10 Haziran 2007 Pazar

Her erkeğin bilmesi gereken 84 şey

1- Hangi zemin için hangi boyayı seçmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Yapının dış kesimindeki kaba ahşabı boyamak için yağ bazlı boyaları tercih din. Geri kalan her yerde plastik kullanabilirsiniz. Yağ bazlı boyaları sürmek için kıl fırça kullanın ve işiniz bittikten sonra fırçaları tinerle temizleyin. Plastik boyayla naylon fırça kullanabilir, fırçaları sabun ve suyla temizleyebilirsiniz.

2- Ayakabı alacaksanız, alışverişe akşam saatlaerinde çıkmalısınız. Akşamüstü ayaklarınız iyice şişmiş olacağı için, ayakkabınızın ayağınızı vurma olasılığını azaltmış olursunuz.

3- Demir-çelik eşyalarınızın paslanmasını engellemek için her türlü demir alet edevatı tahta kutularda saklayın. Tahta, havadaki nemi emerek paslanmayı önler.

4- Pablo Picasso'nun dediği gibi "Güzel bir kadının fısıltısı göreve çağrılmanın gökgürültüsüdür". Güzel bir kadın, kulağınıza fısıldadığında bunu sakın unutmamalısınız.

5- Jimi Hendrix' in adının tek "m" ile yazıldığını bilmelisiniz.

6- İkebena, feng shui ve tai chi'nin ne olduğunu bilmelisiniz. İkebena Japonlar' ın çiçek düzenleme sanatıdır. Fenf shui de bir çeşit ev düzenleme sanatıdır. Evin kapısının yönü, yatağın prize göre konumu, çeşitli aksesuvarların kullanımı hep feng shui'nin alanına girer. Hemen örnek verelim: Feng shui'ye göre sifonu çekerken klozetin kapağını kapatmalısınız, yoksa suyla birlikte sizin enerjiniz ve paranız da gider. Kapının hemen arkasına bir zil yada rüzgar çanı takarak kötü düşünceli insanların size zarar vermesini engellemiş olursunuz. Kafasında kötülük olan biri, evinizden içeri girdiğinde zilin ya da çanın sesini duyar ve dikkati dağılır, böylece size zarar vermez. Tai chi ise Çinlilerin sabahları güneşim doğuşunu karşılamak için parklarda, açık alanlarda yaptıkları hareketlerden oluşan bir Uzakdoğu sporudur. Vücuttatki enerji noktalarını doğru kullanmayı, gücü doğru yöne akıtmayı ve günlük hayatta çalışmayan kas gruplarını ve kemikleri çalıştımayı amaçlayan tai chi, dövüş sanatının da en yumuşak ve en ustalıklı örneklerinden biridir.

7- Yazı tura atarken yazıyı tercih etmelisiniz. Tura yüzü, yazı yüzünden azıcık daha ağırdır;bu nedenle yazı yüzünün gelme olasılığı daha yüksektir.

8- Modern dünyanın yedi harikasını bilmelisiniz. Empire State Building (ABD), Giza Piramitleri (Mısır), Pisa Kulesi (İtalya), Washington Anıtı (ABD), Eyfel Kulesi (Fransa), Tac Mahal (Hinistan), Ayasofya (Türkiye).

9- Şarabı kaç derece sıcaklıkta içmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Kaliteli kırmızı:12 - 14 derece. Kırmızı, roze ve kaliteli beyaz: 8 - 10 derece. Tipik beyaz: 6 - 8 derece Tatlı beyaz ve şampanya: 4 - 6 derece.

10- Kırmızı şaraba "nefes aldırmak" için kadehe koyun, çünkü şişede kaldığı sürece nefes alamaz. Yaşlı kırmızı şarapların bir, taze şarapların iki-üç saat süreyle nefes alması gerekir.

11- Daha büyük balık yakalamak için oltanızı derin sulara değil, kıyıya yakın yerlere atın. Nehrin ortasında akıntı, kıyıya oranla dört kat daha güçlü ve hızlıdır. Su ne kadar hızlı akarsa yüzen balık da o kadar küçük olur. Büyük balıklar genellikle kıyıya yakın sularda yüzmeyi severler.

12- Diyelim ki yolunuz Las Vegas'a düştü. Kumarın hangi dalına eğilmeniz, hangisinden uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Uzun vadede, oynanacak en iyi oyun 21'dir. Bu oyunda casinonun kazancı, her 100 dolar için 50 cent'i geçmez. En kötü kumar mı? Tabii ki slot machine (tek kollu canavar).

13- Kocakarı reçetelerine prim vermeyin. Soğuktan donmuş yerinizi karla ovmayın, yanıklarınızın üzerine tereyağı sürmeyin ve yılanın ısırdığı yeri kesmeye çalışmayın. Vücudun uç noktaları, yani el ve ayaklar, soğuktan en çok etkilenen ve donma olayının ilk görüldüğü yerlerdir. Kan akışını tekrar normale döndürmek için elinizi soğuk su dolu bir kaba sokun ve kaba yavaş yavaş sıcak su ekleyin. Yanık tedavisinde tereyağı gibi kocakarı ilaçlarına güvenmek yerine yarayı iyice temizleyin ve sarın. Yılan ısırığına gelince, ısırılan yeri bıçakla kesmek yada ısırıp tükürmek gibi yöntemlere boşverin, profosyenel yardım isteyin ve yardım gelene dek mümkün olduğu kadar hareketsiz kalmaya çalışın.

14- Alüminyum folyo çiğnediğinizde, ağzınızda oluşan tuhaf metalik tadın nedeni elektrik akımıdır. Alüminyum, ağzınızdaki tükürükle biraraya gelince reaksiyona girer ve bir çeşit küçük pil işlemi görür.

15- Doğada eti taze korumak için kurutmalısınız. Eti uzun ve ince dilimlere ayının, üzerine tonlarca tuz dökün, sonra sineklerden korumak için üzerini örtün ve dört saat bekleyin. Kurutmak için bir kaç gün güneş altında bırakın. Et kuruduktan sonra, bir yıl süreyle tazeliğini korur.

16- Gökyüzüne baktığınızda, gözlerinizin önünde oluşan ipçik gibi şekiller, biz annemizin karnındayken gözlerimize kan taşıyan ve doğumdan hemen sonra parçalanarak yok olan hyaloid damarların artıklarıdır. Bu şekillerden kurtulmak istiyorsanız gözlerinizin tam ortasına bir iğne batırın (Uyarı: Bu işlem büyük acı verir ve körlüğe yol açabilir!).

17- Doğadasınız, su kaynağına hala çok uzaktasınız ve malesef susadınız. Susuzluğunuzu gidermek için ağzınıza küçük bir taş atın. Böylece tükürük salgısını harekete geçirerek ağzınızın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.

