18 Şubat 2007 Pazar
SAGLIKLI DIYET
- Diyetinizdeki her tür yağ miktarını azaltın. Ortalama olarak günlük kalorinin neredeyse yüzde 40 ını yağlardan aldığımız tahmin edilmektedir. Bir kişinin toplam yağ tüketimini günlük kalori tüketiminin yüzde 30 una indirme hedefi makuldür. Doymuş yağ tüketimi günlük kalorinin yüzde 10 una düşürülmelidir ve kolesterol tüketimi günde 300 ml den az olmalıdır. Birçok insan için, yağ oranı yüksek bir diyet, çeşitli sağlık sorunlarına yol açan şişmanlığa neden olmaktadır. Ailesinde kalp rahatsızlıkları ve yüksek tansiyon bulunan insanlar, yağ oranı yüksek bir diyet uygularlarsa, özellikle risk altında olabilirler. Diyet ve egzersizler arzu edilir bir vücut ağırlığına ulaşın ve onu koruyun. Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalığı dahil olmak üzere, birçok hastalığın tedavisini güçleştiren önemli bir etkendir.
- Diyetinizde karmaşık karbonhidrat ve lif miktarını arttırın. Pek çok kişi kalorilerinin çok az bir kısmını karmaşık karbonhidratlardan alma eğilimindedir. Günlük kalorimizin yüzde 50 ilâ 55 ini karbonhidratlardan (meyvalar, sebzeler ve tahıl) alarak, bazı vitaminlerin, minerallerin ve lifin tüketimini arttırırken, yağ tüketimini azaltabiliriz. Günde beş porsiyon ya da daha fazla , meyva ve sebze özel likle yeşil yapraklılar ve san sebzeler ve turunçgiller yemeye çalışın. Günde altı porsiyon ya da daha fazla, ekmek, baklagiller ve tahıllar dahil olmak üzere karmaşık karbonhidratlar yiyin. Liften zengin bir diyet, gıda ların sindirilmesinde ve özümsenmesinde önemli bir rol oynar.
- Uygun miktarlarda protein yiyin. Diyetimiz çoğunlukla, özellikle hayvansal proteinler olmak üzere çok fazla protein içermektedir. Ayrıca aldığınız protein miktarını azaltırsanız, yağ tüketiminizin de düştüğünü farkedebilirsiniz, çünkü alınan yağın büyük kısmı, özellikle kolesterol, hayvani ürünlerde bulunmaktadır. Ama et yemeyi bırakmayın; yalnızca daha az yiyin.
- Sodyum oranı görece düşük gıdaları seçin ve yemeklerinize pişirirken ve masada ektiğiniz tuzun miktarını sınırlayın. Pek çok insan ihtiyacından fazla tuz tüketmektedir. Çoğu insan için, sodyum seviyeleri hiçbir zaman bir sağlık sorununa yolaçmayabilir, ama diyeti nizdeki fazla tuzu düşürmek yine de iyi bir fikirdir. Ailenizde yüksek tansiyon varsa ya da sodyuma duyarlılığınız varsa, diyetinizde tuzu kısıtlamak daha da önemlidir.
- İçki içiyorsanız, alkol tüketiminizi günde bir ya da iki kadehe indirin. Hamileyseniz, hiç içmeyin .
- Kadınlann ve ergenlik çağındaki kızların diyetlerinde daha fazla kalsiyum ve demire ihtiyaç vardır. Kadınların ve genç kızların çoğu sağlıklı büyüme ve kemiklerin ömür boyu bakımı için gerekli olan kalsiyum miktarının yaklaşık yarısını tüketmektedir. Çocuk doğurma yıllarında, birçok kadın ve genç kız sağlığı korumak için gerekli olandan çok daha az demir almaktadır.
