Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir.
Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme olmayan durumda 5 - 9 cm, sertleşme halinde ise ortalama 16 cm boyundadır. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm normal kabul edilir.
Normalden daha uzun bir penis cinsel ilişki sırasında genelde kadına zevk yerine acı vermektedir. Bu nedenle sanılanın aksine uzun (büyük) penis, iyi bir cinsel ilişki için ideal değildir. Ancak normalden daha küçük penisler de cinsel ilişki sırasında sorunlara yol açarlar, dahası sahibine psikolojik olarak sorun olurlar.
Penis boyunu ve kalınlığını arttıran çeşitli ameliyatlar bulunmakta ve ülkemizde de yapılmaktadır. Ancak bu ameliyatların herkesde başarıyla sonuçlanmadığı da bir gerçektir. Ameliyat öncesi erkeğin hormonlarının ölçümü yapılır ve penisin ereksiyon halindeki boyu saptanır (kökü ile uzu arası). Genellikle 8 cm�lik uzunluğa sahip bir penis işlevsel olarak kabul edilir. Fakat kişinin daha uzun penis isteği de dikkate alınarak penis uzatılabilir. Bu uygulama için kişinin diğer yönlerden tam olarak sağlıklı olması gerekir. Cerrahi yöntem penisin üst başlangıç bölümündeki derinin ve penisi kalça kemiğine bağlı tutan bağların uzatılarak ek penis boyu kazanma prensibine dayanır. Bu şekilde ek 3 ile 5 cm arasında değişen ölçülerde ek penis boyu kazanılır. Ameliyat sonrası 2 ay kadar süre hasta, kontrollere çağrılır.
Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya benzeri yöntemlerin genelde hiç bir faydası yoktur. Penisi büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları, penis sertleştiğinde içindeki kanı tutan kapakçıklara ters basınç yolu ile zarar vermekte ve sertleşme problemlerinin gelişmesine neden olmaktadır. Bu yüzden zararlıdır.
Son olarak penisin boyundan ziyade işlevinin önemli olduğunu hatırlatmakta yarar vardır.
kalın yarak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalın yarak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Temmuz 2007 Pazar
Penis Büyüklüğü
Etiketler:
am,
ekmelettin sadık,
kabarık,
kalabalığız,
kalın yarak,
olağan,
olay,
penis,
Penis Büyüklüğü,
sik,
üryan
10 Haziran 2007 Pazar
Saçlarım Dökülüyor
Herbalist Suna Dumankaya sizlerden gelen soruları yanıtlamaya devam ediyor!
Suna Hanım, ben 22 yaşındayım ve saçlarımın dökülmesinden şikayetçiyim. Yeniden gürleşmesi, bir daha dökülmemesi için ne yapmalıyım?
Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sürün. En az iki saat bekletip yıkayın. Uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Ayrıca bir su bardağı kaynar suda tere otunu demleyip, bununla her gün saç diplerinize masaj yapmanın da yararını görürsünüz.
Suna Hanım, 32 yaşındayım ve önceki yıllara göre cildimde ciddi bir elastikiyet kaybı, sarkma söz konusu... Bir arkadaşım yumurta akı ile şekeri çırpıp sürmemi önerdi. Siz ne tavsiye edersiniz?
Adaçayını demleyip yüzünüzü bu suyla silin. Yuvarlak hareketlerle yukarı doğru masaj yapın. Maden suyuna yarım limon sıkıp buzlukta dondurun. Bu buz küplerinden birini her gün yüzünüzde dolaştırın. Bir elma suyu, yarım yumurta akı, bir tatlı kaşığı bal, çeyrek limon suyunu karıştırıp cildinize sürün, kurudukça yenileyerek akşamları bir saat kadar bekletin.
Ben 33 yaşında, Hollanda'da yaşayan bir kadınım. Aşırı derecede saç dökülme problemim var. Sorunum geçen mayıs ayında başladı. Doktora gittim. Doktor, bunun o dönemlerde normal olduğunu söyledi, fakat maalesef dökülme durmadı. Banyoda tutam tutam saç geliyor elime. Bir de ayaklarım çok sert, parmak aralarım da çatlıyor. Bunun yanı sıra kaşıntı da oluyor. Geçen yılın sonlarında başparmağımın tırnağında da kireç gibi beyazlıklar belirdi, tırnağım kalınlaştı. Önerebileceğiniz bir çözüm yolu var mı?