18- Kamp yaparken en büyük sorun, çadırınıza sokmadığınız için dışarıda kalan ve çiyden ıslanan ayakkabılardır. Çok basit ayakkabılarınızı yan çevirin.

19- Diğer dillerde de bir kadına "Çok Güzelsin" demeyi öğrenmelisiniz. İspanyolca: Usted es hermosa. Portekizce: Voce e bonita. Fransızca: Vous etes belle. İtalyanca: Siesta bella. Almanca: Sie sind schön.

20- Clint Eastwood'un üç spagetti filmlerinin adlarını öğrenmelisiniz. Fistful of Dollars (Bir Avuç Dolar), For A Few Dollars More (Birkaç Dolar İçin) ve The Good, The Bad and The Ugly (İyi , Kötü ve Çirkin). Bu fimlere "spagetti western" denilmesinin sebebi yönetmenin Sergio Leone olmasıdır.

21- Yeryüzündeki en hızlı araba, 1 milyon dolar fiyat biçilen McLaren F1'dir. Saatte 320 km'lik hıza ulaşabilen araç aynı zamada dünyanın en büyük ivmeye sahip arabası. V-12 motoru sayesinde 3.6 saniyede 100km/saat'lik hıza ulaşabiliyor.

22- Çikolata, köpeklerin kalplerine zararlıdır. İki lokmalık gofret bile küçük bi köpeğin ölümüne sebep olabilir.

23- Köpekbalıkları ve timsahlar, dinozor değildir. Ama familyaları Paleozonik çağdan bu yana değişmeden kaldığı için bu iki hayvan yeryüzününen yaşlı yaratıkları arasında yer alıyor.

24- Köpekler arasında en keskin göze sahip tür, tazıdır.

25- Vibratör ilk kez 1880'li yılların başlarındai kadınlardaki isteriyle başa çıkmak isteyen doktorlar tarafından kullanılmış. Doktorlar, vibratörün kadınlar üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğunu saptamışlar.

26- "Tatlı dil ve bir tabanca yalnızca tatlı dilden daha etkilidir."Al Capone

27- Giydiğiniz çorabın pantolununuza mutlaka uymasına dikkat edin ve mokasen ayakkabının içine asla beyaz veya havlu çorap giymeyin.

28- Eğer kiloluysanız, koyu renk giysiler giyin ya da sizden daha büyük bir şeyin arkasına saklanın.

29- Kazağınızı asla pantalonuzun içine sokmayın.

30- İçinize atlet giymeyin eğer giyerseniz sakın kilodunuzun içerisine sokmayınız.

31- Kot pantalonunuzun altına bot giymeye çalışın, mokasen giymeyin.

32- Ceket giyip kravat taktıysanız, altınıza da kumaş pantalon giyin, sakın kot pantalon giymeye kalkışmayın.

33- Asla künye ve kolye takmayın.

34- Asla ayakkabınızın arkasına basmayın.

35- Çizgili gömlek ve kareli ceket giyebilir, desenli kravat takabilirsiniz; ama üçünü asla aynı anda yapmayın.

36- Saçınızı uzatabilirsiniz, bıyık bırakabilirsiniz ve pembe tişört giyebilirsiniz ama asla hepsini aynı anda yapmayın.

37- Vahşi doğada yaralanırsanız, yaranızı idrarla temizleyin. İdrar, vücuttan çıktığı anda sterildir, bulabileceğiniz diğer sulardan kat kat temizdir.

38- Toprak kayması gerçekleşirken, yamaçtan aşağı doğru kayan milyonlarca ton toprak ve kaya o kadar hızlı hareket eder ki, hava bu toprak kütlesinin arasında sıkışıp kalır. Kayan toprak, bir çeşit hava yastığının üzerinde hareket eder ve saatte 160 km'lik bir hıza ulaşabilir.

39- Periyodik tablodaki en yeni, en tehlikeli ve en kısa ömürlü radyoaktif element, 1996 yılında Hofmann, Ninov ve Hessberger'in çinko ve kurşunu birleştirerek bulduğu 112 numaralı ununbium. Elementin Latince isminin anlamı Bir-bir-iki-um". Ununbium'dan önce bulunan iki elemente unununium (No.111) ve ununnillium (No.110) isimleri verilmiştir. Yedi enerji seviyesinde 112 elektronu, 112 protonu ve 165 nötronu bulunan elementin atomik kütlesi 227.

40- Karpuz seçerken, karpuzun üstünü ve altını parmaklamayı bırakın, rengine bakın. Olgun ve lezzetli karpuzların üzerindeki koyu çizgiler, açıkçizgilerden daha kalındır. Karpuzun dışı ne kadar koyu renkliyse, içi de o kadar kırmızı ve lezzetlidir. Karpuz seçmenin bir yolu daha var. Bıçağı alıp karpuzu ikiye bölün, bir parça kesip tadına bakın. Güzel mi?

41- Süvari heykellerinin anlamını öğrenin. Atın duruşu süvarinin nasıl öldüğü hakkında bilgi verir. At geri çekilmişse, süvari savaşta ölmüştür. Atın tek ayağı havada ise süvari savaşta yaralanmıştı. Eğer dört ayağıda yerdeyse süvari başka bir sebepten ölmüştür (frengi gb.).

42- Pokerde hangi elin kazandığını bilmelisiniz. Floş (renk), fulden (üçlü +pair), ful üçlüden, üçlü kentten (aynı renklerden sıralı) üstündür. Kare floşu alır ancak floş royal (astan başlayarak sıralı, aynı renk) hepsinden üstündür. Bir elde birden fazla floş royal çıktıysa (ki çok çok düşük ihtimal), kupalı floş royal kazanır.

43- Bifteğinizin pişip pişmediğini, bifteği kesmeden anlayabilmelisiniz. Bunun en kolay yolu, bifteği parmaklamaktır. Başparmağınızı, sanki parmak izinizi çıkarmak için mürekkep ıstampasına bastırır gibi, etin üzerine hafifçe bastırın. Diğer elinizle de başınıza dokunun ve sertliklerini karşılaştırın. İyi pişmiş bir biftek alnınız kadar, orta sertlikteki bir biftek çeneniz kadar, az pişmiş bir biftek de burnunuzun ucu kadar sert olmalı.

44- Dünyanın zirvesinin 8848 metre yüksekliğindeki Everest olduğunu bilmelisiniz. Eğer daha yüksek olsaydı, zirveye astronotlar gibi giyinip tırmanmak gerekirdi. 11 bin metre yükseklikte, yüzde 100 saf oksijen solumak bile, canlı kalmanızı sağlayamaz. Çünkü o yükseklikteki son derece alçak hava basıncı, bitrojn baloncuklarının kana karışmasına yol açar ve bu da, dalgıçlarının vurgun adını verdikleri olaya sebep olur. Sonuç, emboli ve ölümdür.

45- Normalde 100 bin tel saçımız vardır. Her gün 25 - 125 arası saç teli kaybolur (Eğer bir sayfa hazırlıyorsanız, bu sayı artar)..