- Kendinizin ve çocuklarınızın diyetinin, diş çürümelerinin önlenmesine yardımcı olmak üzere flor içermesine dikkat edin. Florlu su, çocuklarda ve yetişkinlerde diş çürümelerni önemli ölçüde azaltabilir. Suyunuz flörtü değilse, diyetle alınan flor için dişçinize darasın.
- Doktorunuz söylemedikçe ek vitamin ve mineral almayın. Ne kadar fazla o kadar iyi teorisi, vitaminler ve mineraller için mutlaka geçerli değildir. Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri ve mineralleri elde etmenin en iyi yolu, çeşitlilik içeren bir diyettir. Ek vitamin ve mineral almak genellikle zararlı değildir ve diyetiniz bazı açlardan eksikse yararlı olabilir, ama daha fazlası sağlığınıza zarar verebilir.
NOT:Bu kurallar, normal beslenmeyi etkileyen durumlarlar ve hastalıklar nedeniyle özel diyetlere ihtiyaç duyanlar için değil, sağlıklı insanlar içindir.
MEYVE VE SEBZE ILE ZAYIFLAYIN
Günün ilk öğününde yağ, yumurta, reçel yerine yine sebze ve meyve öneren uzmanlar, özetle şu mesajı verdi: "Acıktıkça meyve, sebze yiyin, miktarı önemli değil." Brokoli gibi yeni ve farklı sebzelerin denenmesini de tavsiye eden uzmanlar, salatada marulla sınırlı kalınmamasını, ıspanak, hindiba, pazı, tere, lahana gibi sebzelere de yer verilmesini önerdiler.
Sebze-meyve bağırsak kanserini de önlüyor
Uzmanlar, bağırsak kanseri vakalarının yüzde 75 inin riskli yaşam tarzı ve keyif verici maddelerin aşırı tüketiminden kaynaklandığını belirterek, bu hastalıktan korunmak isteyen herkese çiğ ve taze sebze, meyve öneriyor. Düzenli olarak sebze, meyve tüketen kişilerin, bağırsak kanseri riskini büyük ölçüde düşürdüklerini söyleyen uzmanlar, sadece bu tür gıdaları yemenin yeterli olmadığını hatırlatıp düzenli spor yapılması gerektiğini de hatırlatıyor.
Denemekte fayda var!
Sebzeleri çorbalara katarak tüketin.
Pişirilmiş veya püre yapılmış sebzeleri sos olarak kullanın.
Kahvaltınıza çiğ sebze ve meyveleri dahil edin.
Salatalarınızı mümkün olduğunca zenginleştirin.
Yemek tariflerinize çiğ sebzeleri ekleyin.
Köfte yaparken kıymaya havuç, patates ya da elma ekleyin.
Vücuttaki erojen bölgeler!
Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruk sokumudur. İkinci uyarım bölgeleri ise göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklardır. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis ve erbezleri, kadında ise toplu olarak "vulva" denen dış cinsel organlar bölgesidir. |
En çok merak ettiginiz sorular
En sık görülen seks rüyalari
Rüyalarda ünlülerle sevişmek, o ünlünün temsil ettiği niteliklere kendi hayatınızda da ulaşma arzunuzu gösterir. Bu tarz rüyalar aynı zamanda kendi hayatınızda 'romantik bir çekiciliğe' ihtiyaç duyduğunuzu da ortaya koyar. Eğer Brad Pitt’le jakuzide seks yaptığınızı görüyorsanız, bunun anlamı; Pitt gibi kendinize güven duymak istediğiniz veya daha yaratıcı bir işte çalışmaya ihtiyaç duyduğunuzdur. Ancak gördüğünüz rüya sadece bir fantezi de olabilir. |
Seks, yatakta güzeldir
14 Şubat 2007 Çarşamba
Sorularla erken bosalma
Erken boşalmadaki önemli kriter ejakulasyonun erkegin ve partnerinin isteklerinden önce olmasi ve bunu seksüel ilişkilerinde sikintiya yol açmasidir.
ERKEN BOŞALMA NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?