Eşit miktarda zeytinyağı, ardıç yağı, ısırgan yağı, papatya yağı ve bir tatlı kaşığı öğütülmüş mayayı karıştırıp saç diplerine sürün. Ardından saçlarınızı streç filmle sarın. Üzerine de sıcak havlu sarıp iki saat bekletin ve yıkayın. Ayaklarınızda egzama veya mantar olabilir. Evde ise şunu uygulayabilirsiniz: Önce ayaklarınızı deniz suyunda bekletin. İki diş sarımsağı ezin, bir çay kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp parmaklarınızın arasına sürün. Ayağınızı sarın ve bir gece bekletin. Ertesi gün yıkayın, kurulayıp doktorunuzun verdiği kremi sürün.
Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sürün. En az iki saat bekletip yıkayın. Uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Ayrıca bir su bardağı kaynar suda tere otunu demleyip, bununla her gün saç diplerinize masaj yapmanın da yararını görürsünüz.
Suna Hanım, 32 yaşındayım ve önceki yıllara göre cildimde ciddi bir elastikiyet kaybı, sarkma söz konusu... Bir arkadaşım yumurta akı ile şekeri çırpıp sürmemi önerdi. Siz ne tavsiye edersiniz?
Adaçayını demleyip yüzünüzü bu suyla silin. Yuvarlak hareketlerle yukarı doğru masaj yapın. Maden suyuna yarım limon sıkıp buzlukta dondurun. Bu buz küplerinden birini her gün yüzünüzde dolaştırın. Bir elma suyu, yarım yumurta akı, bir tatlı kaşığı bal, çeyrek limon suyunu karıştırıp cildinize sürün, kurudukça yenileyerek akşamları bir saat kadar bekletin.
Ben 33 yaşında, Hollanda'da yaşayan bir kadınım. Aşırı derecede saç dökülme problemim var. Sorunum geçen mayıs ayında başladı. Doktora gittim. Doktor, bunun o dönemlerde normal olduğunu söyledi, fakat maalesef dökülme durmadı. Banyoda tutam tutam saç geliyor elime. Bir de ayaklarım çok sert, parmak aralarım da çatlıyor. Bunun yanı sıra kaşıntı da oluyor. Geçen yılın sonlarında başparmağımın tırnağında da kireç gibi beyazlıklar belirdi, tırnağım kalınlaştı. Önerebileceğiniz bir çözüm yolu var mı?
Eşit miktarda zeytinyağı, ardıç yağı, ısırgan yağı, papatya yağı ve bir tatlı kaşığı öğütülmüş mayayı karıştırıp saç diplerine sürün. Ardından saçlarınızı streç filmle sarın. Üzerine de sıcak havlu sarıp iki saat bekletin ve yıkayın. Ayaklarınızda egzama veya mantar olabilir. Evde ise şunu uygulayabilirsiniz: Önce ayaklarınızı deniz suyunda bekletin. İki diş sarımsağı ezin, bir çay kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp parmaklarınızın arasına sürün. Ayağınızı sarın ve bir gece bekletin. Ertesi gün yıkayın, kurulayıp doktorunuzun verdiği kremi sürün.
Etiketler:
ali hikmet,
islam,
kalın yarak,
Suna dumankaya,
tevbe,
tövbe,
üryan,
yorum
Erken Boşalma Sorunu
Türk Eczacıları Birliği (TEB), bünyesinde hizmet veren, "Cinsel Sağlık, Eğitim ve Danışma Merkezi'ne" en çok, "erken boşalma" sorunu yaşayan erkekler danışıyor. Erkekler tarafından yapılan başvurularda, erken boşalma sorununu, sertleşme problemi ve penis boyu sorunları izliyor. Hem erkek hem kadınlarda cinsel istekte azalma, kadınlarda cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus ve orgazm problemleri ağırlıklı başvuru konuları arasında yer alıyor.
Türk Eczacıları Birliği (TEB), bünyesinde hizmet veren, "Cinsel Sağlık, Eğitim ve Danışma Merkezi'ne" en çok, "erken boşalma" sorunu yaşayan erkekler danışıyor. Erkekler tarafından yapılan başvurularda, erken boşalma sorununu, sertleşme problemi ve penis boyu sorunları izliyor. Hem erkek hem kadınlarda cinsel istekte azalma, kadınlarda cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus ve orgazm problemleri ağırlıklı başvuru konuları arasında yer alıyor.
TEB ve Hacettepe Üniversitesi HIV-AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) işbirliğiyle 2000 yılında açılan Cinsel Sağlık, Eğitim ve Danışma Merkezi'ne başvuralar gün geçtikçe artıyor.
Kurulduğundan bu yana telefonla veya yüz yüze görüşerek 5 binden fazla kişiye hizmet veren merkeze daha çok erkekler müracaat ediyor. Merkeze daha çok telefonla başvuru yapılırken, telefonla başvuranların yüzde 70'ini erkekler, yüzde 30'unu kadınlar oluşturuyor. Kurulduğundan bu yana bin kişiye, yüz yüze görüşerek danışmanlık hizmeti veren merkeze gelerek sorunlarını anlatanların ise yüzde 60'ını kadınlar, yüzde 40'ını erkekler oluşturuyor.