46- Kıtalar yılda 2 cm hareket eder.

47- İnsan beyni, içerdiği 100 milyar nöronla evrende bilinen en karmaşık şeydir. Beyinde ayrıca 500 milyar destek hücresi bulunur.

48- Bulutsuz bir gecede, ideal şartlarda, çıplak gözle 4 bin yıldız görebilirsiniz.

49- Vücudumuzda 7.5 metre uzunluğunda ince bağırsak 1.5 metre uzunluğunda da kalın bağırsak bulunur.

50- Bir fincan kahveye bakarak, hava tahmini yapabilirsiniz. İyi havanın habercisi olan yüksek hava basıncının, kahvenin yüzeyinde yarattığı etki nedeniyle köpükler, fincanın ortasında birikir. Bulutlu havanın ve yağmurun habercisi olan alçak basınç ise, kahvenin yüzeyini yukarı doğru vakumlar, köpükler de fincanın kenarlarında birikir.

51- Oltaya iğne takmanın kolay yolu: Misinanın ucunu kıvırıp düğüm yapın. Misinanın çift katlı ucunu, kancanın deliğine sokun. Kancayı misinanın içine geçirin. Misinayı yukarı çekerek düğümü sıkılaştırın.

52- Sfenks'in burnu, Napolyon'un orduları tarafından kırıldı mı? İşin doğrusu Sfenks'e, 1300'lü yıllarda Müslüman bir asker saldırdı. Adamcağız, Sfenks'in bir put olduğunu, o yüzden de yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

53- Kaptanlar, nikah kıyamaz. Kıyılması geminin uluslararası sularda olduğu düşünüldüğünde mantıklı görünebilir; ama doğru değil. Birçok ülkenin donanma kurallarına göre, gemi kaptanlarının insanları evlendirmesi yasaktır.

54- İnsan öldükten sonra derisi çekildiğinden saç, sakal ve tırnaklarının uzadığı sanılır fakat derisi çekildiğinden uzamış gibi görünür. İnsan beyni son derece gelişmiş olduğu için belirli işler için belirli bölgeler çalışır fakat gün boyunca beynimizin tamamı kullanılır.

55- İnsanın ne kadar çabuk kel kalacağı yada ne kadar kıllı olacağı tamamen genlerine bağlıdır. Yani traş etmenin yada kesmenin herhangi bir etkisi yoktur.

56- Einstein iyi bir öğrenciydi söylenenlerin aksine 11 yaşındayken üniversite düzeyinde fizik öğrenmişti. Küçük bir çocukken bile Yunanca ve Latince biliyordu.

57- Genelevlerin ve gece kulüplerinin bulunduğu bölgeler neden "kırmızı fener bölgesi" olarak anılır? Demiryollarının ilk günlerinde tren ikaz ışıkları, kırmızı boyalı yağ lambalarıydı. Demirolu işçileri vardiya değiştirirken bu lambalrı yanlarına alır, gittikleri genelevlerin kapısına asarlardı. Bu nedenle seks ticaretinin yapıldığı bölgeler günümüzde de "kırmızı fener bölgesi" olarak bilinir.

58- Bir erkek olarak mutlaka otomobillerden anlamalısınız. Araba lastiği değiştirmeyi öğrenmekle işe başlayabilirsiniz. El frenini çekiniz, Krikoyu yerine yerleştirin ve otomobili lastik boşta kalacak şekilde havaya kaldırın. Bijon anahtarlarıyla bijonları çarpraz şekilde gevşetin. Hepsini gevşettikten sonra bijonları deliklerinden çıkartın. Bijonları güvenli bir yere koyun ki kaybolmasınlar. Yedek lastiğimizi alın ve otomobilin ve lastiğin bijon delikleri üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Bir bijonu hafifçe gevşek bırakın. Sonra yine çarpaz şekilde diğer bijonları da yerleştirin. Bütün bijonları sıkılaştırın. Krikoyla otomobilinizi indirin. İşlem tamam.

59- Ütü izi olmayan pantalonlarınızı tersten ütülemeniz gerekir. Böylece kumaşın parlamasını engellersiniz.

60- Dörtçekerle difransiyelin farklı şeyler olduğunu bilmelisiniz. Lada Niva, Land Rover gibi araçlar zaten hep dörtçekerdir. Bozuk arazide difransiyel kilidini devreye sokmanız, aracı ikiçekerden dörtçekere geçirmeniz anlamına gelmez, çünkü araç üretildiği andan itibaren dörtçekerdir.

61- Nasıl ilkyardım yapılacağını mutlaka öğrenmelisiniz. Maalesef ilkyardım kurallarını, işin uzmanından öğremeniz gerekiyor. Bu konuda size yardımcı olamayacağız.

62- Damlatan musluk, bozuk telefon, ayarsız televizyonla uğraşmak gibi ufak tefek tamir, işlerini kendi kendinize yapmayı öğrenmelisiniz.

63- Microsoft ve Bill Gates hakkında üç beş geyik yapabilmelisiniz. Sözgelimi hisse senetleri değerinin %60 oranında yükselmeye devam etmesi durumunda Microsoft'un mal varlığının 2001 yılında 1 trilyon dolar olacağını, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline geleceğini bilmelisiniz.

64- Osmanlı Sultanlarından Fatih Sultan Mehmet'in iyi bir şair olduğunu (Avni), III.Selim'in de iyi bir bestekar olduğunu bilmelisiniz.

65- Zekanızla böbürlenip karşı cinsi aşağılamadan önce, dünyada şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek IQ derecesinin de kadınlara ait olduğunu bilmelisiniz.

66- Çocuklara ve hayvanlara karşı sevecen ve müşfik davranmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hiçbir kadın bebeklerin altını temizleyen ya da hiç şikayet etmeden çocuklarla oynayan bir erkeğe karşı koyamaz. Ama yine de bu sevgiyi abartmayın sevgiliniz çocuk istiyorsunuz olarak yorumlayabilir.

67- Mutlaka seyretmiş olmanız gereken onbeş film. When Harry Met Sally (Rob Reiner), Gorillas in the Mist (Michael Apted), Potemkin Zırhlısı (Einstein), Emmanuelle (Mutlaka Sylvia Kristel olmalı, Just Jaeckim), Temel İçgüdü (Paul Verhoeven), Baba Serisi (Coppola), Starwars Üçlemesi (George Lucas), Matrix (Wachowski biraderler), Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak (anonim), Muhsin Bey (Yavuz Turgut), The Wall (Alan Parker), Seven (David Fincher), herhangi bir Hitchcock filmi, Seks Hakkında Bilmek İsteyip de Soramadıklarınız (Woody Allen), Top Secret (Jerry ve David Zucker biraderler ve Jim Abrahams).