Erken boşalmanin temel belirtileri olan : Boşalma küçük cinsel uyarilarla ve neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, Cinsel tatminde azalma,Suçluluk, utanç ve hayal kirikligi hissi erkekleri etkileyen en sik görülen seksüel problemdir. Çalişmalar bu problemin erkeklerin %40’inda endişelenmeyi gerektirecek bir boyutta oldugunu göstermektedir.
ALTTA YATAN FAKTÖRLER NELERDIR?
Bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çikabilecegi gibi bazi durumlarda da daha önce problemi olmayan bir kişide daha sonra gelişebilmektedir.
Düzensiz cinsel ilişki, kişinin düzenli boşalamiyor olmasi burada önemli bir faktördür.Ayrica ilişkiye verilen önem ve gerginlik yani performansin çok önemli olarak algilandigi durumlarda da ortaya çiktigi görülmektedir.
Kişinin ilişkiyi algilayiş şekli önemlidir: Ilk cinsel deneyimlerin saglikli olmayan ortamlarda yaşandigi durumlarda kişinin aşiri gergin ve bir performans gösterme geregi içerisinde ilişkiye yaklaştigi durumlarda erken boşlamanin sik görüldügünü görmekteyiz.
Kişinin olaya verdigi deger, önemin fazla olmasi, yani performans anksiyetesinin yogunlugu, düzensiz cinsel ilişki ya da nörojenik hassasiyetin varligi erken boşalmayi yaratmada önemli faktörler olarak görülmektedir.
FIZIKSEL BIR NEDENI DE OLABILIR MI?
Genellikle altta yatan neden psikolojik olsa da nadiren fiziksel bir neden (prostat bezi inflamasyonu veya sinir sistemi fonksiyon bozuklugu gibi) de etken olabilir:
- Sempatik sinir sistemi hasari (örnegin abdominal ameliyat sonrasi)
- Prostat hipertrofisi ve prostatitis
- Üretrit
- Diabetes Mellitus (şeker hastaligi)
- Bölgesel genito-üriner hastalik
- Bölgesel duyu hasari
- Polisitemi
- Polinörit vb. gibi organik faktörler etkili olabilir.
ERKEN BOŞALMA DAHA SIK OLARAK HANGI YAŞLARDA GÖRÜLÜR?
Her yaşta olmakla beraber en çok genç erkeklerde görülür. Erken boşalma erkegin yaşindan çok seksüel deneyiminin yeni olmasindan (yeni bir partner , vb) kaynaklanmaktadir. Ancak yaş ilerledikçe ikincil ereksiyon için gereken sürenin uzamasi, tam ereksiyona ulaşamamadan dolayi başvurular sikça olmaktadir. Ereksiyon tam olamayinca erken boşalma kaçinilmaz olmaktadir. Çogu zaman evliliklerde eşler bu sorunu kabullenmiş görünüyor, oysa evlilik dişi bir ilişkiye girildiginde yeni partner için bu sorun büyük panige yol açabiliyor.
TEDAVISI NEDIR?
Öncelikle erkegin psikolojik yapisini inceleyip psikosomatik bir durum var mi, yoksa uyariyi arttiran özel bir sebep var mi, onu araştiriyoruz. Önemli olan bir uzmana başvurulmasi. Erken boşalma sorunu da olsa erkekler bir uzmana başvurarak bu konuyu anlatmaya çekiniyor.
Kişinin boşalmanin kontrolünü elde etmesi için bazi ev ödevleri verilir. Kişinin kendisinin ve eşiyle beraberken yapacagi birtakim çalişmalardan oluşur. Burada kişinin boşalmanin kontrolünü saglamasi için egzersizler oluşturmaktadir. Ilaç tedavileri de destek olarak verilmekle birlikte ev ödevleriyle kişinin ilaca bagimli olmaksizin kendi başina kontrolü saglamasi amaçlanmaktadir.