Merkezde, cinsel işlev bozuklukları konusunda eğitim almış psikologlar hizmet veriyor.
Erkekler tarafından yapılan başvurularda, ilk sırayı erken boşalma alıyor. Bunu sertleşme problemi, penis boyu sorunları izliyor. Hem erkek hem kadınlarda cinsel istekte azalma, kadınlarda cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus ve orgazm problemleri ağırlıklı başvuru konuları arasında yer alıyor.
Merkezde, aile terapisi, çocuğunun ergenlik sorunları için başvuranların yanı sıra AIDS şüphesi olanlar veya test sonucu HIV pozitif çıkanlar da başvuruyor.
Türk Eczacıları Birliği (TEB), bünyesinde hizmet veren, "Cinsel Sağlık, Eğitim ve Danışma Merkezi'ne" en çok, "erken boşalma" sorunu yaşayan erkekler danışıyor. Erkekler tarafından yapılan başvurularda, erken boşalma sorununu, sertleşme problemi ve penis boyu sorunları izliyor. Hem erkek hem kadınlarda cinsel istekte azalma, kadınlarda cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus ve orgazm problemleri ağırlıklı başvuru konuları arasında yer alıyor.
TEB ve Hacettepe Üniversitesi HIV-AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) işbirliğiyle 2000 yılında açılan Cinsel Sağlık, Eğitim ve Danışma Merkezi'ne başvuralar gün geçtikçe artıyor.
Kurulduğundan bu yana telefonla veya yüz yüze görüşerek 5 binden fazla kişiye hizmet veren merkeze daha çok erkekler müracaat ediyor. Merkeze daha çok telefonla başvuru yapılırken, telefonla başvuranların yüzde 70'ini erkekler, yüzde 30'unu kadınlar oluşturuyor. Kurulduğundan bu yana bin kişiye, yüz yüze görüşerek danışmanlık hizmeti veren merkeze gelerek sorunlarını anlatanların ise yüzde 60'ını kadınlar, yüzde 40'ını erkekler oluşturuyor.
Merkezde, cinsel işlev bozuklukları konusunda eğitim almış psikologlar hizmet veriyor.
Erkekler tarafından yapılan başvurularda, ilk sırayı erken boşalma alıyor. Bunu sertleşme problemi, penis boyu sorunları izliyor. Hem erkek hem kadınlarda cinsel istekte azalma, kadınlarda cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus ve orgazm problemleri ağırlıklı başvuru konuları arasında yer alıyor.
Merkezde, aile terapisi, çocuğunun ergenlik sorunları için başvuranların yanı sıra AIDS şüphesi olanlar veya test sonucu HIV pozitif çıkanlar da başvuruyor.
Etiketler:
ahımı al,
akıllı ol,
boşalma sorunu,
boşalma zamanı,
erken boşalma,
kalın yarak,
sert yarak,
teşekkür,
teyemmüm,
ticaret,
tiş
Cinsel Güçsüzlük
Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde 'mavi mucize' diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.
Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde 'mavi mucize' diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.
Orta yaş ve sonrasında cinsel güçsüzlük sorunu yaşayan erkeklerin sayısı artmaktadır. Sigara kullanımının artması, kilo fazlalığı probleminin yaygınlaşması, altışmışlı yaşlarla birlikte hipertansiyon, şeker hastalığı ya da kolesterol yüksekliği ile uğraşanların çoğalması bunun başlıca nedenleridir. Güncel sağlık sorunları haline gelen depresyon, stres ve duygu durum bozuklukları gibi psikolojik sorunların çoğalmasının da payı olmalıdır. İlaç kullanımındaki yaygınlaşmanın özellikle reçeteli bazı ilaçları (antihipertansif, antidepresan, antihistaminik, antipskotik ilaçlar) bilgisiz kullanmanın da bu durumdan sorumlu olabileceğini belirtelim.
Kalbi olanlar dikkat
1990'lı yıllarda 'impotans' sorunu yaşayan erkekler için bir umut doğmuştur: 'Sildenafil.' Güncel dilde 'mavi mucize' diye tanımlanan bu yuvarlak ve elmas biçimindeki tabletler, erkek yaşlanmasının vazgeçilmez yol arkadaşları haline gelmişlerdir.
Bu grup ilaçların orta yaşlı ve yaşlı erkekler tarafından çok sık kullanıldığı doğrudur. Cinsel güçsüzlük sorununun hızla yaygınlaştığı günümüzde bu normal bir sonuçtur. Koroner kalp hastalığının hızla yayılması orta yaş ve sonrasının en sık görülen sağlık sorunu olması doğru ise, aynı nedenle gelişen cinsel güç kaybının da sık görülmesi normaldir.