68- İçkinin insan vücudu üzerindeki etkilerini öğrenmelisiniz. Alkol herkesi farklı etkiler. 120 kiloluk bir adamla 50 kiloluk bir pilici aynı şekilde etkilemez. Ama yine de içkinin ruh ve beden sağlığınızda yol açtığı değişikliklere şöyle bir göz geçirdik.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.03
İçki olarak karşılığı (saatte): 2 şişe bira
Davranış değişikliği: Beyinde hafif bir uyuşukluk hissi vuku bulur, arkadaşlarınıza kaşı daha sevecen ve duygusal davranmaya başlarsınız. Arada sırada diliniz sürçer.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.08
İçki olarak karşılığı (saatte): 4 şişe bira
Davranış değişikliği: Ayakta durmak ve konuşmak gitgide güçleşir. İçkileri kimin ödeyeceğini fark etmezsiniz bile.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.18
İçki olarak karşılığı (saatte): 8 şişe bira
Davranış değişikliği: Dünyanın en korkunç yaratığı bile gözünüze hoş bir kadın gibi görünür.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.28
İçki olarak karşılığı (saatte): 12 şişe bira
Davranış değişikliği: Altınıza işersiniz ve bayılırsınız

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.38
İçki olarak karşılığı (saatte): 16 şişe bira
Davranış değişikliği: Eğer hala ölmediyseniz, ertesi sabah kesinlikle ölmüş olmayı isteyeceksiniz.

69- Mutlaka okumanız gereken 20 kitap: Kemalettin Tuğcu'nun bir eseri, İnce Memed (Yaşar Kemal), Cevdet Bey ve Oğulları (Orhan Pamuk), O (Stephen King), Değişim (Franz Kafka,) Taasuk-u Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami), Suç ve Ceza (Dostoyevski), Martı (Richard Bach), Hamlet (Shakespeare), Paranın Cinleri (Murathan Mungan), Nutuk (M.K. Atatürk), Şeker Portakalı (Vasconcelos), Gülün Adı (Umberto Eco), Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundura), Kasabanın En Güzel Kızı (Charles Bukowski), Gönülçelen (J.D.Salinger), Fırıncının Kızı (Anonim), Ayaklar (Melih Cevdet Anday), Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway), Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez).

70- Evinizde bulunması gereken 10 adet çok nadir ancak sote CD: Wish You Were Here (Pink Floyd), The Commiments (Film Müziği), Hababam Sınıfı (Soundtrack Albümü), Carmina Burana (Carl Orff), Stationary Traveller (Camel), Dancing With The Lion (Andreas Volenweider), Nothing Like The Sun (Sting), Joshua Tree (U2), Ele Güne Karşı (Mazhar Fuat Özkan).

71- En azından bir tane kokteyl hazırlamayı bilmelisiniz. Size bir yazlık bir de kışlık 2 basit örnek:

Margarita: 1 ölçü tekilla, 2 ölçü limon suyu ve 1/3 ölçü Contreau likörü shaker'a (eğer yoksa olacağını sanmam sıkı kapanmış bir kavonozda olabilir) atın ve kırık buz ekleyip iyice sallayın. İçkiyi koyacağınız kadehin kenarını ıslatıp tuza batırın, sonra hazırladığınız karışımı buzlarını süzüp kadehlere koyun.

İrish coffe: Kahve yapın ve şarap kadehine koyun. İçine 3 tane kesme şeker 1-1.5 kapak viski karıştırın. Kahve durulduktan sonra, soğumuş ve hafif katılaşmış kıvamdaki kremşantiden bir çay kaşığı alıp kahvenin üzerine koyun. Kremşantinin üzerine de çikolata kırıntıları serpiştirin.

72- Profosyonel bir masör kadar olmasa da basit masaj tekniklerini bilmelisiniz. Omuzları ya da deriyi mıncıklamak, masaj değildir. Doğru dürüst masaj yapabilmek için başparmaklarınızla omuzlarda ve omurganın iki yanında basınç uygulamalısınız. Masaj yaparken ellerinizi mümkün olduğu kadar çok açmalı, böylece masaj yapacağınız bölgeyi genişletmelisiniz. Sırt derisini baş ve işaret parmaklarınızın arasında kaydırarak belden omuzlara doğru düz çizgi halinde ilerleyin. Omuzlarda "piyano" adı verilen hareketi yapın, yani parmaklarınızın uçlarını sanki tuşları çok sert olan bir piyanoyu çalıyormuş gibi kasların üzerinde gezdirin. İki elinizin başparmaklarını ense üzerinde yan yana getirin ve yavaşça açarak aşağıya doğru inin. Genellikle kaburga kemiğiyle omurga arasında kalan bölgede kulunç oluşur, kulunçları gevşetmek için dirseklerinizi kullanabilirsiniz. Bunun için dirseğinizi kaburga kemiğinin sone erdiği noktanın biraz üstüne yerleştirin ve dairesel hareketlerle hafifçe bastırın. Sakın abartmayın, masaj yaptığınız insanın canını yakabilirsiniz.

73- Araba kullanmayı bilmeli, iyi bir şöför olmaya dikkat etmelisiniz. Sürekli aşırı hız-ani fren ikilisini tekrarlamaktan kaçınılmalı, otoyolda slalom yapmamalı, şerit değiştirirken mutlaka sinyal vermeli, emniyet şeridini gerekmedikçe kullanılmamalı, önünüze aniden çocuk, kedi, köpek fırlayabileceğini hesaba katarak otomobili buna göre sürmeli, yağmurlu günlerde yayalara su sıçratmamaya özen göstermeli, zırt pırt kornaya basmamalı, trafik ışık ve levhalarına uymalı ve en son olarak da aracınızı sürerken asla ama asla küfretmemelisiniz.

74- Bilgisayar ve İnternet özürlü olmamalı, bir an önce sanal aleme adım atmalı, bir ICQ numarası edinmeli ve chat olayına girmelisiniz.

75- Elektrikli herhangi bir alet bozulduğunda, öncelikle sigortayı kontrol etmek gerektiğini unutmamalısınız.

76- Küp gibi içtiğiniz zaman, o berbat akşamdan kalma hissinin üstesinden gelebilmek için Alka-Seltzer veya foşurdayan Aspirin içmelisiniz.

77- Hoş sürprizler yapabilmek için özel tasarımları olan en az bir mücevherci bilmelisiniz. Gilan ve Urart, bunlardan ikisi.

78- Gece atıştırmaları ya da muhteşem kahvaltılar için buzdolabınızda mutlaka havyar veya somon, dil peyniri,mayonez ve turşu zeytin bulundurmalısınız. Buna kimyonlu peynir veya limon da ekleyebilirsiniz.

79- Ayın son gününde bile en az 50 milyon TL limiti olan bir kredi kartınız olmalı.

