, mide ağrısı gibi yan etkileri olabilir, ancak bu rahatsızlıklar genelde hafif ve kısa sürelidir. Nikotin sakızını, ancak bir doktor reçetesiyle elde edebilirsiniz. Sigara içenlerin sigarayı bırakmalarına yardımcı olmak için başka ilaçlar üzerinde çalışılmalar sürmektedir..
Önce ödevinizi Yapın
Sigarayı bırakma planınızı yaparken, doktorunuz size yardım edebilir ya da bir sigara bırakma oturumuna katılabilirsiniz. Sigarayı bırakmanızı kolaylaştıracak eğitilmiş bir kişinin yardımı, sigarayı bırakmayı başarmak için kişisel plan geliştirmenizde yardımcı olabilir. Bazıları ise, size kilo kontrolü ve stresle basa çıkma yöntemleri hakkında da yardımcı olabilirler.

Template Design | Elque 2007