Tedavide, kişinin olayi algilayiş biçimi, partnerinin olup olmamasi ve onunla beraber terapiye gelmesi çok önemlidir.
Cinsel tedaviler eger kişinin başka bir kişilik veya ilişki problemi varsa uygun degildir. Öncelikle kişinin diger problemlerinin ele alinmasi ve tedavisi gerekir.Çünkü bu problemler cinsel tedavide engel oluştururlar.Örnegin: kişinin depresyonu ya da partner problemi , boşanma döneminde cinsel tedaviden önce depresyonunun ve ilişki problemlerinin düzenlenmesi gerekmektedir.
EGZERSIZLER
Tedavide egzersizler kişinin kendi başina yapacagi çalişmalar ve partneriyle yapacagi çalişmalar şeklinde düzenlenmektedir.
Erken boşalmada boşalma refleksif hale gelmeden kişinin bunu hissetmesi ve durdurmasi hedeflenir. Çok erken boşalan kişide, bu noktada herhangi bir egzersiz (sikma, germe, çift yönlü germe) uygun degildir.
En sik olarak sikiştirma / sikma tedavisi de kullanilmaktadir. Cinsel ilişki sirasinda veya öncesinde eger erkek erken boşalma olacagini hissederse cinsel ilişkiye ara verir ve kendisi veya eşi penisi baş ve işaret parmaklari ile kavrayarak sikar; ve penisin uç kisminin hemen gerisine yaklaşik 20 saniye süresince hafif bir basinç uygular, daha sonra cinsel ilişkiye baştan başlanir. Bu yöntem gerektigi kadar siklikla uygulanabilir. Basit bir egitim şekli de ilişki halinde veya mastürbasyon yaparken: penisinizi sizin yada partnerinizin uyarmasi fakat boşalmadan hemen önce bu uyariyi durdurmasi, 30-60 sn. uyariyi durdurduktan sonra tekrar uyarmasi ve boşalmadan az önce durdurmasi şeklinde bir siklusu 5-6 kere tekrarladiktan sonra ancak boşalmaya izin vermektir.
Burada unutulmamasi gereken husus, hasta ve partnerinin verilen ödevleri algilayabilecek düzeyde olmasi ve öncelikle diger tetkiklerinin tamamlanmiş olarak bu terapilere başlanmasinin önemidir.
TEDAVIDE DIĞER YÖNTEMLER:
Düzenli bir cinsel yaşam ve sürekli bir partner öneriyoruz. Ayrica Ilaç tedavisi - dopamine antagonistleri - antidepresanlar - anksiyolitikler - Anestezik etkili losyon/kremler de davraniş terapiye ek olarak önerebiliyoruz. Ayrica yoga meditasyondan da fayda görüldügünü belirten çalişmalar mevcuttur.
Davraniş tedavisinin başari orani %60-90 arasindadir. Ancak, eşlerin birbiri ile uyumunun iyi olmasi gerekir ve tedavi edildikten sonra da erken boşalma tekrarlayabilir.
ERKEN BOŞALMANIN ETKILERI NELERDIR?
Bir çok erkek zaman zaman erken boşalma problemi yaşamakta ve sonradan kendileri bu sorunu çözmektedirler. Tedavi gerektiren durumlarda ise oldukça başarili sonuçlar elde edilebilmektedir
Kalici “erken boşalma” hem erkegin hem partnerinin seksüel fonksiyonlari üzerine zararli etkileri vardir. Çogu erkek ilk ilişkilerinde erken boşalma egilimindedir. Erkegin cinsel deneyimlerinin sayisi arttikça ve sevişmenin yapilabildigi uygun ortamlar dogdukça daha güvenli olur ve erkek kendini tutmayi ögrenir. Çogu erkek bu problemin üstesinden gelir ama bazilari bir uzmanin görüşüne ihtiyaç duyar.
Kaynak: www.ntvmsnbc.com