80- Yalnızca kadınları daha kolay tavlama için değil kendi sağlığınız içinde vücut temizliğine özen göstermeniz gerekli. Haftada en az 4 kez yıkanmalı, tırnaklarınızı düzenli olarak kesmeli, dişlerinizi hergün fırçalamalısınız.

81- Nemlendirici, temizleyici losyon gibi cilt bakım ürünlerinin sadece kadınlar için üretilmediğini öğrenmelisiniz. Traştan sonra limon kolonyası devri kapanalı çok oldu. Artık hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları, çalıştığımız ofislerin bozuk havalandırma sistemleri, barlardaki ve restoranlardaki bol sigara dumanı cildimize gitgide daha çok zarar vermeye başladı. Kokoş olun demiyoruz, ama cildinizin yıpranmasını istemiyorsanız, kendinize bakım yaptırmalısınız.

82- ABD'deki insanların yarısının obez (aşırı şişman) olduğunu ve dünyada herkes Amerikalılar kadar çok yeseydi, tüm doğal kaynakların en çok 2 - 3 yıl içinde tükeneceğini bilmelisiniz.

83- Dünyanın en çekici erkekleri sayılan Antonio Banderas'ın çok kısa boylu, Ricky Martin'in de homoseksüel olduğunu, dolayısıyla kız arkadaşınızın da diğer kadınlar gibi cüce homoseksüellerden hoşlandığını öğrenmelisiniz.

84- En az üç çeşit yemek pişirmeyi öğrenmelisiniz. Hem aç kalmaz, hem de istediğiniz hatunu rahatlıkla kucağınıza düşürebilirsiniz. Çünkü kadının da kalbine giden yol, midesinden geçer. İşte basit bir omlet tarifi: Mısırlı omlet (tek kişilik) 1 kutu mısır konservesi, 2 yumurta, 1 - 2 dilim kaşar peyniri, biraz süt bir tatlı kaşığı tereyağı, bolca baharat tabi ki tuz. Bir kaseye yumurtuları kırın ve içine azıcık kaşar peyniri ufalayarak iyice karıştırın. İsterseniz birkaç damlada süt koyabilirsiniz. Teflon tavaya yağı ve mısırı koyun. Tavanın tabanını mısırla kaplayın ve yağ eriyene kadar pişirin. Kasedeki karışımı teflon tavaya dökün. Yumurtanın ve kaşar peynirinin, mısırın üzerinde eşit olarak dağılmasına dikkat edin. Kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirmeye bırakın. Bir süre sonra yumurta iyice kabaracak ve üstü de katılaşacaktır. O zaman baharat serpin ve yeniden kapağını kapatıp azıcık daha pişirin. Yumurtanın iyice pişip pişmediğini anlamak için tahta spatulayla omletin kenarını kaldırıp mısırların rengine nakın. Pişmişse yiyebilirsiniz.

İstanbul bekarları nereye takılır?


Bu yazı, sevgilisizlikten fena halde bunalmış bir kadın arkadaşımızın "Nereye gider bana uygun sevgili adayları" sorusu üzerine aklımıza geldi. Gördük ki, böyle bir rehber herkese lazım... Ama şimdilik -maalesef- İstanbul ile sınırlıyız. "Şimdi buyrun İstanbul bekarlarının gezinti haritasına...


Bohem bekarlar
Genelde Cihangir ve Tünel civarında oturuyorlar. Bu bohem merkeze uzak oturanları da var elbet. Ancak ortak noktaları çoğunlukla Beyoğlu'na takılmaları. Akşam iş çıkışından tutun da, haftasonu gidilen sinemaya kadar tercih edilen tüm mekanlar Beyoğlu'nda. İşte bohem bekarların gözde gezinti mekanları:
* Gece dağıtmak için İmam Adnan Sokak'taki Melek, hala en çok tercih edilenlerden... Atlas Pasajı'ndaki Sefahathane de öyle.
* Beyoğlu'na takılan bohem bekarların bir kısmı aynı zamanda "ucuzcu" olduğu için, demlenmek için önce 1 milyona bira satan yerlerin yolunu tutuyorlar. Bu yüzden Nevizade'deki ucuzcu birahaneler bir numaralı uğrak yerlerinden. Mesela Cumhuriyet Meyhanesi'nin hemen karşısındaki Asmaaltı, ucuz biracı bohem bekar dolu... Çoğu senarist, ışıkçı ya da kameraman olarak çalışan bekar erkeğe burada rastlamak mümkün...
* Entel bohem bekarlar genelde cafelerden çıkmıyor. Uzun uzun dergi, gazete, hatta kitap okumak için cafeler ideal nitekim. Tünel Geçidi'ndeki Kave ya da meşhur Kaktüs Cafe, ilk elde akla gelen iki bohem bekar mekanı. Kumbaracıbaşı Yokuşu'ndaki Mihriban ise nargile içmek ve scrabble oynamak için favori kahvehanelerden... Unutmadan, bir de Refika var tabii. Çukurcuma'daki mekanın haftasonu brunchları, bohem bekarların es geçmediği bir numaralı etkinlik...
* Spor salonlarında hala Cihangir'deki Kuzey Yıldızı gözde. Buranın bir alternatifi daha açılmış değil.

New Yorker bekarlar
Boğaz civarında, mümkünse Bebek dolaylarında oturmayı tercih ediyorlar. Çünkü sabah kalkıp Bebek Koru Kahve'de ya da iki adım gerideki Bebek Kahve'de kahvaltı etmek ayrı bir keyif onlar için... İşte New Yorker bekarların İstanbul'daki gezinti haritası:
* Rahatlık ve eğlence, yaşamlarının iki önemli kelimesi olduğu için geceleri gidilen mekanlar da buna uygun oluyor haliyle. Akşamüstü Manhattan, Touchdown; yemek için Bebek'teki New Yorker, Ulus'taki 29 ve Loft, eğlence için Nu Pera ya da Buz Bar. Olmadı Karaköy'de Safran. Unutmadan; üçüncü dünya mutfaklarını modernize eden tüm restoranlar ilgi
alanlarına giriyor. Misal; Tayland mutfağından örnekler sunduğu yemekleriyle New Yorker'ların bir numaralı mekanı olan Tünel'deki Lokal. Ayrıca pazar günleri New York Brunch yapan Etiler'deki Lemon'u da unutmayalım.
* Kuruçeşme'deki Boxer Cafe, Bağdat Caddesi'ndeki New York Bagel Factory ve tabii Beyoğlu'ndaki Soho.
* Sinema için favorileri Hillside ve Mayadrom. Zaman zaman Ortaköy Feriye. O da Pazar günleri kahvaltı sonrası...
* Fit olmaya özen gösteren New Yorker bekarların spor salonları yine Hillside ya da Maya Spor Merkezi (Akmerkez'in hemen arkasında).