Bu ilaçları kalp hastası erkeklerin kullanması halinde ortaya çıkabilecek sorunlar, baştan beri merak ve korku nedenidir. Cinsel güçsüzlüğün ve kalp damar hastalıklarının nedenlerinin ortak kökenli (damar sertliği-ateroskleroz) olması ve her iki sorunun çözümünde kullanılan ilaçların aynı anda alınmasının yaşamı tehdit edici yan etkiler yaratabilmesi tam bir şanssızlıktır.
Özellikle nitratlar veya amil nitril gibi birdenbire ve bol miktarda nitrit oksit (NO) salımına yol açan ve kalp damarları yanında vücudun diğer damarlarında da ani ve ciddi genişlemelere yol açan kalp ilaçlarını kullananların her ne koşulda olursa -doktorundan özel izin almadıkça- bu ilaçları kullanmamaları gerekmektedir. Bu ilaçların 'sildenafil' ve benzerileri ile birlikte kullanımları halinde kan basıncında yaşamı tehdit edici düşmeler oluşabilmektedir. Bizim önerimiz özellikle yukarıda belirtilen ilaçları kullanan biri iseniz, doktorlarına danışmadan ve onun onayını almadan bu ilaçlara başlamamanızdır.
Kimler risk altında?
Düzensiz, gayri muntazam aralıklarla ve ciddi bir çaba göstermeden oluşan, eskisinden uzun ve daha şiddetli seyreden, nerde ve ne zaman geleceği, ne kadar süreceği kestirilemeyen bir göğüs ağrısı sorununuz varsa bu ilaçları kullanmaya başlamadan evvel doktorunuzla konuşmalısınız. Özellikle kullandığınız ilaçlara ve dil altı tabletlerine bile yanıt vermeyen göğüs ağrılarınız varsa bu grup ilaçları denemeyi aklınızdan bile geçirmemelisiniz. Eğer fazla cesaretli davranıp da bu grup ilaçları kullanmış, ama cinsel birleşme veya sonrasında göğüs ağrısı sorunu ile karşılaşmışsanız nitrat içeren bir dil altı ilacını kullananmayacağınızı da bilmeniz gerekiyor.
Aklınızda olsun
Bir şanssızlık yaşar da bu arada acil bakıma alınmak zorunda kalırsanız -kolunuza takılacak ilk serumun içine nitrat içeren bir ilaç konulabileceğinden- bu tür bir ilacı kullandığınızı hemşire veya doktorunuza -utanıp sıkılmadan- belirtmelisiniz. Aksi takdirde hayatı tehdit edici hipotansif bir şokla bile karşılaşabilirsiniz.
Eğer hemofili gibi bir kanama bozukluğunuz, mide-oniki parmak bağırsağı ülseriniz, orak hücre anemisi, lösemi, myeloma gibi önemli bir sağlık probleminiz varsa bu ilaçlara başlamadan önce doktorunuzla konuşun. 65 yaş ve üzerinde olanların bu grup ilaçları kullanmasında herhangi bir sakınca söz konusu değildir.
'Mavi mucizeleri' kimler kullanamaz?
- Kısa bir süre önce kalp krizi geçirenler
- İlaçlara rağmen durdurulamayan göğüs ağrısı veya kararsız angina pektoris sorunu olanlar
- Yakın bir zamanda felç-inme, beyin kanaması geçirenler
- Kısa bir süre önce geçici beyin iskemisi sorunu yaşayanlar
- Ağır derecede düşük tansiyonu olanlar
- Hipertansiyon sorununu çoklu ilaç tedavileri ile bile güçlükle çözenler
- Ağır kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görenler
- Karaciğer ve böbrek yetmezliği bulunanlar
- Retinitis pigmentoza hastaları bu grup ilaçları kullanmamalıdır
Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde 'mavi mucize' diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.
Orta yaş ve sonrasında cinsel güçsüzlük sorunu yaşayan erkeklerin sayısı artmaktadır. Sigara kullanımının artması, kilo fazlalığı probleminin yaygınlaşması, altışmışlı yaşlarla birlikte hipertansiyon, şeker hastalığı ya da kolesterol yüksekliği ile uğraşanların çoğalması bunun başlıca nedenleridir. Güncel sağlık sorunları haline gelen depresyon, stres ve duygu durum bozuklukları gibi psikolojik sorunların çoğalmasının da payı olmalıdır. İlaç kullanımındaki yaygınlaşmanın özellikle reçeteli bazı ilaçları (antihipertansif, antidepresan, antihistaminik, antipskotik ilaçlar) bilgisiz kullanmanın da bu durumdan sorumlu olabileceğini belirtelim.