Clubber bekarlar
Onlarla arkadaş olmanız için sıkı bir elektronik müzik müdavimi olmanız, stil kaygısı taşımanız ve gelen her DJ'ye tapınmanız gerekiyor. Zor iş yani... İşte "clubber bekarlar'ın İstanbul gezinti haritası...
* Yemeklerini genelde Urban Bug Lounge'da yiyorlar. Yeni açılan Nişantaşı'ndaki Evo da kısa sürede favori mekanları arasına girmiş durumda...
* Unig, Switch, Venue, Jukebox, Cantina, Wasp, Space ve Peri Petiee; clubber bekarların gece takıldıkları en belli başlı mekanlar.
* Alışveriş için sıkça Atlas Pasajı'ndaki Pulp'a, Beyoğlu İş Merkezi'ndeki bazı dükkanlara ve tabii ki Terkos Pasajı'na haftada bir- iki kez mutlaka uğruyorlar. Çünkü buralardaki mallar sürekli güncelleniyor ve tabii çok ucuz oluyor.

Fit bekarlar
Onlara gece hayatı içinde rastlamak pek olası değil. Çünkü boş vakitlerinde spor salonlarından çıkmıyorlar. Her dem "fit" ve sağlıklı olmak hayatlarının en önemli gailesi...
Bu yüzden "fit" bekarlar, aşağıdaki adreslere sık sık uğruyor.
* Kimi fit bekarlar için pazar günleri kalkıp Belgrad Ormanları'nda koşmak çok "in". Bu yüzden ünlüleri de dahil, İstanbul'un fit bekarları pazar sabahı orada koşturuyor.
* Otellerin her türlü hizmeti (fitness, sauna, masaj) içinde barındıran kompleks spor salonları, fit bekarların her daim gözdesi. En çok tercih edilen yine de Hyatt Regency ve Ceylan.
* Levent'teki fit bekarların iş çıkışı uğrak noktası Polo Center içindeki Sports International.
* Meşhur Planet Health Club'ı yazmasak olmaz.


Sosyetik bekarlar
Hayatları holding merkezli geçtiği için onları İstanbul'un sayılı lüks otellerinin barında yine iş bağlantılı bir yemekli toplantıda görmeniz kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla bu bekarların hayatlarının odak noktası genelde otellerdir.
* Hyatt Regency'nin Polo Bar'ı, The Marmara'nın Roof'u, Ritz Carlton'ın Chocolate'ı hem iş hem de yemeğin sentezlendiği bilumum noktalar olduğu için buralardan pek çıkmazlar.
* Borsacı olanları Levent'teki Gatto'ya, Camelot'a, San Marzano'ya da takılabilir.
* Cafelerde zaman harcamadıklarını anlamışsınızdır. Belki bir tek Aşşk Cafe'ye giderler. O da daha çok yazın... Geceleri eğlence adına Vogue'a, Anjelik'e, Nu Pera'ya gittikleri görülmüştür. Ama asıl vazgeçemedikleri tek yer Papermoon'dur! Nişantaşı'ndaki
Armani Cafe'de öyle...
* Sinema için son gözdeleri tabii ki, koltuğu uyku pozisyonuna getirilebilen Ritz Carlton içindeki Shop And Miles sineması.

/ Nerede lan bu?

Kadınlar ve Dayak


Bu ne yazık ki erkeğin doğasında olan bir duygu: Erkekler attıkları dayağın ardından sevişmek istiyor. Her şeyi 'oldu', 'bitti' ve 'kapandı' diye düşünüyor. Ama bu arada kadın çok aşağılanıyor, erkekse bunu görmüyor. Kadının sevişince kendisiyle barıştığını zannediyor.
Balıklı Rum Hastanesi Psikiyatristi Doç. Dr. Özkan Pektaş, aile içi şiddetle ilgili sorularımızı yanıtladı.



Sizce dayak mutlaka boşanma nedeni midir?

- 'Dayak boşanma nedenidir' ya da 'değildir' diye kesin bir şey söylenemez ama dayak evliliklerde bir defa olmamalı. Çünkü dayak çok ağır bir davranıştır ve bu davranış kabul edildiğinde, buna göz yumulduğunda tamamen meşrulaşmaya başlar. Erkek bunu karşı tarafın kaldırdığını gördüğü zaman; sonrasında şiddet aile içinde devam ediyor. Burada en önemli nokta; şiddete neden olan yan etkenlerdir. Kişinin alkol, madde kullanımı, tepkilerini kontrol etme güçlüğü, bir hastalığı varsa bu da göz önüne alınmalı ve boşanmaya yönelik kararlar ona göre verilmelidir.

Ne tip evliliklerde dayak rutinleşiyor?

Şiddetin başlangıcı her zaman dayakla olmaz. Psikolojik bir baskıyla başlar, arkadan ekonomik şiddet gelir ve ondan sonra dayak başlar. Evlilik başladığı andan itibaren önce çiftler arasında birbirlerine uyguladıkları baskılar ortaya çıkar. Bunlar her zaman dayak olmuyor. Önce özgürlüğün kısıtlanmasına çalışılıyor. 'Onunla görüşme, bununla görüşme, para harcama' gibi... Bu tip durumlardan sonra şiddet, en son kademe olarak ortaya çıkıyor. O nedenle biz 'şiddet' denince ilk önce dayağı değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik şiddeti görüyoruz. En sonunda, fiziki şiddet de zaten ne yazık ki geliyor. Alkol, madde ve şiddetin olduğu ailelerde dayağa çok sık rastlıyoruz.

Evlilikte ilk yıla dikkat!

Bir çift arasında, dayağın hazmedilip sonra evliliğin normal temposunda sürdürülmesi mümkün mü?

- Mümkün. Eğer bu dayak şiddet yanlı bir psikolojik probleme bağlıysa olabilir. Dayak atan kişi psikolojik problemini çözümleyebilir, kendini değiştirirse arkadan evliliklerin düşünülenin aksine iyi gittiğini görüyoruz. İnsanlar zannediyorlar ki dayak söz konusu olduysa boşanmaları gerekir. Ama öyle olmuyor, kişi yardım alıyor ya da almıyor, yaşadığı yalnızlıktan ciddi bir ders alıyor ama yine de dediğimiz bir kez olmalı. Tekrar söylemek istiyorum ki; dayak bir kez tolere edilebilir. Dayağı atan kişi, o andan sonra değişmesi gerektiğini kabullenip psikolojik yardım alırsa evlilikler sürebilir.

Dayak yiyen taraf, dayak atan tarafı teşvik etmiş olabilir mi?

- Olabilir. Karşındaki insanı suça teşvik etmek, açık vermesini sağlamak amacıyla da bazen istemli ya da istemsiz başvurulduğunu görüyoruz. Bunu bilerek yapanlar var. Kadın ya da erkek; karşısındakine o kadar dolu ailesine ispatlayabileceği bir kanıt yakalamak uğruna, karşısındakini buna zorlayabiliyor.

Boşanma dönemlerinde dayak olayı alalen ortaya çıkıyor sizce bunun nedeni nedir?