Kalbi olanlar dikkat
1990'lı yıllarda 'impotans' sorunu yaşayan erkekler için bir umut doğmuştur: 'Sildenafil.' Güncel dilde 'mavi mucize' diye tanımlanan bu yuvarlak ve elmas biçimindeki tabletler, erkek yaşlanmasının vazgeçilmez yol arkadaşları haline gelmişlerdir.
Bu grup ilaçların orta yaşlı ve yaşlı erkekler tarafından çok sık kullanıldığı doğrudur. Cinsel güçsüzlük sorununun hızla yaygınlaştığı günümüzde bu normal bir sonuçtur. Koroner kalp hastalığının hızla yayılması orta yaş ve sonrasının en sık görülen sağlık sorunu olması doğru ise, aynı nedenle gelişen cinsel güç kaybının da sık görülmesi normaldir.
Bu ilaçları kalp hastası erkeklerin kullanması halinde ortaya çıkabilecek sorunlar, baştan beri merak ve korku nedenidir. Cinsel güçsüzlüğün ve kalp damar hastalıklarının nedenlerinin ortak kökenli (damar sertliği-ateroskleroz) olması ve her iki sorunun çözümünde kullanılan ilaçların aynı anda alınmasının yaşamı tehdit edici yan etkiler yaratabilmesi tam bir şanssızlıktır.
Özellikle nitratlar veya amil nitril gibi birdenbire ve bol miktarda nitrit oksit (NO) salımına yol açan ve kalp damarları yanında vücudun diğer damarlarında da ani ve ciddi genişlemelere yol açan kalp ilaçlarını kullananların her ne koşulda olursa -doktorundan özel izin almadıkça- bu ilaçları kullanmamaları gerekmektedir. Bu ilaçların 'sildenafil' ve benzerileri ile birlikte kullanımları halinde kan basıncında yaşamı tehdit edici düşmeler oluşabilmektedir. Bizim önerimiz özellikle yukarıda belirtilen ilaçları kullanan biri iseniz, doktorlarına danışmadan ve onun onayını almadan bu ilaçlara başlamamanızdır.
Kimler risk altında?
Düzensiz, gayri muntazam aralıklarla ve ciddi bir çaba göstermeden oluşan, eskisinden uzun ve daha şiddetli seyreden, nerde ve ne zaman geleceği, ne kadar süreceği kestirilemeyen bir göğüs ağrısı sorununuz varsa bu ilaçları kullanmaya başlamadan evvel doktorunuzla konuşmalısınız. Özellikle kullandığınız ilaçlara ve dil altı tabletlerine bile yanıt vermeyen göğüs ağrılarınız varsa bu grup ilaçları denemeyi aklınızdan bile geçirmemelisiniz. Eğer fazla cesaretli davranıp da bu grup ilaçları kullanmış, ama cinsel birleşme veya sonrasında göğüs ağrısı sorunu ile karşılaşmışsanız nitrat içeren bir dil altı ilacını kullananmayacağınızı da bilmeniz gerekiyor.
Aklınızda olsun
Bir şanssızlık yaşar da bu arada acil bakıma alınmak zorunda kalırsanız -kolunuza takılacak ilk serumun içine nitrat içeren bir ilaç konulabileceğinden- bu tür bir ilacı kullandığınızı hemşire veya doktorunuza -utanıp sıkılmadan- belirtmelisiniz. Aksi takdirde hayatı tehdit edici hipotansif bir şokla bile karşılaşabilirsiniz.
Eğer hemofili gibi bir kanama bozukluğunuz, mide-oniki parmak bağırsağı ülseriniz, orak hücre anemisi, lösemi, myeloma gibi önemli bir sağlık probleminiz varsa bu ilaçlara başlamadan önce doktorunuzla konuşun. 65 yaş ve üzerinde olanların bu grup ilaçları kullanmasında herhangi bir sakınca söz konusu değildir.
'Mavi mucizeleri' kimler kullanamaz?
- Kısa bir süre önce kalp krizi geçirenler
- İlaçlara rağmen durdurulamayan göğüs ağrısı veya kararsız angina pektoris sorunu olanlar
- Yakın bir zamanda felç-inme, beyin kanaması geçirenler
- Kısa bir süre önce geçici beyin iskemisi sorunu yaşayanlar
- Ağır derecede düşük tansiyonu olanlar
- Hipertansiyon sorununu çoklu ilaç tedavileri ile bile güçlükle çözenler
- Ağır kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görenler
- Karaciğer ve böbrek yetmezliği bulunanlar
- Retinitis pigmentoza hastaları bu grup ilaçları kullanmamalıdır
Etiketler:
ali hikmet,
cinsel yankı,
ereksiyok,
ereksiyon,
güzel gör,
kalın yarak,
muah,
sert yarak,
terk,
teşekkür,
yankı,
yarak,
yol,
yont,
yuk
Erkeklerde Sertleşme Problemi
Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.
Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.
Sertleşme sorununa yol açan faktörler psikojenik ve organik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Psikojenik faktörler arasında depresyon, anksiyete gibi faktörler var. Organik faktörler arasında ise en sık rastlanılan şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, peniste şekil bozuklukları sıralanabilir. Sigara da sertleşme sorununa yol açan en önemli faktörlerden bir tanesi.
Kalbin damarı ile penisin damarı aynı çapta: 3 milimetre. Kalbi etkileyen hastalıklarda penis etkileniyor. Bu hastalıklar arasında sigara içme, kolesterol yüksekliği, lipit yüksekliği gibi hastalıklar olabilir. Diyabet de birçok sistemi etkileyen bir hastalık. Birçok faktöre bağlı olarak diyabetin yol açtığı sertleşme sorunu, diğer sertleşme sorunlarından daha ağır seyrediyor. Türkiye'de 3 milyon erkekte, sertleşme sorunu olduğu araştırmalarla ortaya kondu.
Yüksek tansiyon da penisin damarlarını etkileyerek, cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yol açıyor. Hipertansiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar da sertleşme problemine neden olabiliyor.
Kadında da şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, sigara içimi, kadın cinselliğini olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü, kadın cinsel organları, erkek cinsel organına son derece benzer bir şekilde çalışıyor.
Örneğin 5 yıl cinsel fonksiyon bozukluğu olan ve bunu tedavi ettirmeyen hastada penis kullanılmadığı için sürekli olarak fonksiyonunu kaybeder.Bu nedenle sertleşme sorunu olanların 6 ay içinde doktora başvurmaları gerekmektedir. Ancak psikolojik nedenli, sürekli olmayan sorunlarda doktora başvurmak gerekli değildir.
Sertleşme sorunu olanlar doktor tavsiyesi ile viagrayı deneyebilirler. Eğer viagra, hastalarda başarılı olursa, bunun belli ölçülerde belirli sistemlerin hastada normal olduğu kabul edilir.
Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.
Sertleşme sorununa yol açan faktörler psikojenik ve organik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Psikojenik faktörler arasında depresyon, anksiyete gibi faktörler var. Organik faktörler arasında ise en sık rastlanılan şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, peniste şekil bozuklukları sıralanabilir. Sigara da sertleşme sorununa yol açan en önemli faktörlerden bir tanesi.
Kalbin damarı ile penisin damarı aynı çapta: 3 milimetre. Kalbi etkileyen hastalıklarda penis etkileniyor. Bu hastalıklar arasında sigara içme, kolesterol yüksekliği, lipit yüksekliği gibi hastalıklar olabilir. Diyabet de birçok sistemi etkileyen bir hastalık. Birçok faktöre bağlı olarak diyabetin yol açtığı sertleşme sorunu, diğer sertleşme sorunlarından daha ağır seyrediyor. Türkiye'de 3 milyon erkekte, sertleşme sorunu olduğu araştırmalarla ortaya kondu.
Yüksek tansiyon da penisin damarlarını etkileyerek, cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yol açıyor. Hipertansiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar da sertleşme problemine neden olabiliyor.
Kadında da şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, sigara içimi, kadın cinselliğini olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü, kadın cinsel organları, erkek cinsel organına son derece benzer bir şekilde çalışıyor.
Örneğin 5 yıl cinsel fonksiyon bozukluğu olan ve bunu tedavi ettirmeyen hastada penis kullanılmadığı için sürekli olarak fonksiyonunu kaybeder.Bu nedenle sertleşme sorunu olanların 6 ay içinde doktora başvurmaları gerekmektedir. Ancak psikolojik nedenli, sürekli olmayan sorunlarda doktora başvurmak gerekli değildir.
Sertleşme sorunu olanlar doktor tavsiyesi ile viagrayı deneyebilirler. Eğer viagra, hastalarda başarılı olursa, bunun belli ölçülerde belirli sistemlerin hastada normal olduğu kabul edilir.
Sünnetin Yararıyla İlgili 25 Yıllık Araştırma Sonuçlandı
Yeni Zelanda'daki Christchurch Tıp Okulu'nun 25 yıllık araştırmasının sonuçları göre sünnet, cinsel yolla bulaşan hastalık ve iltihaplara hem yakalanmayı hem de bu rahatsızlıkların yayılmasını önlüyor.