- Boşanma dönemi iki tarafın birbirine bağırıp çağırdığı dönemdir ve artık tamamen kontrolden çıkılan bir dönem...

Evliliğin dayak açısından en tehlikeli dönemleri ne zaman?

- Bunları da en yoğun evliliğin ilk birinci yılı ve çocuk olduktan sonra ilk iki yıl şiddet açısından en tehlikeli yıllar. İlk bir yıl çok şiddetlidir. Bebek bile kurtarmıyor, daha kötü olabiliyor. Çocuğun doğumuyla birlikte evin içinde çok farklı bir trafik başlıyor. Anneanneler, babaanneler, evin içindeki kadına karışmalar, kadının önceliği bebeği, erkek gereken önemin verilmediğini düşünüyor, cinsel soğumanın en yoğun olduğu dönem başlıyor. Bu sırada eve giren aile büyükleri, gece uykusuzlukları derken dayak daha çok ortaya çıkabiliyor.

Çok aşk ya da sevgi nedeniyle dayak atmak mümkün mü?

- Sevdiğin bir şeye zarar vermek tamamen aykırı bir durum. Böyle bir savunma; sadece çok kötü bir savunma mekanizması olabilir.

Cinsel şiddet de yaygın

Büyük aşklar; büyük kinler ve atılan yumruklarla nasıl bitiyor?

- Evin içindeki sevgi kolaylıkla şiddetli öfkeye dönüşebilir. Borderline kişilik bozuklukları ağır antisosyal kişilik bozuklukları burada çok önemli. Bu tip eşlerle yapılan evliliklerde her zaman bir tehlike vardır. Borderline'lar bir anda göklere çıkartırlar. 'Sana taptım, senin gibi kadın görmedim'leri bir süre sonra 'Allah belanı versin'e dönebilir.

Sizce kadınlar dayak yediklerini neden anlatmaya başladılar?

- Önceden dayağa karşı hassasiyet o kadar çok yoktu. Eskiden 'o senin kocandır döver de sever de' düşünceleri vardı. Ama insan kaderinin dayak yemek olmadığını artık öğrendik. Eskiden polis karakollarında aile mahkemeleri kurulur 'olur böyle şeyler' diye gönderirdi, şimdi kabullenmiyor.

Dayağın eğitimle ilgisi var mı, son dönemdeki haberlerden görüyoruz. Pek çok diploması bulunan insanlar da dayakçılar arasına katılıyor?

- Sosyoekonomik seviyesi yüksek ailelerde şiddet görülüyor, hiçbir şekilde dışarı yansımayacağını düşünüyorlar. 'Bu nasılsa dışarıya yansımaz' diyorlar. Diplomalar dayağı engellemiyor. Ancak son dönemde yaşananlar insanlara örnek oluyor. Aileler belki bunları deşifre ettikleri için acı çekiyorlar ama topluma son derece olumlu mesajlar veriyorlar. Kadınlar artık itiraf etmekten çekiniyor erkek de deşifre korkusuyla tepkilerine daha çok hakim olmaya başlayacaklar. Üzeri çok örtülüyor ama evliliklerde cinsel şiddet de son derece yaygın. Sosyokültürel seviye düşünce aile içinde cinsel şiddeti de görüyoruz.

Şiddet ortaya çıktığında ne yapmalı, ilk tokattan sonraki tepki ne olmalı, siz hastalarınıza neler öneriyorsunuz?

- Bulunduğunuz ortamı bir süreliğine 'terk edin' diyorum. Hayatınızı koruyun diyorum. Ölmemeye çalışın diyorum. Şiddetin nereye gideceği bilinemez. O an değil ama daha sonra orayı kesin terk etmelerini öneriyorum. O anda çok tehlikelidir. İlk şiddet anından sonra büyük tepkiler vermek doğru değildir, karşısındakinin sakinleşmesini beklemesi gerekli. Ertesi sabah güvendiği, tanıdığı, sevdiği kişilerin yanına gidip kendine süre tanımalıdır. Erkekler dayak olayının ardından sevişmek isteyebilirler. Maalesef o tip kişilik yapısı gösteren erkeğin doğasında olan bir şey. Her şeyi oldu, bitti ve kapandı diye düşünmeye çalışıyor. Ama kadın orada çok aşağılanıyor, erkek ise bunu görmüyor. Kadının da barıştığını zannediyor.

Tokattan sonra hemen evi terk mi etmeli?

- O an olmaz, o an çekip gitmek karşı tarafın daha çok hiddetlenmesine yol açabilir. Kadının o an ilk yapacağı hayatını korumaktır. Sonra mutlaka o ortamdan uzaklaşmalı. Ardından ne yapacağını oturup düşünmeli. O insanın alkol ya da madde sorunu varsa tedavi edilmeye yanaşması gerekir. Kadın şiddetten sonra ayrılmaya karar verirse zaten şiddet gösteren kişi tehdit eder, ki bu tehdit genellikle 'çocuğu vermeyeceğim' olur. Kadın bu durumda daha da ağır örseleniyor. Bu bir kadına verilebilecek en büyük acılardan biridir. Bir kadının canını koparırsan o da her şeyi yapabilir.

Dayak yiyen kadının şiddetle karşılık vermesi acaba karşı tarafı caydırır mı?

- Tam tersi. O psikoloji içinde dayak yiyen kadının tepki vermesi kavgayı çok daha inanılmaz yerlere götürebilir. Şiddet gösteren insana karşı, kadının durmasını istiyoruz. Doğal olarak kabul etmemiz gereken erkeğin kas gücüdür. O an gösterdiği tepki tamamen mantıksızdır. O anda mantıklı hareket etmesi beklenemez, yalnızca yatışmasını sağlamak için kadının mümkün olduğunda kendisini bir yere atması gerekir. En doğru olanı kaçmak ve yardım istemektir.

Alkol kullanımı ortalığı alevlendiriyor

Alkol kullanımı olduğunda neden dayak da artıyor. İnsanın doğasında olan saldırganlık mı açığa çıkıyor?

- Alkolle birlikte muhakeme yeteneği bozuluyor. Karşı tarafın bunu hak ettiği düşünülüyor. Kolay kolay ayık kafayla karısını dövemeyecek biri bile, o an rahatlıkla şiddet uyguluyor. Daha sonra da büyük bir pişmanlık duyuluyor ve alkolün etkisi geçince; duyduğu pişmanlık nedeniyle şiddet olayının kolay tamir edilebileceğine inanıyor. Kapanmadığını gördükçe daha garip, daha tuhaf yollara başvuruyor ve olaylar daha da alevleniyor.

Eşine dayak atan kadınlar da var

Peki hiç karısının dayağından yakınan bir adama rastladınız mı?