Araştırma çerçevesinde ülkedeki 15 yaşına kadar sünnet olmuş erkeklerin 18-25 yaş arasındaki durumları incelendi.
Sünnet doğum sonrasında korunma için uygulanmalı
"Pediatrics" dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmada, sünnet olmayan 256 gencin, operasyonu geçirmiş 154 gence göre hastalık kapma riskinin 2.5 kat daha fazla olduğu belirtildi. Uzmanlara göre, sünnetsiz kişilerin çok fazla kişiyle birlikte olmaları ve korunmasız seks yapmaları bile sünnetsizlik kadar hastalık riskini arttırmıyor. Raporda "Doğum sonrasında sünnet rutin şekilde uygulansa, cinsel hastalık enfeksiyonlarının oranı yüzde 48 azalır" deniliyor.
Araştırma çerçevesinde ülkedeki 15 yaşına kadar sünnet olmuş erkeklerin 18-25 yaş arasındaki durumları incelendi.
Sünnet doğum sonrasında korunma için uygulanmalı
"Pediatrics" dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmada, sünnet olmayan 256 gencin, operasyonu geçirmiş 154 gence göre hastalık kapma riskinin 2.5 kat daha fazla olduğu belirtildi. Uzmanlara göre, sünnetsiz kişilerin çok fazla kişiyle birlikte olmaları ve korunmasız seks yapmaları bile sünnetsizlik kadar hastalık riskini arttırmıyor. Raporda "Doğum sonrasında sünnet rutin şekilde uygulansa, cinsel hastalık enfeksiyonlarının oranı yüzde 48 azalır" deniliyor.
Etiketler:
kalın yarak,
karanlık,
karı,
karlı tarık,
makara,
pipi,
SÜNNET,
tarkan,
temizlik,
ürün
Erkeksen bunları bil!
Kadınların genelde kendilerine sakladıklarını artık erkeklerin öğrenme zamanı geldi. Belki de zaman zaman birşeyleri olmuş gibi göstermek karşımızdakini kandırmak anlamına gelmiyor. Ama şunu söylemekte fayda var; gerçeği bilmek insanlara masumiyetini geri kazandıracaktır. Haydi bakalım...
Dünya prezervatifle de güzel
Siz hiç hayatınızda plastik bir eldiven kokladınız mı? Ya da ağzınıza plastik bir eldiven tadında limon götürdünüz mü? Her neyse, tam her şeyden zevk almaya başlıyorken bir süre ara vermek zorunda kalmak ne kadar da kötüdür değil mi? Hayır, hiçbir şey kesinlikle doğal hali kadar güzel olamaz. Burada lütfen bize hak verin. Ama bir şey olması gerekiyorsa, olmalıdır. Bunu hiçbirimiz inkar etmiyoruz. Ve şu anda bir AIDS devrinde yaşadığımız için prezervatifle de yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Eğer doğaldan yana iseniz bir AIDS testi yaptırmak kadar kolay bir şey yok. Ve lütfen artık uzun süreli ilişkilerde karar kılın. O zaman biz de sizi daha çok seveceğiz...
Aşk olmadan meşk olmaz mı?
Tabii ki olur. Gerçekten de... Bazen olmaz ama çoğunlukla olur. Eninde sonunda bizler de romantik Ortaçağ kalıntıları değiliz. Hepimiz modern çağın gereklerini yerine getiriyoruz. Zaman zaman duyguların yerini başka şeyler alabiliyor. Eğer karşımızdaki bizim için çok istidatlı bir sevgili ise bizi gerçekten sevdiğini anlatması için zaten rol yapması gerekmiyor. Tıpkı bizim ona orgazm taklidi yapmayacağımız gibi, değil mi? Problem, bu özelliklere sahip sevgililerin zor bulunuyor olması. Ve yatakta yanımızda yatan adamdan en azından bizden hoşlanıyormuş gibi davranmasını istiyoruz ve kırmızı güller talep etmiyoruz. Ertesi gün bizi araması da yeterli aslında...
Bir saat, yarım saatten daha etkilidir
Biz kadınlar karşı cinsin bizi çok iyi anladığını, en azından anlamak için çaba gösterdiklerini biliyoruz! Bu yüzden erkek adı verilen bu cins de, bizlerin sevişme öncesinde 'ısınma' ihtiyacımız olduğunu ve 'ısınma'nın süresinin ne kadar uzun olursa herşeyin o kadar iyi olacağının farkında. Dürüst olmak gerekirse; ısınma süresini uzatmamızın nedeni biraz da 'oral oyun' oynamak istememizden kaynaklanıyor. Ama hiçbir zaman, kadınlar olarak göğüs uçlarımıza ya da vücudumuzun diğer bölgelerine aldığımız 'yaralar'ın heyecanlı olduğunu savunmuyoruz.