- Çok nadir olarak rastladım. Belki bin tanede bir tane çıkıyor. Ama bunların da çok ele alınıp incelenmesi doğru değil. Bilimsel olarak bir manası yok. Bu nadir ve özel bir durumdur.

6 Haziran 2007 Çarşamba

Erdoğan, 'sivil anayasa'yı hazırlayacak kadroyu kurdu

AK Parti'nin adayları arasında hukukçu ağırlığı dikkat çekiyor. Listedeki 550 kişiden 93'ü hukuk kökenli isimlerden oluşuyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan, 'sivilleşme, demokrasi, hukukun üstünlüğü' gibi kavramları öne çıkaran bu isimleri listenin üst sıralarına yerleştirdi. Bu durum, "Erdoğan, 12 Eylül döneminde hazırlanan Anayasa'yı sivilleştirmeyi hedefleyen kadro ile seçime giriyor." yorumlarına yol açarken, Ertuğrul Günay, Prof. Dr. Zafer Üskül, Ayşe Bahçekapılı, Hüsnü Tuna gibi isimlerin yeni dönemde önemli görevler üstlenmesi bekleniyor.

AK Parti'nin yeni dönemdeki en önemli misyonu olarak 'daha sivil ve demokratik bir anayasa ile yüksek yargı ile yaşanan sorunların giderilmesi' gösteriliyor. İktidarda kaldığı 5 yıllık süre içerisinde AK Parti en fazla yargıda zorlandı. Hükümetin birçok kararname ve ataması Köşk ile birlikte yargıdan döndü. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı da Anayasa Mahkemesi'nin '367 kararı' sonucu gerçekleşmedi.

Tek başına iktidarı hedefleyen Başbakan Erdoğan, listeler hazırlanırken birikimli ve reform zihniyetine sahip hukukçulara özel ilgi gösterdi. 150'nin üzerinde milletvekilinin tasfiye olduğu listede Prof. Dr. Burhan Kuzu, Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan, Hakkı Köylü, Bekir Bozdağ, Sadullah Ergin ve Haluk İpek gibi isimler yerlerini korudu. Partiye yeni katılan isimlerin önemli bir bölümünü de hukuk nosyonuna sahip isimler oluşturdu. Erdoğan'ın bizzat davet ettiği CHP eski Genel Sekreteri Ertuğrul Günay ile Prof. Dr. Zafer Üskül, 1982 Anayasası'nın değişmesini her fırsatta dile getiren isimler. Üskül, Türkiye'de demokratik standartların yükseltilmesine ilişkin TÜSİAD'a rapor da hazırlamıştı. Günay ve Üskül gibi sosyal demokrat kökenden gelen bir diğer hukukçu da Ayşe Bahçekapılı. İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman'ın tavsiyesi ile siyasete giren Bahçekapılı, Çağdaş Hukukçular Derneği'nde yöneticilik yaptı. 30 yıllık avukat olan Bahçekapılı'nın da öncelikleri arasında 'sivil anayasa' bulunuyor. Muhafazakar kesimin yakından tanıdığı Hukukçular Derneği Başkanı Hüsnü Tuna da seçilmesi garanti yerden (Konya 6. sıra) aday gösterildi.

Kamuoyunda çok fazla tanınmayan iki bayan hukukçu da listelerin üst sıralarında yer buldu. Avukat Fatoş Gürkan, Adana 4. sıraya konulurken, Konya'da 5. sıra yine sürpriz bir bayan avukata ayrıldı. Konya Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Şehit Anneleri Derneği'nde denetçi olan Ayşe Türkmenoğlu, yeni dönemin hukukçu isimlerinden olacak.

Ömer Şahin - Erdal Şen

/ E Gerekli , Zaten Bekleniyor

5 Haziran 2007 Salı

Sexy Nude Girl


Genelkurmay'dan net açıklama geldi


PKK'nın Hakkari'de askeri helikopteri vurduğu iddiaları doğrulandı ancak helikopterde hasar yok.

Tunceli'nin Pülümür ilçesindeki Kocatepe Karakolu'na düzenlenen saldırıda 7 askerin şehit olmasın ardından PKK, akşam saatlerinde Hakkari’nin Çukurca ilçesinde içinde rütbeli subayların da bulunduğu Cobra tipi bir askeri helikopteri vurduğu iddia edildi. / Güzel aşama /

Gazeteport'un haberine göre Çukurca yakınlarında roketatarla vurulan helikopter yanarak / ooo Güzel Belirtme , Güzel Vurgu / kuzey Irak'da bir köye zorunlu iniş yaptı. Kuzey Irak'ın Serewe köyü yakınlarına inen Cobra helikopterde bulunanlar kurdukları telsiz bağlantısı ile yerlerini üsse bildirdiler / Bu telsizler hala rakipler tarafından dinleniyor mu rahatsızım bu konularda? Amcıkerikalılar şifre koyuyorda biz malak gibi bakıyoruz. aklı başında yaraklı bir rütbeli istiyoruz , Bizim sanayimiz , sermayemiz , Mühendislerimiz yaparlar, alasını /. Yapılan saldırıyı ve helikopterin Kuzey Irak'ın bir köyüne indiğinin haber alınması üzerine Türk askerleri de vurulan helikopteri ve içindeki askerleri kurtarmak için sınırdan içeriye girerek harekat başlattı . / Pek uaklık kaldı , Asıl Harekat , vurulan helikopter ve binimum akrabalara olacaktır heralde /

İşte Genelkurmay'ın açıklaması:

Genelkurmay Başkanlığından Çukurca'da dün isabet aldığı iddia edilen helikopterle ilgili yapılan açıklamada, ''Kontrol maksadıyla Çukurca'ya indirilen helikopterde herhangi bir hasar olmadığı tespit edilmiş ve görevine devam etmiştir'' denildi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada şunlar kaydedildi:

''Hakkari'nin Çukurca ilçesi Pirinçeken Köyü bölgesinde havadan keşif görevi yapan helikopterlere bir grup terör örgütü mensubu tarafından ateş açılmıştır.

Açılan ateş sonucu; bir helikopter hafif silah mühimmatı ile isabet aldığı ihtimaline karşı kontrol maksadıyla Çukurca ilçe merkezinde askeri birliğe iniş yapmış, kontrolü müteakip herhangi bir hasar olmadığı tespit edilmiş ve görevine devam etmiştir.''

/ Bu ibneleri vurduktan sonra eminim yahudilerde artık zaten öyleler ya komplo teorici olurlarr. Yoksa Onların helikopteri vuranda onlarmıydı :) / Siz amerikayı keskin nişancılarla , seri katillerle donatırsınız da ( İsimleri de muhabbet vıkar onların, anladılar onlar ). 911 i yuaparsınız da biz sırası gelince neden yapmayalım. Tabi birileri ölecekse domuz olur heralde. Başka türlü çukur kalır ohalar . /

Bu yazı burda ne arıyor dimeyin Erkek görsün Millet :)

Template Design | Elque 2007