Erkekler her daim yapabilir...
Bunu en iyi kadınlar bilir. Futbol ya da tenis maçlarının önümüze geçtiği ve kıskançlık krizlerine gark olduğumuz tüm geceler bizim için kabustur. Ya da erken başlangıçlardaki şu bildik diyalog; 'Beni heyecanlandırdın sonra her şey çabucak oluverdi işte...' Aslında bu durumda hiçbir kadın erkeğini küçümsemez. Kadınları rahatsız eden erkeklerin o 'erkeklik' tavırlarıdır sadece.
Boyutu değil işlevi önemli
Dünya adil değil, hayat ise acımasız. Bazıları birşeylerden daha az alıyor, diğerleri ise hep daha fazla; daha çok para, daha fazla güzellik, daha fazla zeka... Hayal kurmaya devam edin. Ve bize lütfen şu soruyu sormayın; "12cm. mi 17 cm. mi?" Çünkü o anda her şeyi unutup dünyanın en dürüst cevabı da verebiliriz, dikkatli olun...
Dünya prezervatifle de güzel
Siz hiç hayatınızda plastik bir eldiven kokladınız mı? Ya da ağzınıza plastik bir eldiven tadında limon götürdünüz mü? Her neyse, tam her şeyden zevk almaya başlıyorken bir süre ara vermek zorunda kalmak ne kadar da kötüdür değil mi? Hayır, hiçbir şey kesinlikle doğal hali kadar güzel olamaz. Burada lütfen bize hak verin. Ama bir şey olması gerekiyorsa, olmalıdır. Bunu hiçbirimiz inkar etmiyoruz. Ve şu anda bir AIDS devrinde yaşadığımız için prezervatifle de yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Eğer doğaldan yana iseniz bir AIDS testi yaptırmak kadar kolay bir şey yok. Ve lütfen artık uzun süreli ilişkilerde karar kılın. O zaman biz de sizi daha çok seveceğiz...
Aşk olmadan meşk olmaz mı?
Tabii ki olur. Gerçekten de... Bazen olmaz ama çoğunlukla olur. Eninde sonunda bizler de romantik Ortaçağ kalıntıları değiliz. Hepimiz modern çağın gereklerini yerine getiriyoruz. Zaman zaman duyguların yerini başka şeyler alabiliyor. Eğer karşımızdaki bizim için çok istidatlı bir sevgili ise bizi gerçekten sevdiğini anlatması için zaten rol yapması gerekmiyor. Tıpkı bizim ona orgazm taklidi yapmayacağımız gibi, değil mi? Problem, bu özelliklere sahip sevgililerin zor bulunuyor olması. Ve yatakta yanımızda yatan adamdan en azından bizden hoşlanıyormuş gibi davranmasını istiyoruz ve kırmızı güller talep etmiyoruz. Ertesi gün bizi araması da yeterli aslında...
Bir saat, yarım saatten daha etkilidir
Biz kadınlar karşı cinsin bizi çok iyi anladığını, en azından anlamak için çaba gösterdiklerini biliyoruz! Bu yüzden erkek adı verilen bu cins de, bizlerin sevişme öncesinde 'ısınma' ihtiyacımız olduğunu ve 'ısınma'nın süresinin ne kadar uzun olursa herşeyin o kadar iyi olacağının farkında. Dürüst olmak gerekirse; ısınma süresini uzatmamızın nedeni biraz da 'oral oyun' oynamak istememizden kaynaklanıyor. Ama hiçbir zaman, kadınlar olarak göğüs uçlarımıza ya da vücudumuzun diğer bölgelerine aldığımız 'yaralar'ın heyecanlı olduğunu savunmuyoruz.
Erkekler her daim yapabilir...
Bunu en iyi kadınlar bilir. Futbol ya da tenis maçlarının önümüze geçtiği ve kıskançlık krizlerine gark olduğumuz tüm geceler bizim için kabustur. Ya da erken başlangıçlardaki şu bildik diyalog; 'Beni heyecanlandırdın sonra her şey çabucak oluverdi işte...' Aslında bu durumda hiçbir kadın erkeğini küçümsemez. Kadınları rahatsız eden erkeklerin o 'erkeklik' tavırlarıdır sadece.
Boyutu değil işlevi önemli
Dünya adil değil, hayat ise acımasız. Bazıları birşeylerden daha az alıyor, diğerleri ise hep daha fazla; daha çok para, daha fazla güzellik, daha fazla zeka... Hayal kurmaya devam edin. Ve bize lütfen şu soruyu sormayın; "12cm. mi 17 cm. mi?" Çünkü o anda her şeyi unutup dünyanın en dürüst cevabı da verebiliriz, dikkatli olun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)